çanakkaledeydik :=)

Katılım
30 Kas 2005
Mesajlar
397
cumartesi günü işten bıraz erken cıktım eşimde cumartesi pazar pazartesi izinliydi ve birden kafamıza esti ve eşimle birlikte çıktık yollara ve işte resimler



kesanda ufak bı mola verip yola devam ediyoruz




keşan girişindeki göl







gelıboluda bı benzıcıde tekrar mola verıyoruz cayımızı ıcıp yola devam edıyoruz yolun devamında hava karardıgı ıcın bu bölumde resım cekemedık.

gelibolu'dan çıktıktan sonra ertesi gün şehitliği gezmen istediğimiz için (saat de iyice geç olmuştu) şehitliğe yakınbir yerlerde otelde kalalım dedik. Çanakkale Boğazı'nı takip ederek Eceabat'a vardık. Başladık kalacak bir yer aramaya. Fakat, hem 23 NİSAN hem de ANZAK haftası olunca her yer doluydu, kalacak bir yer bulamadık. Eceabat'tan bizi Kilitbahir'e gönderdiler, orda kesin yer bulursunuz dediler. Biz de tekrar yola koyulduk. Tabii herkes bizden önce davranmış. Kilitbahir'de de kalacak yer bulamadık. Kilitbahir'den feribotla karşıya geçtik, belki Çanakkale'de yer buluruz diye ama ordaki yüm otel,motel, pansiyon v.b. yerler tamamen doluydu. Bize İzmir yolu üzerinde Güzelyalı'ya gitmemizi önerdiler. Güzelyalı'ya girer girmez Onur Motel mi Otel mi ne olduğu belirsiz bir yer bulduk. Fakat, saat artık gece 23:30'u gösteriyordu ve biz çok yorgun ve üşümüştük. Kalacak bir yer bulduk diye sevindik ve nasıl olsa bir gece kalacağız diye hemen paramızı da ödeyip, odamıza yerleştik. Odaya girdiğimizde ilk şoku yaşadık. Odada sıcak su yok. Eşimle ikimiz turizmci olduğumuz için ilk pişmanlığımızı yaşadık. Kimler otel sahibi olmuş yahu. Neyse verdiğimiz paraya da üzülmeden bari biraz dinlenelim diye ve ertesi sabah erkenden kalkıp şehitliğe gideceğimiz için yatıp uykuya daldık. Sonra insana bu kadarı da olmaz denen rezaleti yaşadık. Saat sabaha karşı gecenin ikisinde adamın biri kapımıza dayanıp yumruklamaya başlamıştı. Hemen uyandım. Kalkıp kapıyı açtım. Karşımda bir adam, yanında eşi tuturmuş bu odanın parasını ben sabah peşin ödedim çıkın dışarı biz yatacaz burada diyor. Ölürmüsün öldürür müsün? Yahu kardeşim diyorum iyi güzel sen ödedin de biz de boncuk vermedik yani. Biz de ödedik parasını. Git resepsiyona konuş, sana başka oda versinler diyorum. Adamcağız da başka oda yok, gecenin ikisinde eşimle sokakta mı kalayım diyo. Neyse adamı zor bela resepsiyona gönderdim. Tekrar yattım yatağa ama uyu uyabilirsen. Derken telefon çaldı. Resepsiyondan arıyorlar, siz yanlış odayı almışsınız diyo. Halbuki resepsiyonda odanın anahtarını aldığımız adam kendini orda 500 YTL alarak çalıştığına bizi kandırıp kendini acındıran adam meğer otelin sahibiymiş. Alkollü olmasının da etkisiyle anahtarı bize kendisi vermişti. 230 nolu oda demişti. Neyse, telefonun arkasından bir de bu otel sahibi olacak adam yanında müşterilerle kapımıza dayanmaz mı. (Böyle durumlar için gezide yanınıza alınacaklar listesine bir de sopa eklemek lazım :=) ) Artık kapıda dedim ki biz bu odadan çıkmıyoruz kardeşim, zaten odayı da kullandık. Ben bu saatte eşyalarımı toplayıp çıkıp ne başka odaya geçerim, ne başka otel ararım. Ne halin varsa gör, sıkıysa çıkarın odadan. Kendime zor hakim oldum, yanımda eşim olmasa kesin kavga edecek duruma geldim. O da uyku sersemi uyanmış, şaşkın şaşkın bakıyo. Kaspıyı yüzlerine kapadım, ve yattık. Ama uyu uyuyabilirsen. Sinirlerim bozuldu. ertesi sabah kahvaltıya gittiğimizde biz açık büfe bir kahvaltı beklerken, bir tabağa 3 zeytin,çeyrek domates,çeyrek salatalık, peynir ve reçel koyup önümüze getirilmişti. Neyse ki Çay ve ekmek sınırsız olduğu için karnımızı doyurabildik. Sonra da bir resim bile çekmeden (çünkü tekrar hatırlamak istemiyoruz) gerekli tüm kişi ve kurumlara şikayet edeceğimiz turizmin yüz karası bu otelden ayrıldık. Arkadaşlar unutmayın, eğer yolunuz Çanakkale Güzelyalı'ya düşerse Onur Motel'de asla ama asla konaklamayın ve bunu tüm tanıdıklarınıza iletin. Yıllardır turizmciyiz, turizmci olduğumuza utandık. Turizmde ilk şart konaklama anlamında temiz bir odanın verilmesidir. Ama hadi odayı temiz veremedin, bari güleryüz göster ve iyi hizmet ver. Adamlarda hiçbiri yok.

Ve çıkıyoruz yola.. Sabah tekrar Çanakkala'ye dönüp feribota bindik ve Eceabat'a doğru gidiyoruz.



Ve işte şehitlikteyiz. Biz tabii akşam tekrar İstanbul'a dönemeyeceğimiz için, tüm şehitlikleri gezemedik. İşte gezebildiklerimizin resimleri...












anıt ı gezıp dua mızı okuduktan sonra 57. alay şehıtlıgıne gecıyoruz işte resımlerın devamıı










ve conk bayırınıda gezıp gerı istanbul adonmek ıcın yola cıkıyoruzz



















ve tekırdaga varıyoruz karnımızı doyurup tekrar yola cıkıyoruz ama planladıgımız saatte ıstanbulda olabılmemiz imkansız gıbı
cunku o kadar cok ruzgar cıkmıskı motosikletı yolda tutabılmek ıcın zorlanıyorum.
ama yolda tutmayıda basarıyorum kazasız belasız İstanbul a varıyoruz.
:=)
 
Katılım
30 Eyl 2006
Mesajlar
3,084
maşallah baya yol yapmışsınız motelci'de esnaf çıkmamış motelciye yazıklar olsun diyorum paylaşımın için saol
 
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
587
resimler icin teşekkürler.

o otel sahibi kapına dayanan adama ne demis olabilirki?
"abi onlar anahtarı nah burdan alıp cıktılar yukarı, benim kafa kıyaktı" filanmi ne??? :cyclopsan

bende 16 senedir turizmciyim, cook olur böyle şeyler takma kafana :)
 
Katılım
28 Kas 2005
Mesajlar
429
paylaşım için teşekkurler güzel bır gezı yapmışınız maceralı olmuş :) 17-18 martta ç.kaledeydım ben de çok sevdığım ve hayran kaldığım bır yerdır en kısa zamanda tekrar gıdıcem oralara
 
Katılım
9 Tem 2006
Mesajlar
2,878
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
paylasım için teşekkürler :cat:
 
Katılım
30 Kas 2005
Mesajlar
397
havalar bıraz daha guzel olmus olsaydı çadırla gıdecektık ama üşürüz diye çadırda almadık yanımıza keske alsaymışız :=)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst