- Katılım
- 12 Tem 2012
- Mesajlar
- 117
- Konu Yazar
- #1
Aslında haftalardır aklımda olan bir aktivite idi. Çıldır Gölü'nün yazı ayrı güzel kışı ayrı güzeldir. Yazın balık restoranda lezzetli alabalık yenir, sandal ile gölde gezintiye çıkılır; kışın ise donan gölün üstünde kızağa binilir ve çok güzel balıkçı fotoğrafları çekilir..
Ben ilkinden başladım
Hazır hava da son zamanların en sıcak günü olunca hem yeni motorumla biraz yol yapmak hem de gezip balık yiyelim dedik. Uzatmadan fotoğraflara geçeyim yavaş yavaş.
Rotam:

Balıkçı restoranın tam olarak yeri ise şurada;

Arpaçay kavşağında bi 5dk'lık mola veriyoruz.


Derken tabela gözüme çarpıyor ve restorana varıyoruz. Yeşillikler içinde göl manzaralı güzel bir yer.

Her ne kadar masalar gölgede olsa da biz güneşte oturmayı tercih ettik çünkü gölge soğuk oluyor. Havanın sıcak oluşu böyle, varın soğuğu siz düşünün

Martılar,ördekler,keçiler,inekler,tavuklar,hindiler,kazlar ne ararsanız var



Kayak için aldığım pantolonumu deneme fırsatı buldum aynı zamanda, ne terletti ne de rüzgar geçirdi. Performansı iyiydi. Ancak koruma yönünden zayıf, ilave ile rahatlıkla motor için kullanılabilir..







Masayı da göle nazır hazırlattım. Yeni yol arkadaşımı da bu güzelliklerden mahrum kalmasın diye çekiverdim yanımıza :cherry: :cherry:



Balıklar geldi ve müthiş görünüyor. Karşımızda müthiş manzara, bir yanda suyun ve martıların sesi, bir yanda da yol ve hayat arkadaşım.. ::kalbim:: ::kalbim::



Adam balığın yanında kavun falan da ikram etti
Daha doğrusu öyle düşünüyordum taa ki hesabı ödeyene kadar :cherry: Meğerse kitlemiş








Fotoğraf çekerken ağacın arkasında duran kayığı görüp foto falan çektikten sonra çalışıp çalışmadığını soruyorum. Görevli ağabey çalıştığını hatta karşı adaya gittiklerini söylüyor. Biz de buraya kadar gelmişken kayık macerası da yaşayalım diyoruz ve anlaşıyoruz görevli abimle..
10 TL karşılığında geçirecek bizi adaya. Gezip foto çekilip geleceğiz. Aslında ben tereddütteydim fotoğraf ekipmanlarımın başına bir şey gelir falan diye, belli mi olur kayık batar matar Allah korusun
Neyse ki çok şükür bir şey olmadı. :cat:




---------- Mesajlar birleştirildi - 15:20 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:17 ----------
Görevli abim
Çok iyi ve komik bir adamdı :queen: Bir kaç videosu var ekleyeceğim :cherry:


3-4 dk'da varıyoruz adacığa. Vardığımızda ilk dikkatimizi çeken ölmüş martılar oluyor. Adada bayağı vardı.



Ekinler insan boyu.. Onlar sıklıkla geldikleri için patika yol oluşturmuşlar, aralardan geçerek ilerlemeye çalışıyoruz.



A-F-R-I-C-A


Demin karşıya baktığımız yerin karşısından şimdi karşıya bakıyoruz :sunny:
Kısaca demin balık yediğimiz restoran








6D ile kuş çekilmez diyenlere gelsin


Abi uzaklardan sesleniyor; 'hadi gidelim'. Karşıdan telefon açmışlar,müşteriler gelmiş..





Tamam diyerek onların olduğu yere ilerliyoruz. Bu arada adacığın 3 tane sakini var
Onlardan birini görüyorsunuz aşağıda 
Geçen gün 3 tane keçi getirip bırakmışlar adaya, o keçiler burada yaşıyor



Fakat bir tanesini tedavi için karaya götürüyoruz :salut: Ayağını kayalıklara sıkıştırmış.. İyi ki de gelmişiz diyorum onu öyle görünce, herşeyde bir hayır vardır...




Zavallıcığın gözleri yaşlıydı, artık ne kadar yanmışsa canı..

Az kaldı..

Ve geldik

Kayığı çekiyoruz

Kayığı da çektikten sonra yavaş yavaş yola koyulma vakti geliyor.


Hesabı ödedikten sonra yola çıkıyoruz.. Ana yola çıkalı henüz 2-3 km olmuştu ki aynamda bir motosikletli beliriyor
Yaklaşık 20km kadar birlikte sürdükten sonra duruyoruz. Önce Ivan duruyor ve ardından da ben.
Tanıştırayım Ivan. Çat pat ingilizcemizle konuşup birbirimizi anlamaya çalışıyoruz
Çünkü ne o çok iyi biliyor ingilizceyi ne de ben
Cem Yılmaz'ın dediği; aslında gibi gönül neler söylemek istiyo ama dil çaresiz :cherry: :queen: Neyse ki eşim ingilizce öğretmeni olduğundan yer yer araya girip yardımcı oluyor 
Vel hasıl.. Rusya'dan bir arkadaşı ile yola çıkmış ve Türkiye'yi geziyor. Arkadaşı Gürcistan'da kaza yapmış ve yola tek devam ediyordu. Arkadaşının önemli bir şeyi olmadığını öğrenince içim rahatladı.
Bugün Kars'ta kalacağını ve ertesi gün İshak Paşa Sarayı'na gideceğini söyledi. Ben de Kars'ta yaşadığımı ve yaklaşık 2 ay önce İshak Paşa Sarayı'na gittiğimi söyledim. iletişim adreslerimizi aldık ve ayrıldık. Akşam facebook'tan aradım ve buldum. Baktım bizim fotoğrafımızı yüklemiş.
Hemen ben de bendeki fotoları yükleyip mesaj attım kendisine.
Ivan'ın gezisini takip etmek isteyenler için facebook sayfası : (Ivan Chest) https://www.facebook.com/ivan.chest?fref=ts


Bu da Ivan'ın çektiği fotoğraf.. Tekrar teşekkür ediyorum. (belli mi olur belki bir gün burayı okuyabilir..)

Sağlıcakla...
Ben ilkinden başladım
Rotam:

Balıkçı restoranın tam olarak yeri ise şurada;

Arpaçay kavşağında bi 5dk'lık mola veriyoruz.


Derken tabela gözüme çarpıyor ve restorana varıyoruz. Yeşillikler içinde göl manzaralı güzel bir yer.

Her ne kadar masalar gölgede olsa da biz güneşte oturmayı tercih ettik çünkü gölge soğuk oluyor. Havanın sıcak oluşu böyle, varın soğuğu siz düşünün

Martılar,ördekler,keçiler,inekler,tavuklar,hindiler,kazlar ne ararsanız var



Kayak için aldığım pantolonumu deneme fırsatı buldum aynı zamanda, ne terletti ne de rüzgar geçirdi. Performansı iyiydi. Ancak koruma yönünden zayıf, ilave ile rahatlıkla motor için kullanılabilir..







Masayı da göle nazır hazırlattım. Yeni yol arkadaşımı da bu güzelliklerden mahrum kalmasın diye çekiverdim yanımıza :cherry: :cherry:



Balıklar geldi ve müthiş görünüyor. Karşımızda müthiş manzara, bir yanda suyun ve martıların sesi, bir yanda da yol ve hayat arkadaşım.. ::kalbim:: ::kalbim::



Adam balığın yanında kavun falan da ikram etti








Fotoğraf çekerken ağacın arkasında duran kayığı görüp foto falan çektikten sonra çalışıp çalışmadığını soruyorum. Görevli ağabey çalıştığını hatta karşı adaya gittiklerini söylüyor. Biz de buraya kadar gelmişken kayık macerası da yaşayalım diyoruz ve anlaşıyoruz görevli abimle..




---------- Mesajlar birleştirildi - 15:20 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:17 ----------
Görevli abim


3-4 dk'da varıyoruz adacığa. Vardığımızda ilk dikkatimizi çeken ölmüş martılar oluyor. Adada bayağı vardı.



Ekinler insan boyu.. Onlar sıklıkla geldikleri için patika yol oluşturmuşlar, aralardan geçerek ilerlemeye çalışıyoruz.



A-F-R-I-C-A


Demin karşıya baktığımız yerin karşısından şimdi karşıya bakıyoruz :sunny:
Kısaca demin balık yediğimiz restoran








6D ile kuş çekilmez diyenlere gelsin


Abi uzaklardan sesleniyor; 'hadi gidelim'. Karşıdan telefon açmışlar,müşteriler gelmiş..





Tamam diyerek onların olduğu yere ilerliyoruz. Bu arada adacığın 3 tane sakini var
Geçen gün 3 tane keçi getirip bırakmışlar adaya, o keçiler burada yaşıyor



Fakat bir tanesini tedavi için karaya götürüyoruz :salut: Ayağını kayalıklara sıkıştırmış.. İyi ki de gelmişiz diyorum onu öyle görünce, herşeyde bir hayır vardır...




Zavallıcığın gözleri yaşlıydı, artık ne kadar yanmışsa canı..

Az kaldı..

Ve geldik

Kayığı çekiyoruz

Kayığı da çektikten sonra yavaş yavaş yola koyulma vakti geliyor.


Hesabı ödedikten sonra yola çıkıyoruz.. Ana yola çıkalı henüz 2-3 km olmuştu ki aynamda bir motosikletli beliriyor
Tanıştırayım Ivan. Çat pat ingilizcemizle konuşup birbirimizi anlamaya çalışıyoruz
Vel hasıl.. Rusya'dan bir arkadaşı ile yola çıkmış ve Türkiye'yi geziyor. Arkadaşı Gürcistan'da kaza yapmış ve yola tek devam ediyordu. Arkadaşının önemli bir şeyi olmadığını öğrenince içim rahatladı.
Bugün Kars'ta kalacağını ve ertesi gün İshak Paşa Sarayı'na gideceğini söyledi. Ben de Kars'ta yaşadığımı ve yaklaşık 2 ay önce İshak Paşa Sarayı'na gittiğimi söyledim. iletişim adreslerimizi aldık ve ayrıldık. Akşam facebook'tan aradım ve buldum. Baktım bizim fotoğrafımızı yüklemiş.
Ivan'ın gezisini takip etmek isteyenler için facebook sayfası : (Ivan Chest) https://www.facebook.com/ivan.chest?fref=ts


Bu da Ivan'ın çektiği fotoğraf.. Tekrar teşekkür ediyorum. (belli mi olur belki bir gün burayı okuyabilir..)

Sağlıcakla...