1 km uzaktaki Sütiş'e simit almaya giderken bile kulaklıktan tutun boyunluğa bota kadar her şeyi takıyorum/ giyiyorum. Çok çok elzem olduğu için mi, hayır! O yolda zaten max 10 km hız yapıyorum, kask rüzgar alsa n'olur, sağır mı olurum, hayır! Ama alışkanlık edinmek ve alışkanlığı korumak açısından önemli bu. Bugün oraya giderken üşensem, yarın 3 km yola giderken üşenirim. Öbürkü gün hava sıcaklığını bahane ederim. Aynen sigarayı bırakan birinin yeniden başlaması gibi (bilenler bilir). Önceleri sadece biranın yanında bi tane içersin. Sonra kahve ile birlikte içeyim sadece dersin ve bir bakarsın ki yeniden paket almışsın. Korumalara yönelik alışkanlıklarımız da böyle sanki. Kara35 haklı, insan gerçekten bir süre sonra üşenmeye başlar, başlıyor. yeknet de haklı, korumalara dünyanın parasını verip bir süre sonra bir köşeye atanımız çok. Ama bunu yapmamak da bizim elimizde. Sadece 1 km'lik yol gideceğin için botunu giymeye gerek duymadığın, bu duyguya kapıldığın gün kısa çöpe elini uzatmışsın demektir.
Yüz yüze hiçbirinizi tanımıyorum, görmedim. Ama tüm samimiyetimle söylüyorum ki hepinize mahalleden arkadaşlarım gibi görüyorum. Zarar görmenizi, kaza haberi paylaşmanızı istemiyorum. Allah aşkına korumalar konusunda üşengeçlik yapmayalım. Üşengeçliği meşrulaştıracak değerlendirmek uzak durmaya çalışalım. Annenizin, eşinizin, çocuğunuzun yüzü gelsin gözünüzün önüne. Ve o 1 km'lik yola çıkarken neyiniz var neyiniz yok takın. Alışkanlık kazanmak, alışkanlığı korumak için takın, yarın gideceğiniz 20 km'lik yolda da takma ihtiyacı hissetmek için takın; sadece o 1 km'lik yol için değil!
Nacizane bir dost tavsiyesi tabi, yoksa başkasına ahkam kesmek hiçbirimizin haddi değil.
Sağlıcakla kalın,