- Katılım
- 14 Mar 2005
- Mesajlar
- 220
25 Mart 2011
Sabah büyükçe 2 muz ve portakal yedim, ilacı içim biraz bekledim durum iyi.
Motorun zincirini tekrar yağlayıp yola çıktım. Bahir Dar’da da benzi sadece bir istasyonda. Sabah olduğu için tuktukçular kuyruk yapmış. Addis’e gideceğimi söyleyip en öne geçtim ve benzini aldım saat 07 :40 yola çıktım.
Yol önceleri pek enteresan gelmedi ama sonradan düzenli tarlalar, yeşermeler ve yükselen irtifa görünümü değiştirdi.
Yolda bir çok kez foto için durdum.
Bahir Dar’dan 280 km sonra falan bir dağ geçti ve dağdaki kokuyu anlatamam. Tanıdığım bildiğim benzeteceğim bir koku değil. Taze, iç açıcı ve hafif çiçek kokusu ya da ağaç kukusu.
Harikaydı.
Yolda süslü atlarlın bir yere gittiğini gördüm ne şanslıyım festival gibi bir şey var herhalde dedim meğerse cenazeymiş.
Blue Nile Gorge ,çin dakikalar içinde 2.800 metreden 1000 metreye inince cehenneme inmiş gibi oldum, çok sıcak.
Gorge bir işe yaramaz zaten ne tesi ne de giriş falan var. Gazladım gittim. Tekrar irtifa ve serin hava iyi geldi.
Yolda bir tukulda mola verdim. Adını hatırlamadığım gözlerinin içi gülen bir çocuk ve neşeli bir aile vardı. T-shirtüm çok yakıştı, sanırım gerçekten ihtiyacı vardı.
Hayvanat bahçesi dışında bir akbaba çok enteresan
Addis’e 50 km kala bir yer var, Lonely Planet öyle diyor. Çok doğal bir ortam olan Muger river. Ama bulamadım. Kasabaların isimleri yazmıyor hangisini geçtim neredeyim bilemedim.
Addis’e saat 15:30 gibi vardım.
Yves’in önerdiği Taitu otele yerleştim. Gecelik 115 brr banyo ve tuvalet dışarıda.
Çok enteresan ve hareketli bir otel.
Şu ana kadar 4-5 motorcu gördüm. Dominatör kullanan yaşlı bir alman kadınla konuştum, belki sonra buluşup ona bilgiler vereceğim.
Mathias diye bir almanla tanıştım. Rotası benimle aynı ama o cibutiye değil somaliland’e gitmek istiyor.
Benim de çok görmek istediğim ama vizesi nereden alınır, gerekli mi gibi bir sürü cevapsız soru karşısında vazgeçtiğim bir yer.
Yves’te buraya kadar gelmişken Somaliland’a gitmemi önerdi.
Bakalım.
Mathias’ın benzin pompası sorunu var. Çalışıyor ama fazla ısınıyormuş.
Akşam dışarıda yemek yedim. Taitu Otel biraz pahalı. Corner Restoran yemekler iyi ve porsiyonlar büyük fiyatlar makul.
Spagetti 25, çorba 15 içecek 4 brr.
Otele dönüp fotoğraflarla uğraştım. Yarın planım yok.
26 Mart 2011
Taitu otelde geçen ilk gecem iyi değildi. Koridor zemini tahtadan ve odam ilk girişte, girip çıkanların ayak seslerinden pekiyi uyuyamadım. Otele ilk geldiğimde resepsiyonda eğer değerli eşyalarınız varsa buradaki dolaba kilitleyin diye bir uyarı aldım. Otel odalarının güvenliğini garanti etmiyorlar. Sabah kalkıp kahvaltı sonrası otel aradım ve Baro Otel’i buldum gecelik 120 Brr banyo içeride, motosikletim penceremin önünde. Kapalı ve yeşillikler içinde bir bahçesi var.
Taitu otelle fiyat hemen hemen aynı.
Otele yerleştikten sonra Piazza’ya yakın olan İnternational Museum ve Maryam Catedralini ziyarete gittim. Ulaşımda yerel minibüsleri kullandım. Piazza müze 1 Brr. Müze Marketo. 1.5 Brr Marketo Piazza 1.5 Brr.
Müze çok ama çok enteresan. Üst katlarda belki bir şey yok ama alt kat çok güzel.
İki ayağının üzerinde ilk yürüyen insan olarak da adlandırılan Lucy ile tanışmak heyecan verici.
Diğer odada Homo Sapiens dönemine gelene kadar insan oluşumuyla ilgili kafatasları ve diğer objeleri gördüğümde Darvin Teorisini canlı olarak yaşadım diyebilirim.
2-3 milyon yıllık canlıların fosilleri ve durumları çok iyi.
Müzeden çıkıp katedrale doğru yürüdüm.
Burası üniversiteye yakın olduğu için kafeler çok. Bir kafeye oturup bir şeyler içtim. Sonrasında katedrale gittim. Kilisenin camlarındaki boyamalar (vitray diyebilir miyim bilmiyorum) çok güzel.
Karanlığa dışarıdan süzülen ışık renkleri çok güzel gösteriyor.
Sol üst duvarda Hz. Âdem’den başlayan peygamberler sırayla resmedilmiş ama Hz Muhammed yok, enteresan. Ya kabul etmeme ya da Müslümanların Hz. Muhammed’in resminin yapılmasına gösterilen tepki. Benimle dolaşan rahibe sordum ama bir cevap alamadım. Sonra müzeye geçtim pek enteresan değil. Objeler belki Etiyopya tarihine göre önemli ama hemen hepsi yakın tarih objeleri.
Dışarı çıkıp yukarı yürüdüm. Bu gün cumartesi ve Marketo afrikanın en büyük pazarı denilen pazara gittim.
Eğer Çin malı malzemelere ihtiyacınız varsa birebir. Bana enteresan gelen hiç bir şey yok.
Otele dönüp vakit geçirdim.
Akşam yemeği için dışarı çıktım.
Piazza geceleri oldukça hareketli. Bizim Taksim Beyoğlu neyse Piazza da öyle. Bole Road tarafları ise İstanbul’un Nişantaşı’sı.
Gece bira fiyatları 10-17 Brr arası değişiyor. Bir çok yer saat 23:00 gibi kapanıyor ama sabaha kadar açık olanlar da var. Saat 12:00 gibi otele dönüp yattım.
Yarınki planım (aslında yok) Entotop dağına gitmek, burada en eski 2. kilise ve kayaya oyulmuş 7. Yüzyıldan kalma bir kilise var.
Eğer vakit kalırsa 50 Km uzaklıktaki Muger River’a gideceğim.
27 Mart 2011
sabah erken kalkıp odayı boşaltım eşyalarımı küçük bir depoya koydum. Entoto’dan sonra Muger’de kamp yapmayı düşünüyorum. Entoto Dağına doğru yola çıktım Piazza’ya 15 km mesafede. 2 yol varmış ama ben tamamı asfalt olmayan yoldan geldim.
Yine kilse, yine dinsel bakış. Sanırım artık tapınak vs. den sonra kilisede görmek istemiyorum. Buranın en güzel tarafı Addis Abbaba’yı tepeden gören bir manzarasının olması. Kiliseleri dolaştıktan sonra vaktim var.
Muger river’a doğru yola çıktım. Chanco diye bir kasabayı bulup oradan 17 Km içeri gireceğim.
Kasabayı kolayca buldum. Yan çantaları boşaltıp kamp malzemelerini buraya koydum. Chanco’dan alışveriş yapıp Muger River’a bilgilerini aldım. 35 km gittikten sonra Doro bulunacak ve oradan 12 Km daha gidilecek. Yol toprak.
Muger river yolu zor değil ama hızlı da değil yaklaşık 1 saatte buldum.
Hayal kırıklığı, Muger River kurumuş, yol çalışması var vs. Kamp yapabilecek bir yer görünmüyor. İrtifa kaybından dolayı hava çok sıcak.
Yolda bazı Çinlilere durumu sorduğumda eğer kanyona inip yürüyerek 7-8 km gidersem güzel yerler olduğunu söylediler. Motoru yalnız bırakıp gitmek işime gelmedi.
Kıçıma baka baka Addis’e dönüp tekrar aynı odaya yerleştim. Akşam dışarı çıkıp yemek yedim. Birkaç bira içip otele döndüm.
Yarınki planım vizeler.
28 Mart 2011
28 Mart 2011
Etiyopya vizem 2 Nisan’da bitiyor uzatmam lazım. Pakistan vizem Mayıs sonunda bitiyor uzatmam lazım. Cibuti vizesi almam lazım, Somaliland vizesi alacağım, herkes buraya kadar gelmişken Barberra plajını görmeden gitme diyor. Eğer Somaliland’a gidersem Osmanlı döneminden kalma eserlerin olduğu Harrar’da yolumun üzerinde.
İşe Cibuti vizesi ile başladım. 1 fotoğraf ve 40 dolar yeterli. Cibuti tüm başvuru yapanlardan konsolosluklarından bir mektup getirmesini istiyor ama bizim konsolosluğumuzun böyle bir uygulaması yok. Cibuti vizeyi 2 günde veriyor, eğer bir uzama falan olursa Etiyopya sıkıntı olur diye vazgeçip Somaliland Konsolosluğuna gittim. Bu arada konsoloslukların hemen hepsi Bole’de. 40 Dolar karşılığı ve 1 fotoyla yarım saatte vizeyi aldım. Pakistan konsolosluğuna gittim konsolos yok. Yarın sabah erken gelmemi söylediler. Saat 14:00 gibi İmmegration ofise gidip Etiyopya vizesi müracaatında bulundum. 20 dolar gerekli başka para kabul edilmiyor. Yarın saat 15.00 e randevu verdiler. Otele dönüp vakit geçirdim. Güney Afrikalı motorcu (adını hala hatırlamıyorum not aldığım kağıdı kaybettim.)
Cape Town’da motosiklet aksesuvarları dükkanı var. Uvex’in distribütörüymüş. Beni ilk gün otelde de görmüştü, ayaküzeri konuşmuştuk. Çantalarımı çok beğendi, allahı var ben de çok güzel pazarladım, e ne de olsa işim bu. Selim’in bilgilerini falan verdim, bağlantıya geçecek umarım anlaşırlar. Alman motorcu Angela ile buluştum. Onlar benim geldiğim yoldan dönüyorlar. Bildiklerimi anlattım. Angela 50 yaşlarında, tek başına dolaşıyor güneyden yukarı doğru gidiyor Dominatörü var ve çok tatlı bir kadın. Sonra hep birlikte Castelli restoran’a gittik. Castelli burada ünlü bir İtalyan restoranı, benim karnım tok sadece bira içtim. Mönü fiyatları ortama ve yemek lezzetine göre (bir parça tadına baktım) oldukça makul. Spagettiler 100 Brr civarında. Castell bira 20 brr. Uzun ve keyifli bir sohbetten sonra ayrıldık.
Yarınki planım vizelere devam.
29 Mart 2011
Pasaportum yok, bekliyorum. İnternet büyük sorun. 6 Mb dosya indirmek için 6,5 saat veriyor. Hız ortalama 7-8 Kb. Cepten internete bağlanabilmek için hesap ayarlarını öğrenmek üzere telekomünikasyon binasına gittim. İstasyonun orada. Odaya girdiğimde Tarmo ile karşılaştım. İnternet ayarlarını öğrendim ama bağlanamıyorum, telefonumda bir browser olması lazım sanırım. Addis’e 3 gün önce gelmiş. Bütün kuzeyi dolaşmış. İşlemleri bitirip birlikte onun kaldığı Holland House’a gittik.
Holland House karavanlar için güzel bir yer ama motosiklet kampı için pek rahat değil. Banyo ve tuvalet paylaşılıyor. Araçların fiyatı 120 Brr. Motosiklet 50 Brr. Kola 12 Brr. Ben Piazza’da Corner Restoran’da ki oldukça güzel bir yer 4 Brr’a içiyorum. Yemek mönüsü bana göre biraz pahalı. Standart mönüler 60 Brr’dan başlıyor. Belki sonra birkasç gün burada kalırım. Tarmo’dan ayrılıp Immegration ofice’e geldim, Saat 15:00. Saat 16:ya kadar bekledim pasaportum gelmedi. Beni 81 numaralı odaya gönderdiler, pasaportum orada ve formumun üzerinde kırmızı kalemle yazılmış notlar var. Oradaki görevliyle 80 numaralı odadaki müdürün yanına gittik. Yarım saat süren ahret sorgulamasından sonra vize veremeyeceklerini söylediler. Pasaportumda çok vize ve giriş çıkış var, bundan şüphelenmişler. Ben de müsaade isteyip motordan mektuplarımı, triptik belgemi falan alıp geldim. Motosikletle seyahat ettiğimi öğrenince başka bir odada 3 tane polisle yarım saat daha sorguya girdim.
Yarın saat 15:00’te gelmemi durumu değerlendireceklerini söylediler.
Çıkıp Otele doğru gittim, canım çok sıkkın, zaman kaybediyorum.
Otele dönünce biraz uzanım dinlendim. Arka balatam rodaj balatasıydı, bitmiş. Değiştirdim.
Yarınki planım vizelere devam.
30 Mart 2011
Sabah kalkıp kahvaltı ettim ve Bole bölgesine gittim. Biraz dolaşmak iyi gelecek sanırım. Saat 15:00’e kadar vakit geçireceğim.
Bole Road üzerinde Zebra Grill’e gittim. Restoran fena değil fiyatlar makul. Ana yemekler 60 Brr civarında. Belki umuduyla saat 14:00 gibi Immegration Ofiice’e gidip pasaportumu sordum. Pasaportum hazır. Pasaportu alıp çıktığımda daha büyü bir sürprizle karşılaştım. Motorum sola yatmış duruyor. Ya çalmaya çalıştılar ya da üzerine çıkıp kurcalarken kaydırdılar.
Disk kildim kırık ve kaliperle disk arasına sıkışmış. Biraz uğraşıp çıkardım, diskte bir sıkıntı yok gibi görünüyor (du) ama sürünce anladım tekrar kontrol ettim, çok küçük bir yerde sıkışmadan ötürü bir şişme olmuş fren yaparken tutup bırakıyor. Balatayı yedikçe düzelir diye umuyorum, olmazsa çaresine bakarım.
Piazza’ya döndüm. Fotoğraf çektirdim. Yemek yedim. Vakit geçirdim.
Moralim vizeyle düzelirken diskle bozuldu. Gece erken yattım sabah erken kalkıp Cibuti ve Pakistan vizeleri için uğraşacağım.
31 Mart 2011
Sabah erken kalkıp doğruca Pakistan konsolosluğuna gittim. Burada türk konsolosluğunda görmediğim ilgiyi görüyorum. Herkes sen benim kardeşimsin diyor. 24 dolar karşılığı ve 20 dakikada 6 aylık vizem hazır. Teşekkür edip çıktım. Cibuti konsolosluğunda Seyfi var, ilk günden arkadaş olduk. Gittiğimde orada yoktu başka bir kadın vardı. Vize müracaatımı kabul etmedi. Konsolosluktan bir mektup istedi (önceden biliyorum böyle bir uygulamayı Türk konsolosluğu yapmıyor
diğer ülke vatandaşlarının başvuru mektuplarını gösterdi. Konsolosluğa gittim, hem ziyaret ederim hem de bu durumu çözerim diye ama görevlilerle sadece telefonda konuşabildim. Mektup yok, gerekirse Cibuti konsolosluğuyla telefonda konuşabileceklerini söylediler Geri döndüm, bu defa Seyfi orada. Türkiye’de Motosiklet federasyonundan aldığım mektuplar bu vizelerde çok işime yardı, teşekkürler Binli.
Federasyon yazısı ve formla müracaat evraklarımı aldılar 670 Brr ödedim. Seyfiden bu gün alıp alamayacağımı çünkü Yemen vizesine ihtiyacım olduğunu söyledim, Yemen vizem dün bitti. Cep telefonlarımızı verdik ve dışarı çıktım.
Bole taraflarında vakit geçireceğim Bambi Süpermarkete gittim, biraz alışveriş yaptım.
Habesha Restorana gittim, yerel yemekler yapan farklı bir mutfakları var. Yemekler çok güzel fiyatlar makul bir tür Njara, salata ve içecek için 105 Brr ödedim.
Saat 14:30 gibi Seyfi aradı ve vizemin hazır olduğunu söyledi. Gidip aldım, Yemen dışında bütün vizelerim tamam, Umman vizesini sınırda alacağım veya Cibuti’den deneyeceğim.
Piazza’ya dönerken Marketo’ya uğradım. Açık motor yağı buldum ve yedek yağ bidonumu doldurdum. Litresi 65 Brr. 90 Numara yağ aldım litresi 60 Brr.
Otele döndüm, çamaşır falan yıkayayım dedim, otelde yıkama servisi var, her parça 4 Brr.
8 parça eşyamı yıkamaya verdim. Vakit geçirdim, diske falan baktım biraz. İnternet kafeye gidip telefonum için bir browser indirmeye çalıştım. & Mb dosya 6 saat. PC suite diye bir program var o 18 Mb
İnternet kafe fiyatı saati 12 brr.
Piazzada vakit geçirdim.
Yarınki planım
Yemen vizesi.
1 Nisan 2011
Sabah keyifli kalktım, keyfim Yemen konsolosluğuna kadar sürdü.
Yemen Addis’de vize vermiyor vizeyi uzatmıyor. Garip bir lehçeyle İngilizce konuşan biriyle anlaşmaya çalıştım. Çeşitli bilgiler aldım, Türkiye’de Burçin’i aradım, Sana’a ile falan görüşecek. Ablamı aradım vizeyi aldığım Nişantaşı’ndaki Fahri konsolosluğa gitti, gelen cevap güzel değil. Buradan da bir şey yapamayız Cibuti’den denesin.
Kös kös dışarı çıkıp otele döndüm. Aklım dağılsın diye motorun zincirini temizleyip yağladım. Şimdi saat 15:04 yarına bir planım yok. Bu akşam oturup plan yapacağım sanırım Pazar günü addis’ten ayrılacağım ve güneye doğru gideceğim. Amman Konsolsoluğundan Ebrar bey mesaj atmış, Langano gölünü ve awash’ı mutlaka gör diyor.
Şimdilik planım Langano, Shashemene den dönüp nazret üzerinden awash, harar, ve somaliland.
Sabah büyükçe 2 muz ve portakal yedim, ilacı içim biraz bekledim durum iyi.
Motorun zincirini tekrar yağlayıp yola çıktım. Bahir Dar’da da benzi sadece bir istasyonda. Sabah olduğu için tuktukçular kuyruk yapmış. Addis’e gideceğimi söyleyip en öne geçtim ve benzini aldım saat 07 :40 yola çıktım.
Yol önceleri pek enteresan gelmedi ama sonradan düzenli tarlalar, yeşermeler ve yükselen irtifa görünümü değiştirdi.
Yolda bir çok kez foto için durdum.
Bahir Dar’dan 280 km sonra falan bir dağ geçti ve dağdaki kokuyu anlatamam. Tanıdığım bildiğim benzeteceğim bir koku değil. Taze, iç açıcı ve hafif çiçek kokusu ya da ağaç kukusu.
Harikaydı.
Yolda süslü atlarlın bir yere gittiğini gördüm ne şanslıyım festival gibi bir şey var herhalde dedim meğerse cenazeymiş.
Blue Nile Gorge ,çin dakikalar içinde 2.800 metreden 1000 metreye inince cehenneme inmiş gibi oldum, çok sıcak.
Gorge bir işe yaramaz zaten ne tesi ne de giriş falan var. Gazladım gittim. Tekrar irtifa ve serin hava iyi geldi.
Yolda bir tukulda mola verdim. Adını hatırlamadığım gözlerinin içi gülen bir çocuk ve neşeli bir aile vardı. T-shirtüm çok yakıştı, sanırım gerçekten ihtiyacı vardı.
Hayvanat bahçesi dışında bir akbaba çok enteresan
Addis’e 50 km kala bir yer var, Lonely Planet öyle diyor. Çok doğal bir ortam olan Muger river. Ama bulamadım. Kasabaların isimleri yazmıyor hangisini geçtim neredeyim bilemedim.
Addis’e saat 15:30 gibi vardım.
Yves’in önerdiği Taitu otele yerleştim. Gecelik 115 brr banyo ve tuvalet dışarıda.
Çok enteresan ve hareketli bir otel.
Şu ana kadar 4-5 motorcu gördüm. Dominatör kullanan yaşlı bir alman kadınla konuştum, belki sonra buluşup ona bilgiler vereceğim.
Mathias diye bir almanla tanıştım. Rotası benimle aynı ama o cibutiye değil somaliland’e gitmek istiyor.
Benim de çok görmek istediğim ama vizesi nereden alınır, gerekli mi gibi bir sürü cevapsız soru karşısında vazgeçtiğim bir yer.
Yves’te buraya kadar gelmişken Somaliland’a gitmemi önerdi.
Bakalım.
Mathias’ın benzin pompası sorunu var. Çalışıyor ama fazla ısınıyormuş.
Akşam dışarıda yemek yedim. Taitu Otel biraz pahalı. Corner Restoran yemekler iyi ve porsiyonlar büyük fiyatlar makul.
Spagetti 25, çorba 15 içecek 4 brr.
Otele dönüp fotoğraflarla uğraştım. Yarın planım yok.
26 Mart 2011
Taitu otelde geçen ilk gecem iyi değildi. Koridor zemini tahtadan ve odam ilk girişte, girip çıkanların ayak seslerinden pekiyi uyuyamadım. Otele ilk geldiğimde resepsiyonda eğer değerli eşyalarınız varsa buradaki dolaba kilitleyin diye bir uyarı aldım. Otel odalarının güvenliğini garanti etmiyorlar. Sabah kalkıp kahvaltı sonrası otel aradım ve Baro Otel’i buldum gecelik 120 Brr banyo içeride, motosikletim penceremin önünde. Kapalı ve yeşillikler içinde bir bahçesi var.
Taitu otelle fiyat hemen hemen aynı.
Otele yerleştikten sonra Piazza’ya yakın olan İnternational Museum ve Maryam Catedralini ziyarete gittim. Ulaşımda yerel minibüsleri kullandım. Piazza müze 1 Brr. Müze Marketo. 1.5 Brr Marketo Piazza 1.5 Brr.
Müze çok ama çok enteresan. Üst katlarda belki bir şey yok ama alt kat çok güzel.
İki ayağının üzerinde ilk yürüyen insan olarak da adlandırılan Lucy ile tanışmak heyecan verici.
Diğer odada Homo Sapiens dönemine gelene kadar insan oluşumuyla ilgili kafatasları ve diğer objeleri gördüğümde Darvin Teorisini canlı olarak yaşadım diyebilirim.
2-3 milyon yıllık canlıların fosilleri ve durumları çok iyi.
Müzeden çıkıp katedrale doğru yürüdüm.
Burası üniversiteye yakın olduğu için kafeler çok. Bir kafeye oturup bir şeyler içtim. Sonrasında katedrale gittim. Kilisenin camlarındaki boyamalar (vitray diyebilir miyim bilmiyorum) çok güzel.
Karanlığa dışarıdan süzülen ışık renkleri çok güzel gösteriyor.
Sol üst duvarda Hz. Âdem’den başlayan peygamberler sırayla resmedilmiş ama Hz Muhammed yok, enteresan. Ya kabul etmeme ya da Müslümanların Hz. Muhammed’in resminin yapılmasına gösterilen tepki. Benimle dolaşan rahibe sordum ama bir cevap alamadım. Sonra müzeye geçtim pek enteresan değil. Objeler belki Etiyopya tarihine göre önemli ama hemen hepsi yakın tarih objeleri.
Dışarı çıkıp yukarı yürüdüm. Bu gün cumartesi ve Marketo afrikanın en büyük pazarı denilen pazara gittim.
Eğer Çin malı malzemelere ihtiyacınız varsa birebir. Bana enteresan gelen hiç bir şey yok.
Otele dönüp vakit geçirdim.
Akşam yemeği için dışarı çıktım.
Piazza geceleri oldukça hareketli. Bizim Taksim Beyoğlu neyse Piazza da öyle. Bole Road tarafları ise İstanbul’un Nişantaşı’sı.
Gece bira fiyatları 10-17 Brr arası değişiyor. Bir çok yer saat 23:00 gibi kapanıyor ama sabaha kadar açık olanlar da var. Saat 12:00 gibi otele dönüp yattım.
Yarınki planım (aslında yok) Entotop dağına gitmek, burada en eski 2. kilise ve kayaya oyulmuş 7. Yüzyıldan kalma bir kilise var.
Eğer vakit kalırsa 50 Km uzaklıktaki Muger River’a gideceğim.
27 Mart 2011
sabah erken kalkıp odayı boşaltım eşyalarımı küçük bir depoya koydum. Entoto’dan sonra Muger’de kamp yapmayı düşünüyorum. Entoto Dağına doğru yola çıktım Piazza’ya 15 km mesafede. 2 yol varmış ama ben tamamı asfalt olmayan yoldan geldim.
Yine kilse, yine dinsel bakış. Sanırım artık tapınak vs. den sonra kilisede görmek istemiyorum. Buranın en güzel tarafı Addis Abbaba’yı tepeden gören bir manzarasının olması. Kiliseleri dolaştıktan sonra vaktim var.
Muger river’a doğru yola çıktım. Chanco diye bir kasabayı bulup oradan 17 Km içeri gireceğim.
Kasabayı kolayca buldum. Yan çantaları boşaltıp kamp malzemelerini buraya koydum. Chanco’dan alışveriş yapıp Muger River’a bilgilerini aldım. 35 km gittikten sonra Doro bulunacak ve oradan 12 Km daha gidilecek. Yol toprak.
Muger river yolu zor değil ama hızlı da değil yaklaşık 1 saatte buldum.
Hayal kırıklığı, Muger River kurumuş, yol çalışması var vs. Kamp yapabilecek bir yer görünmüyor. İrtifa kaybından dolayı hava çok sıcak.
Yolda bazı Çinlilere durumu sorduğumda eğer kanyona inip yürüyerek 7-8 km gidersem güzel yerler olduğunu söylediler. Motoru yalnız bırakıp gitmek işime gelmedi.
Kıçıma baka baka Addis’e dönüp tekrar aynı odaya yerleştim. Akşam dışarı çıkıp yemek yedim. Birkaç bira içip otele döndüm.
Yarınki planım vizeler.
28 Mart 2011
28 Mart 2011
Etiyopya vizem 2 Nisan’da bitiyor uzatmam lazım. Pakistan vizem Mayıs sonunda bitiyor uzatmam lazım. Cibuti vizesi almam lazım, Somaliland vizesi alacağım, herkes buraya kadar gelmişken Barberra plajını görmeden gitme diyor. Eğer Somaliland’a gidersem Osmanlı döneminden kalma eserlerin olduğu Harrar’da yolumun üzerinde.
İşe Cibuti vizesi ile başladım. 1 fotoğraf ve 40 dolar yeterli. Cibuti tüm başvuru yapanlardan konsolosluklarından bir mektup getirmesini istiyor ama bizim konsolosluğumuzun böyle bir uygulaması yok. Cibuti vizeyi 2 günde veriyor, eğer bir uzama falan olursa Etiyopya sıkıntı olur diye vazgeçip Somaliland Konsolosluğuna gittim. Bu arada konsoloslukların hemen hepsi Bole’de. 40 Dolar karşılığı ve 1 fotoyla yarım saatte vizeyi aldım. Pakistan konsolosluğuna gittim konsolos yok. Yarın sabah erken gelmemi söylediler. Saat 14:00 gibi İmmegration ofise gidip Etiyopya vizesi müracaatında bulundum. 20 dolar gerekli başka para kabul edilmiyor. Yarın saat 15.00 e randevu verdiler. Otele dönüp vakit geçirdim. Güney Afrikalı motorcu (adını hala hatırlamıyorum not aldığım kağıdı kaybettim.)
Cape Town’da motosiklet aksesuvarları dükkanı var. Uvex’in distribütörüymüş. Beni ilk gün otelde de görmüştü, ayaküzeri konuşmuştuk. Çantalarımı çok beğendi, allahı var ben de çok güzel pazarladım, e ne de olsa işim bu. Selim’in bilgilerini falan verdim, bağlantıya geçecek umarım anlaşırlar. Alman motorcu Angela ile buluştum. Onlar benim geldiğim yoldan dönüyorlar. Bildiklerimi anlattım. Angela 50 yaşlarında, tek başına dolaşıyor güneyden yukarı doğru gidiyor Dominatörü var ve çok tatlı bir kadın. Sonra hep birlikte Castelli restoran’a gittik. Castelli burada ünlü bir İtalyan restoranı, benim karnım tok sadece bira içtim. Mönü fiyatları ortama ve yemek lezzetine göre (bir parça tadına baktım) oldukça makul. Spagettiler 100 Brr civarında. Castell bira 20 brr. Uzun ve keyifli bir sohbetten sonra ayrıldık.
Yarınki planım vizelere devam.
29 Mart 2011
Pasaportum yok, bekliyorum. İnternet büyük sorun. 6 Mb dosya indirmek için 6,5 saat veriyor. Hız ortalama 7-8 Kb. Cepten internete bağlanabilmek için hesap ayarlarını öğrenmek üzere telekomünikasyon binasına gittim. İstasyonun orada. Odaya girdiğimde Tarmo ile karşılaştım. İnternet ayarlarını öğrendim ama bağlanamıyorum, telefonumda bir browser olması lazım sanırım. Addis’e 3 gün önce gelmiş. Bütün kuzeyi dolaşmış. İşlemleri bitirip birlikte onun kaldığı Holland House’a gittik.
Holland House karavanlar için güzel bir yer ama motosiklet kampı için pek rahat değil. Banyo ve tuvalet paylaşılıyor. Araçların fiyatı 120 Brr. Motosiklet 50 Brr. Kola 12 Brr. Ben Piazza’da Corner Restoran’da ki oldukça güzel bir yer 4 Brr’a içiyorum. Yemek mönüsü bana göre biraz pahalı. Standart mönüler 60 Brr’dan başlıyor. Belki sonra birkasç gün burada kalırım. Tarmo’dan ayrılıp Immegration ofice’e geldim, Saat 15:00. Saat 16:ya kadar bekledim pasaportum gelmedi. Beni 81 numaralı odaya gönderdiler, pasaportum orada ve formumun üzerinde kırmızı kalemle yazılmış notlar var. Oradaki görevliyle 80 numaralı odadaki müdürün yanına gittik. Yarım saat süren ahret sorgulamasından sonra vize veremeyeceklerini söylediler. Pasaportumda çok vize ve giriş çıkış var, bundan şüphelenmişler. Ben de müsaade isteyip motordan mektuplarımı, triptik belgemi falan alıp geldim. Motosikletle seyahat ettiğimi öğrenince başka bir odada 3 tane polisle yarım saat daha sorguya girdim.
Yarın saat 15:00’te gelmemi durumu değerlendireceklerini söylediler.
Çıkıp Otele doğru gittim, canım çok sıkkın, zaman kaybediyorum.
Otele dönünce biraz uzanım dinlendim. Arka balatam rodaj balatasıydı, bitmiş. Değiştirdim.
Yarınki planım vizelere devam.
30 Mart 2011
Sabah kalkıp kahvaltı ettim ve Bole bölgesine gittim. Biraz dolaşmak iyi gelecek sanırım. Saat 15:00’e kadar vakit geçireceğim.
Bole Road üzerinde Zebra Grill’e gittim. Restoran fena değil fiyatlar makul. Ana yemekler 60 Brr civarında. Belki umuduyla saat 14:00 gibi Immegration Ofiice’e gidip pasaportumu sordum. Pasaportum hazır. Pasaportu alıp çıktığımda daha büyü bir sürprizle karşılaştım. Motorum sola yatmış duruyor. Ya çalmaya çalıştılar ya da üzerine çıkıp kurcalarken kaydırdılar.
Disk kildim kırık ve kaliperle disk arasına sıkışmış. Biraz uğraşıp çıkardım, diskte bir sıkıntı yok gibi görünüyor (du) ama sürünce anladım tekrar kontrol ettim, çok küçük bir yerde sıkışmadan ötürü bir şişme olmuş fren yaparken tutup bırakıyor. Balatayı yedikçe düzelir diye umuyorum, olmazsa çaresine bakarım.
Piazza’ya döndüm. Fotoğraf çektirdim. Yemek yedim. Vakit geçirdim.
Moralim vizeyle düzelirken diskle bozuldu. Gece erken yattım sabah erken kalkıp Cibuti ve Pakistan vizeleri için uğraşacağım.
31 Mart 2011
Sabah erken kalkıp doğruca Pakistan konsolosluğuna gittim. Burada türk konsolosluğunda görmediğim ilgiyi görüyorum. Herkes sen benim kardeşimsin diyor. 24 dolar karşılığı ve 20 dakikada 6 aylık vizem hazır. Teşekkür edip çıktım. Cibuti konsolosluğunda Seyfi var, ilk günden arkadaş olduk. Gittiğimde orada yoktu başka bir kadın vardı. Vize müracaatımı kabul etmedi. Konsolosluktan bir mektup istedi (önceden biliyorum böyle bir uygulamayı Türk konsolosluğu yapmıyor
Federasyon yazısı ve formla müracaat evraklarımı aldılar 670 Brr ödedim. Seyfiden bu gün alıp alamayacağımı çünkü Yemen vizesine ihtiyacım olduğunu söyledim, Yemen vizem dün bitti. Cep telefonlarımızı verdik ve dışarı çıktım.
Bole taraflarında vakit geçireceğim Bambi Süpermarkete gittim, biraz alışveriş yaptım.
Habesha Restorana gittim, yerel yemekler yapan farklı bir mutfakları var. Yemekler çok güzel fiyatlar makul bir tür Njara, salata ve içecek için 105 Brr ödedim.
Saat 14:30 gibi Seyfi aradı ve vizemin hazır olduğunu söyledi. Gidip aldım, Yemen dışında bütün vizelerim tamam, Umman vizesini sınırda alacağım veya Cibuti’den deneyeceğim.
Piazza’ya dönerken Marketo’ya uğradım. Açık motor yağı buldum ve yedek yağ bidonumu doldurdum. Litresi 65 Brr. 90 Numara yağ aldım litresi 60 Brr.
Otele döndüm, çamaşır falan yıkayayım dedim, otelde yıkama servisi var, her parça 4 Brr.
8 parça eşyamı yıkamaya verdim. Vakit geçirdim, diske falan baktım biraz. İnternet kafeye gidip telefonum için bir browser indirmeye çalıştım. & Mb dosya 6 saat. PC suite diye bir program var o 18 Mb
Piazzada vakit geçirdim.
Yarınki planım
Yemen vizesi.
1 Nisan 2011
Sabah keyifli kalktım, keyfim Yemen konsolosluğuna kadar sürdü.
Yemen Addis’de vize vermiyor vizeyi uzatmıyor. Garip bir lehçeyle İngilizce konuşan biriyle anlaşmaya çalıştım. Çeşitli bilgiler aldım, Türkiye’de Burçin’i aradım, Sana’a ile falan görüşecek. Ablamı aradım vizeyi aldığım Nişantaşı’ndaki Fahri konsolosluğa gitti, gelen cevap güzel değil. Buradan da bir şey yapamayız Cibuti’den denesin.
Kös kös dışarı çıkıp otele döndüm. Aklım dağılsın diye motorun zincirini temizleyip yağladım. Şimdi saat 15:04 yarına bir planım yok. Bu akşam oturup plan yapacağım sanırım Pazar günü addis’ten ayrılacağım ve güneye doğru gideceğim. Amman Konsolsoluğundan Ebrar bey mesaj atmış, Langano gölünü ve awash’ı mutlaka gör diyor.
Şimdilik planım Langano, Shashemene den dönüp nazret üzerinden awash, harar, ve somaliland.