Konu doğru düzgün cümlelerle açılıp, samimi duygular ifade edilince bakın ne kadar güzel genişliyor.
Tebrikler Katip..:cat:
Öncelikle Cruiser tipi bir motosikletle başlanmaz sözümü açmam gerekiyor.
Çünkü itirazlar var.
Bu itirazlara cevabımı aşağıda bulacaksınız.
Ama!!!!!
Buraya yazı yazan arkadaşlardan bir ricam olacak.
Motosiklet seçimi konusunda tavsiyede bulunurken, yazdıkları cümlelerin, bir insanın hayatına mal olabileceğini unutmadan yazsınlar.
Ya da en iyi ihtimalle verdikleri tavsiye, bir motosikletçi kazanalım amacına uymak yerine, bir motosikletçiyi bundan soğutmaya da yol açabilir.
Cruiser ya da Race tipi bir motosikletle eğitim veren bir sürüş okulu ya da eğitim merkezine rastladınız mı hiç?
Rastlayamazsınız.
Çünkü bunlar başlangıç motosikleti değiller.
Motosiklette denge denildiği zaman sizin aklınıza düz yolda sağa sola yalpalamadan giden bir motosiklet geliyor sanıyorum.
Emin olun bütün motosikletler düz yolda yalpalamadan gider.

Bizim denge ve yol tutuştan kastımız, diğer durumlardır.
Bu diğer durumlar, bir motosikleti kullanırken en çok rastladığınız durumlardır.
Çukurdan geçersiniz, tümsekten atlarsınız, viraj alırsınız vs. vs.
Yani motosiklet üstünde yaptığınız yolun ancak yüzde on kadarı dümdüz yolda stabil bir şekilde geçer.
Kalan yüzde doksan da diğer durumlarla boğuşursunuz.
İşte bu boğuşmanın sonucunu ise sizin tecrübeniz, altınızdaki motosiklete olan hakimiyetiniz gibi şeyler belirler.
Fakat bunlara sahip de olsanız, sonuçta motosikletinizin kabiliyeti ve duruma verdiği tepki hepsinden önemlidir.
Küçük ve uysal bir makina ile bu dünyaya adım atmanızı tavsiye eden tüm ustalarında anlatmak istediği şeyler bunlardır aslında.
Kontrolü daha kolay, gücü daha kontrol edilebilir bir motosiklete binmek, hem bu zevki uzun süre yaşamanıza, hem de kendinizi geliştirmenize faydalı olacaktır.
Cruiser ya da Sportive bir makinayla başlangıç yapılır diyen arkadaşlar, şöyle bir araştırıp, ustalar bu konuda ne demişler bir göz atsalar iyi olur...
Bir de şu aptalca muhabbeti bitirin artık.
Yok efendim 125cc yarış motorumu olurmuş.
Yok efendim, 250cc Cruiser mi olurmuş!
Ne ki bu?
Hangi motosikleti iyi kullanabiliyor ve kendinizi güvende hissediyorsanız, o motosiklet en iyi motosiklettir.
Markasının modelinin bir önemi yoktur.
Benim yazdığım konu başlangıç seviyesi içindir.
Hocam, aslinda buradaki baslikla direkt ilgili degil ama her zaman tartismak istedigim bir noktaya parmak basmissin.
Ben baslangicta, biraz da tarz meselesi olarak, senin onermedigin sekilde, 250cc bir Cruiser ile motosiklete basladim, (universite) ogrencilik hayatim boyunca gayet zevk alarak, doya doya bindim, ogrendigimi dusundum. Sonra gercek hayata baslayinca biraz daha buyuk bir Cruiser'a gecis yaptim, ancak bu kez doyamadim, firsat yaratamadim doymaya, is-guc ve, evet, evlilik bahaneleri. Belki de burada bahsettigin yanlis secimler...
Motorsuz gecen bir sureden sonra icimdeki ates yeniden alevlendi, fakat bu kez bir Naked'a gonul verdim ve su anda onunla daha bir heyecanli yasiyorum hayati. (beni bilenler ne kadar heyecan meraklisi

oldugumu bilir) Yalniz bir sure sonra bu tarz da beni endiselendirmeye basladi, cunku spor kullanima hitap eden motosikletler, sadece Naked bile olsa, seytan icadi gibi geliyor. Karsi degilim, kimseyi de elestirmem, yalnizca bana fazla geliyorlar, tecrube ve ozguven meselesi.
Acaba diyorum buradan sonraki durak yumusak Enduro tarzi, Transalp veya V-Strom ornegi gibi bir sey olabilir mi diye dusunuyorum, ama diger taraftan da, yaa kardesim, oradan sicrayip buraya konuyorsun, alakasiz siniflar arasinda gecis yapiyorsun, bunun sonu tehlikelere acilmasin diye de kendi kendime soyleniyorum. Ve geliyorum senin vurguladigin noktaya, her motosiklet yeni bir ders midir, gecilmesi gereken, yoksa yillardir biriken tecrubeler her sinif motosiklete hitap eder ve dersi gecmenize yardim eder mi? Bunu kendimize soruyorum, ancak aslinda senin tarafindayim, sadece tartismak icin konuyu genisletiyorum.
Deme ki yaş kırka yaklaştı ya da geçiyor.

İşte bu yanlış seçimler ya da bastırılmış duygular belli bir yaştan sonra farklı biçimler de ortaya çıkıyor.
Doğal olarak her motosiklet türünü merak ediyoruz.
Fakat çok azımız bunları kullanıp arasındaki farkı anlayabilecek şansa sahibiz.
Bunun dışındaki denemeler de maalesef bütçeyi oldukça sarsan sonuçlar doğuruyor.
Özene bezene aldığınız, yıllarca hayalini kurup, ulen bir gün mutlaka alacağım seni dediğiniz motorunuza bindiğinizde çok farklı bişeyle karşılaşıveriyorsunuz.
O tüm güzel duygular bir anda kararıveriyor.
Bir deneme daha yapmaya bütçeniz müsait olsa bile kendinize güveninizi kaybettiğiniz için cesaret edemiyorsunuz ve motosiklet sizin için tarihe gömülüyor.
Torunlarınızdan biri bir gün motosikletli arkadaşlarıyla gezerken şöyle diyecek.
"Biliyormusun? Benim dedem de motosiklet kullanmış. Ama ben hiç görmedim"
Naked ve racing tarzları bana apayrı geliyor. Hiç aşırı hız yapma isteğim olmadı. Ben otobanda pata pata pata diye keyifle sürmeyi yeğlerim. Sakin bir yapım var ve sanırım seçilen motosiklet tarzı o insanın karakterini de yansıtıyor birazcık. Fakat Hayalet01 gibi değişik tarzda motorlar kullanan pekçok kişi de var. Bir abimiz vigaro535, bmw enduro(hangisi hatırlamıyorum), vs pekçok model kullandıktan sonra şimdi bir Piaggio 250cc scooter sahibi. Eninde sonunda sen de otomatik vites bir motor arzu edeceksin diyor fakat ben vitesin "şılik" diye değiştiği anda verdiği zevkten vazgeçebileceğimi düşünmüyorum
Katip, senin derdin belli.
Torklu bir motosiklet alacaksın.
Fazla devir çevirmeyecek.
Alt devirlerde bayılmayacak.
Virajda başını belaya sokmayacak.
Aslında istediğin tür zevkine uygun.
Fakat başlangıç için değil.
Önce sakin bir makinayla biraz kendini geliştir.
Sonra git istediğin motoru al.
O geliştirme döneminde zaten motosikletten de daha fazla anlamaya başlayacaksın.
Yani hata payın daha düşük olacak.
Gerçi ben aldığın motosikleti tanımıyorum.
Yani belki de uygun bir motosiklettir.
Bir resmini falan görsem iyi olacak.

Dur bi araştırayım şunu.
Sonra yine bişeyler karalarım...