Bence burada herkes biraz da suçu kendinde aramalı. Toplumumuzda kötüler iyilerden daha baskın.
Amerikada ıdam cezası var ve yılda 15-17bin kişi cinayete kurban gidiyor. Bunların yüzde yetmişi ateşli silahlarla öldürülüyor.
Ortadoğu ülkeleri ona keza.
Sadece birleşik arap emirliklerinde suç oranı düşük geri kalanı suç cenneti.
Bae suç oranı düşük olmasına rağmen sıralamada ilk 50 de bile değil. Yani yine de yüksek.
En az suç işlenen 20 ülke arasında sadece iki tanesinde idam cezası var. (Eski bilgi değişmiş olabilir)
Netice itibariyle idam cezasının şiddeti ve suçu önlemediği yüzyıllardır test edilip anlaşıldı.
Ülkemizde de yakın zamana kadar idam cezası vardı ama şiddeti önlemede bir işe yaramadı. Fakat muhalif sesleri kesme konusunda hükümetlerin çok işine yaradı.
Adalet yanlıştan dönüşebilecek şekilde tesis edilmek zorundadır.
İdamın dönüşü yoktur.
Adnan Menderes ve arkadaşlarının ya da Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının idamları bugün bile toplumsal travma yaratan ve milyonlarca insanı üzen yanlışlardır ve artık ne özür ne de diyet ödeme onları geri getirmeyecek.
Peki ne yapılabilir?
Bu benim boyumu aşan bir konu ama eğitim ve öğretimdeki eksikliğin ve ekonomik şartların şiddeti doğurmadaki en önemli etken olduğu ortada.
Bir de çoktan kaybettiğimiz utanma duygusu.
Bireyin kendini değerli hissetmesi ve değer verdiği birilerinin olması suçu engellemede büyük etken olacaktır.
Fatih, bozuk düzene düzgün kural getiremezsin.
İdam gelirse bu alçaklara uygulanmaz. Gazetecilere, twit atanlara, güç sahiplerinin istediklerine uygulanır. Tecavüzcü katiller korunur yine.
Güç sahiplerini daha güçlü ve de katil yaptığınızla kalırsınız. O yüzden ikide bir idam lafı etmek yersiz.
Amerika'da her eyalette idam yok. Olanlarda da çok dikkatli uygulanmasına rağmen idam edildikten sonra suçsuzluğu ortaya çıkan insanlar olmuş.