- Katılım
- 18 Ocak 2010
- Mesajlar
- 113
- Konu Yazar
- #1
2011 Sonbaharında kış erken geldi Konya ya.Hava bir anda soğudu.
Günü birlik geziler tamam da kamp nasıl olur bu havada?
Yaz boyu sürekli konuştuğumuz kampı erteleye erteleye geldik bu güne…
Bu hafta sonu Kürşat ağabeymin Konya’da son günleri, Artık İzmir’ e
dönüyor…
Anlamlı bir veda partisi verelim dedik.
Endurocunun partisi de dağlarda olmalıydı…
22 Ekim Cumartesi akşam konuşup “gidelim mi gidelim “deyip,
Pazar için kamp planını yapıyoruz…
Pazar sabahı hava çok sisli ve oldukça soğuk.Çantaları sabah erkenden yükleyip
havanın ısınmasını bekliyorum.
Öğlen oldu hava biraz ısnmaya başladı ama evde beklerken boğazlarım ağrımaya ve ateşim yükselmeye başladı.Ara ara ateşimi ölçüyorum,eyvah bana bir şeyler oluyor…
Hayır bugün olmamalı,bu kadar hazırlık,plan…birde son günümüz…
Kürşat abiden haber gelince hemen çıkıyorum.
Buluşma noktamız Akyokuş…
Buluşunca “ateşim var” diyorum,”Dönelim hemen “ diyor…
“SÜR” diyorum,”yıkıldığım yerden” döneriz…
Beyşehir’e doğru sürüyoruz…
Dağların yükseklerinde kar var,Anamas ve Dedegül dağlarında da kar olduğu haberini alıyorum ama ne olursa olsun bu kamp yapılacak…
Beyşehir’e geliyoruz….
Önce motorlarımızın…
Sonra kendimizin ihtiyaçlarını tamamlıyoruz…
Elimizi çabuk tutmamız lazım.Karanlığa ve soğuğa kalmadan kamp yerimize ulaşmalıyız…
---------- Post added at 03:42 ---------- Previous post was at 03:39 ----------
Beyşehir’i geçtikten sonra Yeşildağ yoluna dönüyoruz…
Sonbahar da bu yol ayrı bir güzel…
Yeşildağ dan Dumanlı ya dönüyoruz…
---------- Post added at 03:47 ---------- Previous post was at 03:42 ----------
Dumanlı yolu kapalı,yol üzerindeki bir köyün içinden dolaşıyoruz…
Her yer mıcır,yol oldukça kaygan…
Dumanlıya geliyoruz ve Antalya istikametinde Emeredin e doğru sürüyoruz…
Yağan yağmurlar yolları bir hayli bozmuş…
Dumanlı dan sora yükseklerde yaylalardan geçiyoruz.Amacımız zirvede kamp kurmak,
Ama hava kararıyor,bir de ateşim ara ara tekrar yükseliyor.
Gece iyice kötüleşirsem medeniyetten çok uzaklaşmayalım diye burada konaklamaya
Karar veriyoruz….
Yörüklerin yazın konakladıkları yer belli ki…
Çadır için uygun yer ve bolca odun var…
Hemen iş bölümü yapıyoruz….
Kürşat abi çadır kurmayı tercih ediyor…
Her zamanki gibi yemekde bana kalıyor…
Ateşsiz kamp olur mu?
Lükse bak,közde ısınmış bazlama…
“Kırk delikli, kavurmalı bulgur pilavı” ve kuru fasulye…
Güle oynaya hazıladık her şeyi ve oturduk ziyafet soframıza…
---------- Post added at 03:50 ---------- Previous post was at 03:47 ----------
Ateş başında çay ömre bedel…
Yarı nemli ardıç odunlarımızla iyice tütsülendik,börtü böcek gelmez artık…
Benim hastalıktan eser kalmadı.Hava iyice soğudu ama ateş içimizi ısıtıyor…
Geç saatlere kadar keyifli sohbetler ediyoruz.Yıldızlar o kadar çok ve parlak ki,
Astronomi çalışıyoruz,büyük ayı,küçük ayı,kutup yıldızı,hiç benzetemediğim cezve,
ve saman yolu….
Gecenin karanlığında ve sessizliğinde kahkahalarımız dağlarda yankılanıyor,hiç
uyumaya niyetimiz yok ,ama yarın sıkı bir rota bizi bekliyor…
Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıyoruz.
Gece sıcaklık eksilere düştü,çok soğuktu…
Ama hiç üşümeden çok keyifli bir uyku çektik…
Buralarda birçok yabani hayvan var ama kampımız çok güvenliydi…
Güvenliğimizi benim horlamama borçluymuşuz…..Kürşat abi öyle diyor. !!!!!
Tabiî ki ben hiç kabul etmedim…Tamamen iftira…
Közde çay ve bu havada müthiş bir kahvaltı…
Kahvaltıdan sonra hemen toplanıyoruz…
Yolumuz uzun,bütün Anamas ve Dedegül dağlarını çepeçevre dolaşıp, ziveden Aksu tarafına inip birde Konya ya döneceğiz…
Hemen yola çıkıyoruz…
Böyle bir yede yaşayan yaşlanır mı ?
Evet bu anlamlı uyarıyı kesinlikle dikkate alacağız….
---------- Post added at 03:52 ---------- Previous post was at 03:50 ----------
Ateş başında çay ömre bedel…
Yarı nemli ardıç odunlarımızla iyice tütsülendik,börtü böcek gelmez artık…
Benim hastalıktan eser kalmadı.Hava iyice soğudu ama ateş içimizi ısıtıyor…
Geç saatlere kadar keyifli sohbetler ediyoruz.Yıldızlar o kadar çok ve parlak ki,
Astronomi çalışıyoruz,büyük ayı,küçük ayı,kutup yıldızı,hiç benzetemediğim cezve,
ve saman yolu….
Gecenin karanlığında ve sessizliğinde kahkahalarımız dağlarda yankılanıyor,hiç
uyumaya niyetimiz yok ,ama yarın sıkı bir rota bizi bekliyor…
Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıyoruz.
Gece sıcaklık eksilere düştü,çok soğuktu…
Ama hiç üşümeden çok keyifli bir uyku çektik…
Buralarda birçok yabani hayvan var ama kampımız çok güvenliydi…
Güvenliğimizi benim horlamama borçluymuşuz…..Kürşat abi öyle diyor. !!!!!
Tabiî ki ben hiç kabul etmedim…Tamamen iftira…
Közde çay ve bu havada müthiş bir kahvaltı…
Kahvaltıdan sonra hemen toplanıyoruz…
Yolumuz uzun,bütün Anamas ve Dedegül dağlarını çepeçevre dolaşıp, ziveden Aksu tarafına inip birde Konya ya döneceğiz…
Hemen yola çıkıyoruz…
Böyle bir yede yaşayan yaşlanır mı ?
Evet bu anlamlı uyarıyı kesinlikle dikkate alacağız….
Günü birlik geziler tamam da kamp nasıl olur bu havada?
Yaz boyu sürekli konuştuğumuz kampı erteleye erteleye geldik bu güne…
Bu hafta sonu Kürşat ağabeymin Konya’da son günleri, Artık İzmir’ e
dönüyor…
Anlamlı bir veda partisi verelim dedik.
Endurocunun partisi de dağlarda olmalıydı…
22 Ekim Cumartesi akşam konuşup “gidelim mi gidelim “deyip,
Pazar için kamp planını yapıyoruz…
Pazar sabahı hava çok sisli ve oldukça soğuk.Çantaları sabah erkenden yükleyip
havanın ısınmasını bekliyorum.
Öğlen oldu hava biraz ısnmaya başladı ama evde beklerken boğazlarım ağrımaya ve ateşim yükselmeye başladı.Ara ara ateşimi ölçüyorum,eyvah bana bir şeyler oluyor…
Hayır bugün olmamalı,bu kadar hazırlık,plan…birde son günümüz…
Kürşat abiden haber gelince hemen çıkıyorum.
Buluşma noktamız Akyokuş…
Buluşunca “ateşim var” diyorum,”Dönelim hemen “ diyor…
“SÜR” diyorum,”yıkıldığım yerden” döneriz…
Beyşehir’e doğru sürüyoruz…
Dağların yükseklerinde kar var,Anamas ve Dedegül dağlarında da kar olduğu haberini alıyorum ama ne olursa olsun bu kamp yapılacak…
Beyşehir’e geliyoruz….
Önce motorlarımızın…
Sonra kendimizin ihtiyaçlarını tamamlıyoruz…
Elimizi çabuk tutmamız lazım.Karanlığa ve soğuğa kalmadan kamp yerimize ulaşmalıyız…
---------- Post added at 03:42 ---------- Previous post was at 03:39 ----------
Beyşehir’i geçtikten sonra Yeşildağ yoluna dönüyoruz…
Sonbahar da bu yol ayrı bir güzel…
Yeşildağ dan Dumanlı ya dönüyoruz…
---------- Post added at 03:47 ---------- Previous post was at 03:42 ----------
Dumanlı yolu kapalı,yol üzerindeki bir köyün içinden dolaşıyoruz…
Her yer mıcır,yol oldukça kaygan…
Dumanlıya geliyoruz ve Antalya istikametinde Emeredin e doğru sürüyoruz…
Yağan yağmurlar yolları bir hayli bozmuş…
Dumanlı dan sora yükseklerde yaylalardan geçiyoruz.Amacımız zirvede kamp kurmak,
Ama hava kararıyor,bir de ateşim ara ara tekrar yükseliyor.
Gece iyice kötüleşirsem medeniyetten çok uzaklaşmayalım diye burada konaklamaya
Karar veriyoruz….
Yörüklerin yazın konakladıkları yer belli ki…
Çadır için uygun yer ve bolca odun var…
Hemen iş bölümü yapıyoruz….
Kürşat abi çadır kurmayı tercih ediyor…
Her zamanki gibi yemekde bana kalıyor…
Ateşsiz kamp olur mu?
Lükse bak,közde ısınmış bazlama…
“Kırk delikli, kavurmalı bulgur pilavı” ve kuru fasulye…
Güle oynaya hazıladık her şeyi ve oturduk ziyafet soframıza…
---------- Post added at 03:50 ---------- Previous post was at 03:47 ----------
Ateş başında çay ömre bedel…
Yarı nemli ardıç odunlarımızla iyice tütsülendik,börtü böcek gelmez artık…
Benim hastalıktan eser kalmadı.Hava iyice soğudu ama ateş içimizi ısıtıyor…
Geç saatlere kadar keyifli sohbetler ediyoruz.Yıldızlar o kadar çok ve parlak ki,
Astronomi çalışıyoruz,büyük ayı,küçük ayı,kutup yıldızı,hiç benzetemediğim cezve,
ve saman yolu….
Gecenin karanlığında ve sessizliğinde kahkahalarımız dağlarda yankılanıyor,hiç
uyumaya niyetimiz yok ,ama yarın sıkı bir rota bizi bekliyor…
Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıyoruz.
Gece sıcaklık eksilere düştü,çok soğuktu…
Ama hiç üşümeden çok keyifli bir uyku çektik…
Buralarda birçok yabani hayvan var ama kampımız çok güvenliydi…
Güvenliğimizi benim horlamama borçluymuşuz…..Kürşat abi öyle diyor. !!!!!
Tabiî ki ben hiç kabul etmedim…Tamamen iftira…
Közde çay ve bu havada müthiş bir kahvaltı…
Kahvaltıdan sonra hemen toplanıyoruz…
Yolumuz uzun,bütün Anamas ve Dedegül dağlarını çepeçevre dolaşıp, ziveden Aksu tarafına inip birde Konya ya döneceğiz…
Hemen yola çıkıyoruz…
Böyle bir yede yaşayan yaşlanır mı ?
Evet bu anlamlı uyarıyı kesinlikle dikkate alacağız….
---------- Post added at 03:52 ---------- Previous post was at 03:50 ----------
Ateş başında çay ömre bedel…
Yarı nemli ardıç odunlarımızla iyice tütsülendik,börtü böcek gelmez artık…
Benim hastalıktan eser kalmadı.Hava iyice soğudu ama ateş içimizi ısıtıyor…
Geç saatlere kadar keyifli sohbetler ediyoruz.Yıldızlar o kadar çok ve parlak ki,
Astronomi çalışıyoruz,büyük ayı,küçük ayı,kutup yıldızı,hiç benzetemediğim cezve,
ve saman yolu….
Gecenin karanlığında ve sessizliğinde kahkahalarımız dağlarda yankılanıyor,hiç
uyumaya niyetimiz yok ,ama yarın sıkı bir rota bizi bekliyor…
Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıyoruz.
Gece sıcaklık eksilere düştü,çok soğuktu…
Ama hiç üşümeden çok keyifli bir uyku çektik…
Buralarda birçok yabani hayvan var ama kampımız çok güvenliydi…
Güvenliğimizi benim horlamama borçluymuşuz…..Kürşat abi öyle diyor. !!!!!
Tabiî ki ben hiç kabul etmedim…Tamamen iftira…
Közde çay ve bu havada müthiş bir kahvaltı…
Kahvaltıdan sonra hemen toplanıyoruz…
Yolumuz uzun,bütün Anamas ve Dedegül dağlarını çepeçevre dolaşıp, ziveden Aksu tarafına inip birde Konya ya döneceğiz…
Hemen yola çıkıyoruz…
Böyle bir yede yaşayan yaşlanır mı ?
Evet bu anlamlı uyarıyı kesinlikle dikkate alacağız….