Bir bayram gezmesi, Yalıköy-Podima

Katılım
11 Eyl 2011
Mesajlar
16
Selamlar sevgili arkadaşlar,

Malum bayramda istanbulu bekleme görevini üzerimize aldık. Bayramın ilk günü, uzun zamandır gitmek istediğim Yalıköy'e motosikletle gidip geldim. İstanbul'da yaşayanlar için bu rota bilindik sayılabilir ancak özellikle istanbul dışında yaşayanların bu rotayı beğeneceklerdir. Tek gidip geldiğim ve zaman yönünden akşama kalmak istemediğim için çok fazla fotoğraf çekemedim.

Öncelikle kısa özet geçelim:

Rota:

484470_10151023021732123_1685244212_n.jpg


Bu rota normalde toplam 208 km olmasına rağmen birazdan anlatacağım nedenlerden ötürü benim toplam seyahatim 270 km oldu. Motosikletim CBF 150 ve artçısız olarak seyahat ettim.

Seyahatim, bugünlük son ziyaret noktam olan Ataköy 4.Kısımdan başladı. Şimdinin gökdelenlerine inat, Ataköy 4.Kısım, yeşillikler içinde 3-4 katlı bahçeli evlerin çoğunlukta olduğu güzel bir muhittir. Ataköy 7-8-9 kısımlara kadar tüm kısımlar (1-2-4-5) yeşil ağırlıklıdır. Mahallede en büyük alanı bu park kaplıyor dersem, daha iyi anlaşılacaktır. İçinde tartan yürüyüş pisti, basket sahası, mini futbol sahası ve kafe var.

228556_10151023015447123_1552534019_n.jpg


Rotamın ilk kısmında Büyükçekmeceye kadar E5'den gittim. Son dönemde yapılan metrobüs inşaatı bu yolun yapısını oldukça bozmuş durumda. Sürüşten keyif almak imkansıza yakın. Yol üstünde Mimar Sinan'ın adını taşıyan beldede yer alan köprüyü görebiliyorsunuz. Köprü,1566 yılından bugüne dek ayakta kalmayı başarmış bir mühendislik harikası. Bugünün köprülerinin kırıldığı, koptuğu ve ayrıldığını düşündüğümüzde 450 yıllık köprünün değeri daha iyi anlaşılıyor. Bugün araç trafiğine kapalı ancak yayalar üzerinden geçebiliyor. Günbatımında köprü çok daha güzel görünüyor

300895_10151023015677123_1110389303_n.jpg


Büyükçekmece'ye doğru giderken inanılmaz yan rüzgar yedim. Resmen motor altımdan gidiyor sandığım anlar oldu. Allahdan rüzgar ve kötü yol aynı anda birleşmedi ki bir sıkıntı yaşamadan yola devam ettim. Rüzgar o denli kuvvetli idi ki arada gazı kapadığım anlarda motor anında yığıldı. Çatalca'ya dek bu rüzgar devam ettim. Ben bunun istisnai bir durum olduğunu düşünürken rüzgar güllerini gördüğüm anda bunun olağan olduğunu anladım.
388011_10151023016622123_1836314507_n.jpg


Meraklısına ufacık teknik bir not: bir noktada rüzgar gülü dikebilmek için o noktanın rüzgar haritası çıkartılıyor. iyi bir nokta, düzenli ve ortalama hızda rüzgar alan nokta olarak değerlendiriliyor. Böylece herhangi bir rotada rüzgar gülü var ise orada 4 mevsim rüzgar beklemek yanlış olmuyor.

ÇAtalca'da biraz rüzgarla boğuştuktan sonra yavaş yavaş kuzeye doğru devam etmeye başladım. Orman köyleri, inişler çıkışlar ve virajlar başlıyordu. Sürüşün zevkli kısmı gelmişti yani. Akalan köyünü geçip Çiftlikköy'e doğru giderken yolda odun kömürü hazırlanan ocakları gödüm.

539442_10151023017637123_771760046_n.jpg


Konuyu merak edince google'dan şu linki buldum: http://www.nasilyapilir1.com/mangal-komuru

Ben bu manzarayı merakla izlerken elimi sağ cebime atmamla ha.....r demem bir oldu. Telefonumu düşürmüştüm! Son duraklamam Subaşı köyünde olmuştu ve aradaki 20 km mesafede telefonumu düşürmüştüm. Telefonun maddi olarak bir değeri olmasa da içindeki sim kartının önemi büyüktü. Bulunduğum noktadan yerleri taraya taraya Subaşı köyüne doğru gitmeye başladım. Ancak telefon karşı şeritte düştüğü için fazlaca verimli olmadı. Subaşı köyüne kadar giderek bulamayınca şansımı bir kez de aynı şekilde giderek denemek istedim. Ve Bingo! TElefonumu buldum. Ancak şu hale gelmişti :) (telefonun fotosunu evde çektim)

531160_10151023066232123_1684777639_n.jpg


Allahtan telefonun simkartı sağlamdı. Telefonu öyle veya böyle bulduğum için yola devam ettim. Çiftlikköy'de kahvede ödünç bir telefondan gerekli mercileri haberdar ettim ki hem nerede olduğum bilinsin hem de arayıp ulaşamadıkları vakit merak etmesinler. Bu bana acı bir tecrübe oldu.

Bu olaya fazla takılmadan yola devam ettim. Çiftlikköy, Yalıköy öncesi son ciddi yerleşim. Oradan sonra önce Çilingoz Yaban Hayatı Geliştirme bölgesi başlıyor.

527058_10151023018177123_124863958_n.jpg


Son 13 km, köye kadar tamamen virajlardan oluşuyor ve çift taraflı orman var. Bu arada bol bol böğürtlen ve incir gördüm ama "motor"u bozar endişesiyle fazla yemedim.

403976_10151023018927123_1551493092_n.jpg


Nihayet KAradeniz göründü

574447_10151023018487123_712082663_n.jpg


Virajlarla Yalıköye kadar geldim. Ancak Yalıköyün sahiline inmedim. Sahile inen yolu tamamen mıcıra çevirmişler. İlk bir kaç yüz metrede motor fazla dansedince telefonsuzken bu riski almak istemedim. Yani denize ancak uzaktan baktık :)

549631_10151023019192123_1681501465_n.jpg


Köyün kahvesinde biraz soluklandım ve birşeyler içtim. Yemek yeri olarak gözüme hiçbir özel yer çarpmadığı için zorlamak da istemedim.

431492_10151023019377123_533736854_n.jpg


Yolculuğun ilk etabı 153 km sürdü

428798_10151023019552123_507857795_n.jpg


Dönüş rotamı kabaca belirledim. Çiftlikköy üzerinden değil KAracaköy ve Dağyenice köyleri üzerinden Kestanelik köyüne inecektim.

295291_10151023100482123_1963267126_n.jpg


Karacaköy'ü ilk defa gördüm. Köyün içinde fazlaca bir numara yok. Ancak şu tarihi Belediye binası dikkatimi çekti:

551656_10151023019767123_1233894917_n.jpg


Örencik ve Dağyenice tipik trakya köyleriydi. Bol bol inek yolumu kesti, sürülere yol verdim. Yol koşulları kısmen bozuk ancak genelde asfalt kalitesi bizim motorla çekilir.

Kestanelikten Tayakadın'a doğru gelirken bir yol kenarı piknik alanında mola verdim ve yemek yedim. Yemekten ufak bir kesit sunuyorum. Ana yemeği söylemeye gerek yok :)

540167_10151023020092123_1399202468_n.jpg

380541_10151023020572123_930706439_n.jpg



Yolun bundan sonraki kısmı otoban kalitesinde idi. Bu güzergah 3.köprüyle birlikte çok popüler olacağı için inanılmaz bir yatırım var. Yolda da rüzgar güllerine rastladım. İlk defa bu kadar yakından görme şansım oldu. Gerçekten insan hayretle hayranlık arasında kalıyor

561861_10151023020767123_760040456_n.jpg


Otoban kalitesindeki yolda süratle Göktürk'e geldim. Kemerburgaz'a adını veren iki kemerin resmini çektim. Bahçeköy yönünde başka kemerler de var. Bu kemerler de gene Mimar Sinan'ın İstanbul'un su problemine çözüm olarak tasarladığı mühendislik harikaları

430975_10151023021042123_657212841_n.jpg

546463_10151023021357123_1616820768_n.jpg


Dönüş yolumda Cendere vadisinden Maslak Sanayi'ye çıktım. Çıkarken keyfimi kaçıran şu görüntüye rastladım :) Ben Fener'liyim (Elhamdülillah:)) ancak Galatasaraylı arkadaşlara bayram hediyem olsun :)

311958_10151023021582123_1579012939_n.jpg


Ve sonunda eve ulaştım. Toplam 265 km yolu tamamladım. Bu yolculukta bana arkadaş olan motorumun da resmini koyayım son olarak :)

418893_10151023017882123_1606263546_n.jpg


Okuduğnuz için teşekkürlerimle,

İYi bayramlar

Okan Y.
19/8/2012
 
Katılım
27 Tem 2006
Mesajlar
6,290
Keyflı Bır gezı olmus,
Telefon olayını saymaz isek :)

Sağlık Olsun,
En azından mal'a gelmiş,
varsın Mal'a gelsin,

Daha nice kazasız gezilere inş...
 
Katılım
17 Nis 2011
Mesajlar
1,759
güzel gezi olmuşş.
maslaga çıkarken ayazagadan geçmişsindir..
ben de dün tüm gün evde oturdum keske karsılaşsaydın..
stadın alt tarafında insaat çalışmasımı ne var her an kamyon çıkabilio allah korusun..
hergün o stada bakarak işe gidioru bi fenerli olarak :)

---------- Post added at 13:05 ---------- Previous post was at 13:03 ----------

ayrıc a jackal 64 nikli arkadımla yaptıgımız gezi vardı
sizin yaptıgınız yol güzergahındaydı..
cendereye gelen yol kaymak gibi fazla arabada yok..
bol yeşillik
 
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
2,838
Güzel bi bayram gezmesi olmuş, bizde senin sayende bu sıralar pek gezemesekte, bol yeşilikli güzel manzaralar görmüş olduk. Telefonun için geçmiş olsun diyorum, sim kartın kurtulmuş olması sevindirici.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst