Bu yükü neden taşıyorum demeyin...

Katılım
4 Nis 2011
Mesajlar
1,752
Çok güzel paylaşım için teşekkürler

Kemal yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir delikanlıydı.

Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karsılarına. Tüm korkularına rağmen, Kemal azimliydi.
Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceği bir ...oyuk buldu...

Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Kemal´in gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.

Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Kemal artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Kemal, lensini bulması için Allah´a dua edebilirdi yalnızca...

Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.

"Allah´ım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et."
Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri


"Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı.
Kemal´in sonradan öğrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavaşça kayanın üzerinde hareket edip parlayan lens diğer grubun dikkatini çekmişti.
Eve döndüklerinde Kemal lensini nasıl bulduklarını babasına anlattı. Bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuğa şunları yazdı:

"Allah´ım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadar ağır. Ama istediğin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

"BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM" demeyin...
 
Katılım
3 Eyl 2011
Mesajlar
237
din inanç işleri ile aramın pek iyi olduğu sölenemez ama olaya birde şu acıdan bakalım karınca lens taşıma lens kırılır bunların hepsini geçelim. Bence hayatda çekilen her çilenin bir sebebi vardır. böle düşünmek lazım bide.
 
Katılım
26 Tem 2008
Mesajlar
2,258
Heyecanlı dağcı arkadaşın;

İki lensi birden mi düşmüş?
Öbür gözü kör müymüş?
Yere düşen lensten hayır gelir mi?

Hikayenin sonu ve anlatılmak istenen şeyler güzel ama böyle desteksiz olunca pekte içine sinmiyor insanın.
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
ben şimdi bir yorum yapsam konu kilitlnir mi bilemem ama çoook ince dengelerde anlatayım.

tüm dağlar, taşlar Allah'ı her daim zikreder.
biz onları taş görürüz ama :

2:74 - Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir

ve hayvanlar için :

22:18 - Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.

ancak, bilinci olup da ortalığı karıştıran ve yaratanını inkar edip başkaldıran yalnızca insandır....

hikayeye gelince,
ilk optikçi karınca ünvanını almış bir karınca var karşımızda....
demek ki ağuztos böceği ve karınca arasındaki globallkeşme hat safhada. ekonomi yeni boyutlarda :p
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
ibretalindi.gif


:thumleft:
 
Katılım
3 Tem 2009
Mesajlar
6,398
Keşke daha yetişkinlere yönelik bir içerik olsaymış. Bana biraz 3~10 yaş gurubuna hitaben yazılmış gibi geldi(kimse alınmasın sakın). Tamam hikayenin sonucu iyi hoş ama gerçekçilik 0 olunca olmuyor işte... Ben bu dersi çoktaaan çıkartmıştım zaten, istediğin kadar anlat, insanın başına gelmeden böyle sonuçları benimsemesi zor bişey...

herkesin bir gerçeği vardır...size göre saçma olabilir...ama bir çok kişiye göre hayatın kendisidir bazı şeyler...

inanmayabilirsiniz,inkar da edebilirsiniz..bu sizin sorununuzdur...

İyi ama bişey sorabilir miyim? Siz bu belirtmeyi neden yaptınız? Hitap ettiğiniz kişi "siz inanıyorsunuz, bu hikayeyi mantıklı buluyorsunuz, bu sizin sorununuz vs..vs.. ben böyle düşünmüyorum, benim düşünceme de saygı duyun..." gibi bişey yazmış mı? Yani kendi ağzınızla söylüyorsunuz bu size göre saçma olabilir diye. E o zaman sizi rahatsız mı ediyor saçma bulması? "Saçma" demiş geçmiş. Kimseye dokunmadan, bişey söylemeden... Siz niye hemen kendi düşüncenizi savunmaya geçtiniz ki? Kendiniz diyorsunuz herkesin fikri kendine diye ama karşıt bir fikir okuyunca hemen "bize, bizim düşüncelerimize saygı gösterin, böyle yorumlar yapmayın..." der gibi bir hale bürünüyorsunuz gibi geldi bana.


:mrgreen: :mrgreen: :mrgreen: Yapma şunu lütfen :)
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Allah karıncaya ne zaman düşünme yetisi verdi:)
bir ayu bile düşünüyorsa karınca neden düşünmesin arkadaşım

hayvanlar bizimki gibi bir düşünme yetisine sahip olmayabilirler, ama sevk- i İlahi denen bir kavram vardır.
Peygamberimizin gizlendiği mağarada örümceğin çabucak ağ örmesi ve güvercinin yuvasını terketmemesi buna örnektir

öte yandan, bu hikayedeki gibi "olmamış şeylerin anlatılması" mevzusunda çekingen olmakta fayda görüyorum açıkçası
 
Katılım
28 Eki 2011
Mesajlar
7
konu ilerde iyice saracak gibi gözüküyor ders alma olayı anlamlı inanlar için zaten dünyadaki her olayı bir gerçeklik çerçevesinde incelenecekse elbetki boş gelecektir. Hikaye anlatım açısında vasat olmuş ders alınacak konu var mı ? var fakat daha tatmin edici anlatılmalıydı. Zaten içerisinde Allah C.C. ismi zikredilen ve bu tarz derse yönelik bir durum var ise fark etmiyor konunun anlatım şekli içerikteki derste bakılması gerekiyor. bi anlam veremedim olaya ben beğendim boşa yazdım sanırsam bu kadar şeyi :)
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Bence bu kapitalist dindarların uydurmasıdır. Bakın İslam demiyorum, tüm dünyada dindarım deyip zulm edenleri tarif ediyorum.

Yani emekli, yaşlılık, dul yetimler Afrikadakş açlar NewYorktaki işsiz ve evsizler vs vs vs vs karnını doyurmakta zorlanan insanoğluna, sen bu sıkıntıları çek zenginin daha zengin varsılın daha varsıl olmasına katkıda bulun, ama sen bunu anlamazsın çok kurcalama, senin için iyi olanı ben bilirim........

Tanrı sizce böyle bir şey der mi?

Bu türde Polyanna masalları sadece mutedeyyin ve uysal koyun türü insan yaratma gayretleridir.
 
Katılım
20 Ocak 2010
Mesajlar
888
Yaw ders alalım tamam...
eğer bundan alacağımız dersler şunlar ise;

"Neden üzerine aldığını bilmediğin bir sorumluluğun varsa, taşımaya devam et. Elbet bir sebebi vardır"
"Bu hayatta herşeyi bilmek zorunda değilsin, bazen bilmediğin şeyi yaşamaya ve üzerine almaya devam et"

Ben almayayım bu dersleri... inceden kader tartışmasına girmeyelim derim ben...
Sonra yazık olur konuya da bizlere de...

Çok ağır bir 7. boyut [STV (TM)] var hikayede...
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
keşke bir kişide ...............................

neyse ya....vazgeçtim...yazmıyorum..........

bu sadece şunu belirtmeden edemeyeceğim...

biliyordum ama..............

forumda Allah'ı anımsatan bişey olduğunda kılıç kalkanını kuşanan bu kadar çoook kişi olduğunu bilmiyordum....(yüzdeye vursak ne çıkar bilemedim şimdi..)

neyse .................
 
Katılım
29 Mar 2006
Mesajlar
3,903
Sevgili Samet biraderim,

Sen gönlünü ferah tut,

Emin ol düşünen ve muhakeme eden her insan yahut Ademoğlunun yüreği en az senin kadar temiz ve saftır.

Esasen gönülleri arıtan,

Aydınlatan,

Ve herşeyden önemlisi Adem oğlu Adem eden değer, düşünüp tartıp muhakeme neticesinde doğru yolu bulmasını sağlayan nur,

Ne Ak sakallı dede,

Ne hurafe ve rüyalar,

Ne de pembe yalanlardır.

İnsanı insan eden,

Değerine binler katıp paha biçilmez eden,

Temiz yüreği ve Akilidir.

Sağlıcakla kalasın.
 
Katılım
22 Ağu 2009
Mesajlar
68
böyle hikayeler okuduğumda ya da duyduğumda yaptıran kim, bu hareketi ettiren kim diye düşünüyorum. karınca düşünmemiş olsada bu hikaye gerçek olmasa da bunu buraya yazdıran kim diye düşünmemek elde değil. üstüne üstlük okuduğunda aklına farklı olaylar gelip anlamlandırmaya çalışmayan önyargılı davranıyordur bana göre. hiçbirimiz mükemmel hayat direktifleriyle yaşamımızı sürdürmüyoruz. ufak ta olsa büyük te olsa karşılaştığımız olaylardan etkilenip belirli çıkarımlar yapıyoruz. bazen okuduğumuz bir hikaye değil bir cümle bile olsa derinlemesine etkileyebiliyor bizi.aynı olay her bünyede ise farklı çağrışımlar yapabiliyor. doğru ya da yalnış,eksik ya da tam. ve bünyedeki çağrışımları dayatma usulü tartışmak bana anlamsız geliyor...

bu hikaye hoşuma gitti,tek kelimeyle güzel diye ifade edebilirim.ama beğenmesem bile hakaret etmem,yazanın emeği bile herşeyden çok değerli.yaşamanın kuralı olan çiğnediğimiz bir lokma için bile bir emek harcadığımızı gözönünde bulundurursak,her yapılan işin de hareketin de bir nevi kişinin yaşamak için harcadığı emek anlamına geldiğini düşünüyorum.

saygılarımla
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756
keşke bir kişide ...............................

neyse ya....vazgeçtim...yazmıyorum..........

bu sadece şunu belirtmeden edemeyeceğim...

biliyordum ama..............

forumda Allah'ı anımsatan bişey olduğunda kılıç kalkanını kuşanan bu kadar çoook kişi olduğunu bilmiyordum....(yüzdeye vursak ne çıkar bilemedim şimdi..)

neyse .................

Benimde dikkatimi çekti. Son zamanlar "koşun koşun dindar var " havası esiyor.

Herkes fikrini düşüncesini söylemekte tabiki özgür fakat bir şey varki ;
Ben ateistim arkadaş diyene dindar olanlar " inanmaya bilirsin saygıyla karşılarım kişisel tercihin" havasında gayet ılımlı tepkiler verirken
Ben dindanırm yada dinme bağlıyım diyen yada bunu belli edene karşı " alaycı , aptal yerine koyma bir yerden bir uç yakalayıp kafasına göre faka bastırmaya çalışma (çok inceden çaktırmadan yada direk alenen) çabası nedir arkadaş

Bende bunu anlamıyorum.
Ben de dindarım ama bu konuyu kimse ile tartışamam. İnanmayan birsinin inancınıda tartışamam. İnanıyorsam inanır işime bakarım. Kimseylede işim olmaz. Birisi birşey tartışmak istiyorsa bunu din adamı ile yapmalı. Ben yada benim gibilerle değil diye düşünüyorum. (çünki benim işim bu değil)

Dini konular ve tartışmalarda yasak fakat nedense tartışmayı genelde dinle alakası olmayanlar başlatıyor. Buda bir tuhaf değilmi ?
(belki bana öyle denk geliyor. Yanlışta gözlemlemiş olabilirim. Genelleme yapmak değil amacım. Sadece bir süredir üst üste gözüme takılan birkaç konu üzerine aklıma gelenleri yazdım)


Şunuda söylemeden edemicem. Hayatı boyunca aptal saptal masal kitapları okuyarak büyüyüp gelip burada ukalaık yapmanında bir manası yok.
Bir laf vardır. Kabından çıkmış kapcığını beğenmiyor diye. Bakar geçersin olay biter herşeye anti ibret bir yorum yapma zorunluluğu da garip geliyor bana
 
Son düzenleme:
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
Ben anladim ki artik bize bir moderator lazim, Ali Kirca'yi mi yapsak, 32. gün tadinda mi devam etsek Birand'la onun icinde anket acmali. Ama onda da sayfalarca tartisir, kararsiz kaliriz.
Tartismayi, yorum yapmayi cok seviyoruz da, bir de gerekli konularda tartissak geceler boyu.
Adam ne guzel yazmis iste, hayal geldiyse, arkadas masal da mi okumadilar size kucukken? Demek isterdim ama demiyorum, niye diyeyim ki? Gerek var mi?
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756

Garip ama şu konuda ki en güzel yorum bu olsa gerek :) (etliye sütlüye karışmamış adam )

Ben anladim ki artik bize bir moderator lazim, Ali Kirca'yi mi yapsak, 32. gün tadinda mi devam etsek Birand'la onun icinde anket acmali. Ama onda da sayfalarca tartisir, kararsiz kaliriz.
Tartismayi, yorum yapmayi cok seviyoruz da, bir de gerekli konularda tartissak geceler boyu.
Adam ne guzel yazmis iste, hayal geldiyse, arkadas masal da mi okumadilar size kucukken? Demek isterdim ama demiyorum, niye diyeyim ki? Gerek var mi?

Fatih Altaylı :) bir tarafınada Cüppeliyi alır seyret cümbüşü :)
 
Katılım
4 Ara 2010
Mesajlar
447
Arkadaşlar yıllarca lens kullanan birisi olaraktan son noktayı koyayım.lens gözden çıktığı anda sölüsyonun içine koyulmalıdır.yoksa kurur.takarken masanın üstüne bile düşse sölüsyonuyla dezenfekte etmemiz gerekir.yani bu hikayeden anladığım ana fikir

Yere düşen lensi kullanmamalıyız, çünkü o lens mikrop kapmıştır.ama bu hikayedeki dayı mübarek bi zaata benziyor, ona bişey olmaz ;)

Hikayenin sonu ; lensi gözüne takan dayı, karıncanın ağzındaki bir enzim sayesinde kartal gözlerine sahip oldu desen daha etkili olurdu.Allah'ın işi olur mu olur :wiinkk:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst