bence işe güvenmeyerek değil güvenerek başlarsak sorunu çözmüş oluruz.
insanlara güvenelim. ama güvenirken de bilgilendirelim. asıl sorun bu.
eskiden asyada çocuklar kahramanlık göstermeden isim verilmezdi. sen yavaş yavaş alış bakalım sonra kahramanlık yaparsın denmezdi

herkesin canı tatlıdır. akli dengesi yerinde olan hiçbir kimse kendi hayatını bir makine için riske atmaz. Uyarı yapılırken de ciddi, kararlı, vakarlı ve bilgilendirici uyarılar yaparsak, herkes herşeyi rahatlıkla yapar ve eğilimlerini ona göre belirler bence.
ama görüyoruzki, buradaki başlıkların önemli bir kısmında, motoru şöyle kaydırdım, 250'ye şöyle çıktım, drifti böyle attım, falancayı böyle tokatladım, aradan şöyle sıyrıldım, tek tekere böyle kalktım, sen yapamazsın ben yaparım gibi çocuksu ve manasız ifadeler yer alıyor. Ve üzülerek söylüyorum ki, bu ifadeleri söyleyen kimseler deneyimsiz değil, tam tersine buralarda akıl hocalığı yapan kardeşlerimiz

zaten deneyimsiz bir kimse bu tür davranışlara kalkmaz, kalkamaz.. Şimdi siz "motorculuk tabir ettiğiniz" kavramın altyapısını böyle hazırlıyorsanız, elbetteki kişilere güvenmeyerek işe başlamanız normal.
söylediğim gibi kardeşlerimize güvenelim. biz artistlik yapmaz, onları da yapmaya özendirmezsek bu işler gelişir gider. motor demek gazı sonuna kadar kökleyip millete hava atmak demek değildir.
motor bir araçtır. kimisi için keyiftir, kimisi için eğlencedir. motoru amaç haline getirmiş arkadaşlar, bir yarışçılık balonu etrafında kendi egosunu tatmin eden arkadaşlar zaten burada öneride bulunmasınlar bence. bu sözümden kimse alınmasın gücenmesin. söz meclisten dışarı. belki bu sözümü yanlış anlayacaksınız ancak bu tür aşırı deneyimli kişiler olayı kendilerine göre yorumluyorlar ve aslına bakarsanız doğru değil yanlış yönlendiriyorlar. Ben de 18 senedir motor kullanırım. Ne yarışçıyım ne olmayı düşündüm ne de bu türden havai hevesim vardır. Yukarda da söylenmiş, yol ayrı yarışı bilmemnesi ayrı.. Onların işine de saygım var ancak bir de bu işin lamerleri var. Yani yarışçı kisvesine bürünüp ahkam kesen kardeşler var. Sadece motorda değil, araba vs..'de de aynı. Onların hayatı başka bir kulvar bizimki başka..
Ve şundan emin olun ki; buraya yazı yazan vatandaş; ne kadar soru sorarsa sorsun, ne kadar öğrenmeye çalışıyormuş gibi olursa olsun kafasına takmışsa gider motoru alır. Bizim sözlerimiz hava cıva olur yani.
O halde ?
Yapmamız gereken şey, onu tırstırarak, kat'iyetle vazgeçirmeye çalışarak, dalga geçerek, güvensizlik aşılayarak, yapamazsın deyip komplekse sokarak yadırgamak mı olmalıdır ? Aynı şeyin size söylendiğinde sizin tarafınızdan kabul görme oranı nedir ? Yoksa biz yapmadık siz yapın mı denmektedir ?

Böyle bir realite var ise, en yararlı davranış, dikkat edilmesi gereken konular ve deneyimlerin aktarılması olacaktır. korkutmak değil bence
Bana kalırsa bu konularda öneride bulunacak arkadaşlar bu işi keyif için yapan ve bunu bir amaç haline dönüştürmemiş (holigan olmayan) kişiler olmalılar. Çünkü motosikleti bir keyif ve araç olarak kullananların destek ve önerileri çok daha avami, çok daha halktan, çok daha deneyimsel ve akıllıca oluyor.
Söylediğim gibi bu size ters gelebilir ama bunun mantıklı ve felsefi izahatını uzun uzadıya yapabilirim.
Benim sözlerimden *bu böyledir, olay budur* deyip kesip atmak olarak algılanmasın. Daha önce buna benzer bir başlıkta da belirttiğim gibi ben ne bir otoriteyim, ne yarışçıyım, ne de bu konuda profesyonelim. Ben deneyimli, işi bildiğini düşünen sıradan ve buradaki bazı kardeşlerimizin yaşı kadar tecrübesi olan bir motosiklet kullanıcısıyım. Hafta 1 - 2 kez kullandığım makinemi de, keyif ve zevk için kullanan vatandaş ali rızayım. kendi düşüncelerimi belirtiyorum.
Sevgilerimle