- Katılım
- 5 Haz 2008
- Mesajlar
- 615
- Konu Yazar
- #41
Arkadaşlar, cevapların hepsini okudum. Herkese çok teşekkürler fakat ilk mesajımdaki düşüncem değişmedi. Motosikleti sürdüğümüz yollar genellikle virajlı. Dümdüz yol bulmak çok zor. Bu sebeple sürekli yavaş ve kontrollü gitmemiz gerekiyor. Eğer altımızdaki motorun yolda hakkını vermek gibi düşüncelerimiz varsa, bir süre sonra sonunun kazayla biteceği kesin.
Çenemiz (başımız) çıkışa gözümüz önümüze bakacak dyen arkadaşlar kısmen doğru söylemişler fakat kabul etmemiz gerekir ki çene çıkışa yönelmişken gözün önü net bir şekilde görmesi mümkün değil. Hele ki gece sürüşlerinde gözle tarama yapıp tüm tehlikeleri sezerim, 10 numara motor sürerim diyemezsiniz. Viraja o virajı dönmek için değil de motosiklet kullanmaktan zevk almak için giriyorsanız haliyle hızlı girmek zorundasınız. Bu da çok büyük bi risk. Maalesef büyük cc motorlarla keyifli sürüşlerin tek adresi ancak yarış pistleri olabilir. Çünkü yollarımız genellikle virajlı ve ayrıca ummadık tehlikelerle dolu. Asfalt kalitesi de malum. Bu sebeple ne hızlı seyir mümkün, ne de virajlara hızlı girmemiz.
Ne yazık ki "bi bastım yarım saatte şurdayım, sürekli iki yirmi, iki otuz, iki kırk gittim" vs. çok duyuyoruz. Geceleri evimizde otururken, kulağımıza yollarda bağıran egzoz sesleri gelmekte. Bu arkadaşların patlayacağı kesin. O motorlar sadece ve sadece pist için maalesef. Amerikada falan olsan hadi bi derece. Türkiye'de bu tip sürüşlerin sonunun nasıl biteceği belli.
Çenemiz (başımız) çıkışa gözümüz önümüze bakacak dyen arkadaşlar kısmen doğru söylemişler fakat kabul etmemiz gerekir ki çene çıkışa yönelmişken gözün önü net bir şekilde görmesi mümkün değil. Hele ki gece sürüşlerinde gözle tarama yapıp tüm tehlikeleri sezerim, 10 numara motor sürerim diyemezsiniz. Viraja o virajı dönmek için değil de motosiklet kullanmaktan zevk almak için giriyorsanız haliyle hızlı girmek zorundasınız. Bu da çok büyük bi risk. Maalesef büyük cc motorlarla keyifli sürüşlerin tek adresi ancak yarış pistleri olabilir. Çünkü yollarımız genellikle virajlı ve ayrıca ummadık tehlikelerle dolu. Asfalt kalitesi de malum. Bu sebeple ne hızlı seyir mümkün, ne de virajlara hızlı girmemiz.
Ne yazık ki "bi bastım yarım saatte şurdayım, sürekli iki yirmi, iki otuz, iki kırk gittim" vs. çok duyuyoruz. Geceleri evimizde otururken, kulağımıza yollarda bağıran egzoz sesleri gelmekte. Bu arkadaşların patlayacağı kesin. O motorlar sadece ve sadece pist için maalesef. Amerikada falan olsan hadi bi derece. Türkiye'de bu tip sürüşlerin sonunun nasıl biteceği belli.
Son düzenleme: