- Katılım
- 2 Mar 2006
- Mesajlar
- 1,215
Arkadaşlar zaman içinde göreceksiniz zaten ama ben şimdiden söyleyim. Demokrasi sadece bize gökten düşümüştür. Bunu da dünyanın gördüğü en büyük lider Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz. (belki onun için hala tam kıymetini anlayamadık hem Atatürk'ün hem de demokrasinin) Bu arap ülkeleri şimdi isyan edince demokrasiye mi kavuşacaklar? Sadece baştaki üç beş kişi değişecek başka da bişey olmaz.
Tarihe bakarsanız demokrasisi köklü ülkelerde bu uğurda ne büyük kan döküldüğünü ne büyük iç karışıklıklar yaşandığını görürsünüz. İngilterde Oliver Cromwell halk ordusu kurup kralın kellesini almıştır daha sonra parlamentoyu da feshedip seçime gidene kadar ülkeyi kral naibi olarak yönetmiştir. Kafasını kestiği kralın küçük oğlunu tahta geçirmiştir ancak yine de aristokrasinin intikamı onunda kellesini almıştır. Fransa da ihtilalciler hem Loui yi hemde Maria Antuanette yi giyotinle öldürmüşlerdir. Fakat Robes Pierre ve yandaşlarının kan hırsı durmadığı içi aristokratların üzerine gidip asil olan herkesi giyotinle idam etmeye çalışmışlardır. Öyleki dökülen kan o kadar fazla olmuştur ki 1. cumhuriyetin sonunu getirmiş krallığın yeniden kurulmasına yol açmıştır. Tekrar cumhuriyete ulaşmak ilkinden de zor olmuştur. Rusyada ise çara karşı başlayan ekim devrimi kısa zamanda çarlık rejiminide aratır komünizim rejiminin doğumuna sebep olmuş. Zavallı rusların bundan kurtulmaları 80 yıllarını almıştır.
Ayrıca ABD suudi arabistana karşı bir demokrasi hareketine girişmiyor. demokrasi hareketlerinin başladığı ülkeler ya petrolü olmayan ama coğrafi konumu nedeniyle batının nüfuz sağlamak istediği bölgeler. Ya da petrolü olupta Libya gibi batıyla zıtlaşan ülkeler. Mısır da Mübarek devrileli ne kadar zaman oldu bir bakın. Ne oldu ? Bir değişiklik var mı? Mısır hakettiği demokrasiye ve adil gelir dağılımına kavuştu mu? Seçim falan yapıldı mı?
Bişey değişmiyor inanın nedenini öğrenmek istiyorsanız libyadaki isyancıların başındaki adam kim ona bakın!
Tarihe bakarsanız demokrasisi köklü ülkelerde bu uğurda ne büyük kan döküldüğünü ne büyük iç karışıklıklar yaşandığını görürsünüz. İngilterde Oliver Cromwell halk ordusu kurup kralın kellesini almıştır daha sonra parlamentoyu da feshedip seçime gidene kadar ülkeyi kral naibi olarak yönetmiştir. Kafasını kestiği kralın küçük oğlunu tahta geçirmiştir ancak yine de aristokrasinin intikamı onunda kellesini almıştır. Fransa da ihtilalciler hem Loui yi hemde Maria Antuanette yi giyotinle öldürmüşlerdir. Fakat Robes Pierre ve yandaşlarının kan hırsı durmadığı içi aristokratların üzerine gidip asil olan herkesi giyotinle idam etmeye çalışmışlardır. Öyleki dökülen kan o kadar fazla olmuştur ki 1. cumhuriyetin sonunu getirmiş krallığın yeniden kurulmasına yol açmıştır. Tekrar cumhuriyete ulaşmak ilkinden de zor olmuştur. Rusyada ise çara karşı başlayan ekim devrimi kısa zamanda çarlık rejiminide aratır komünizim rejiminin doğumuna sebep olmuş. Zavallı rusların bundan kurtulmaları 80 yıllarını almıştır.
Ayrıca ABD suudi arabistana karşı bir demokrasi hareketine girişmiyor. demokrasi hareketlerinin başladığı ülkeler ya petrolü olmayan ama coğrafi konumu nedeniyle batının nüfuz sağlamak istediği bölgeler. Ya da petrolü olupta Libya gibi batıyla zıtlaşan ülkeler. Mısır da Mübarek devrileli ne kadar zaman oldu bir bakın. Ne oldu ? Bir değişiklik var mı? Mısır hakettiği demokrasiye ve adil gelir dağılımına kavuştu mu? Seçim falan yapıldı mı?
Bişey değişmiyor inanın nedenini öğrenmek istiyorsanız libyadaki isyancıların başındaki adam kim ona bakın!