aşkımla ilk karşılaşmam (04.06.2006)
babamı haftalar süren yoğun uğraşlarımın ardından zar zor da olsa ikna ederek,yanıma da kanka desteğimi alarak aşkıma kavuşmak için saat 10 gibi b.çekmece'den yollara düştük...sıcak ve sıkıcı bir yolculuğun ardından öğleden sonra 14 civarları aykon'da aldık soluğu...ben daha mekana girer girmez aşkımın yanına gidip o güzelim nikelajlarına hayran hayran bakmaya başladım...(o sırada babam mehteran eri gibi iki ileri bir geri modunda mekanın dışında takılmaktaydı,malum adam hala daha caymak/caydırmak için bahaneler/senaryolar oluşturmaya çalışıyor...

)
tuncay abi (sonyakuza) yanındaki,motorlarla ilgili bilgi alan diğer kişileri yollar yollamaz hemen sarıldım gırtlağına can havliyle;
b

ben)-abi bu motorun siyahını hemen alıyoruz,sarmayın,burada yiyeceğiz...(

aslında tam olarak böyle değildi ama...

)
gelen cevap ise beni tam manasıyla yıktı;
t

tuncay abi)-kalmadı be aslanım,olsa dükkan senin,gri olanından versek olmaz mı,hem bak bu sonuncu,bunu da ürettikten sonra kırdık biz kalıbı... (bu cümle de tam olarak böyle değildi aslında

)
b:-(ben çok kısa,adeta saliselerle ölçülü bir süre zarfında düşünerek) ah be canım abim seni mi kıracağım,gri dedin gri olsun bari,hatır için çiğ tavuk bile yenirmiş... (tamamen sallamasyon

)
t:-yanlız maalesef ne şimdi servis edebilirim ne de paket yapabilirim,önce pişirilmesi lazım,zira yarından önce de pişmesi imkansız gözüküyor...sen yarın gel bize,daha uygun olur...bugün (pazar) sadece ürün tanıtımı yapıyoruz,ne ahçıbaşı burda ne de çeşnicibaşı...
b:-abi etme,eyleme,bak allah rızası için,onca yol geldim ben bugün hayalimi gerçek yapacağım diye,üstelik yanımdaki ak saçlı ulu bilge tam bir inatçı keçi,bir daha asla ikna edemem buraya gelmesi için,üstelik işyerimdeki çalışma saatlerim nedeniyle de imkansız dediğin şeyin olması...
(bundan sonrasında makarayı kesip olabildiğince gerçek diyalogları yansıtmaya çalışacağım)
t-anlıyorum abisi,ama ben pos cihazını kullanamıyorum,hem de testler yapılmadan motoru vermem imkansız,başına bir şey gelirse mesuliyet sahibi ben olurum,o yüzden...
b:-abi yok mu hiçbir yolu,nasıl sabrederim ben bir gün daha...
t:-vallaha yapacak bir şey yok durum bu...
bu diyalog buna benzer bir şekilde devam etti,lakin bir sonuca ulaşamadık,pazartesi konusunda anlaşmak dışında...neticede iş yerimi aradım,kallavi bir uykusuzluğu göze alarak shift'imi değiştirttim...pazar gecesini heyecandan ve pederin her an cayabilme (zira kendisinin kredi kartını kullandım taksitlendirme için) ihtimaline karşık üç buçuk atarak uykusuz geçirerek ertesi güne ulaştım kazasız belasız...
kızıma kavuşmam (05.06.2006)ertesi gün olabilecek en erken saatte arayıp motora başlanıp başlanmadığını öğrenmeye çalıştım,lakin telefonu açan beyin konu hakkında bir bilgisi yoktu,cep tel. nomu alıp tuncay bey gelince beni aratacağını söyledi...aradan 45 dakka ya geçti ya geçmedi,tekrar aradım,yanılmıyorsam telefona murat bey çıktı...motora henüz başlamadıklarını,başlamak üzere olduklarını bildirdi...ben de yol hazırlıklarına başladım...fazla uzatıp sizi sıkmak istemiyorum aslında...saat 12:15 itibariyle aykon'daydım...bir süre satış işlemleri,son kontroller ve akünün şarzını bekledikten sonra tuncay abinin arkasında artçı olarak istasyona gidip depoyu fulletmemin ardından yollara düştüm...bu arada küçücük bir anektod(biraz da gülelim

) satış işlemleri yapılırken hayatımın potunu kırdım...nüfus cüzdanını cüzdandan çıkarıp tuncay abiye verirken arkasına yapışmış şeyi farkedemedim...eheh ne olduğunu anlarsınız,tuncay abi yukarı çıktıktan sonra masanın üstündeki motosiklet dergilerine gözüm iliştiğinde direk ve de o anda magmaya indim...saç tellerime kadar kızardım utançtan...(ehe ehe

) şükür ki tuncay abi olsun,murat abi olsun anlayışlı insanlar ki önemli bir mevzu olmadığını beyan ederek konunu uzamasının ve benim daha çok utanmamın önüne geçtiler...(şimdi düşünüyorum da ya bir çevirmede trafik polisine falan verseydim o hüviyeti o şekilde,eyvah eyvah...

)
saat 13:30 sıraları b.çekmece üzerinden kumburgaz'a gitmek için (işyerime) yollara düştüm...ilk etapta hem heyecan,hem uzun süredir motor kullanmamaktan oluşan stress,ayrıca da motora alışma süresinde çektiğim acemilik neticesinde yolları karıştırarak e-5 edirne yönüne döneceğime (çevreyolu) etiler'e kadar uzandım bir şöyle (gerçi iyi oldu,piyasa da yaptık cix hatunların mekanında

) ardından doğru yolu bulup normal bir şekilde seyre başladım...merter'e gelene kadar sol ayağımı neredeyse hissetmez hale geldim vibrasyon neticesi gelişen uyuşmadan...ama o noktadan itibaren motordaki vibrasyon her geçen saniye biraz daha azalarak kabul edilebilir bir hal aldı ve bu durumdan da kurtuldum...en keyifli yanı da yanından geçtiğim her otobüsün içindeki insanların direk bakışlarını kızıma kilitlemesi,kuryelerin takdirli,keeway ve mondial kullanıcılarının kıskanç bakışlarını üzerime dikmeleriydi...ayrıca otomobillerin ilerleyemediği bir trafik ortamında 50-60 km/h arası dilediğince gidebilmek bambaşka bir his...işime zamanında vardım ve motorumu parkettim...hemen herkesin dibi düştü kızımın güzelliği karşısında...motor almaya daha önceden karar vermiş 2 çalışma arkadaşım tercihlerini yeniden gözden geçirmeye başladılar bile...tek kötü yanı kendimi kızıma kavuşacağım anı düşünerek işime bir türlü verememem oldu...kızımla bire bir tanışma ve ilk bir araya gelmemiz hakkında yazacaklarım şimdilik bunlar...aslında atladığım çok nokta var ama deli gibi uykum da var...sabahın 6'sında kalkacağım işe gitmek için (hazırlığı falanı feşmanı) ve 12 saat mesai yapacağım dile kolay...aklıma geldikçe paylaşmaya devam ederim sizi sıkmıyorsa anlattıklarım...
bu arada...
mondial miş...peeehhh...
keeway miş...hüüüüüühhhh...
junlin miş...ıyyyyyykk...
o kanuni tiger denen ucubeleri kaale dahi almıyorum...
bu arada japon ve amerikan abilere saygılar,ehe ehe,onlar ayrı tabii...

bu akşam b.çekmece sahilinde alayı kıskançlıktan çatladılar sahiplerinin...yanlarına parkettiğim kızımın yürümekte olan genç yaşlı kadın erkek bir sürü insanın fazlasıyla dikkatini çekmesi,diğerlerinin esamesine bile bakmamaları deli etti adamları...alayı nefretle diktiler gözlerini bana...
eheh...bu bile verdiğim ve vereceğim her bir kuruşu,alın terimin karşılığını haketmesi için yeter de artar bile kızım için...
murat abi,tuncay abi,ayrıca farklı bir popüler çin asıllı yerli montaj motor markasının b.çekmece servisi (kendisi çok iyi bir dostumdur,kızımı bana o tavsiye etti kendi servisi olduğu motorların ne derece boktan olduğunu bana açıkyüreklilik ile ifade ederek...) saygıdeğer bir abim...allah hepinizden razı olsun,sayenizde mutluluk manyağı oldum...
