- Katılım
- 5 Kas 2005
- Mesajlar
- 91
Toplam 850 km'lik (350 km'si molasız) hafta sonu çanakkale seyahatimi kısaca özetleyeyim.
C.tesi sabah 08'de yola çıktım İkitelli gişeleri geçer geçmez yağmur başladı. Eyvah yandık derken Silivri sapağına kadar gelmiştim bile. Yalnız size tavsiyem sakın otobanda yağmura yakalanmayın. Zira kamyonlar çok kötü çamur atıyorlar. Sonra yağmur biraz hafifledi ve ben ortalama 80-100 km arası bir süratle Tekirdağ'a vardım. Botlarım eski ve sadece motora binerken giydiğim ve su geçirme konusunda cömert olan cinsten olduğu için hazır medeniyet bulmuşken kendime bir çift çizme aldım. Beraber yola çıktığım arkadaşlar 1 hyundai minibüs ve 1 otomobil benden 20 dk sonra Tekirdağa vardılar. Sonra ver elini Eceabat. Yolda tek tırstığım yer Keşanı geçtikten sonra yolu traşlamışlar (şile gezisi dönüşü de aynı sıkıntıyı yaşamıştık bilen bilir) orada biraz yavaşlamak zorunda kaldım. Tekirdağ Gelibolu arası süratim 90-120 arası oldu. Aynı gün bu kadar yoldan sonra (350 km) akşama kadar Gelibolu yarımadasındaki şehitlikleri gezdim. Oraları motorla gezmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Neden motor derseniz, pazar günü İstanbul'a yola çıkacağım için biraz dinleneyim diye bende arabaya bineyim dedim. Abi o ne kötü bişeymiş cendere gibi. Pazar günkü şehitlik gezisinden hiçbirşey anlamadım. Saat 16 gibi eceabattan çıkarak Şarköy üzerinden çok keyifli bir yolculukla Tekirdağ ve havanın kararmasından sonra girdiğim otobandan İstanbula sağ salim ve hiçbir tehlikeli olaya karışmadan gayet enerjik neredeyse hiç yorulmamış bir şekilde döndüm. Hafta sonu yaşadığım tek sıkıntı ise şuydu; Kaskın önünü açıp gezerken ön taraftan gelen bir zırıltı duydum. Elimle kontrol ederek heryeri yokladım ama ses bir türlü kesilmedi. Herhalde yeni taktırdığım sislerin bağlantısından geliyor diye düşünerek yola devam ettim. Daha sonra mola verdiğimiz bir yerde motor rölantide çalışırkende aynı sesin geldiğini fark ettim ses radyatörün oradan geliyordu. Eğilince bir de ne göreyim (ne göreyim ?) pervanenin hemen üzerinde pulu üzerinde yaklaşık 3 cm'lik bir cıvata duruyor. Depoyu şaseye bağlayan karşılıklı 2 cıvatadan biri sarsıntıdan olsa gerek yolda çıkmış ve tam radyatörün üzerine düşmüş bu arada diğer vidada bayağı bir gevşemiş. Vidaları sıktıktan sonra seste kesildi. Yakıta gelince yolun 1/3'ünü artçı ile gezmek koşuluyla ortalamada 100 Ykrş yaktım.
Şu pazar buluşmasını C.tesi yapsak ben pazar için hanımdan nasıl izin alacağım
C.tesi sabah 08'de yola çıktım İkitelli gişeleri geçer geçmez yağmur başladı. Eyvah yandık derken Silivri sapağına kadar gelmiştim bile. Yalnız size tavsiyem sakın otobanda yağmura yakalanmayın. Zira kamyonlar çok kötü çamur atıyorlar. Sonra yağmur biraz hafifledi ve ben ortalama 80-100 km arası bir süratle Tekirdağ'a vardım. Botlarım eski ve sadece motora binerken giydiğim ve su geçirme konusunda cömert olan cinsten olduğu için hazır medeniyet bulmuşken kendime bir çift çizme aldım. Beraber yola çıktığım arkadaşlar 1 hyundai minibüs ve 1 otomobil benden 20 dk sonra Tekirdağa vardılar. Sonra ver elini Eceabat. Yolda tek tırstığım yer Keşanı geçtikten sonra yolu traşlamışlar (şile gezisi dönüşü de aynı sıkıntıyı yaşamıştık bilen bilir) orada biraz yavaşlamak zorunda kaldım. Tekirdağ Gelibolu arası süratim 90-120 arası oldu. Aynı gün bu kadar yoldan sonra (350 km) akşama kadar Gelibolu yarımadasındaki şehitlikleri gezdim. Oraları motorla gezmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Neden motor derseniz, pazar günü İstanbul'a yola çıkacağım için biraz dinleneyim diye bende arabaya bineyim dedim. Abi o ne kötü bişeymiş cendere gibi. Pazar günkü şehitlik gezisinden hiçbirşey anlamadım. Saat 16 gibi eceabattan çıkarak Şarköy üzerinden çok keyifli bir yolculukla Tekirdağ ve havanın kararmasından sonra girdiğim otobandan İstanbula sağ salim ve hiçbir tehlikeli olaya karışmadan gayet enerjik neredeyse hiç yorulmamış bir şekilde döndüm. Hafta sonu yaşadığım tek sıkıntı ise şuydu; Kaskın önünü açıp gezerken ön taraftan gelen bir zırıltı duydum. Elimle kontrol ederek heryeri yokladım ama ses bir türlü kesilmedi. Herhalde yeni taktırdığım sislerin bağlantısından geliyor diye düşünerek yola devam ettim. Daha sonra mola verdiğimiz bir yerde motor rölantide çalışırkende aynı sesin geldiğini fark ettim ses radyatörün oradan geliyordu. Eğilince bir de ne göreyim (ne göreyim ?) pervanenin hemen üzerinde pulu üzerinde yaklaşık 3 cm'lik bir cıvata duruyor. Depoyu şaseye bağlayan karşılıklı 2 cıvatadan biri sarsıntıdan olsa gerek yolda çıkmış ve tam radyatörün üzerine düşmüş bu arada diğer vidada bayağı bir gevşemiş. Vidaları sıktıktan sonra seste kesildi. Yakıta gelince yolun 1/3'ünü artçı ile gezmek koşuluyla ortalamada 100 Ykrş yaktım.
Şu pazar buluşmasını C.tesi yapsak ben pazar için hanımdan nasıl izin alacağım