Bunları Biliyor muydunuz?

Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
1) 1929 - 1939 yılları arasındaki on yılda dünya sanayi üretimi %19 artarken, Türkiye'de sanayi üretimi artışının %96'yı bulduğunu, Sovyetler Birliği ve Japonya dışında hiçbir ülkede, bu alanda Türkiye'den daha hızlı bir büyüme sağlayamadığını...

(Porf. Dr. Suna Kili , Atatürk Devrimi - Bir Çağdaşlaşma Modeli, S. 263 - 264.)

2) Hitler dönemi Almanya ve Avusturya'sını terkeden 142 bilim adamının Batı'nın gelişmiş ve varlıklı ülkeleri dururken, Türkiye'ye gelmeyi tercih ettiklerini...


3) Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra - resmi ya da özel -hiçbir dış geziye çıkmadığı halde, dünyanın birçok önde gelen devlet adamının, yoksul ve geri kalmış bir ülkenin devlet başkanını ziyaret etmek için adeta sıraya girdiklerini...


4) 1920'lerde "eski dünya"da Avrupalı olmayan ve bağımsız kalabilmiş sadece dört ülke bulunduğunu. Ama Türkiye dışında kalan Çin, Habeşistan (Etiyopya) ve İran'ın zamanla istilaya uğradığını. Mussolini'nin bir demeci, bu ortamda Türkiye'de tedirginlik yaratmıştı. Bunun üzerine Mussolini'nin, Türk Büyükelçisi'ne hemen şu mesajı vermek gereğini duyduğunu: Türkiye bu kapsamın dışındadır. Çünkü bir Avrupa ülkesidir." dediğini....( 60 yıl öncesinin faşist İtalyan diktatörünün bile bu düzeltmeyi yapmak gereğini duyduğu koşullarda, acaba niçin bugünkünden daha Avrupalı sayılıyordu?..Çok ilginç değil mi?)


5) Atatürk'ün doğumunun 100. yılında, UNESCO'nun 156 ülkenin ortak imzasıyla aldığı kararda O'nun için: "Uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayırımı gözetmeyen eşsiz devlet adamı" dediğini...


6) Cumhurbaşkanı Mareşal Gazi Mustafa Kemal'in, milletvekili adayı olarak seçime katılabilmek için, "mareşal" sıfatıyla ordudan emekliliğini istediğini, fakat emekli olabilmesi için "Türkiye Cumhurbaşkanı" sıfatıyla, kendi emeklilik kararnamesini imzaladığını...


7) Şubat 1920'de, müttefikler arası Londra toplantısında, Lord Curzon'un; "Ermenistan mandası altında bir Lazistan kurulmasını..." önerdiğini....


8) Ocak 1993'te katledilen Uğur Mumcu'nun, Muammer Aksoy cinayeti ile ilgili olarak "Ey devletin etkili ve yetkilileri, bu konuyu bir değil, bin kez düşünün. İş işten geçtikten sonra pişmanlığın hiçkimseye yararı olmaz. Başta sizlere!" dediğini...


9) Dünya Bankası Başkanı Eugene R. Blok'un ( Aynı görevini sürdürüp sürdürmediğini bilmiyorum) "Bizim dış ülkeler yardım programımız, Amerikan özel teşebbüslerinin yararınadır..." dediğini...


10) Döneminin ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Richard BURT'un, M. Ali Birand ile yaptığı bir söyleşide "Bir tek Amerikan askerini Türkiye'de tutmak bize yılda 90 bin dolara mal oluyor. Oysa bir Türk askerinin Türk Hükümeti'ne maliyeti yılda 6 bin dolar..." dediğini...


11) Sisav'ın 1982'de düzenlediği "1980'lerde NATO" konulu bir toplantıda konuşan, ABD'li ünlü stratejist Prof. Wohlstetter'in "Türkiye'yi Türklere bayıldığımız için değil, son tahlilde Batı'nın petrolünü koruduğu için güçlendirmeliyiz..." dediğini...


12) Kimyasal veya biyolojik silahlarla yapılacak bir savaşta, gazmaskesi olmadığı için Türkiye'de hiçkimsenin sağ kalamayacağını...


13) Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat" adlı romanında "Sonra kasaba alanında bir dolanır, Atatürk heykeline sıçan güvercinleri ayıplar." Ayrıca, "...Duvardaki çerçeveli fotoğrafından, Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu." Ayrıca "...Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğunu..." dediğini...


14) Osmanlı İmparatorluğu'nun altıyüz yıllık tarihinde 215 sadrazamdan; 111'inin Türk, 33'ünün Arnavut, 24'ünün Çerkez, 20'sinin Slav, 5'inin Rum, 3'ünün Arap, 2'sinin Latin, 2'sinin Ermeni, 15'inin ise devşirme olmakla birlikte soyunun bilinmediğini...


15) Kopernik güneş sistemini 1543'te ispatladığı halde, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1800'lerde bile "Dünya merkezli güneş sistemi"ni okuttuğunu...


16) Bilimsel araştırmaları yobazların tepkisini çekip ölümle tehdit edilen İbni Sina'nın: "Genişlemesine kısa bir hayatı, uzunlamasına dar bir hayata tercih ederim" dediğini...


17) 3500 yıllık yazılı tarihin, sadece 270 yılında barış olduğunu...


18) Çanakkale Savaşları'nda metrekareye 6000'den fazla merminin isabet ettiğini...


19) Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kâğıt paralarının 50 TL ve 100 TL olduğunu...


20) İlk Büyük Millet Meclisi açıldığında, Meclis'te yer alan meslek gruplarının dağılımının; Tüccar (40), Çiftçi (32), Gazeteci (11), Memur (44), Müftü (14), Müderris (13), Şeyh (10), Aşiret Reisi (5) ve İşçi (1) Milletvekili olduğunu...

(Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 15 Kasım 1970)


21) 2. Dünya Savaşı'nın başlarında, Vatan Gazetesi'nde Hitler'i alaya alan bir karikatür yayınlandığı için, Vatan Gazatesi'nin 60 gün süre ile kapatıldığını...


22) Atatürk'ün, son günlerinde, Ali Fuat Paşa'yı birkaç defa arattığını ve bazı şeyler söyleyeceğini haber almasına rağmen, Atatürk'ün yanına her gidişinde kendisinin Atatürk'ü görmesine imkan verilmemiştir. Bu durumdan siyasi hatıralarında bahsederken "Buna muhalefet edenlere lanet" sözleri ile bittiğini...

(Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam III, S. 564.)


23) Avrupa'da ilk defa bir caddeye "Atatürk" adı verildiğini... ve bu caddenin de Belçika'nın Vise kentine bağlı - Türklerin yoğun şekilde bulunduğu - Cheratte(?) kasabasının en büyük caddelerinden birinin adını "Atatürk Caddesi (Avenue Atatürk)" olarak değiştirdiğini...
(19.05.2002 tarihli Posta Gazetesi)


24) Rockefeller'ın Eisenhower'a yazdığı bir mektupta, "Türkiye'nin gelişmesi, onun bağımsızlık eğilimini artırır." dediğini..

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 100, 3.Basım)


25) Hammadde kaynaklarını denetleme, yeni pazarlar, az gelişmiş ülkelerin özel girişimleriyle (komprador burjuvazi) işbirliği yapılarak sağlanır.

"Büyük emperyalist tekeller, geri kalmış ülkeleri hafif sanayiye yöneltmek yoluyla da (Thornburg, 1948 tarihli raporunda Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın, Kırıkkale Silah Fabrikaları'nın tasfiyesini öneriyor ve Türkiye'nin tarım ve hafif sanayi ile kalkınacağını belirtiyordu / notumuz) yeni sömürüye girişmişler ve yerli kompradorlarla sömürü ortaklıklarını kurmuşlardır...

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 39, 3.Basım - Orhan Hançerlioğlu, Felsefe Sözlüğü, Cilt:7, S.298)


26) Prof. Dr. Eliot Cohen (ABD Donanma Akademisi Stratejisi Öğretmeni - 1986)'in ; "Özellikle Doğu Türkiye'nin önemi arttı. Çünkü ittifak içinde insan fazlası olan tek ülke Türkiye. Cepheye birbiri ardından dizi dizi insan sürülebilir, Avrupalılar bunu yapmakta Kore Savaşı'ndan bu yana isteksiz. Doğu Türkiye'de yapılmasına başlanan yeni üsler de, bu bağlamda çok önem taşıyacak. Bu üsler her ne kadar kağıt üzerinde Basra Körfezi ile irtibatlandırılmıyorsa da müstakbel bir kriz anında büyük hizmetleri geçecek." dediğini...

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 60, 3.Basım)


27) NATO Eski Genel Sekreteri Peter Carrington'ın, "Türkiye'nin batı komşularıyla olduğu gibi, diğer Ortadoğu ülkeleriyle de özel ilişkileri ve bağları vardır. Düşman Türkiye ya da tarafsız bir Türkiye, savunma durumumuzu da gerçekten büyük zorluklara iter, stratejimizin inandırıcılığını zayıflatırdı." dediğini...
(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 94, 3.Basım)


28) Richard Padol adlı bir AID uzmanı, Türkiye'de , bürokrasimizle ilgili olarak rapor hazırlamış ve bu raporu ABD'ye sunmuştur. Şu cümleler rapordan alınmıştır:

"Yirmi yıldan fazla bir zamandır Türkiye'de faaliyette bulunan Amerikan yardım programı bir zamandan beri meyvelerini vermeye başlamıştır. Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi görmüş bir Türk'ün bulunmadığı bir Bakanlık ya da bir İktisadi Kamu Kuruluşu hemem hemen kalmamıştır. Bu kimseler halen bulundukları örgütte "ilerici güç" niteliğini taşımaktadır. Genel müdür ve müsteşarlık mevkilerinden daha büyük görevlere kısa zamanda geçmeleri beklenir. AID bütün gayretleri bu gruba yöneltilmelidir.

Geniş ölçüde Türk idarecilerini indoktrine etmek gerekir. Burada özellikle orta kademe yöneticiler üzerinde durmak yerindedir. Amaç, bunlara yeni davranışlar kazandırmaktır. Bu grubun yakın gelecekte yüksek sorumluluklar mevkilerine geçecekleri düşünülürse, bütün gayretlerin bu kimseler üzerinde toplanması mantık açısından doğrudur."

(Raporun geniş bir özeti, 17-19 Ağustos 1975 tarihlerinde Cumhuriyet Gazetesi'nde Yalçın Doğan tarafından verilmiştir.)

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 111, 3.Basım)


29) (Amerikan Yardımı hakkında)... bizimle yapılan 12 Temmuz 1947 Antlaşmas'nın 3. Maddesi 2. fıkrasi hükmüne göre:
"Türkiye hükümeti, bu yardımın amacı, kaynağı, mahiyeti, genişliği, miktarı ve işleyişi hakkında Türkiye'de tam ve devamlı yayın yapacaktır." denildiğini...

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 139, 3.Basım)


30) (ABD'nin Türkiye ve Yunanistan'a Yardım Hakkında Kongre Kanunu, Ekler Bölümü, 1.) ABD'nin Türkiye'ye neden ve nasıl yardım ettiğini belgeleyen yasa şu sözlerle başlar:

"Madem ki Türk ve Yunan Hükümetleri, Birleşik Devletler Hükümeti'nden, milli bütünlüklerini ve hür milletler olarak mevcudiyetlerini idame ettirebilmek için, gerekli malî ve diğer yardımları acil olarak talep etmişlerdir." denildiğini...

(Oltadaki Balık Türkiye, M. Emin Değer, S. 165, 3.Basım
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Dikkatle okudum. Bazı konularda bildiklerim ve fikirlerim var.

2) Batının gelişmiş ülkeleri bulunurken Türkiye'yi tercih etme diye bir durum yok. Zira Hitler TC'ye saldırmama garantisi vermişti. Ayrıca konuda bahsedilen gelişmiş ülkelerin tamamı zaten hitler tarafından işgal edilmişti, dolayısı ile oraya kaçmaları ahmaklık olurdu :) Önemli bir kısmı da Amerikaya kaçmıştı (Örnek Einstein)

3) Osmanlı son döneminde yoksuldu ama çok da geri kalmamıştı. Bu iddia doğru değildir. Zira; söylenen manada atılımı avrupa ülkeleri sanayii devriminden sonra yapmışlardır ve sanayii devrimi osmanlının yıkıldığı döneme çok yakındır. Osmanlının son dönemi, bugünkü şartlara bakılarak konuşulacak olursa avrupa/amerika (teknik yönden) kıyaslandığında daha da iyi sayılabilirdi.

4) Bunu düşündüğümüzde çok daha farklı şeyler geliyor insanın aklına tabii.. Acaba... gibi.. :)

8) Bu sözü söylemiş olmasının diğer konular ile ilgisinin ne olduğunu anlayamadım :)

10) Maalesef bu kendi insanımıza verdiğimiz değeri göstermek açısından önemlidir :(

12) Kesinlikle. Hatta saldırı esnasında çalınacak canavar düdüğünü anlamayıp herkesin "kesin şunu yaa ne biçim insansınız.." gibi bir tepki gösterceğine de eminim..

14) Büyük devlet olmak bunu gerektirir. Bütün gelişmiş toplumların çok kültürlülük politikası varken, bizim tek millet olma sevdamız hayli düşündürücüdür. Gelişmiş ülkeler ülkelerine göçmen kabul ederek çok kültürlülük politikası uygularlar. Biz ise mevcut zenginliklerimizi zapt,u rapt altında tutarak büyük olmakla övünürüz maalesef. Yani hemen her konuda olduğu gibi tam tersine :)

15) Bu doğru değildir. Kim yazmışsa atmış. Zira 1000'li yıllardan yani Selçuklu döneminden bu yana Türkler ve İslam kavimleri Güneş sistemini biliyordu ve kullanıyordu.

16) Bu da doğru değildir. Zira o dönemlerde orta asyada onlarca alim, bizzat emirler tarafından korunuyor ve üniversitelerde ders veriyordu. Ayrıca rönesans benzeri bir fikir ve kültür aydınlanması olduğundna halk da bilimsel yeniliklere karşı çok açıktı. Özellikle optik, tıp, geometri ve astronomi konusundaki ana bugün bile kullandığımız kaideler o dönemlerde bulunmuştur.

21) 2. madde için yaptığım yorumun doğruluğunun delilidir.

24) Doğrudur. Bu yüzden birçok genç kızımız üniversitelere alınmamaktadır maalesef. Çünkü eğitim bağımsızlığı ve sorgulamayı getirir.

27) Aynı NATO bizi koreye sürüklerken, Kıbrıs çıkarmasında destek vermemiştir maalesef. Büyük bir ikiyüzlülüktür.

28) Bahsi geçen güdümlü yetiştirilmiş personel sadece idareciler değil, gazeteciler, askerler, bürokratlar ve diğer kritik karar mekanizmalarına da yerleştirilmiştir maalesef. Bunu söyleyen arkadaş; muhtemelen tırsmış olmalı ki, türkiyede mevcut her olumsuzluk ve suçun siyasetçilere yamanarak olaydan kolayca sıyrılma geleneğine destek vermiş :)
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
Dikkatle okudum. Bazı konularda bildiklerim ve fikirlerim var.

2) Batının gelişmiş ülkeleri bulunurken Türkiye'yi tercih etme diye bir durum yok. Zira Hitler TC'ye saldırmama garantisi vermişti. Ayrıca konuda bahsedilen gelişmiş ülkelerin tamamı zaten hitler tarafından işgal edilmişti, dolayısı ile oraya kaçmaları ahmaklık olurdu :) Önemli bir kısmı da Amerikaya kaçmıştı (Örnek Einstein)

3) Osmanlı son döneminde yoksuldu ama çok da geri kalmamıştı. Bu iddia doğru değildir. Zira; söylenen manada atılımı avrupa ülkeleri sanayii devriminden sonra yapmışlardır ve sanayii devrimi osmanlının yıkıldığı döneme çok yakındır. Osmanlının son dönemi, bugünkü şartlara bakılarak konuşulacak olursa avrupa/amerika (teknik yönden) kıyaslandığında daha da iyi sayılabilirdi.

4) Bunu düşündüğümüzde çok daha farklı şeyler geliyor insanın aklına tabii.. Acaba... gibi.. :)

8) Bu sözü söylemiş olmasının diğer konular ile ilgisinin ne olduğunu anlayamadım :)

10) Maalesef bu kendi insanımıza verdiğimiz değeri göstermek açısından önemlidir :(

12) Kesinlikle. Hatta saldırı esnasında çalınacak canavar düdüğünü anlamayıp herkesin "kesin şunu yaa ne biçim insansınız.." gibi bir tepki gösterceğine de eminim..

14) Büyük devlet olmak bunu gerektirir. Bütün gelişmiş toplumların çok kültürlülük politikası varken, bizim tek millet olma sevdamız hayli düşündürücüdür. Gelişmiş ülkeler ülkelerine göçmen kabul ederek çok kültürlülük politikası uygularlar. Biz ise mevcut zenginliklerimizi zapt,u rapt altında tutarak büyük olmakla övünürüz maalesef. Yani hemen her konuda olduğu gibi tam tersine :)

15) Bu doğru değildir. Kim yazmışsa atmış. Zira 1000'li yıllardan yani Selçuklu döneminden bu yana Türkler ve İslam kavimleri Güneş sistemini biliyordu ve kullanıyordu.

16) Bu da doğru değildir. Zira o dönemlerde orta asyada onlarca alim, bizzat emirler tarafından korunuyor ve üniversitelerde ders veriyordu. Ayrıca rönesans benzeri bir fikir ve kültür aydınlanması olduğundna halk da bilimsel yeniliklere karşı çok açıktı. Özellikle optik, tıp, geometri ve astronomi konusundaki ana bugün bile kullandığımız kaideler o dönemlerde bulunmuştur.

21) 2. madde için yaptığım yorumun doğruluğunun delilidir.

24) Doğrudur. Bu yüzden birçok genç kızımız üniversitelere alınmamaktadır maalesef. Çünkü eğitim bağımsızlığı ve sorgulamayı getirir.

27) Aynı NATO bizi koreye sürüklerken, Kıbrıs çıkarmasında destek vermemiştir maalesef. Büyük bir ikiyüzlülüktür.

28) Bahsi geçen güdümlü yetiştirilmiş personel sadece idareciler değil, gazeteciler, askerler, bürokratlar ve diğer kritik karar mekanizmalarına da yerleştirilmiştir maalesef. Bunu söyleyen arkadaş; muhtemelen tırsmış olmalı ki, türkiyede mevcut her olumsuzluk ve suçun siyasetçilere yamanarak olaydan kolayca sıyrılma geleneğine destek vermiş :)
2.Hitler Rusyaylada ittifak yapmıstı ama sonradan Rusyayada saldırdı.Bu da bize bir şey yapmıyacagı anlamına gelmez.

3.O bahsettigin zenginlik Osmanlı paşalarının Avrupadan aldıgı borçlarla yaptırdıgı Çıragan Sarayımı,yoksa avrupalı gözlemciler eşliginde açılan topçu,asker ocaklarındanmı bahsediyorsunuz.TOplu iğneyi bile kendimiz imal edemiyorduk.

14.Emin ol Türkiye içinde o bahsettigin toplumlardan daha çok miilet barındırıyor.Ayrıca o devletler o göçmenleri süs olsun diye getirmediler,hoş görüylede hiç alakası yok.2.dünya savasından sonra bir şeyler inşa edecek erkek yoktuda onun için getirdiler.Şimdide işleri bitti çöpe atıyorlar.Örn:Nicolas Sarkosy nin uyguladıgı göçmen politikaları,banliyo olayları,Almanyada ki TÜrkleri Almanlardan dayak yemesi vs.Sen hangi devlette 3 tane ibadethaneyi bir arada gördün?Al sana çok kültürlülük.

24.O bahsettgin kızlar dini eğitime alet edildigi için alınmıyorlar.Türkiye'nin bağımsızlaşmasıyla kızların okula alınmaması bagıntısı ne alaka.Bu bağımsızlaşmayla ilgili tek alaka öss dir.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
2.Hitler Rusyaylada ittifak yapmıstı ama sonradan Rusyayada saldırdı.Bu da bize bir şey yapmıyacagı anlamına gelmez.

Gelmemesi için bir neden yoksa gelmesi içinde bir neden yoktur. Ve gelmiştir :)

3.O bahsettigin zenginlik Osmanlı paşalarının Avrupadan aldıgı borçlarla yaptırdıgı Çıragan Sarayımı,yoksa avrupalı gözlemciler eşliginde açılan topçu,asker ocaklarındanmı bahsediyorsunuz.TOplu iğneyi bile kendimiz imal edemiyorduk.

Osmanlı hakkında yanlış bilgilere sahipsin. Osmanlı kendi döneminde birçok şeyi imal ediyordu. Osmanlı denince 1900 yılını anlamamalısın. Zaten sanayi devrimi ile osmanlının yıkılışı arasında çok az bir zaman vardır ki; sanayi devriminden 10 yıl sonrasına kadar avrupada da topluiğne bile yapılamıyordu.

14.Emin ol Türkiye içinde o bahsettigin toplumlardan daha çok miilet barındırıyor.Ayrıca o devletler o göçmenleri süs olsun diye getirmediler,hoş görüylede hiç alakası yok.2.dünya savasından sonra bir şeyler inşa edecek erkek yoktuda onun için getirdiler.Şimdide işleri bitti çöpe atıyorlar.Örn:Nicolas Sarkosy nin uyguladıgı göçmen politikaları,banliyo olayları,Almanyada ki TÜrkleri Almanlardan dayak yemesi vs.Sen hangi devlette 3 tane ibadethaneyi bir arada gördün?Al sana çok kültürlülük.

Ben osmanlıdan bahsetmiyorum zaten. Osmanlı çokuluslu bir imparatorluktu. Yazdıklarımı bir daha okumalısın.

24.O bahsettgin kızlar dini eğitime alet edildigi için alınmıyorlar.Türkiye'nin bağımsızlaşmasıyla kızların okula alınmaması bagıntısı ne alaka.Bu bağımsızlaşmayla ilgili tek alaka öss dir.

Bir öğrenci istersede dini eğitime alet edemez. Çünkü eğitimi veren kendisi değildir eğitimi alandır dolayısı ile anlamsız söylediklerin. Eğer dikkatlice ve önyargısız olarak okursan bağlantıyı fark edeceksin.
. .
 
Katılım
22 Tem 2006
Mesajlar
2,022
güzel bir paylayım bilgile paylaşdıkca cogalır ellerınıze saglık uşenmeden yazmışınız cok ilgimi çekti.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
cevaplar alıntının içinde o yüzden . . 25 karakter davası.
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
2.GElmesi için çok neden var.Adam dünyayı el geçirmeye çalısıyor.Herkesi işgal edip bizimi işgal etmiyecekti.AYrıca dünyada o kadar devlet var bir tek biz yoktuk.
3.Osmanlı varlıklı oldguu dönemde imal ettiklerini bütün dünyada bilinen şeylerdi.Topmu üretiyordu yoksa tüfekmi.Zaten 3. maddenin Osmanlının zenginiligiyle alakası yok Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin lideridir OSmanlı Devletinin Degil yeni kurulmus bir devleti her büyük devletin lideri ziyaret etmez.Buda Atamızın farkını birkez daha ortaya koyuyor.
14.Neden Türkiye diyince Osmanlı zannediyosun anlamıyorum.Okumuyormusun yoksa.Bugün Anadolunu bir çok yerine gidersen bütün dinlerden,ırklardan insan bulabilirsin yani avrupanın çok kültürlülük politkası var ama çokda sevdiklerinden getirmiyorlar.Türkiyedeki çok kültürlülk Anadolunun Tarihinden gelir.Zaten insanımız(kendilerini bu ülkeye adayıp adam öldüren vatan hainleri hariç)bütün dinlere,ırklara saygılıdır.
24.Bir ögrenci isterse dinin egitimi alet eder okula dini sembollerle girersen,içerde propaganda yaparsan dini egitime alet edersin.Bİlmem anlatabildimmi.Zaten bu konustugumuzun da bu maddeyle ilgisi yok.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
2 Naziler Türkiyeye saldırmayacaklardı. Çünkü gizli bir anlaşmaları vardı.

3 Osmanlı topta üretiyordu tüfekte. Bu konuda bilgisizsin. Zira Istanbulun topları kim tarafından döküldü. O zamandan bu yana top tüfek yapmak mı unutuldu ? Siz resmi tarihe bakmayınız. Her resmi tarih yerine kurulduğu medeniyeti karalar. Böyle yapmazsa kendi varlığını haklı gösteremez. (Bu cümle biraz bilgi ve öngörü gerektirir anlama babında)

14 Türkiye Osmanlı değildir zaten. Osmanlı Anadolu topraklarının 13 kat büyüklüğünde bir topraktır.

24 insanların kalbini yarıp içinemi bakıyorsunuz ?
nereden biliyorsun dini neye alet ettiğini ? sen başörtüyü dini bir sembol olarak kabul ediyorsan, takmamak da başka bir semboldür. Dindar olmamanın sembolü. Senin mantığına göre böyle olması gerekir. burada dini tartışma yapmak istemem sadece söylediğinin mantıksızlığını izah için söyledim.


Çoğu kez, kendi fikirleriniz ile olanları birbiriyle karıştırırma hatasına düşüyorsunuz.
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
2.Diyorum ki Anlaşmalar falan farketmez hem nerden biliyorsun gizli anlaşma oldugunu iki üç yerden kulaktan dogma bilgilerle söylenmiş bir laf.Almanya bildigin gibi Rusyayla ittifak yapıyordu sonradan Ruslarada saldırdı.Eğer Almanyayı Abd,rusya vs. durduramasaydı adamlar bizi takmaz ezer geçerdi.
3.Bu maddede yazılanın bizim tartışmamızla uzaktan yakından alakası yok.3. Maddede gelişmiş ülkelerin Türkiye'yi ziyaretinden bahsediliyor,siz Osmanlı Devleti diyorsunuz heralde tam okumadınız.Demişsinizki her kendinden önceki medeniyeti karalar şu anda bizimle uzaktan yakından alakasız bir laf.Atatürk Türkiye Cumhuriyetini Osmanlı Devletinin küllerinden yaratmıstır.Yani hiç bir Türk devleti geçmişineki TÜrk devletinin karalamaz.TAm tersine özellikle 12 eylülden sonra Kenan Evrenin egitimi Türkçü-islamcı bir anlayısla resmi tarihin içine edip Türk tarihine laf söyletmez bir anlayışla düzenlenmiştir.Eğer bu konuları çok okumak istiyorsanız Emre Kongarın TArihimizle Yüzleşmek isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim.Ayrıca ben Osmanlı birşey imal edemiyordu demiyorum sanayi devrimi olmadan önce bütün devletler din-tarım devletleriydi.Herkes kendince bir şey imal ediyordu ama sanayi devirimnden sonra Osmanlının burnu havada oldugu için hiç takmamış,uzaktan yakından ilgilenmemiş bile. Avrupa hızla gelişirken Osmanlı hızla gerilemistir ve kapitülasyonlardan sonra bütün Türk imalathaneleri çökmüş tamamen dışa bagımlı bir devlet haline gelmiştir.
14.Siz bu maddeleri baya çarptırıyorsunuz anlasılan.14. maddede sadrazamların ırklarından bahsediliyor siz çok kültürlülük programı demişsiniz.Hadi öyle olsun bugün Türkiye'nin öyle bir program uygulamaya gereksinim bile duymaz.Zaten Anadoluda bir çok kültürlülük vardır ayrıca iş için yeterli iş gücümüzde vardır(Diger devletler diğer kültürleri çok sevdiklerinden bu politikayı izlemediler.2.Dünya savaşından sonra yeterli iş güçleri olmadıgından diğer devletlerden adam topladılar)
24.Bu maddeyi hiç tartışmayalım istersen sitenin kurallarına aykırı.
Not:Sakın kimse kimseyi yanlış anlamasın sadece iki farklı fikir etrafında tartışıyoruz.Bi kırgınlık art niyet olmasın:)
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Arkadaşım sen benim ne bilip ne bilmediğimi nereden biliyorsun ?

Ayrıca klasik hataya düşüyorsunuz. Osmanlı bir türk devleti değil, çokuluslu bir imparatorluktur. Bunu biliyor olmalısınız.

Neyse istersen fikir beyan etmekle bilgi vermek arasındaki farkı iyice bir araştırıp ondan sonra yazışmaya devam edelim (Her ikimizde). Ben söylemek istediklerimi söyledim.
Sevgiler
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
SEni ne bilip bilmediklerin sözlerinden belli.Evet Osmanlı çok uluslu bir imparatorluktu neticede soyu kayı boyuna dayanır ve padişahın soyu Türk'tür.Senin söyledigin sözlerin hiç biri maddelerle alakalı degil.Mesela üçüncü maddede diyorki:'3) Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra - resmi ya da özel -hiçbir dış geziye çıkmadığı halde, dünyanın birçok önde gelen devlet adamının, yoksul ve geri kalmış bir ülkenin devlet başkanını ziyaret etmek için adeta sıraya girdiklerini... 'SEn bana diyorsunki Osmanlı sanıldıgı kadar fakir bir devlet degildi.Ne alakası var.Mesela dördüncü maddede ne diyor:'24) Rockefeller'ın Eisenhower'a yazdığı bir mektupta, "Türkiye'nin gelişmesi, onun bağımsızlık eğilimini artırır." dediğini.. 'Sen bana diyorsunki bir çok kızımızı üniversitelere almıyorlar.Konuyu değiştirmekle kalmayıp çarptırıyorsunda.AYrıca senin verdigin bilgide degil.Çünkü bilgi vermek bilinen bir konuyu başkasına anlatmaktır ama sen bilmedigin konular hakkında fikir beyan ediyorsun.Umarım anlamısındır.
Saygılar
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
SEni ne bilip bilmediklerin sözlerinden belli.Evet Osmanlı çok uluslu bir imparatorluktu neticede soyu kayı boyuna dayanır ve padişahın soyu Türk'tür.Senin söyledigin sözlerin hiç biri maddelerle alakalı degil.Mesela üçüncü maddede diyorki:'3) Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra - resmi ya da özel -hiçbir dış geziye çıkmadığı halde, dünyanın birçok önde gelen devlet adamının, yoksul ve geri kalmış bir ülkenin devlet başkanını ziyaret etmek için adeta sıraya girdiklerini... 'SEn bana diyorsunki Osmanlı sanıldıgı kadar fakir bir devlet degildi.Ne alakası var.Mesela dördüncü maddede ne diyor:'24) Rockefeller'ın Eisenhower'a yazdığı bir mektupta, "Türkiye'nin gelişmesi, onun bağımsızlık eğilimini artırır." dediğini.. 'Sen bana diyorsunki bir çok kızımızı ünüversitelere almıyorlar.Konuyu değiştirmekle kalmayıp çarptırıyorsunda.AYrıca senin verdigin bilgide degil.Çünkü bilgi vermek bilinen bir konuyu başkasına anlatmaktır ama sen bilmedigin konular hakkında fikir beyan ediyorsun.Umarım anlamısındır.
Saygılar

Orada maddeler yanlış yazılmış sanırım.
Eğer dikatli baksaydın sözlerin hangi maddelere ait oduğunu anlayabilirdin.
Üstelik ben sana demiyorum o sözleri ortaya diyorum. Sana niye diyim heh heh
Sen istersen önce ne mezunu olduğunu akademik birikimin ne olduğunu yaz benim ne bildiğimi ben sana izah etmem çok uzun sürer çünkü. :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: Anlamamış olman doğal
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Orada maddeler yanlış yazılmış sanırım.
Eğer dikatli baksaydın sözlerin hangi maddelere ait oduğunu anlayabilirdin.
Üstelik ben sana demiyorum o sözleri ortaya diyorum. Sana niye diyim heh heh
Sen istersen önce ne mezunu olduğunu akademik birikimin ne olduğunu yaz benim ne bildiğimi ben sana izah etmem çok uzun sürer çünkü. :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: Anlamamış olman doğal



Bence hatalı davranıyorsun...Her mesajında bir büyüklük taslama bir acaiplik var...Kimse kimseden üstün değildir...Biraz daha esnek olmanı tavsiye ederim..

Burda çok değişik insanlardan var...Hepimizi bir olarak düşün herkes aynı seviyedeymiş gibi yazılar yazarsan okurkende yorum yaparkende zevk alırız...

Sağlıcakla kal....Umarım dikkate alırsın...:rendeer:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bence hatalı davranıyorsun...Her mesajında bir büyüklük taslama bir acaiplik var...Kimse kimseden üstün değildir...Biraz daha esnek olmanı tavsiye ederim..

Burda çok değişik insanlardan var...Hepimizi bir olarak düşün herkes aynı seviyedeymiş gibi yazılar yazarsan okurkende yorum yaparkende zevk alırız...

Sağlıcakla kal....Umarım dikkate alırsın...:rendeer:

Kardeş senin düşüncene saygım var, doğrudur demiyorum hoşgörüyorum orası ayrı konu. Ancak bir kimse "SEnin ne bilip bilmediklerin sözlerinden belli." gibi absürd bir söz ettiği zaman ister istemez insan ne olduğunu ortaya koyup sen ne biliyorsun bakayım hemşerim ne kadar biliyorsun diye soruyor. Şimdi ben sana "senin ne dediğin belli değil sözlerinden belli zaten" desem sen bana ne cevp vereceksin :) ? Bu şekilde acayip (senin tabirinle) cümle kuran (veya kurmaya çalışan) arkadaşa, sen önce bir tahsili bilgini bir yaz bakalım eğer sen daha çok biliyorsan seni dinleyelim öğrenelim, yok bilmiyorsan iddia etme bildiğimiz konularda bizden öğren diyoruz. Burada hatalı bir davranış var mı sence ?. Bu sözü eden kişi ben olmadığım için hatalı davrandığımı sanmıyorum. Sanırım sen o kısmı okumadın. Şimdi böyle bir söz söyleyene "evet sen biliyorsun ben bilmiyorum" mu demeliyiz ? :) Benim hiçbir mesajımda büyüklük taslama yok sanırım; oradan öyle görünüyor olabilir. Acayip yorumuna gelince; acayip karşılamanın sebebi de bu türden bir cevapla daha önce karşılaşmaman olabilir. Orasını da bilemiyorum.Benim gördüğüm kadarıyla da senin benim her söylediğim mesajı zıt bir mesaj yazma gibi bir durumun var. Çünkü her mesajımın arkasında o öyle değil gibi bir itiraz durumu var :D Sebebini öğrenmeyi gerçekten isterdim ? Zira ben seni tanımam etmem, görmüşlüğüm de yoktur adını bile bilmem. Burada deneyimlerimizi aktarıyoruz.

Ben bildiğim konularda bildiğimi yazar geçerim isteyen istifade eder, isteyen etmez, emin değilsem emin olmadığımı söylerim veya önüne şerh koyarım. Bence derim, sanırım derim, sanırsam derim vs.. Biliyorsam "bu böyledir", şu şu şu sebeplerden diye izah ederim. Bilmediklerimi de size sorup öğrenmeye çalışıyorum.
Şimdi siz her alternatif veya aklınıza yatmayan fikri anormal veya acayip karşılıyor ve hata olarak yorumluyor iseniz o kısım apayrı bir sohbet veyahut tartışma veya inceleme konusudur. İnsan psikolojisi veya kişisel bir durumdur. Bunun yorumu da bana düşmez zaten.

Benim yorum yaptığım konular; günlük geyip naber nasılsın, yada chat tarzı konuşmaların olduğu değil; kritik konular ve ciddi bilgi içeren düzeyli konular olduğu için biraz daha hararetli olabiliyor. Genelde insanların kulaktan dolma bilgileri olduğu veya bilgisiz olduğu konularda verdiğim bilgi ve paylaştığım deneyimlerimin dayandığı yorumlar oluyor ve bu yüzden daha çok dikkat çekiyor. Bir de genelde sorunlu konulara yönelik yorumlar yapıyorum. Maalesef halkımızda genelde "ağzı olanın konuşması" gibi bir durum olduğu için bilgi verilen ve deneyimlerin aktarıldığı bölümlerde garip ve acayip tartışmalar çıkıyor. Tabii bu benim yorumum. Ama ben bunları çok da anormal veya senin gibi acayip karşılamıyorum. Beşeriyet deyip gülümseyip geçiyoruz. Hoşgörülü davranıyoruz.

Ama kimseciklerde kusura bakmasın "SEnin ne bilip bilmediklerin sözlerinden belli." gibi garip bir tavır takınana da ben cevabı böyle düzeyli bir biçimde veririm. Ne biliyorsun ? Tahsilin nedir ? Akademik kariyerin nedir ? Diye sorarım. Bunda da hatalı bir durum yoktur.

Umarım mesajımı dikkatlice okursun.
Sağlıcakla kalasın...
:rendeer:
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
Orada maddeler yanlış yazılmış sanırım.
Eğer dikatli baksaydın sözlerin hangi maddelere ait oduğunu anlayabilirdin.
Üstelik ben sana demiyorum o sözleri ortaya diyorum. Sana niye diyim heh heh
Sen istersen önce ne mezunu olduğunu akademik birikimin ne olduğunu yaz benim ne bildiğimi ben sana izah etmem çok uzun sürer çünkü. :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: :cherry: Anlamamış olman doğal
Hem maddeleri yanlış yazıyorsun beni o konu etrafında tartışmaya getiriyorsun sonra da diyorsun ki maddelerin yerleri farklı.Hayır dikkatli bakıncada bir şey göremedim ,yazdıklarının hangi maddelere ait oldugunu yazarsan sevinirim.Bİrde yazmıssın kulaktan doğma bilgilerle basit çet tartısmaları yapmam,kritik konular konusurum diyorsun bir de çıkmıs bana akademik bilgilerimi soruyorsun.Bu konuştugun konuların bilgilerini nerelerden okuyup buralara yazıyorsun bilmiyorum ama hiç bir tutarlılıgı ve akedemik bir yanı yok.Bu konuya biraz göz atan arkadaşlar etrafında tartışdıgımız maddelerin konunun başında verilen bilgilerle xnode'nin verdiği cevapların ne kadar tutarsız olduğunu görebilir.

Evet bir kez daha söyleyeyim:'Senin ne bilip bilmediğin sözlerinden belli'.En basitinden bir örnek veriyim bana demişsinki:'Siz resmi tarihe bakmayınız. Her resmi tarih yerine kurulduğu medeniyeti karalar. Böyle yapmazsa kendi varlığını haklı gösteremez.'Burda bahsedilen medeniyet Osmanlı yerine kurulanda Türkiye Cumhuriyeti.Bİr kere Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını haklı göstermesi gibi bir düşünce olabilirmi.Osmanlının küllerinden yeni bir devlet kurulmus bunun nesini haklı göstericez.İkincisi kendinden öncekini karalamak lafı.Hayatımda bu kadar komik bir laf duymadım siz heralde yakın tarihimizde olanları hiç araştırmamıssınız ya da hiç tarih kitabı okumadınız.12 Eylül döneminden sonra ülkenin içine eden Kenan Evren yaptıgı eğitim değişiklikleriyle Bugünkü eğitimi Türkçü-İslamcı bir anlayışa kaydırdı.Bu anlayışla kendimizden önceki hiç bir Türk Devletine laf söyletmez(Siz Osmanlı Türk Devleti değil desenizde tarihimizde Osmanlı Türk Devletidir.Doğal olarak onada laf söyletilmez.)Önce bunları bir öğrenin sonra kim akedemik kim kulaktan doğma konusuyor görürsünüz.
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yazdıklarına cevp vermeye gerek dahi yok. Seninle bu tür konuları tartışmaya girmem. Dediğim gibi eğitimini ve akademik kariyerini bize burda belirt seni dinleyelim. Yoksa kişisel fikirlerini söylemen normaldir.
 
Katılım
29 Tem 2006
Mesajlar
670
Akedemik kariyerimin olması şart mı?Yazdıklarımı git araştır hangisi yanlışsa şu kaynakta şöyle diyor de hemen yanlışımı düzeltiyim.Ben asla ordan burdan duydum lafı söylemem,söylersemde cümleye galiba diye başlarım.Benim burda verdigim cevaplar tamamen okuduğum kitaplardan ya da ansiklopedilerden .Senin yazdıklarının hiç bir tutarlı yanı yok.Demek ki bilgili olmak için sadece akedemik kariyer yetmiyor bol bol araştırıp konular hakkında bilgi edinmek lazım.Nasıl bir kariyerin varsa hiç bir konu üzerinde doğru düşüncen yok.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Eki 2006
Mesajlar
488
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Konu kapanmıştır kardeş.
Bunlar ciddi konular. Fikir beyan etmen normal tabii.
Kolay gelsin.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst