- Katılım
- 17 May 2011
- Mesajlar
- 4,435
Adam dediğini yaptı bile " Ben insanın aklını alırım! "
Tebrikler:cat:
Tebrikler:cat:
Hayır r25'le ne alakası var? Zorunuza gitti herhalde. R25 kullananlardan kötü bir anınız var neyse burası yeri değil.Bizim millet böyle iste takım tutar gibi taraf tutarlar biz başka bir şey söylüyoruz alakaya maydanoz vur beline kazmayı sizinle mı uğraşıcam, ergen tayfası... aklı sıra aynı motor markasından kullandığı için savunmuş oluyor.
Akıl isterim diyeceği yerde akıl alırım demiş olmalı.
Bir kaç konu dışı yorum harici cevaplayan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Motoru aldıktan sonra bir süre trafiğe kapalı alanda hoca eşliğinde çalıştım. Sonraki günlerde gece 4 gibi kalkıp 5 gibi yola çıktım. Neredeyse 0 trafikte kullandım. En uzunu yaklaşık 60-70 km olan kısa gezintiler oldu. Sonrasında işe motorla gidip gelmeye başladım. Hani oralarda (Bodrum) zaten trafiğe giriyordum ama İstanbul ayrı bir dünya. Bir de sürekli Şirinevler Mahmutbey caddesi ve altındaki Dereyolu'nu (Ahmet Yesevi cad) kullanmam gerekli. Buralarda gün içinde hep kalaba.
İlk adımı atmak her zaman benim için çok zor olmuştur. Bu konuyu açmamdaki bir diğer sebep de siz dostlardan moral/motivasyon sağlamamdı. Bazı arkadaşlar "Şehir dışında aslan, şehir içinde kedi" demiş. Hemen düzelteyim. Şehir dışında da kediyim. Sürati sevmiyorum.
Sanırım hafta sonları gene uykudan kısıp sabaha karşı dışarı çıkmaları başlatmam lazım.
Teşekkür ederim.
Ben kendi adıma şehir içinde de dışında da kedi olmanın daha doğru olduğunu düşünürüm. Motorun hacmi değil kullanıcısı önemli. 50cc motorla kaza yapmayacaksın diye bir kural olduğuna inanmıyorum. At sahibine göre kişner. Ben 750cc motorla gaza gelmeden keyif yapa yapa gidiyorum. Yanımdan uçarak geçen küçük hacimliler de beni ilgilendirmiyor. Siz keyfinize bakın. Uzun ve açık yol iyidir ama bir kalkış bir de duruş var. Sıkışık akan trafik dikkatli olmak koşuluyla en iyi antrenmandır. Teçhizatınızı tam giyin korkmayın. Motosiklete hakim olmayı manevralarla dur kalklarla çok daha iyi kavrarsınız. Refleksler böyle yollarda daha iyi oturur. Benim naçizane görüşüm budur.
Genel olarak yapılan yorumları da okudum ama bazı arkadaşlar çok saçma tepkiler vermiş. Akıl alırım derken arkadaş fikir alırım manasında söylemiş, bunun üzerine neden bu kadar gidildi anlamadım.
Konuya gelirsek, bence kendi üzerinde bir bariyer koymuşsun ve onu kaldıramıyorsun. İnsanın kendini sınırlaması kadar ve bu sınırda takılı kalmak kadar tembel bir durum daha olamaz![]()
Çatalca'nın köyleri demiş bir arkadaş kesinlikle katılıyorum. Oraya öyle pikniğe, uzun yola gideceğini düşünür gibi gitmen lazım her fırsatta.
Aşman lazım kendi kırmızı çizgilerini ama bu bizim vereceğimiz fikirlerle olmaz. Bu mereti sürmeyi biliyorsan -ki eğitimde aldım diyorsun, tüm tecrübeni ve öğrendiklerini çantana atıp çıkacaksın yola. Zaman zaman çizgiyi aşacaksın temkinli bir şekilde, zamanla bahsettiğin tüm olumsuz düşüncelerden sıyrıldığını göreceksin. Zor ama imkansız olmayan bir süreç.
Başarılar şimdiden![]()
Genel olarak yapılan yorumları da okudum ama bazı arkadaşlar çok saçma tepkiler vermiş. Akıl alırım derken arkadaş fikir alırım manasında söylemiş, bunun üzerine neden bu kadar gidildi anlamadım.
Konuya gelirsek, bence kendi üzerinde bir bariyer koymuşsun ve onu kaldıramıyorsun. İnsanın kendini sınırlaması kadar ve bu sınırda takılı kalmak kadar tembel bir durum daha olamaz![]()
Çatalca'nın köyleri demiş bir arkadaş kesinlikle katılıyorum. Oraya öyle pikniğe, uzun yola gideceğini düşünür gibi gitmen lazım her fırsatta.
Aşman lazım kendi kırmızı çizgilerini ama bu bizim vereceğimiz fikirlerle olmaz. Bu mereti sürmeyi biliyorsan -ki eğitimde aldım diyorsun, tüm tecrübeni ve öğrendiklerini çantana atıp çıkacaksın yola. Zaman zaman çizgiyi aşacaksın temkinli bir şekilde, zamanla bahsettiğin tüm olumsuz düşüncelerden sıyrıldığını göreceksin. Zor ama imkansız olmayan bir süreç.
Başarılar şimdiden![]()
türkçeyi nereye çekersen oraya gidiyor hocam baştan bende böyle anladım bide karşılıklı geçse bu konuşma kimse öyle anlamazdı belki ama yazıdan söyleyiş tarzıda anlaşılmıyor herkes anlamak istediğini anlammış :cherry:
Çıplak bir cadde motoru için "tam bir uzun yol motoru" önermesi, mantık, tasarım ve fizik anlamında pek doğru değil.
Daha önce kullandığınız motosikletler ile mukayese ettiğinizde, uzun yolda daha rahat etmiş olabilirsiniz; fakat uzun yol kat etmeye yönelik tasarlanmış motosikletler kullandığınızda ne kadar yersiz ve referanssız bir fikir ortaya attığınızı anlarsınız.
Benim için de MT-07 uzun yolda konforlu bir motosiklet gibi geliyordu, Benelli TNT25 ile İstanbul-Kaş arası çile çektikten sonra. Fakat ne zaman ki 3000 km Balkan turu yaptım MT-07 ile o zaman anladım ki, çiçek dalında, cadde motoru caddede güzel. Bunu da idrak etmemi sağlayan unsur, seyahat esnasında arkadaşım ile motosikletleri kısa vadeli değiştirmiş olmamızdır. Tenere'ye binince, soluksuz 1000 km gidebileceğimi hissettim ve uzun bir süredir kendimi kandırıyor olduğumu fark ettim.
Dominar, yakıt tüketimi anlamında ya da azami hız konusunda sizi uzun yol motoru olma konusunda kandırmış olabilir; zira 100 CC CG motorlarla da uzun yolların kabil olması ile birlikte, ne derece konfor ve performans aldığınız ile alakalı bir durumdur uzun yol kriteri. Her ne kadar "yaptım işte, hiç de sıkıntı olmadı" deseniz de oturuş pozisyonu gereği ortaya çıkan sırt ağrısını göz ardı etmeniz, 120 km hızın üzerine çıktığınızda maruz kaldığınız rüzgara mukavemet aşamasında kol ve bileklerde ortaya çıkan sızılar maalesef cadde motosikletlerinin uzun yolda sadece gidebildiğini ancak bu uygulama için doğru motoskilet olmadığını gösteren örneklerdir.