- Katılım
- 30 Eyl 2006
- Mesajlar
- 54
- Konu Yazar
- #1
CBF 150 + ER 6F 2800 km ege-akdeniz 1. bölüm...
(ikiteker.org da yayınladığı haliyle...)
Yaz kendini hissettirmeye başladığında sevgili dostum Fırat’la uzun bir gezi
üzerine sohbetlere başlıyoruz…
Sohbetlerimizi plana dönüştürmek için öncelikle iki adet motosiklete ihtiyacımız olduğuna karar veriyoruz
Bendeki cbf 150 nin ikimizi bu kadar uzun bir yola keyifle götürmeyeceği açıkça görünüyor…
Kiralasak mı ödünç mü alsak derken
Fırat gözünü karartıp bir er 6F alıyor…
Artık plan yapabiliriz…Ağustos ortası yola çıkmak üzere anlaşıyoruz…
Haritada benim izlediğim rota görünüyor.Fırat’la İstanbul’da buluşup Sakarya’da ayrılıyoruz…
Kuzular başlarına geleceklerden habersiz uykudalar
Düşündüğümüz kadar erken kalkamadık ,olabildiğince hızlı hazırlanıyoruz…
Evden 200 m uzakta ilk molamızı verip hafif bir kahvaltı yapıyoruz.
Silivri yakınlarında otobandan çıkıp Marmara kıyısına yöneliyoruz…
Kumbağ da kısa bir çay molası veriyoruz,birbirini tutmayan yol tarifleri alıyoruz
Kumbağ çıkışındaki yol ayrımında Uçmakdereye sapıyoruz…sanırım hata yapıyoruz
Evet yapmışız yaklaşık 10 km toza toprağa bulanıyoruz…
Yolun yorgunluğunu Şarköy de atıp bir şeyler atıştırıyoruz.
Çanakkale ya yaklaşıyoruz,gölün adını hatırlamıyorum
Nihayet kendimizi feribota atıyoruz,ver elini Çanakkale
Akşam olmadan geyikli ye varıyoruz,feribota iki saat kaldığını öğrenince biraz yüzüyoruz…
Telefon görüşmeleri sonuçsuz,Bozcaada da kalacak yer bulamıyoruz…
Bankta uyumayı göze alıp adaya geçmeye karar veriyoruz…
Feribotta biraz oturunca ne kadar yorulduğumu anlıyorum…
Bozcaada ya inice önce yemek yiyoruz,yemek yediğimiz yerden bir pansiyona yönlendiriliyoruz.
Pansiyon sahibi adadaki doluluğun farkında olmalı ki bize uçuk bir fiyat çekiyor…
Fırat ın sıkı pazarlığı
makul bir fiyatta anlaşmamızı sağlıyor …
Odamıza yerleşip adayı biraz dolaşıyoruz…
Ada sabah da gece olduğu kadar güzel görünüyor…
Küçük bir ada turundan önce liman içinde kahvaltı yapıyoruz…
Nereye kaybolduklarını merak ettiğimiz eski tüfekleri adada emekliliğin tadını çıkarırken buluyoruz
Ayazma plajı…bırakın girmeyi ayağımızı bile sokamıyoruz.,aman feribot kaçmasın…
4 kardeşten en oyuncusu
Rüzgar enerjisi santralinin hizmet binası ada mimarisine uydurulmuş…
Biraz daha dinlenip adadan ayrılmak üzere yola çıkıyoruz…
Geyikliye geçtikten sonra Kıyı şeridini takip ederek Edremit körfezine ulaşıyoruz…
Assos a iniyoruz,kısa bir mola …hepsi bu kadar…
Gün batımında Ayvalık tayız…sarımsaklıda arkadaşlarla buluşup,onların önceden ayarladığı
Pansiyona yerleşiyoruz…akşam yemeği için cunda adasına gidiyoruz…
Sarımsaklı plajında başlıyoruz güne…
Şirince de bitiriyoruz…
Motorları meydana bırakıp hava kararmadan köyü gezmeye çıkıyoruz…
Şarap tadım tekliflerine üzülerek hayır diyoruz…alkollü yola çıkmak istemiyoruz…
Meydan manzaralı bir restoranda akşam yemeğimizi yiyoruz… fıstıklı köfte,pek sevmiyoruz…
Şarapların cazibesine dayanamayıp hem tadıyor hem alıyoruz…olimposa kadar yıllanmaya bırakıyoruz
Kısa bir gece yolculuğunda sonra kuşadasındayız…kalacağımız oteli zorlukla buluyoruz…
Kuşadası sokaklarını adımlarken kalabalıklığına şaşırıyoruz…
Lunaparka da gidiyoruz ama sadece izleyiciyiz…
Biraz daha Kuşadası sonra yatak artık yorulduk uyumak istiyoruz…
devam edecek...
gelecek bölümde: kahramanlarımız muğla köyceğiz fethiye elmalı üzerinden olimposa gidiyor...
makul bir süre burda yayıldıktan sonta burdur kütahya bilecik sakarya üzerinden evlerine dönüyorlar ...
(ikiteker.org da yayınladığı haliyle...)
Yaz kendini hissettirmeye başladığında sevgili dostum Fırat’la uzun bir gezi
üzerine sohbetlere başlıyoruz…
Sohbetlerimizi plana dönüştürmek için öncelikle iki adet motosiklete ihtiyacımız olduğuna karar veriyoruz
Bendeki cbf 150 nin ikimizi bu kadar uzun bir yola keyifle götürmeyeceği açıkça görünüyor…
Kiralasak mı ödünç mü alsak derken
Fırat gözünü karartıp bir er 6F alıyor…
Artık plan yapabiliriz…Ağustos ortası yola çıkmak üzere anlaşıyoruz…
Haritada benim izlediğim rota görünüyor.Fırat’la İstanbul’da buluşup Sakarya’da ayrılıyoruz…
Kuzular başlarına geleceklerden habersiz uykudalar
Düşündüğümüz kadar erken kalkamadık ,olabildiğince hızlı hazırlanıyoruz…
Evden 200 m uzakta ilk molamızı verip hafif bir kahvaltı yapıyoruz.
Silivri yakınlarında otobandan çıkıp Marmara kıyısına yöneliyoruz…
Kumbağ da kısa bir çay molası veriyoruz,birbirini tutmayan yol tarifleri alıyoruz
Kumbağ çıkışındaki yol ayrımında Uçmakdereye sapıyoruz…sanırım hata yapıyoruz
Evet yapmışız yaklaşık 10 km toza toprağa bulanıyoruz…
Yolun yorgunluğunu Şarköy de atıp bir şeyler atıştırıyoruz.
Çanakkale ya yaklaşıyoruz,gölün adını hatırlamıyorum
Nihayet kendimizi feribota atıyoruz,ver elini Çanakkale
Akşam olmadan geyikli ye varıyoruz,feribota iki saat kaldığını öğrenince biraz yüzüyoruz…
Telefon görüşmeleri sonuçsuz,Bozcaada da kalacak yer bulamıyoruz…
Bankta uyumayı göze alıp adaya geçmeye karar veriyoruz…
Feribotta biraz oturunca ne kadar yorulduğumu anlıyorum…
Bozcaada ya inice önce yemek yiyoruz,yemek yediğimiz yerden bir pansiyona yönlendiriliyoruz.
Pansiyon sahibi adadaki doluluğun farkında olmalı ki bize uçuk bir fiyat çekiyor…
Fırat ın sıkı pazarlığı
Odamıza yerleşip adayı biraz dolaşıyoruz…
Ada sabah da gece olduğu kadar güzel görünüyor…
Küçük bir ada turundan önce liman içinde kahvaltı yapıyoruz…
Nereye kaybolduklarını merak ettiğimiz eski tüfekleri adada emekliliğin tadını çıkarırken buluyoruz
Ayazma plajı…bırakın girmeyi ayağımızı bile sokamıyoruz.,aman feribot kaçmasın…
4 kardeşten en oyuncusu
Rüzgar enerjisi santralinin hizmet binası ada mimarisine uydurulmuş…
Biraz daha dinlenip adadan ayrılmak üzere yola çıkıyoruz…
Geyikliye geçtikten sonra Kıyı şeridini takip ederek Edremit körfezine ulaşıyoruz…
Assos a iniyoruz,kısa bir mola …hepsi bu kadar…
Gün batımında Ayvalık tayız…sarımsaklıda arkadaşlarla buluşup,onların önceden ayarladığı
Pansiyona yerleşiyoruz…akşam yemeği için cunda adasına gidiyoruz…
Sarımsaklı plajında başlıyoruz güne…
Şirince de bitiriyoruz…
Motorları meydana bırakıp hava kararmadan köyü gezmeye çıkıyoruz…
Şarap tadım tekliflerine üzülerek hayır diyoruz…alkollü yola çıkmak istemiyoruz…
Meydan manzaralı bir restoranda akşam yemeğimizi yiyoruz… fıstıklı köfte,pek sevmiyoruz…
Şarapların cazibesine dayanamayıp hem tadıyor hem alıyoruz…olimposa kadar yıllanmaya bırakıyoruz
Kısa bir gece yolculuğunda sonra kuşadasındayız…kalacağımız oteli zorlukla buluyoruz…
Kuşadası sokaklarını adımlarken kalabalıklığına şaşırıyoruz…
Lunaparka da gidiyoruz ama sadece izleyiciyiz…
Biraz daha Kuşadası sonra yatak artık yorulduk uyumak istiyoruz…
devam edecek...
gelecek bölümde: kahramanlarımız muğla köyceğiz fethiye elmalı üzerinden olimposa gidiyor...
makul bir süre burda yayıldıktan sonta burdur kütahya bilecik sakarya üzerinden evlerine dönüyorlar ...
Son düzenleme: