Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
- Katılım
- 17 Şub 2005
- Mesajlar
- 373
- Konu Yazar
- #1
Enduro mu chooper mı derken, sonunda ruhumun yakarışlarını duymazdan geldim, bedenimin sesine uydum ve gittim Suzuki LS 650 Savage aldım. Bilirsiniz, ben 500 cc üzeri makinalara pek sıcak bakmam; yani gereksiz bulurum. Ancak, çok özel bir durum var ki bu motosiklet benim karakterime çok uygun... Sanki bana özel imalat mübarek... Yine de bunu almayacaktım aslında ama çok sürpriz bir gelişme oldu. Bakın, anlatayım:
Önce, bu motoru görmeniz için şu linge bir tıklayın. Bakın, görün ve sonra devam edin yazacaklarımı okumaya...
http://www.sahibinden.com/2004_model_suzuki_savage_4500_km_deWQQaXQQ4314070WQQpXQQdisplayitem
Ben bu motosikleti 5500 YTL.ye aldım. Asıl garibi, pazarlık için fazlaca bir çaba da sarf etmedim. Buna rağmen, orada yazılandan 2000 YTL daha düşük bir rakama bu motosiklete sahip olmak gerçek bir sürpriz oldu benim için... Yani, kaçıramazdım artık bu fiyata bu motoru! Baktınız, gördünüz; sizce de öyle değil mi?
Olay şöyle gelişti: İlanın sahibi Dr.Alper Bey'e 1 ay kadar önce bir mesaj attım; "Cebimde 6000 YTL var, bu motoru alabilir miyim" şeklinde! Sonra, ulan dedim kendi kendime, adama yaptığın teklife bak, 7500 YTL istenen malda 1500 YTL indirim yapılır mıymış, şimdi buradan bir güzel sövülürsek madara olduğumuzun resmidir! Ama öyle olmadı işte...
Dr.Alper Bey'den hemen bir yanıt aldım: "6500 YTL ye çıkabilirseniz düşünürüm, çünkü acilen satmam gerekiyor, paraya ihtiyacım var" şeklinde! Aslında, istenen fiyat çok ama çok makuldu. Ancak ben motosiklet için 6000 YTL nin üzerinde bir bütçe ayırmaya niyetli değildim. Bu sebeple Dr.Alper Bey'e tekrar dönmedim ve bu teklifine yanıt bile vermedim!
Aradan 1 ay kadar geçti ve doktor beyden bu motor için yeni bir teklif aldım; "Tamam kardeşim, aslında bu kelepirin kelepiri bir fiyat oldu ama bu mevsimde müşteri bulmamın zor olacağını da biliyorum, hemen getir 6000 YTL yi ve al motosikleti" şeklinde... Artık bu mesaja cevap vermemek ayıp olurdu. Hemen telefonla aradım kendisini ve dedim ki o 1 bir ay önceydi be hocam, şimdi cebimdeki para 5500 YTL ye düştü...
Ne cevap verse beğenirsiniz? "Nereye düştüyse düştü, daha fazla düşürmeden getirin parayı bana be kardeşim, acelemiz var işte, anlasanıza (tam olarak böyle dememişti ama ben aynen böyle anlamıştım)"... Eh, artık beklenemezdi! Hemen atladım otobüse ve Bursa yolunu tuttum. Yol boyunca düşünüyorum; ulan mutlaka bir sakatlığı vardır bu makinenin, yoksa niye bu fiyata versin ki şeklinde kafa kırıyorum... Çok iyi incelemem lazım , vardır bir bit yeniği bunun diyorum kendi kendime...
Bursa'ya vardım, terminalde indim. Doktoru aradım, Acıbadem Hastanesine gelin dedi... Gittim... Ama doktor değil de güvenlikçi karşıladı beni.. Ameliyata girmiş bizimki... Haydaaa, daha motoru inceleyeceğiz, beğenirsek alacağız, notere gidip satış yapacağız falan... Saat 16.00. Yetişir mi acaba??? Motorun anahtarı bende dedi güvenlikçi, motor da içeride garajda, gidip bakabilirsin. Anahtarı kaptım ve hemen daldım garaja... Çıkardım motoru oradan ama elimle yürüterek, çünkü marş basmıyordu, çalıştıramadım...
Gün ışığında iyice bir inceledim. Görünür bir sakatlığı yoktu ve sahiden de her şey söylendiği kilometreye uygun gözüküyordu... Ama çalışmıyordu, marş düğmesine bastığımda tık deyip kalıyordu öyle, anladım ki akü nanay... Ben motoru incelemeye çalışırken, bir süre sonra iki kişi yanıma yanaştı (ellerinde takım çantası ve bir de kutu var). Bana soruyorlar:
- Alper Bey'in motoru, değil mi?
- Evet... Hayırdır...
- Suzuki servisinden geliyoruz, akü takacağız buna!
- ... ???
- Siz kimsiniz?
- Bakmaya geldim, satın alacağım inşallah!
- ... ???
Nasıl seviniyorum, anlatamam... Meğer doktorumuz bunu da düşünmüş, Bursa'ya geldiğimden emin olunca servise haber vermiş ve öyle girmiş ameliyata. Meğer motor 2 aydır hiç çalıştırılmamış, üstelik üzerindeki de orijinal aküsü imiş... Her neyse, eski akü sökülüp alınıyor ve yerine sıfır akü takılıyor... Sonra tek marşla, motor patır patır çalışıyor... Ustası bile şaşırıyor bu kadar rahat ve güzel çalışmasına! Ve soruyor bana;
- Kaça alabildin?
- 5500 YTL ye...
- Yazın 6500 YTL vermiştik, vermemişti, sen bedava almışsın bunu...
- Peki şimdi niye almadınız? Hazır adam iyicene sıkışmış...
- Hangi birini alacaksın be kardeşim dükkan dolmuş, kış sezonu...
- Yok, siz bu malın kolay satılmayacağını düşünmüşsünüzdür...
- Niye satılmasın yahu daha sıfır sayılır bu motor...
- Yazın kaça gider, satmak istersem?
- Vallahi aynı durumda getir ben bile 6500 YTL verebilirim.
- Sağol be usta, iyi moral verdin valla...
- Ne morali yahu bedavaya aldın diyorum sana, çok kısmetli imişsin valla...
Bu sohbet esnasında motor ısınmış oluyor; binip, kısa bir tur atıyorum... Hiç bir sorun yok gibi gözüküyor ama yine de şüphe karışımı bir mutluluk var içimde... İstanbul'a süreceğim, yolda kalırsam..? Aynen ustaya soruyorum bunu!
Sadece buji sorun yaratabilir çünkü bu kilometrede değişilmemiştir daha... Hemen bir buji çıkarıyor takım çantasından ve takalım istersen diyor. Önce, takın o zaman diyorum... Sonra, yok, yok gerek yok, ben takarım gerekirse, siz verin onu bana diyorum ve alıyorum bujiyi elinden... Peki diyorum, yağı filitresi falan, yani bakımı yapılmışmıdır? Yaptık, biz yaptık yazın diyor ve kilometreye bakıyor... Şaşırıyor... Kendi kendine söyleniyor "yahu bu hiç gezmemiş mi bakımdan sonra..."
Bu arada saat 17.00 oluyor; hava kararmaya başladı, doktorumuz yok ortalıkta... Ustalar bana hayırlı olsun, dikkatli sür diyorlar ve gitmeye hazırlanıyorlar.. Birden o an aklıma geliyor, soruyorum; peki ücreti ne olacak? Onu doktor halledecek, bize öyle söylemişti ama sen vermek istiyorsan verebilirsin, 80 YTL akü, 20 YTL buji, 10 YTL taksi parası ve 20 YTL de işçilik, eder sana 130 kayme... Yok, siz nasıl konuştuysanız öyle halledersiniz diyorum ustalara! Belki anlaşamayız, belli mi olur (5500 YTL ye motoru vermekten her an cayabilir diye düşünüyorum, çünkü henüz net bir rakamda anlaşmış değiliz ve üstelik noterler de kapanır...)!
Nihayet doktor bey damlıyor... Saat 17.30
- Hoşgeldiniz Kemal Bey, kusura bakmayın çok yoğundum...
- Hoşbulduk, rica ederim, hastalarınız tabi ki daha önemlidir...
- Beğendiniz mi motoru?
- Evet, beğendim... Suzuki'den geldiler, aküyü ve bujiyi de değiştirdiler...
- Biliyorum...
- ...
- Peki paranız hazır mı?
- Evet, söylediğim gibi 5500 YTL cebimde hazır!
- Ama noter için geçiktik malesef...
- Evet, nasıl olacak şimdi?
- Bilmiyorum ama bu paraya ihtiyacım var...
Diyor ve telefonla bir arkadaşını arayıp durumu anlatıyor...
Uzatmayayım. Arkadaşı geliyor.. Doktorun odasına çıkıyoruz.. Motosikletin belgelerini inceliyorum.. Satış için temiz kağıdı hazır, sigortası tamam, muayenesi de 2009 yılına kadar geçerli, poblem yok! Yedek anahtarlar, motora ait garanti, bakım ve kullanım kitapçıkları falan, her şey tamam... Bu arada, doktorun arkadaşı bir satış vaadi sözleşmesi düzenliyor, kendisini de şahit yazıyor sözleşmeye. Satışını bilahare vekalet yolu ile yapmak üzere anlaşıyoruz. Ve nihayet 5500 YTL yi çıkarıp veriyorum doktora. 55 adet 100'lük. Hızla sayıyor; tamam diyor!
Saat 18.30, Hava iyice kararmış... Çalıştırıyorum motoru, farları, stopları, sinyalleri ve kornayı kontrol ediyorum, üzerine oturup aynalarını iyice ayarlıyorum, bu arada Yalova yoluna çıkış güzergahını tarif etmeye çalışıyorlar... Doktor, başka bir yol diyor, arkadaşı ise daha başka bir yolu öneriyor... Yahu bırakın diyorum, ben tabelaları takip ederim... Aman dikkatli sür, hayırlı olsun, güle güle kullan ve bana dua et, sağlam bir motor aldın diyor doktor... Allah kaza bela vermesin hemşehrim diyor doktorun arkadaşı (Ordulu imiş) ve yolculuyorlar beni... Ya Allah, ya bismillah diyorum, çıkıyorum yola...
Yoruldum yahu, dönüş maceramı anlatmaya sonra devam ederim, şimdi siz bunları okuyun da...
Önce, bu motoru görmeniz için şu linge bir tıklayın. Bakın, görün ve sonra devam edin yazacaklarımı okumaya...
http://www.sahibinden.com/2004_model_suzuki_savage_4500_km_deWQQaXQQ4314070WQQpXQQdisplayitem
Ben bu motosikleti 5500 YTL.ye aldım. Asıl garibi, pazarlık için fazlaca bir çaba da sarf etmedim. Buna rağmen, orada yazılandan 2000 YTL daha düşük bir rakama bu motosiklete sahip olmak gerçek bir sürpriz oldu benim için... Yani, kaçıramazdım artık bu fiyata bu motoru! Baktınız, gördünüz; sizce de öyle değil mi?
Olay şöyle gelişti: İlanın sahibi Dr.Alper Bey'e 1 ay kadar önce bir mesaj attım; "Cebimde 6000 YTL var, bu motoru alabilir miyim" şeklinde! Sonra, ulan dedim kendi kendime, adama yaptığın teklife bak, 7500 YTL istenen malda 1500 YTL indirim yapılır mıymış, şimdi buradan bir güzel sövülürsek madara olduğumuzun resmidir! Ama öyle olmadı işte...
Dr.Alper Bey'den hemen bir yanıt aldım: "6500 YTL ye çıkabilirseniz düşünürüm, çünkü acilen satmam gerekiyor, paraya ihtiyacım var" şeklinde! Aslında, istenen fiyat çok ama çok makuldu. Ancak ben motosiklet için 6000 YTL nin üzerinde bir bütçe ayırmaya niyetli değildim. Bu sebeple Dr.Alper Bey'e tekrar dönmedim ve bu teklifine yanıt bile vermedim!
Aradan 1 ay kadar geçti ve doktor beyden bu motor için yeni bir teklif aldım; "Tamam kardeşim, aslında bu kelepirin kelepiri bir fiyat oldu ama bu mevsimde müşteri bulmamın zor olacağını da biliyorum, hemen getir 6000 YTL yi ve al motosikleti" şeklinde... Artık bu mesaja cevap vermemek ayıp olurdu. Hemen telefonla aradım kendisini ve dedim ki o 1 bir ay önceydi be hocam, şimdi cebimdeki para 5500 YTL ye düştü...
Ne cevap verse beğenirsiniz? "Nereye düştüyse düştü, daha fazla düşürmeden getirin parayı bana be kardeşim, acelemiz var işte, anlasanıza (tam olarak böyle dememişti ama ben aynen böyle anlamıştım)"... Eh, artık beklenemezdi! Hemen atladım otobüse ve Bursa yolunu tuttum. Yol boyunca düşünüyorum; ulan mutlaka bir sakatlığı vardır bu makinenin, yoksa niye bu fiyata versin ki şeklinde kafa kırıyorum... Çok iyi incelemem lazım , vardır bir bit yeniği bunun diyorum kendi kendime...
Bursa'ya vardım, terminalde indim. Doktoru aradım, Acıbadem Hastanesine gelin dedi... Gittim... Ama doktor değil de güvenlikçi karşıladı beni.. Ameliyata girmiş bizimki... Haydaaa, daha motoru inceleyeceğiz, beğenirsek alacağız, notere gidip satış yapacağız falan... Saat 16.00. Yetişir mi acaba??? Motorun anahtarı bende dedi güvenlikçi, motor da içeride garajda, gidip bakabilirsin. Anahtarı kaptım ve hemen daldım garaja... Çıkardım motoru oradan ama elimle yürüterek, çünkü marş basmıyordu, çalıştıramadım...
Gün ışığında iyice bir inceledim. Görünür bir sakatlığı yoktu ve sahiden de her şey söylendiği kilometreye uygun gözüküyordu... Ama çalışmıyordu, marş düğmesine bastığımda tık deyip kalıyordu öyle, anladım ki akü nanay... Ben motoru incelemeye çalışırken, bir süre sonra iki kişi yanıma yanaştı (ellerinde takım çantası ve bir de kutu var). Bana soruyorlar:
- Alper Bey'in motoru, değil mi?
- Evet... Hayırdır...
- Suzuki servisinden geliyoruz, akü takacağız buna!
- ... ???
- Siz kimsiniz?
- Bakmaya geldim, satın alacağım inşallah!
- ... ???
Nasıl seviniyorum, anlatamam... Meğer doktorumuz bunu da düşünmüş, Bursa'ya geldiğimden emin olunca servise haber vermiş ve öyle girmiş ameliyata. Meğer motor 2 aydır hiç çalıştırılmamış, üstelik üzerindeki de orijinal aküsü imiş... Her neyse, eski akü sökülüp alınıyor ve yerine sıfır akü takılıyor... Sonra tek marşla, motor patır patır çalışıyor... Ustası bile şaşırıyor bu kadar rahat ve güzel çalışmasına! Ve soruyor bana;
- Kaça alabildin?
- 5500 YTL ye...
- Yazın 6500 YTL vermiştik, vermemişti, sen bedava almışsın bunu...
- Peki şimdi niye almadınız? Hazır adam iyicene sıkışmış...
- Hangi birini alacaksın be kardeşim dükkan dolmuş, kış sezonu...
- Yok, siz bu malın kolay satılmayacağını düşünmüşsünüzdür...
- Niye satılmasın yahu daha sıfır sayılır bu motor...
- Yazın kaça gider, satmak istersem?
- Vallahi aynı durumda getir ben bile 6500 YTL verebilirim.
- Sağol be usta, iyi moral verdin valla...
- Ne morali yahu bedavaya aldın diyorum sana, çok kısmetli imişsin valla...
Bu sohbet esnasında motor ısınmış oluyor; binip, kısa bir tur atıyorum... Hiç bir sorun yok gibi gözüküyor ama yine de şüphe karışımı bir mutluluk var içimde... İstanbul'a süreceğim, yolda kalırsam..? Aynen ustaya soruyorum bunu!
Sadece buji sorun yaratabilir çünkü bu kilometrede değişilmemiştir daha... Hemen bir buji çıkarıyor takım çantasından ve takalım istersen diyor. Önce, takın o zaman diyorum... Sonra, yok, yok gerek yok, ben takarım gerekirse, siz verin onu bana diyorum ve alıyorum bujiyi elinden... Peki diyorum, yağı filitresi falan, yani bakımı yapılmışmıdır? Yaptık, biz yaptık yazın diyor ve kilometreye bakıyor... Şaşırıyor... Kendi kendine söyleniyor "yahu bu hiç gezmemiş mi bakımdan sonra..."
Bu arada saat 17.00 oluyor; hava kararmaya başladı, doktorumuz yok ortalıkta... Ustalar bana hayırlı olsun, dikkatli sür diyorlar ve gitmeye hazırlanıyorlar.. Birden o an aklıma geliyor, soruyorum; peki ücreti ne olacak? Onu doktor halledecek, bize öyle söylemişti ama sen vermek istiyorsan verebilirsin, 80 YTL akü, 20 YTL buji, 10 YTL taksi parası ve 20 YTL de işçilik, eder sana 130 kayme... Yok, siz nasıl konuştuysanız öyle halledersiniz diyorum ustalara! Belki anlaşamayız, belli mi olur (5500 YTL ye motoru vermekten her an cayabilir diye düşünüyorum, çünkü henüz net bir rakamda anlaşmış değiliz ve üstelik noterler de kapanır...)!
Nihayet doktor bey damlıyor... Saat 17.30
- Hoşgeldiniz Kemal Bey, kusura bakmayın çok yoğundum...
- Hoşbulduk, rica ederim, hastalarınız tabi ki daha önemlidir...
- Beğendiniz mi motoru?
- Evet, beğendim... Suzuki'den geldiler, aküyü ve bujiyi de değiştirdiler...
- Biliyorum...
- ...
- Peki paranız hazır mı?
- Evet, söylediğim gibi 5500 YTL cebimde hazır!
- Ama noter için geçiktik malesef...
- Evet, nasıl olacak şimdi?
- Bilmiyorum ama bu paraya ihtiyacım var...
Diyor ve telefonla bir arkadaşını arayıp durumu anlatıyor...
Uzatmayayım. Arkadaşı geliyor.. Doktorun odasına çıkıyoruz.. Motosikletin belgelerini inceliyorum.. Satış için temiz kağıdı hazır, sigortası tamam, muayenesi de 2009 yılına kadar geçerli, poblem yok! Yedek anahtarlar, motora ait garanti, bakım ve kullanım kitapçıkları falan, her şey tamam... Bu arada, doktorun arkadaşı bir satış vaadi sözleşmesi düzenliyor, kendisini de şahit yazıyor sözleşmeye. Satışını bilahare vekalet yolu ile yapmak üzere anlaşıyoruz. Ve nihayet 5500 YTL yi çıkarıp veriyorum doktora. 55 adet 100'lük. Hızla sayıyor; tamam diyor!
Saat 18.30, Hava iyice kararmış... Çalıştırıyorum motoru, farları, stopları, sinyalleri ve kornayı kontrol ediyorum, üzerine oturup aynalarını iyice ayarlıyorum, bu arada Yalova yoluna çıkış güzergahını tarif etmeye çalışıyorlar... Doktor, başka bir yol diyor, arkadaşı ise daha başka bir yolu öneriyor... Yahu bırakın diyorum, ben tabelaları takip ederim... Aman dikkatli sür, hayırlı olsun, güle güle kullan ve bana dua et, sağlam bir motor aldın diyor doktor... Allah kaza bela vermesin hemşehrim diyor doktorun arkadaşı (Ordulu imiş) ve yolculuyorlar beni... Ya Allah, ya bismillah diyorum, çıkıyorum yola...
Yoruldum yahu, dönüş maceramı anlatmaya sonra devam ederim, şimdi siz bunları okuyun da...