- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Her zaman kendimle gurur duyardım.Ben çok sağlam bir sürücüyüm diye.Bırak kaza yapmayı elim yere değmemişti.
İşten geldim ve annemlerden eşimle kızımı alıp eve getirdim.oturup t.v. seyrettim.Sonra sitemize girdim ve birkaç mesaj yazdım.Birden elektrikler kesildi.
Hanıma dedim ki;''şimdi ortalık zifiri karanlıkken motora ne güzel binilir.''
Her zaman umursamayan hatun,hadi gel gezelim dedi.O arkada ben önde bindik bizim zat ı muhtereme indik Pendik sahiline.Biraz dolaştık kartal dan geri dönerken hatun önde kullanıp kullanamayacağını sordu.Dolayobadan Aydos yoluna girdik.Oralar biraz daha tenha olur.Aldım onu öne gaz açıp kapamasını,fren yapma şeklini falan öğretiyorum.Tabii direksiyon ve elciklerin kenarından tutarak.
Evin sokağına kadar geldik herşey çok iyiydi.Ben bir anlık gafletle kumandayı ona vereceğimi sakin olmasını söyledim.Bir saniye içinde hatun hem gazı açtı sonuna kadar,hem de kendini bir kastı ki,motor yolun kenarındaki direğe doğru sprinte kalktı.
Ne kadar ''gazı bırak,herşeyi bana bırak'' desemde o kısa süre içinde yoldan çıkma durumuna geldik.Ben son bir hamle ile direkten kurtarıp,motoru çimlere yatırmayı başardım.Motor bir yana gitti saplandı,biz ikimiz başka tarafa sürüklendik.
Allaha çok şükür hemen ayağa kalktım ve takılı kalan gazı kapadım.Hanımın ayak bileği ağrıyordu.Biraz da soyulmuştu.Önce eve getirdim baktım kırık falan yok.Ama ödem oluştuğu için her ihtimale karşı film çektirmek istedim.Hastaneye götürdüm.Az önce eve döndük ve durumu çok iyi.Bende ise çok ufak çizik var ayağımda.
Uzun lafın kısası akşam akşam kendi kendimize iş çıkardık.Demek ki insanı bazı olaylar çağırıyor.Benim gibi çok dikkatli ve iyi sürücüyüm diyen biri için ise sadece şu söylenir herhalde:
'' Büyük lokma ye,büyük konuşma...''
Allahım beterinden saklasın.Verilmiş sadakamız varmış.
İşten geldim ve annemlerden eşimle kızımı alıp eve getirdim.oturup t.v. seyrettim.Sonra sitemize girdim ve birkaç mesaj yazdım.Birden elektrikler kesildi.
Hanıma dedim ki;''şimdi ortalık zifiri karanlıkken motora ne güzel binilir.''
Her zaman umursamayan hatun,hadi gel gezelim dedi.O arkada ben önde bindik bizim zat ı muhtereme indik Pendik sahiline.Biraz dolaştık kartal dan geri dönerken hatun önde kullanıp kullanamayacağını sordu.Dolayobadan Aydos yoluna girdik.Oralar biraz daha tenha olur.Aldım onu öne gaz açıp kapamasını,fren yapma şeklini falan öğretiyorum.Tabii direksiyon ve elciklerin kenarından tutarak.
Evin sokağına kadar geldik herşey çok iyiydi.Ben bir anlık gafletle kumandayı ona vereceğimi sakin olmasını söyledim.Bir saniye içinde hatun hem gazı açtı sonuna kadar,hem de kendini bir kastı ki,motor yolun kenarındaki direğe doğru sprinte kalktı.
Ne kadar ''gazı bırak,herşeyi bana bırak'' desemde o kısa süre içinde yoldan çıkma durumuna geldik.Ben son bir hamle ile direkten kurtarıp,motoru çimlere yatırmayı başardım.Motor bir yana gitti saplandı,biz ikimiz başka tarafa sürüklendik.
Allaha çok şükür hemen ayağa kalktım ve takılı kalan gazı kapadım.Hanımın ayak bileği ağrıyordu.Biraz da soyulmuştu.Önce eve getirdim baktım kırık falan yok.Ama ödem oluştuğu için her ihtimale karşı film çektirmek istedim.Hastaneye götürdüm.Az önce eve döndük ve durumu çok iyi.Bende ise çok ufak çizik var ayağımda.
Uzun lafın kısası akşam akşam kendi kendimize iş çıkardık.Demek ki insanı bazı olaylar çağırıyor.Benim gibi çok dikkatli ve iyi sürücüyüm diyen biri için ise sadece şu söylenir herhalde:
'' Büyük lokma ye,büyük konuşma...''
Allahım beterinden saklasın.Verilmiş sadakamız varmış.