- Katılım
- 23 May 2025
- Mesajlar
- 352
- Konu Yazar
- #1
Herkese merhaba.
ilk gezi yazıma şuradan ulaşabilirsiniz: https://www.motosiklet.net/forum/konu/ilk-off-road-deneyimim-faciam.222233/
hala mesela aklıma geldikçe, "lan ne mal adammışım be, daha motoru alalı 2 ay olmuş; normal yolda zar zor gitmeye çalışırken kalkıp da şu yola nasıl girdim" diye yüzümde salakça bir gülümsemeyle o günü hatırlarım
gerçi bundan sonra da gezdim tozdum ama konu açmaya üşendiğim için uğraşmadım pek
ama bugün biraz uğraşmak istiyorum.
öncelikle, ispir yedigöller deneyimimden sonra 1-2 hafta önce bu sefer yanımda badimle birlikte başka bir offroad deneyimine yelken açtım. her ne kadar "abi bu yol gayet güzel, sıkıntı yaşamayız" dese de yolu karıştırınca gtümüzden terler aka aka parkuru çıktık. dönüşte de tabi bu sefer ben yanlış yola girince, bile isteye olmasa da atın intikamı hesabı bu sefer inişte birkaç yerde ciddi sıkıntılar yaşadık. her iki yol güzergahını da göz önüne getirdiğimde, yedigöller'in yolu gerçekten otobanmış
ispir yedigöller maceramdan sonra almış olduğum bazı dersleri bu offroad deneyimimde uygulayarak üzerimdeki tedirginliği biraz olsun attım. ama hala korkuyorum.
şimdi bu deneyimime ilişkin bazı görselleri sizinle paylaşmak istiyorum. ardından da cumartesi günü ve pazar günü 2 ayrı sürüşümdeki yorumlarımı ve görsellerimi paylaşacağım.
sabah arkadaşla buluşup, tarif ettiği yere doğru yola çıktık. o önde ben arkada ilerlerken gözümün önüne ister istemez ispir yedigöller maceram geliyor ve ister istemez gerilmeye başlıyorum. ama dağa tırmanmaya başladıkça yolun iyi olduğu algısına kapılarak biraz olsun rahatlıyorum. ama bu rahatlama elbette uzun sürmeyecekti. her ne kadar parkura başlamadan önce lastik havalarını indirmek aklımda olsa da bunu unutuyorum. ve usul usul giderken öyle bir firkete viraja geldim ki yoldaki öküz gibi taşlardan motor sekmeye başlayınca birden tedirgin olup refleksle frene basıyorum. ve o an ecel terleri dökmeye başlıyorum. bir an ön frene basıp (dengemi sağlamak için iki ayağımda yerde olduğu için arka frene basamıyorum) motoru tutmaya çalışıyorum ama hem ispir'deki hatamdan hem de izlediğim videolardan arka freni basmam gerektiği aklıma gelince zar zor arka frene basmaya çalışıyorum ve motoru mıh gibi olduğu yere sabitliyorum.
gerisini videoya bırakıyorum efenim.
streamable.com
tabi bu noktan sonra yol nispeten düzelmiş gibi görünse de oldukça bozuktu. ama bir şekilde üstesinden gelmeyi başarıp zirveye kadar çıkabilmiştim. bu sürüşte ayakta sürmeyi de tecrübe etmiş oldum. ve gerçekten offraod da ayakta sürüş mü kem mel bir zevkmiş
ata biniyormuşum gibi hiseetim. altımda sanki koca tiger değil de böyle 50'lik küçük bir motor varmış gibi hissettir.
zirveye çıktıktan sonra küçük bir kahvaltı yapıp, biraz mantar avına çıktık.
kahvaltı:
streamable.com
manzaralar:
streamable.com

artık dönüş zamanıydı. dönüşte ise dağın karşı yamaçlarında görünen yoldan gitmeye karar vermiştik. bu yol sadece bir yeri hariç gelmiş olduğumuz yola nazaran oldukça iyiydi. sadece benim yanlış sapaktan gitmem nedeniyle oldukça dik ve gevşek çakıl zeminden inmek zorunda kaldık. ömrümden ömür gitmişti resmen. indiğimde özgüvenim tavan yapmıştı
streamable.com
ve çok şükür 2. offraod deneyimimi kazasız belasız bitirmiştim.
gelelim bu konunun açılış konusu olan gezime.
cumartesi günü yine güzel bir offroad rotası yapacakken havanın azizliğine uğrayarak bari gelmişken uzundere'de ve tortum'da biraz tarihsel ve kültürel bir gezi yapalım dedik.
güne yine şöyle güzel buz gibi akan bir dere kenarında garibanlığımıza yakışır bir kahvaltıyla başladık.
streamable.com
ardından havanın bozmaya başlaması nedeniyle bari buralara kadar gelmişken engüzek kalesi, haho (taş cami) kilisesi, tortum şelalesi vs gezelim dedik.
geçenlerde izlediğim bir videoda yolu her ne kadar kötü olsa da motosikletle çıkan birisi görünce biz de motosikletlerle çıkmaya karar verdik. ama az ileride arabaların daha fazla çıkamayıp yolu kapatmaları neticesinde maalesef biz de bütün yolu yürüyerek çıkmak zorunda kaldık. gerçi bu esnada yolun bir kısmının yokuş, aşırı çukurlu ve taşlı olduğunu görünce iyi ki motorlarla çıkmamışız dedim
çünkü o kısma gelince büyük ihtimalle yine korkup motoru devirecektim 
enzügek kalesi tortum-uzundere yolunun hemen kenarında vadiye hakim bir tepede büsbütün kocaman bir kayanın üstüne yapılmış bir kale. müthiş bir manzarası var.

yanlışlıkla açtım konuyu bitmeden yaa..... skimm yaaa
neyse altına eklemeye devam edeceğim.




ve cumartesi gününü de böyle bitirmiş olduk.
gelelim düne.
dün de başka bir ekiple şu rotada sürdük:

ekip çok iyi olduğu için ben maalesef ayak uyduramadım. çoğu yerde limitlerimin üstüne çıksam da birlikte süremedik
sabah 9 gibi benzinlikte 4 motosiklet (tiger 900 rally pro, ninja zxr 600 ve tracer 9 gt pro) erzurum'dan ispir'e doğru yola çıktık. ispir'e kadar gitmiştim ama geçen seneden beri aklımda hep ondan sonrası vardı. manzara her ne kadar müthiş olsa da bir yandan her ne kadar beceremesem de öndeki ekibe ayak uydurmaya çalışmaktan hem de aşırı virajlardan açıkçası çok fazla manzaranın keyfini çıkartamadım.
zaten yusufeli'nden sonra yapılan tüneller ile hiçbir şey görmüyorsunuz. eski yusufeli biliyorsunuzdur baraj nedeniyle sular altında kalıp yerine şöyle tepeye bir yere yeni yerleşim yeri yapmışlar.


burada bir yerde döner yedik. hacıoğlu muydu neydi (başka bir yer varmış asıl ama kapalı olduğu için yiyemedik orada) çok da sarmadı açıkçası.
yusufeli uzundere arası için yalnız şunu ifade etmem gerekir ki insanoğlunun doğayla nasıl oyuncak gibi oynadığını görebilirsiniz. o koskocaman kayaları oya işler gibi işleyip kocaman tüneller açmışlar.
bu gezime ilişkin de birtakım görselleri buraya bırakıp konuyu noktalıyorum efenim.



ilk gezi yazıma şuradan ulaşabilirsiniz: https://www.motosiklet.net/forum/konu/ilk-off-road-deneyimim-faciam.222233/
hala mesela aklıma geldikçe, "lan ne mal adammışım be, daha motoru alalı 2 ay olmuş; normal yolda zar zor gitmeye çalışırken kalkıp da şu yola nasıl girdim" diye yüzümde salakça bir gülümsemeyle o günü hatırlarım
gerçi bundan sonra da gezdim tozdum ama konu açmaya üşendiğim için uğraşmadım pek
ama bugün biraz uğraşmak istiyorum.
öncelikle, ispir yedigöller deneyimimden sonra 1-2 hafta önce bu sefer yanımda badimle birlikte başka bir offroad deneyimine yelken açtım. her ne kadar "abi bu yol gayet güzel, sıkıntı yaşamayız" dese de yolu karıştırınca gtümüzden terler aka aka parkuru çıktık. dönüşte de tabi bu sefer ben yanlış yola girince, bile isteye olmasa da atın intikamı hesabı bu sefer inişte birkaç yerde ciddi sıkıntılar yaşadık. her iki yol güzergahını da göz önüne getirdiğimde, yedigöller'in yolu gerçekten otobanmış
ispir yedigöller maceramdan sonra almış olduğum bazı dersleri bu offroad deneyimimde uygulayarak üzerimdeki tedirginliği biraz olsun attım. ama hala korkuyorum.
şimdi bu deneyimime ilişkin bazı görselleri sizinle paylaşmak istiyorum. ardından da cumartesi günü ve pazar günü 2 ayrı sürüşümdeki yorumlarımı ve görsellerimi paylaşacağım.
sabah arkadaşla buluşup, tarif ettiği yere doğru yola çıktık. o önde ben arkada ilerlerken gözümün önüne ister istemez ispir yedigöller maceram geliyor ve ister istemez gerilmeye başlıyorum. ama dağa tırmanmaya başladıkça yolun iyi olduğu algısına kapılarak biraz olsun rahatlıyorum. ama bu rahatlama elbette uzun sürmeyecekti. her ne kadar parkura başlamadan önce lastik havalarını indirmek aklımda olsa da bunu unutuyorum. ve usul usul giderken öyle bir firkete viraja geldim ki yoldaki öküz gibi taşlardan motor sekmeye başlayınca birden tedirgin olup refleksle frene basıyorum. ve o an ecel terleri dökmeye başlıyorum. bir an ön frene basıp (dengemi sağlamak için iki ayağımda yerde olduğu için arka frene basamıyorum) motoru tutmaya çalışıyorum ama hem ispir'deki hatamdan hem de izlediğim videolardan arka freni basmam gerektiği aklıma gelince zar zor arka frene basmaya çalışıyorum ve motoru mıh gibi olduğu yere sabitliyorum.
gerisini videoya bırakıyorum efenim.
Watch WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.25.15 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.25.15" on Streamable.
tabi bu noktan sonra yol nispeten düzelmiş gibi görünse de oldukça bozuktu. ama bir şekilde üstesinden gelmeyi başarıp zirveye kadar çıkabilmiştim. bu sürüşte ayakta sürmeyi de tecrübe etmiş oldum. ve gerçekten offraod da ayakta sürüş mü kem mel bir zevkmiş
zirveye çıktıktan sonra küçük bir kahvaltı yapıp, biraz mantar avına çıktık.
kahvaltı:
Watch WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.58.27 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.58.27" on Streamable.
manzaralar:
Watch WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.30.20 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.30.20" on Streamable.

artık dönüş zamanıydı. dönüşte ise dağın karşı yamaçlarında görünen yoldan gitmeye karar vermiştik. bu yol sadece bir yeri hariç gelmiş olduğumuz yola nazaran oldukça iyiydi. sadece benim yanlış sapaktan gitmem nedeniyle oldukça dik ve gevşek çakıl zeminden inmek zorunda kaldık. ömrümden ömür gitmişti resmen. indiğimde özgüvenim tavan yapmıştı
Watch WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.27.15 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2026-06-29 at 10.27.15" on Streamable.
ve çok şükür 2. offraod deneyimimi kazasız belasız bitirmiştim.
gelelim bu konunun açılış konusu olan gezime.
cumartesi günü yine güzel bir offroad rotası yapacakken havanın azizliğine uğrayarak bari gelmişken uzundere'de ve tortum'da biraz tarihsel ve kültürel bir gezi yapalım dedik.
güne yine şöyle güzel buz gibi akan bir dere kenarında garibanlığımıza yakışır bir kahvaltıyla başladık.
Watch WhatsApp Video 2026-06-29 at 11.18.42 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2026-06-29 at 11.18.42" on Streamable.
ardından havanın bozmaya başlaması nedeniyle bari buralara kadar gelmişken engüzek kalesi, haho (taş cami) kilisesi, tortum şelalesi vs gezelim dedik.
geçenlerde izlediğim bir videoda yolu her ne kadar kötü olsa da motosikletle çıkan birisi görünce biz de motosikletlerle çıkmaya karar verdik. ama az ileride arabaların daha fazla çıkamayıp yolu kapatmaları neticesinde maalesef biz de bütün yolu yürüyerek çıkmak zorunda kaldık. gerçi bu esnada yolun bir kısmının yokuş, aşırı çukurlu ve taşlı olduğunu görünce iyi ki motorlarla çıkmamışız dedim
enzügek kalesi tortum-uzundere yolunun hemen kenarında vadiye hakim bir tepede büsbütün kocaman bir kayanın üstüne yapılmış bir kale. müthiş bir manzarası var.

Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
yanlışlıkla açtım konuyu bitmeden yaa..... skimm yaaa
neyse altına eklemeye devam edeceğim.




ve cumartesi gününü de böyle bitirmiş olduk.
gelelim düne.
dün de başka bir ekiple şu rotada sürdük:

ekip çok iyi olduğu için ben maalesef ayak uyduramadım. çoğu yerde limitlerimin üstüne çıksam da birlikte süremedik
sabah 9 gibi benzinlikte 4 motosiklet (tiger 900 rally pro, ninja zxr 600 ve tracer 9 gt pro) erzurum'dan ispir'e doğru yola çıktık. ispir'e kadar gitmiştim ama geçen seneden beri aklımda hep ondan sonrası vardı. manzara her ne kadar müthiş olsa da bir yandan her ne kadar beceremesem de öndeki ekibe ayak uydurmaya çalışmaktan hem de aşırı virajlardan açıkçası çok fazla manzaranın keyfini çıkartamadım.
zaten yusufeli'nden sonra yapılan tüneller ile hiçbir şey görmüyorsunuz. eski yusufeli biliyorsunuzdur baraj nedeniyle sular altında kalıp yerine şöyle tepeye bir yere yeni yerleşim yeri yapmışlar.


burada bir yerde döner yedik. hacıoğlu muydu neydi (başka bir yer varmış asıl ama kapalı olduğu için yiyemedik orada) çok da sarmadı açıkçası.
yusufeli uzundere arası için yalnız şunu ifade etmem gerekir ki insanoğlunun doğayla nasıl oyuncak gibi oynadığını görebilirsiniz. o koskocaman kayaları oya işler gibi işleyip kocaman tüneller açmışlar.
bu gezime ilişkin de birtakım görselleri buraya bırakıp konuyu noktalıyorum efenim.



Son düzenleme: