- Konu Yazar
- #1
Merhabalar,
Farkındayım biraz karışık bir başlık oldu, şu sıralar kafam da aynı başlık kadar karışık. Özetle kendimden ve aklımdakilerden bahsedeyim. Aşağıdaki paragraflar bazı arkadaşları sıkabilir, şimdiden affedin. Belki benim durumumdaki birçok kişiye de yol gösterici olabilir, tahminimce bir çoğumuz aynı yollardan geçiyor veya geçecek...
30 yaşındayım, ismim Hakan. Uzun yıllardır motosiklere meraklı olsam da geçmiş zaman içinde ancak 2-3 sene kullanma şansım oldu. İstanbul'a Feneryolu, Kadıköy'e yerleşmemle beraber 15 gün Türkiye 15 gün yurtdışında çalışmaya başlayınca İstanbul trafiğinde her gün kaybettiğim 2 saat benim için çok daha değerli olmaya başladı. Ben de işyerimin bulunduğu Ümraniye ile Feneryolu'ndaki evim arasında hava iyiyken zevkle kullanırım diyip bir Honda PCX almayı düşündüm. Ancak birçoğunuz gibi benim de kapalı garajım olmadığı için hırsızlığa kasko konusunu araştırdım motordan önce, çünkü kendi bulunduğum ve kız arkadaşımın yaşadığı apartmanda(sıklıkla onda kalıyorum) motosiklet hırsızlığı vakaları görülmüş.
PCX'in 125cc lik ve hafif, kasaya atılıp götürülebilecek bir motosiklet olmasından dolayı kasko yaptırabileceğim bir firma bulamadım zira bulabilsem bile motor bedelinin %25 ine malolacağını tahmin ediyorum.
Kasko ve hırsızlığı göz önünde bulundurunca 250cc'lik modelleri inceledim fakat sonuç yine hüsran, birçoğunun vergi ile ilgili konulardan dolayı silindir hacmi 250 cc'nin altında, birçok kasko firması da 251 cc'yi şart koşuyor. Böylece 250cc'lik bir model alsam dahi onu da yurtdışındayken, ya da uyurken dert edeceğim.
Samimi söylüyorum, normalde rahat bir insanım fakat tüm istatistikler, sağdan soldan duyulanlar ve kasko firmalarının yaklaşımları çalınma olayının oldukça olası bir durum olabileceğine beni inandırdı ben de kasko firmalarının ağırlıklarından(kolay kaldırılıp götürülemiyorlar) dolayı daha sevecen yaklaştıkları 300 ve 400cc'lik modellere yöneldim. Ayrıca motosikletle uzun yol yapabilmeyi de çok isterdim.
Ancak bu sefer de bütçe problem oldu, güvenli sürüş giderleri ve korumalar haricinde 8 9 bin lira civarı bir bütçeyle sanırım ancak 2006 modelini alabilirim bu burgman'ların, silverwing'lerin.
Ben de bunlara ait bilgileri gözden geçirdiğim, elbette konuları çok teorik ve dar bir açıdan, kendim tecrübe etmeden değerlendirebildim, yerli ve yabancı forumlarda bu motorlarla ilgili bahsedilenler genelde bunlardı:
Burgman An400
Artılar:
İyi yol tutuş
Konforlu sürüş
Honda Silverwing'e kıyasla daha düşük yakıt tüketimi
Eksiler:
Sanıyorum bazı modellerde debriyajla ilgili kronik sorunların olması
Alçak olması Türkiye şartlarında sorun olabiliyor
genişliğinden dolayı trafikte aralardan geçmeye Honda SW400 kadar müsait olmadığı kanısı yaygın.
Servis sıkıntısı
Honda Silverwing- FJS 400'den bahsedecek olursam, 9.000 Lira'ya ancak yine 2006 civarlarında bir motosiklet bulabiliyorum sahibinden sitesinde. Piyasaya hakim olmadığımdan pahalı diyemiyorum ama bilenlerin yorumlarına açığım.
Internetteki kullanıcı yorumlarından gözlemlediğim artı ve eksiler:
+Çift silindirli ve daha seri, az titreşimli olması
+Trafikte daha esnek olabilmesi
+Parça konusunda servis desteği, erişilebilirlik
+Yine yorumlardan anladığım kadarıyla, binlerce km sorunsuz binilebiliecek kalitede bir motosiklet.
Eksiler:
-Yakıt tüketimi Burgman'a kıyasla yüksek
-Yedek parçalar oldukça pahalı
Yukarıdaki motosikletleri ve yapabileceklerini düşününce keyiflenmeden edemiyor insan ancak bu aletlerin en az 6-7 yaşında olup kim bilir kaç sahip değiştirdiğini, ne şartlarda kullanıldığını düşününce canım sıkılıyor
Özellikle bir de motordan anlamadığımda sorunlu bir motosiklet alıp keyif yerine çilek çekmek var.
Tüm bu uzun satırları değerlendirecek olursanız, sizler ne dersiniz, 6- 7 yaşında motor almak mantıklı mıdır? mantıklı ise kaskosuna siz ortalama ne ödüyorsunuz? Temizini satan bir tanıdığınız var mı Veya yukarıda saydığım motorlara alternatif modeller biliyor musunuz?
Farkındayım, çok uzun yazdım, sonuna kadar sabırla gelebildiyseniz bir kez daha teşekkür ederim.
Saygılar, selamlar, teşekkürler.
Farkındayım biraz karışık bir başlık oldu, şu sıralar kafam da aynı başlık kadar karışık. Özetle kendimden ve aklımdakilerden bahsedeyim. Aşağıdaki paragraflar bazı arkadaşları sıkabilir, şimdiden affedin. Belki benim durumumdaki birçok kişiye de yol gösterici olabilir, tahminimce bir çoğumuz aynı yollardan geçiyor veya geçecek...
30 yaşındayım, ismim Hakan. Uzun yıllardır motosiklere meraklı olsam da geçmiş zaman içinde ancak 2-3 sene kullanma şansım oldu. İstanbul'a Feneryolu, Kadıköy'e yerleşmemle beraber 15 gün Türkiye 15 gün yurtdışında çalışmaya başlayınca İstanbul trafiğinde her gün kaybettiğim 2 saat benim için çok daha değerli olmaya başladı. Ben de işyerimin bulunduğu Ümraniye ile Feneryolu'ndaki evim arasında hava iyiyken zevkle kullanırım diyip bir Honda PCX almayı düşündüm. Ancak birçoğunuz gibi benim de kapalı garajım olmadığı için hırsızlığa kasko konusunu araştırdım motordan önce, çünkü kendi bulunduğum ve kız arkadaşımın yaşadığı apartmanda(sıklıkla onda kalıyorum) motosiklet hırsızlığı vakaları görülmüş.
PCX'in 125cc lik ve hafif, kasaya atılıp götürülebilecek bir motosiklet olmasından dolayı kasko yaptırabileceğim bir firma bulamadım zira bulabilsem bile motor bedelinin %25 ine malolacağını tahmin ediyorum.
Kasko ve hırsızlığı göz önünde bulundurunca 250cc'lik modelleri inceledim fakat sonuç yine hüsran, birçoğunun vergi ile ilgili konulardan dolayı silindir hacmi 250 cc'nin altında, birçok kasko firması da 251 cc'yi şart koşuyor. Böylece 250cc'lik bir model alsam dahi onu da yurtdışındayken, ya da uyurken dert edeceğim.
Samimi söylüyorum, normalde rahat bir insanım fakat tüm istatistikler, sağdan soldan duyulanlar ve kasko firmalarının yaklaşımları çalınma olayının oldukça olası bir durum olabileceğine beni inandırdı ben de kasko firmalarının ağırlıklarından(kolay kaldırılıp götürülemiyorlar) dolayı daha sevecen yaklaştıkları 300 ve 400cc'lik modellere yöneldim. Ayrıca motosikletle uzun yol yapabilmeyi de çok isterdim.
Ancak bu sefer de bütçe problem oldu, güvenli sürüş giderleri ve korumalar haricinde 8 9 bin lira civarı bir bütçeyle sanırım ancak 2006 modelini alabilirim bu burgman'ların, silverwing'lerin.
Ben de bunlara ait bilgileri gözden geçirdiğim, elbette konuları çok teorik ve dar bir açıdan, kendim tecrübe etmeden değerlendirebildim, yerli ve yabancı forumlarda bu motorlarla ilgili bahsedilenler genelde bunlardı:
Burgman An400
Artılar:
İyi yol tutuş
Konforlu sürüş
Honda Silverwing'e kıyasla daha düşük yakıt tüketimi
Eksiler:
Sanıyorum bazı modellerde debriyajla ilgili kronik sorunların olması
Alçak olması Türkiye şartlarında sorun olabiliyor
genişliğinden dolayı trafikte aralardan geçmeye Honda SW400 kadar müsait olmadığı kanısı yaygın.
Servis sıkıntısı
Honda Silverwing- FJS 400'den bahsedecek olursam, 9.000 Lira'ya ancak yine 2006 civarlarında bir motosiklet bulabiliyorum sahibinden sitesinde. Piyasaya hakim olmadığımdan pahalı diyemiyorum ama bilenlerin yorumlarına açığım.
Internetteki kullanıcı yorumlarından gözlemlediğim artı ve eksiler:
+Çift silindirli ve daha seri, az titreşimli olması
+Trafikte daha esnek olabilmesi
+Parça konusunda servis desteği, erişilebilirlik
+Yine yorumlardan anladığım kadarıyla, binlerce km sorunsuz binilebiliecek kalitede bir motosiklet.
Eksiler:
-Yakıt tüketimi Burgman'a kıyasla yüksek
-Yedek parçalar oldukça pahalı
Yukarıdaki motosikletleri ve yapabileceklerini düşününce keyiflenmeden edemiyor insan ancak bu aletlerin en az 6-7 yaşında olup kim bilir kaç sahip değiştirdiğini, ne şartlarda kullanıldığını düşününce canım sıkılıyor
Tüm bu uzun satırları değerlendirecek olursanız, sizler ne dersiniz, 6- 7 yaşında motor almak mantıklı mıdır? mantıklı ise kaskosuna siz ortalama ne ödüyorsunuz? Temizini satan bir tanıdığınız var mı Veya yukarıda saydığım motorlara alternatif modeller biliyor musunuz?
Farkındayım, çok uzun yazdım, sonuna kadar sabırla gelebildiyseniz bir kez daha teşekkür ederim.
Saygılar, selamlar, teşekkürler.