Benim kafamdaki adamlar genellikle bu tür videolarda motorcu yine neyi beceremedi de başına iş geldi, diye düşünür, videoyu o gözle izler. Ben de videoyu o gözle inceledim ama motor sürücüsünün sürüşünde değiştirmek isteyeceğim bir nokta görmedim.
Eğer motorcu kendi şeridinin sol kısmında olsaydı, derdim ki: Arabalar viraj dönmeyi bilmiyor. Kasten virajın ortasında içeri dalıyorlar. Bazen kasten, bazen şeritte kalmayı beceremediklerinden, bazen de araba test edenlerin youtube kanallarında öyle söylendiği ve uygulandığı için onları örnek alıp virajda içeri dalıyorlar. Bölünmüş yollarda bu şekilde tehlikeyelere yol açıyor. Gidiş-geliş yollarda da karşıdan gelen motorcunun ölümüne sebep oluyorlar. Durum böyle olunca motorcuya düşen bölünmüş yolda sağ virajlarda eğer arkadan gelen araba varsa şeridin solunda kalmamak. Bu önlemi, videodaki motorcu da almış zaten. Bölünmemiş karayollarında sağ virajlarda ise daha yavaş olmak şerit ihlaliyle gelen araba ile karşılaşınca da hızla en sağa kaçabilecek kadar yatış açısını cepte garanti olarak bulundurmak lazım.
O noktadaki motorcu olarak benim hızım biraz daha yüksek olabilir miydi belki? Veya sağ şeridin sol kısmını tercih eder miydim bir ihtimal? Çok da büyük farklar değil. Bu şekilde kullanan bir araba sürücüsü yine bu durumda bırakırdı beni. Yani bu iş benim de başıma gelirdi.
Buradaki araba sürücüsünün ise bu kadar yakın geçmesinin sebebi yukarıda saydıklarımdan hiç biri değil. Muhtemelen eleman ileride sağa yanaşacak veya dönecek. Motorcunun da uzağından geçmesi gerektiğini bilmiyor. Motosikletin etrafında bir güvenlik balonuna ihtiyaç duyduğunun farkında değil.
Arabalar neden bizim dibimizden geçmeyi uygun buluyor? Böyle yaparak bizim güvenliğimizi tehlikeye attıklarını fark etmiyor? Benim bu konuda bir tahminim var. Motosiklet sürücüleri arabaları geçerken bu kadar yakın geçiyorlar da ondan. Cep telefonunda trafiğin içinde arabalara ne kadar yakın geçersen o kadar çok puan veren oyunları oynayıp oynayıp, sokağa çıkıyoruz. Korkunç gürültüler çıkaran egzozlarımızla arabaları bu kadar yakından, bu kadar aniden geçiyoruz. Bu da motorculara dair sahte bir kırılmazlık, güçlülük algısı, bunlara hiç bir şey olmaz düşüncesi yaratıyor. Motosiklet arabayı bu kadar yakından geçiyorsa, arabanın da onu o kadar yakın geçmesinde sıkıntı yok düşüncesi doğuruyor.
Benim inancım o ki motosikletlilerin her türlü davranışı, araba sürücülerinin bizlere olan davranışını şekillendiriyor. Gece karanlığında uzun farlarıyla giden, inanılmaz yüksek gürültüler çıkaran, arabaları dibinden sollayan/sağlayan, trafikte tek teker yapan sürücülerin hatalarının bedelini kendileri ödemeseler bile geri kalan motorcular ödüyor. Bu videoda görüldüğü gibi.