- Katılım
- 11 May 2014
- Mesajlar
- 172
- Konu Yazar
- #1
Boğaziçi köprüsü Avrupa -> Anadolu geçişi. 6 motor emniyet şeridinden peş peşe gidiyoruz. Nedense trafik Altunizade kavşağına kadar diğer günlerden daha sıkışık. Bir beyaz servis minibüsü de emniyet şeridinden ilerlemeye çalışıyor.
Altunizade tünel ayrımına geliyoruz. Minibüs emniyet şeridinden yolun en sağındaki şeride doğru, sol sinyal vermiş sola geçmeye çalışıyor. Motorcu arkadaşlarımızdan biri de minibüsün solundan geçmeye çalışıyor. Doğal olarak sola doğru hareket halindeki minibüs arkadaşı sıkıştırıyor. Arkadaş minibüs şöförüne birşeyler söylüyor. Minibüs şöförü arkadaşa söyleniyor. Sonra servis duruyor şöför ve yolculardan birkaçı minibüsten iniyor. Arkadaş oralı olmuyor ve gazlıyor. Ben de takip ediyorum.
Altunizade köprüsünden hemen önce sağda sürekli trafik polisleri bekler. Arkadaş emniyet şeridinden ilerleyip polise yanaşıyor. Ben de yaklaşıyorum ve konuşmayı duymaya çalışıyorum. Arkadaş polise arkamızdan tam gaz gelen minibüsü işaret edip, minibüsün emniyet şeridini kullandığını, kendisini sıkıştırdığını ve şöförü uyardığında şöförün kendisine küfür ettiğini söylüyor. Bu arada minibüs bize yetişiyor ve arkamızda duruyor. Şöför ve yolcular minibüsten inip arkadaşın üstüne yürüyorlar. Şöför arkadaşın omuzlarından tutup 'İn ulan motordan' diye bağırırken itip kakıyor.
Ben arkadaşa yardımcı olmak için motorumdan iniyorum. Bu arada arkadaş, yanında trafik polisi ve etrafında 6 kişilik minibüs ahalisi toplaşıyor. Aklıma nedense(!) Teksas eyaleti geliyor. Minibüs şöförü yüksek sesle bağırıyor: 'Sen kime küfrediyorsun, sen kimsin? Bizim de acelemiz olmasa emniyet şeridini kullanmayız!' Trafik polisi arkadaştan kaskını çıkartmasını istiyor. Etrafımıza 3-4 motosiklet sürücüsü daha geliyor.
Trafik polisi minibüsü işaret ederek 'Aracın önünde çakarlar var. Bu arkadaşların geçiş üstünlüğü var. Yol vermen lazım' diye motosiklet sürücüsü arkadaşımızı uyarıyor. Minibüs şöförü de polis kimliğini gösteriyor. Meğer minibüs ve yolcuların tümü sivil polis imiş. Minibüsün çakarları sadece önünde ve yanmıyor. Arkasında ise hiç bir uyarı yok.
Minibüs şöförü minibüse gidip kamera kaydı getiriyor ve motosiklet süren arkadaşa emniyet şeridi ihlalinden ceza yazılmasını istiyor. 'Başa gelen çekilir' diye düşünüp, motosiklet sürücüsü arkadaşı yalnız bırakarak, motoruma binip yoluma gidiyorum.
Altunizade tünel ayrımına geliyoruz. Minibüs emniyet şeridinden yolun en sağındaki şeride doğru, sol sinyal vermiş sola geçmeye çalışıyor. Motorcu arkadaşlarımızdan biri de minibüsün solundan geçmeye çalışıyor. Doğal olarak sola doğru hareket halindeki minibüs arkadaşı sıkıştırıyor. Arkadaş minibüs şöförüne birşeyler söylüyor. Minibüs şöförü arkadaşa söyleniyor. Sonra servis duruyor şöför ve yolculardan birkaçı minibüsten iniyor. Arkadaş oralı olmuyor ve gazlıyor. Ben de takip ediyorum.
Altunizade köprüsünden hemen önce sağda sürekli trafik polisleri bekler. Arkadaş emniyet şeridinden ilerleyip polise yanaşıyor. Ben de yaklaşıyorum ve konuşmayı duymaya çalışıyorum. Arkadaş polise arkamızdan tam gaz gelen minibüsü işaret edip, minibüsün emniyet şeridini kullandığını, kendisini sıkıştırdığını ve şöförü uyardığında şöförün kendisine küfür ettiğini söylüyor. Bu arada minibüs bize yetişiyor ve arkamızda duruyor. Şöför ve yolcular minibüsten inip arkadaşın üstüne yürüyorlar. Şöför arkadaşın omuzlarından tutup 'İn ulan motordan' diye bağırırken itip kakıyor.
Ben arkadaşa yardımcı olmak için motorumdan iniyorum. Bu arada arkadaş, yanında trafik polisi ve etrafında 6 kişilik minibüs ahalisi toplaşıyor. Aklıma nedense(!) Teksas eyaleti geliyor. Minibüs şöförü yüksek sesle bağırıyor: 'Sen kime küfrediyorsun, sen kimsin? Bizim de acelemiz olmasa emniyet şeridini kullanmayız!' Trafik polisi arkadaştan kaskını çıkartmasını istiyor. Etrafımıza 3-4 motosiklet sürücüsü daha geliyor.
Trafik polisi minibüsü işaret ederek 'Aracın önünde çakarlar var. Bu arkadaşların geçiş üstünlüğü var. Yol vermen lazım' diye motosiklet sürücüsü arkadaşımızı uyarıyor. Minibüs şöförü de polis kimliğini gösteriyor. Meğer minibüs ve yolcuların tümü sivil polis imiş. Minibüsün çakarları sadece önünde ve yanmıyor. Arkasında ise hiç bir uyarı yok.
Minibüs şöförü minibüse gidip kamera kaydı getiriyor ve motosiklet süren arkadaşa emniyet şeridi ihlalinden ceza yazılmasını istiyor. 'Başa gelen çekilir' diye düşünüp, motosiklet sürücüsü arkadaşı yalnız bırakarak, motoruma binip yoluma gidiyorum.