- Katılım
- 3 May 2009
- Mesajlar
- 279
- Konu Yazar
- #1
Anlamıyorum arkadaşlar gerçekten anlamıyorum niye olaya hep kazık yemek, enayilik vs vs olarak bakıyoruz ki, neden hep birbirimize üstü kapalı veya açıktan hakaret ediyoruz, neden hiç farklı açılardan bakmıyoruz, neden hep maddi olarak bakıyoruz ki olaylara. İlla ki maddi olarak bakacaksak;
ABD satış fiyatı 4800-5000 dolar olan ürüne biz niye güzelim ülkemizde 7000 euro gibi korkunç rakamlar veriyoruz diye bakmalıyız ve bunu eleştirmeliyiz. Eleştireceğimiz konu asla birbirimizin bakış açısı, dünya görüşü, ihtiyaçları, fikirleri vs vs olmamalı.
Ninja 300 ün özelliklerine bir bakalım;
296cc sıvı soğutmalı paralel çift silindirli, çift ekzantrikli motor bloğu 39 hp güç üretiyor.
Dijital Yakıt Enjeksiyonu,
hani o, her motorda olmalı dediğimiz A.B.S. fren sistemi (Önde 290mm çift piston kaliperli disk, arkada 220mm disk frenler)
Arka tork sınırlama fonksiyonu olan yarış tipi debriyaj (bana göre abs den ve çekiş kontrol den sonra en büyük nimetlerden biri, kullananlar bilir.)
Dijital göstergeler ve ekonomik sürüş aralığını gösteren gösterge. ECO.
Kawasaki Air Management System: Sıcak havayı radyatörün arkasından motosikletin alt bölümüne ileten bir sistem bu sistemle sürücüye daha az ısı ulaşıyormuş, (hep şikayet ettiğimiz yüksek ısının çözümünü bulmuş sanırım kawasaki)
78,5 cm sele yüksekliği,
Euro 3 normlarına uygun eksoz (Hani motorcular çevreye duyarlıdır yaaa...)
37mm teleskopik ön çatallar ve 5 kademe ayarlanabilir uni-trak arka amortisör
172kg/174kg ABS ağırlık
Ve Kawasaki nin çok güvendiği, çok iddialı olduğu şasi. (Ninja 250 den %150 daha sağlam bir şasiden bahsediliyor...)
Şimdi bu özellikleri görüp, okuduğum ve en önemlisi ANLADIĞIM zaman ben sınıfında rakibi olmadığını ve Kawasaki nin bu motora çok emek harcadığını görüyorum.
Herkesin kişisel tercihleri farklıdır elbette ve aramızdan bazıları motosiklet kullanmayı ve hayatta kalmayı, yaşamayı, çok sevip;
ihtiyacımı görsün, işimden evime, evimden işime arada sırada sahilde dolaşmaya...,
yakıtı iyi olsun,
sollamalarda ve yokuşlarda bayılmasın,
yakışıklı olsun,
güven versin, abs si olsun,
uzun ömürlü olsun hem ben zaten uzun süre bi motora binerim öyle hemen al sat yapmam, sıkılmam,
zaten öyle deli gibi hızlanmayan,
0-100 ü 3 saniyeler, 0-200 ü 7 saniyeler civarı olmayan,
200 küsür kilo aleti zapt etmek için body salonlarına gitmeden,
Memleketin tümsekli yollarında seleden zıplarken gazı kaçırdım diye altıma kaçırtacak,
7, 8 litre benzin yakacak,
diye korkmadan uzun yıllar motosiklet sürmek isteyebilir.
Değil mi arkadaşlar?
Saygılar. İyi forumlar...
ABD satış fiyatı 4800-5000 dolar olan ürüne biz niye güzelim ülkemizde 7000 euro gibi korkunç rakamlar veriyoruz diye bakmalıyız ve bunu eleştirmeliyiz. Eleştireceğimiz konu asla birbirimizin bakış açısı, dünya görüşü, ihtiyaçları, fikirleri vs vs olmamalı.
Ninja 300 ün özelliklerine bir bakalım;
296cc sıvı soğutmalı paralel çift silindirli, çift ekzantrikli motor bloğu 39 hp güç üretiyor.
Dijital Yakıt Enjeksiyonu,
hani o, her motorda olmalı dediğimiz A.B.S. fren sistemi (Önde 290mm çift piston kaliperli disk, arkada 220mm disk frenler)
Arka tork sınırlama fonksiyonu olan yarış tipi debriyaj (bana göre abs den ve çekiş kontrol den sonra en büyük nimetlerden biri, kullananlar bilir.)
Dijital göstergeler ve ekonomik sürüş aralığını gösteren gösterge. ECO.
Kawasaki Air Management System: Sıcak havayı radyatörün arkasından motosikletin alt bölümüne ileten bir sistem bu sistemle sürücüye daha az ısı ulaşıyormuş, (hep şikayet ettiğimiz yüksek ısının çözümünü bulmuş sanırım kawasaki)
78,5 cm sele yüksekliği,
Euro 3 normlarına uygun eksoz (Hani motorcular çevreye duyarlıdır yaaa...)
37mm teleskopik ön çatallar ve 5 kademe ayarlanabilir uni-trak arka amortisör
172kg/174kg ABS ağırlık
Ve Kawasaki nin çok güvendiği, çok iddialı olduğu şasi. (Ninja 250 den %150 daha sağlam bir şasiden bahsediliyor...)
Şimdi bu özellikleri görüp, okuduğum ve en önemlisi ANLADIĞIM zaman ben sınıfında rakibi olmadığını ve Kawasaki nin bu motora çok emek harcadığını görüyorum.
Herkesin kişisel tercihleri farklıdır elbette ve aramızdan bazıları motosiklet kullanmayı ve hayatta kalmayı, yaşamayı, çok sevip;
ihtiyacımı görsün, işimden evime, evimden işime arada sırada sahilde dolaşmaya...,
yakıtı iyi olsun,
sollamalarda ve yokuşlarda bayılmasın,
yakışıklı olsun,
güven versin, abs si olsun,
uzun ömürlü olsun hem ben zaten uzun süre bi motora binerim öyle hemen al sat yapmam, sıkılmam,
zaten öyle deli gibi hızlanmayan,
0-100 ü 3 saniyeler, 0-200 ü 7 saniyeler civarı olmayan,
200 küsür kilo aleti zapt etmek için body salonlarına gitmeden,
Memleketin tümsekli yollarında seleden zıplarken gazı kaçırdım diye altıma kaçırtacak,
7, 8 litre benzin yakacak,
diye korkmadan uzun yıllar motosiklet sürmek isteyebilir.
Değil mi arkadaşlar?
Saygılar. İyi forumlar...