- Katılım
- 31 Mar 2012
- Mesajlar
- 17
- Konu Yazar
- #1
merhaba arkadaşlar
ben (honda falcon) ve emir arkadaşım (bmw gs) gezimizi 31 mart cumartesi günü kızılcabölük-tavas olarak planlamıştık. cuma gecesinden hazırlıkları tamamladık ama yağış bekleniyor, pazar gününe mi ertelesek, ya da güzergahı mı değiştirsek?
güzergah değişti, cankurtarana gidiyoruz. orada aileme ait küçük bir arsa ve ufak bir kulübe var, sağanak yağış olursa başımızı sokarız.
bizim güzergahımız çoğunlukla turuncu çizgiler üzerinde oldu.
zincirlerimi yağlarken gelen sesten anladık ki zincirler biraz gevşemiş. abdullah abiyi aradım, beni o halde göndermeyecek. şahin motora vardık, zincirim gerildi. yola çıkmadan önce benzinlerimizi alıp lastiklerin havasını kontrol etmeyi de ihmal etmiyoruz.
bizim cankurtarandaki yerimize vardık. kulübe yerinde duruyormuş, ne zamandır gelmemiştim buralara..
arkamızdaki manzara süper. hafiften yağmur atıyor umursamıyoruz. emir gökyüzüne bakıp "tam enduroluk hava diyor". havamızdayız, dolaşmaya devam.
buralarda haritadaki güzergahın dışına çıkıyoruz. yol çok bozuk, bildiğin bataklık. bazı yerlerde öyle derin teker izleri oluşmuş ki yol almak mümkün değil, tarlalardan geçiyoruz biz de.
yolumuzu dere kesiyor. karşıda ise yol yok, sadece sürülmüş tarla var. acaba dereyi aşıp tarlada kros mu yapsak?
enerjimizi sonraya saklayıp başka yerler keşfetmek için buradan çıkıyoruz. yağmur biraz hızlanınca yağmurluğu üstüme geçirdim. somurttuğuma bakmayın, emirle keyfimiz gayet yerinde
görülmeye değer şeyler daima toprak yolların sonundadır. bu manzara da bizim nasibimizmiş. bilirsiniz ki öyle tek kareyle anlatılamaz, solumak lazım o atmosferi.
iste burası bizim asıl güzergahımız olan yoldu. bir dağ yolu için gayet iyi, virajlardaki eğimler düzgün, yarma şevleri yeterli. bir mühendis olarak iyi puan verdim : )
bu da yolun devamı. başımıza geleceklerden habersiz yolun hep böyle devam edeceğini sanıyoruz. ama daha vaktimiz var, üssümüze (kulübeye) geri dönüyoruz. acıktık.. (buralardan tekrar geçeceğimiz için ağaçlara izimizi bırakmak şarttı. sıkıştığımızdan değil yani. :dans: neyse doğa bizi tolere edecektir)
devam edecek..
ben (honda falcon) ve emir arkadaşım (bmw gs) gezimizi 31 mart cumartesi günü kızılcabölük-tavas olarak planlamıştık. cuma gecesinden hazırlıkları tamamladık ama yağış bekleniyor, pazar gününe mi ertelesek, ya da güzergahı mı değiştirsek?
güzergah değişti, cankurtarana gidiyoruz. orada aileme ait küçük bir arsa ve ufak bir kulübe var, sağanak yağış olursa başımızı sokarız.
bizim güzergahımız çoğunlukla turuncu çizgiler üzerinde oldu.
zincirlerimi yağlarken gelen sesten anladık ki zincirler biraz gevşemiş. abdullah abiyi aradım, beni o halde göndermeyecek. şahin motora vardık, zincirim gerildi. yola çıkmadan önce benzinlerimizi alıp lastiklerin havasını kontrol etmeyi de ihmal etmiyoruz.
bizim cankurtarandaki yerimize vardık. kulübe yerinde duruyormuş, ne zamandır gelmemiştim buralara..
arkamızdaki manzara süper. hafiften yağmur atıyor umursamıyoruz. emir gökyüzüne bakıp "tam enduroluk hava diyor". havamızdayız, dolaşmaya devam.
buralarda haritadaki güzergahın dışına çıkıyoruz. yol çok bozuk, bildiğin bataklık. bazı yerlerde öyle derin teker izleri oluşmuş ki yol almak mümkün değil, tarlalardan geçiyoruz biz de.
yolumuzu dere kesiyor. karşıda ise yol yok, sadece sürülmüş tarla var. acaba dereyi aşıp tarlada kros mu yapsak?
enerjimizi sonraya saklayıp başka yerler keşfetmek için buradan çıkıyoruz. yağmur biraz hızlanınca yağmurluğu üstüme geçirdim. somurttuğuma bakmayın, emirle keyfimiz gayet yerinde
görülmeye değer şeyler daima toprak yolların sonundadır. bu manzara da bizim nasibimizmiş. bilirsiniz ki öyle tek kareyle anlatılamaz, solumak lazım o atmosferi.
iste burası bizim asıl güzergahımız olan yoldu. bir dağ yolu için gayet iyi, virajlardaki eğimler düzgün, yarma şevleri yeterli. bir mühendis olarak iyi puan verdim : )
bu da yolun devamı. başımıza geleceklerden habersiz yolun hep böyle devam edeceğini sanıyoruz. ama daha vaktimiz var, üssümüze (kulübeye) geri dönüyoruz. acıktık.. (buralardan tekrar geçeceğimiz için ağaçlara izimizi bırakmak şarttı. sıkıştığımızdan değil yani. :dans: neyse doğa bizi tolere edecektir)
devam edecek..