Değerli arkadaşlar,
siteye yeni üye oldum. ama uzun zamandır takip ediyorum. 37 yaşındayım. 1,83 cm ve 84 kg. yıllardır cruiser tarzı motorlara büyük bir düşkünlüğüm var. ama hanımı ikna etmem biraz zaman aldı. sonuç olarak; ehliyet kursuna gidiyorum. önceliğim güvenlik,abs li motor tercih edeceğim.defalarca scooter tarzı vitessiz motor kullandım. yakın zamanda cruiser tarzı motor alacağım. motoru almadan ehliyet dışında da kullanım için ders alacağım. forumlardan ve çevremden başlangıçta ağırlıklı olarak 250 cc nin üstüne çıkmamam gerektiği gibi bir kanıya vardım. yaşım dolayısıyla, amacım hız yapmak değil, keyif alıp, yılların hayalini gerçekleştirmek. 250 ,650,950,1300 cc de bir çok motoru inceledim. finansal olarak büyük motor alabilirim. her ne kadar uzun süreli olması açısından büyük motor almak istesem de, kalın bir motoru kontrol edebilirmiyim, emin değilim.
cruiser motor çeşidi yada cc tavsiyesi alabilirmiyim?
Öncelikle hoş geldiniz. Gelen yorumlar yüzünden aşırı dezenformasyona tâbi kalmışsınız. Bunu söylemeden geçemeyeceğim. Hele 80 beygirlik güç üreten GV650 ve 55 beygir güç üreten Vulcan S'i size önerenlerde ciddi bir adam öldürmeye teşebbüs izlenimi aldım. Arkadaşlar kötü niyetlerinden önermemiştir kesinlikle ama burada ciddi bilgi eksikleri var. Lütfen siz bu yanlışa güvenmeyiniz.
Öncelikle her 37 yaşında ve sürat tutkunu olmayan insan yüksek hacimli motor kullanabilir kanısından sıyrılalım. Gaz kolunun insanı çok saçma zamanlarda "aç beni" diye bağırdığını her motosiklet kullanıcısı yaşamıştır. Ayrıca kendinizi "250 cc yavaş gider" inancına da çok kaptırmayınız. Arabayla otobanda yaptığınız süratleri çok rahat görebilirsiniz bu hacimdeki motosikletlerde. 26 beygirlik bir Hyosung GV 250 benim gibi 100 kilonun üstünde bir adam + artçı + yüklü çantalar ile 140 km sürati görebiliyor. Yani arabalardan her zaman daha seridir motosikletler.
Önceliği ehliyete vermiş olmanız en doğru karar. Ancak 01.01.2016'dan itibaren teslim alacaksanız ehliyetinizi ve daha öncesinde zaten bir A2 sahibi olmadığınızdan ötürü yeni düzenleme gereği yaşınız 24'ten büyük de olsa yeni yasadaki A2 ehliyetini alabileceksiniz. Çünkü direk olarak A ehliyetini alabilmeniz için yaş gereği sıyrılabiliyor ama 2 senelik A2 sahibi olarak tecrübe şartını karşılayamıyorsunuz. Bu da demek oluyor ki gücü 35 kilovatın üzerindeki hiçbir motosikleti 2 sene boyunca kullanamayacaksınız. (1 kw ~ 1,34 HP) eşitliğinden dolayı zaten GV650 2018 yılına kadar ihtimallerinizin dışında olacak. Kaldı ki paralel twin ER6 motor bloğuna sahip Vulcan S ve bir cruiser için fazla atak ve kuvvetli olan GV650 gibi motosikletler cruiser sürüş dinamiğinin oldukça dışındadır. Sport-cruiser denen hibrid tarzın güzel örnekleridir.
Şimdi gelelim neden 250 cc kullanımı tavsiye ediliyor sorusuna. Öncelikle motor hacmi büyüdükçe en başta ağırlık artar. İdare edilemez bir şey değildir ama tecrübesiz insanlarda kontrol ve hakimiyet konusunda kesinlikle sorun yaratabilecek bir ihtimaldir. Sürat olarak daha yüksek hacimli motosikletlere göre keskin limitleri vardır. Delicesine uçar gibi gitmezler. En önemlisi gaz tepkileri daha naiftir büyük hacimli ve yüksek güçlü motorlara göre. Bu daha dengeli kalkışların, daha ciddi hata toleranslarının, daha sakin ivmelenmenin yeni kullanıcı için kullanıcı dostu olmasını sağlar. Dolayısıyla kendinizi daha az riske sokarsınız.
Şöyle bir istisna olabilir; cruiser tipi motosikletlerin hemen hemen her hacimdekinde gaz tepkisi yumuşak ve sürat ön planda olmadığından biraz yüksek hacimle başlanabilir. Ben kendi şahsım adına kötü deneyimlediğimden bunu desteklemiyorum. Çünkü bu sefer o 200 kilonun üzerindeki ağırlık ve üstüne siz de eklendiğinizde artan ivme sonucu "frenleme" faktörü devreye giriyor. Bunu düzgün beceremediğinizde en iyi ihtimalle asfaltla yakınlaşma gibi bir mutsuz sonla karşılaşıyorsunuz ve canınızdan çok gururunuz ve özgüveniniz acıyor. Hele bir de bunu artçı ile yaşadığınızda, durumlar tatsızın da ötesinde olabiliyor. Lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim.
Gelelim cruise yani gezi motoru tavsiyesine;
1. Benim şahsi görüşüm, insan ne kadar bilinçli ve kaç yaşında olursa olsun en azından şehir içi yollarda kullanmak suretiyle bir motosikletin trafikteki yerini öğrenebilmesi açısından ufak ama 2. eli sıcak bir motosikletle trafiğe çıkmaktan yana. Bu bağlamda cruiser gibi idaresi zor, amiane tabirle motosikletlerin kamyonunu kullanmak yerine 125-150 cc civarında Yamaha YBR, Honda CBF gibi alım satımda size zarar ettirmeyecek, trafiği motosikletle nasıl okuyacağınızı gösterecek, akan ve duran trafikteki farklı konumlamalarınızı öğretecek, gerekli park ve manevraları nasıl yapmanız gerektiğini öğretecek ve trafikte sizi yormayacak bir motosikletle başlamak her zaman için idealdir, faydalıdır, hayat kurtarır. Yaklaşık 10-15 bin km sonrasında ise daha büyük hacimde motosikletlere geçmek daha makuldur. Çünkü bu kadar yol yaptığınız zaman iyi-kötü olasılıkların önemli bir yüzdesi ile karşılaşmış oluyorsunuz.
2. Ben her ne kadar trafikte manuel vitesli bir motosiklet tavsiye etsem de ciddi panik olabilecek insanların otomatik vitesli 125-150 cc bandındaki scooter'ları kullanması daha doğru olabilir. Çünkü acil durumlarda acemi ve heyecanlı insan vites olayını çorba edip yersiz kazalar da yapabilir. Honda PCX 150, Suzuki Burgman 200 (ABS) ve Yamaha NMax 125 (ABS) başlangıç için çok güzel modellerdir. Tabii ki başka marka ve model verilebilir. Ben misalen en bilinebilecekleri yazdım.
3. İlla ki cruiser ile başlanacak ise ki bu da yerine ve kabiliyete göre uygun olabilir. Çünkü cruiser tipi motosikletler yere yakın selesiyle, sürüş konforuyla acemi sürücü için güven verebilir. En azından ayağını yere tam basmak durduğun zaman motoru taşıyamayıp devirme sorununu bir nebze çözebilir. Ama burada da motor hacmi problemi devreye giriyor ki 250 cc tam bir limit noktasıdır. Oldukça ideal. Bu konuda yok işte 600-1000 cc cruiser filan gibi fanteziler yapılabilir ama iyi bir örnek değildir ve olmamalıdır da. Başlangıç motosikleti dediğiniz alet size trafiği öğretmeli, sürerken yanlışlarınızı bir nebze telafi edebilmeli, 2. eli hızlı olmalı ki elinizden çıkarırken hayatınız kararmasın ve durdurması problem olmamalıdır. Bu konuda ciddi güce sahip GV 250'yi ben şahsen önermem ama bu hacimdeki motosikletlerin içerisinde alınabilecek en düzgün motosiklettir. Ardından bir başka Kore markası Daelim Daystar 250'yi, üçüncü alternatif(ler) olarak RKS Cruiser & Blackster'ı ve son olarak Kuba Superlight 200'ü tavsiye etmek mantıklı olacaktır. Daelim ve RKS'nin 2. eli çok hızlı değildir. Ancak diğer motosikletleri daha kolay elinizden çıkarmanız mümkündür.
Ben gelişen teknoloji, yakıt tasarrufu gibi sebeplerden ötürü karbüratörlü eski tip makineler yerine elektronik yakıt enjeksiyonlu yeni nesil motor teknolojisini desteklediğimden ötürü her ne kadar ömürlük motosikletler olsa da 10-15 yılı devirmiş Japon motosikletlerine kesinlikle sıcak yaklaşmıyorum. Siz nasıl düşünürsünüz bilemem ama benim görüşüm bu yönde.
Son olarak alacağınız motosikletin sıfır olmaması sizin faydanıza olacaktır. Düştüğünüzde, devirdiğinizde, sürttüğünüzde içiniz kan ağlamamalı. "Nasıl olsa satacağım" diyerek hor kullanmamak koşuluyla motora bir şey olacak endişesini yaşamadan sadece sürüşe odaklanmanız açısından daha iyi sonuçlanabilir. Ayrıca ilk motosikletinizde görüntüden çok kendi konforunuzu ön plana almanız yine sizin yararınıza olacaktır.
Uzun yazıdan ötürü kusura bakmayın, umarım bir parça da olsa konu hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayabilmişimdir. Şimdiden hayırlı olsun.