Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 11 Ocak 2006
- Mesajlar
- 649
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
puma007' Alıntı:bunu yazan artık bir çocuk değil günümüzde şu an embesil gibi yaşayan kendini bişi sanan PEK ÇOK YETİŞKİNDEN DAHA YETİŞKİN DAHA ONURLU DAHA İNSAN VE DAHA DAHA.... her şeyi ne güzel de anlatmış canım benim.
Hepimiz görüyorumki bu olaya çok şaşırmışız ASLINDA OLMASI GEREKEN HERKESİN YAPMASI GEREKEN OLAĞAN OLAN BU ÇOCUĞUN YAPTIĞI OLMALI...
EKMEĞİNİ PAYLAŞMAKTIR MUTLULUK...
ASIL ŞAŞILMASI GEREKEN BİZİM BU OLAYA ŞAŞKINLIĞIMIZ OLMALIYDI..
O GÜZEL ÇOCUK BİZİM ŞAŞKINLIĞIMIZI GÖRSEYDİ İNANIN ÇOK ŞAŞIRIRDI
Söylediklerin çok doğru Puma. Söyleyecek başka lafa gerek yok artık. Artık içinde bulunduğumuz zamanda bu tür örneklere rastlamak çok zor. Bize de böyle hareketlere ve düşüncelere sadece şaşmak kalıyor. Benzer bir davranış şekli dostlara sunulur....
VATAN NASIL KURULUR…..
Çanakkale de yaşanmış bir olay.O zamandan bu zamana hangi özelliklerini kaybetti ve ısrarla kaybettirilmeye devam ediyor da bu hale geldi bu millet düşünmek gerek...
Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, Kimi Adıyamanlı, Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor... Bunlardan biri Lapseki’nin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından. 'Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım...Arkadaşıma ulaştırın...' Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur: 'Ben...Ben köylüm Lapseki' li İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç aldıydım...Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin' 'Sen merak etme evladım' der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar. Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de 'söyleyin hakkını helal etsin' olur... Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine ne de göz yaşlarına engel olamaz... PUSULADAKI NOT: 'Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 Mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.'
Millet olarak biz bu olayın neresindeyiz?