Iki hafta önce isten eve dönüyorum.
Yolumun üstünde harabelik bir yer var ve muhtemelen Suriye'den geldiklerini düsündügüm bir aile yasiyor orada.
Hemen yanibasinda mcdonalds var.
Arasira çocuklari götürürüm.
Ailenin bireyleri o mcdonalds da konuslanirlar ve bitirilmeyen tabaklari gelip isterler.
Eger yemeyecekseniz, patatesleri alabilirmiyim ve ya durun tabaginizi çöpe ben dökeyim gibi seyler iste.
Bir kaç kez benden sigara istediler.
Ordan tanisiyoruz anlayacaginiz.
Neyse eve gidiyorum hafif bir yagmur var.
Külüstür bir kamyonet isiklarda hafif saga geçip bana yol verdi ama pozisyon olarak ister istemez yan yana geldik.
Araci kullanan hirpani kilikli adam ve yaninda bir madam.
Cami açip güzel motor dedi.
Basimi salladim.
Pahali ha dedi.
Dedim evet pahali.
Sigaran var mi diye sordu.
Var anasini satayim ama eldiveni çikar, montu siyir, altimda yelek var onun cebinde yani uzun is.
Zor geldi.
Yok dedim.
Eyvallah dedi.
Yesil yandi yuruduk.
50 metre sonra az önce bahsettigim harabeligin orasi.
Bir baktim oraya siginmis tiplerden iki tanesi bir kopegin boynuna ip baglamislar çeke çeke götürmeye çalisiyorlar.
Ulem dedim köpekleri de var.
Sanki kendi karinlarini doyurmayi beceriyorlar, bir de köpek.
Ben geçtim,
arkamdan kamyonet geliyor.
Baktim kamyonet yavasladi.
Adamlarla bisey konusuyorlar.
Ben az ilerde bir kafede kahve içecegim ilerledim.
Motoru park edip kafeye girdim.
KAhvemi içerken o kamyonet tam karsiya park etti.
Az sonra ellerindeki köpegi surukleye surukleye gelen iki tip kamyonetin yanina geldiler.
Kamyonetteki kadin ve adam o iki elemanla hararetli bir tartismaya girdiler.
Ben ne olup bittigini anlayamadigimdan ama konuda ilgimi çektiginden öyle aval aval seyrediyorum.
Fakat köpek üzerine bir tartisma döndügü belli.
Biraz sonra adam ve kadin bulundugum kafeye geldi.
Selam verdikten sonra bize hitap ederek yardima ihtiyacimiz var dediler.
Tekrar hatirlatayim,
bu kamyonettekiler az önce isiklarda benden sigara isteyen adamlar.
Kafedekiler ne yardimi deyince,
karsida kopege eziyet eden adamlari gösterip,
bu adamlar kopege eziyet ediyorlar.
az önce fark ettik ve kopegi kurtarmak için satin almak istedik.
Fakat adamlar 50 euroda israr ediyorlar,
oysa bizim cebimizde sadece 40 euro var.
Ne yaptiysak 50 eurodan asagiya inmediler.
Bize bir 10 euro verebilirmisiniz?
Insanligimdan utandigim andir o an.
Bir sigara vermek için fermuarlarimi indirmeye üsendigim adamlar, ceplerindeki son parayi bir uyuz iti kurtarmak için vermeye hazirlar.
Kafede ki herkes elini cebine atti ve para tamamlandi.
Uyuz it, kendisinden çok daha it olan o iki serserinin elinden alindi ve kamyonete atilarak benim bilmedigim ama muhtemelen onun için en iyisi olan bir gelecege dogru yola çikti.
Zehir olmus kahvemin son yudumunu yutkunarak içip, çok pahali dedikleri motoruma bindim.
O köpekten çok daha ucuz diyerek marsa bastim.
O köpekten çok daha ucuz,
motorda,
sürücüsü de.