BakmakLa oLmaz Sende Anlat BakaLım :)

Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
1,978
İlk race motorumu aldığım zaman büyük bir hevesle evin önüne gitmiştim. Babam kapının önünde bir bana bakıyor birde motora biraz da kızgınlık var.

- Defol git bağırtma şunu dedi

Ben yusuf yusuf modunda, pişmiş kelle gibi sırıtom..

Annemde çıktı ver yansın tabi :p

Sonra bende o gazla çıktım gittim.. Benzinciden çıktıkdan sonra yakLaşık 3 km sonra kaza yaptım.. Bir araç beni fark etmedi ve yola atladı vs. vs. vs.

Sonra gidersin doktara bacağıma dikiş faLan atıldı. Herşey bitti Anbulansla eve gidiyorum..

Bir inersin Annem bir elinde terlik bir eLinde Süpürge

- Sen şimdi gelmiyecen mi buraya kafanı kırıyımda gör die..

:D millet aman oğlum die üzülürdü. Annemde beni dövcek die sevinirdi :p

pek iç acıcı bir olay değil :p o gün kü psikolojini düşünemiyorum yani :queen:
 
Katılım
5 Nis 2008
Mesajlar
712
annem runner aldıımı gördüü zaman anlatırım olayları size ama o zaman hala hayatta olurmuyum bilmem :D
 
Katılım
21 Haz 2007
Mesajlar
2,032
hiç unutmam bir keresinde 3 motorlu arkadaşlarla balıga gidiyorduk artcım babam :)ne akla hikmetse saat 22:00 zifiri karanlık hava yagmurlu ve yol bozuk balcık kaplı arkadaşlar önde ,ben arkada gidiyoduk ön tekere devamlı camur dolup kitliyodu ve kayarak felan ilerliyoduk en öndeki arkadaş kaydı düştü arkasındaki de düştü bende babama böbürlenerek bunlarda tecrübeliyiz diye geçinir birde önden biz gidelim diyolar diye :mrgreen: gülerken...birden ön teker camırla doldu ve oldugumuz yerde istemeden bir sıfır cizdim ama alahtan koruma demiri camırı boylamamı engeldi dedim babama .. oda hayalet gibi yüzü gözü camır karanlıkdan bana dogru geliyor ve hay babaaan azına gibi bişeyler söylüyodu o an sıkıcıydı ama şu an düşünüyorumda bayaa zevkli bir andı :mrgreen:
 
Katılım
26 Mar 2008
Mesajlar
250
benim motorla en güzel anıarım heralde kazalarımdır çünkü uzun geziye cıkıcak kadar yürekli deilim 50cclik scooterla :mrgreen: neyse bi anımı anlatıyım bigün arkadaşım benim bilgisayarımı yapıodu onunda işi vardı avcılarda arkadaşıoyla bulusucaktı allah razı olsun cocuk geldi yaptı ama bunun sonucunda arkadaşa teşekkür etmem gerekiodu ve dedim ben seni atıyım avcılarada geç kalma tamam dedi (başına geliceklerden habersizdi):cherry: avcılara cıktım 3-4 km bi yok sadece bizim ewden trafiğe kapalı caddede meydanda arkadaşı beklıomus önüm bombos trafiğe kapalı bi yolda bastık korkutmak amacıyla dedim ani frenle havuzun orda dururum ama işler dilediğim gibi gitmedi ve avcılar belediye binası önündeki yaklaşık taksim meydandaki anıt kadar bi havuza ortadan girdim :queen: ve motorum çatalları nerdeyse 90derece yamuldu ewe kadar cok zor getirdim :bounce:
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
1,159
annem runner aldıımı gördüü zaman anlatırım olayları size ama o zaman hala hayatta olurmuyum bilmem :D

bak sende benim gibi yap :)

bundan önceki race motorumu annem aldırdı bana. Diyalog aynen böle :


- Anne motor almama izin ver sana babamla ilgili özel bir şey söliyecem die.
( O sıra babam şehir dışında )

- Ne söylüyecen ?

- Önce motor alıyım sonra.

- Tamam git al dedi ve hemen gidip aldım.

Akşam sordu ne söylücen dedi.

- Dün Babam seni aradı ulaşamamış. Selam söle de dedi :D


( gerçi bir kaç terlik fırlattı arkamdan ama ıskaladı ( popoma gelen hariç )

:queen:
 
Katılım
7 Ara 2007
Mesajlar
599
Güzel topic.:)

Ben de anlatayım bir tane.
Aslında çok var ama rezilliğimizi cümle aleme ilan etmeyelim.:)

Herhalde bir 25 sene olmuştur bu olay başımdan geçeli.

Eskiler bilir pejoların kartal direksiyon diye tabir edilen biraz curiser gidona benzer bir motosikleti vardı.
Ben de büyük bir hevesle almıştım bir tane.

Allah akıl dağıtırken biz millete akıl vermekle meşgul olduğumuzdan arka freni o zamanın bomba fren diye tabir edilen bir hale getirmiştim.:)

Bu gün mutlaka bir teknik açıklaması vardır ama mevzu kısaca şudur.
Mopetlerin frenleri zayıf olduğundan bir takım işlemlerle arka freni kitleyebilecek hale getiriyorduk.

Yani aslında amaç durmak değil arkayı kaydırmaktı.

Hızla bir noktaya doğru yol alıp, sonra sert bir frenle arkayı kaydırıp duruyoruz.
Acaip havalı bişey, o zaman ki aklımızla.

Babam o zamanlar şehirler arası otobüs işletmeciliği ile uğraşıyor.
Garajda bir yazıhane ve bilet kesilen bir banko düşünün.
Biraz Harem'de ki yazıhanelere benzer.

Hemen önünde peronlar var.

İşte ben bir gün bu peronlara doğru, babama hava atacam diye son hızla yaklaşıyorum.
Tam perona girdiğim de arka frene asılıp, lastiği kaydıracağım ve motoru park edip kasıla kasıla babamdan harçlık isteyeceğim.:mrgreen:

Aslında büyük bir kabiliyetle zorlanmadan yapabildiğim bir hareket.
Fakat metal yorgunluğunu hesaba katmamışım.:)

Neyse uzatmayayım.
Perona son hızla girip arka frene asıldım.
Fren teli koptu.:pale:

Vitrine dalmamak için can havliyle kapıya yöneldim.
Büyük bir başarıyla kapıdan teğet geçmeyi başardım.
Fakat arkasında bilet kesen eleman ve babamın oturduğu bankoya son hızla vurdum. :cyclopsan

Banko devrildi ve kendimi babamın üstünde buldum.:)

Ama en güzeli sonrasında yaşadıklarımdı.

Hani insana benim babam bitane dedirten olaylar vardır ya.
İşte ondan.
Babam önce bana bir şey olup olmadığını kontrol etti.
Sonra ne oldu? diye sordu.
Fren teli koptu baba dedim.
Hiçbirşey olmamış gibi elini cebine attı ve bana para verdi.
İyi o zaman git değiştir dedi.:)

Daha çok var da anlatmayayım.
Hele bir drag yarışım var kiiiiii.:mrgreen:
(Aslında acık dürtükleseniz dökülürüm hepsini.Hoşuma gitti muhabbet.) :):wiinkk:

hocam dök içini dinliyoruz:)
güzel hikayeler anlatılıyo ben şahsen hepsini tek tek okuyorum sen daha diğer anılarını da anlat dinleriz biz:rendeer:
 
Katılım
26 Mar 2008
Mesajlar
250
bak sende benim gibi yap :)

bundan önceki race motorumu annem aldırdı bana. Diyalog aynen böle :


- Anne motor almama izin ver sana babamla ilgili özel bir şey söliyecem die.
( O sıra babam şehir dışında )

- Ne söylüyecen ?

- Önce motor alıyım sonra.

- Tamam git al dedi ve hemen gidip aldım.

Akşam sordu ne söylücen dedi.

- Dün Babam seni aradı ulaşamamış. Selam söle de dedi :D


( gerçi bir kaç terlik fırlattı arkamdan ama ıskaladı ( popoma gelen hariç )

:queen:

harika tuttum bunu:cat::cat: annemlerin beni SS alırkenki hallerini düşünemiom 50cc likle ortadan kaybolmuşken mahalleye girince bi korna çaldığım gibi hemen cama cıkıolar
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Mar 2008
Mesajlar
1,647
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bir tane de ben anlatayım ;

Geçtiğimiz bayramda yine her bayramda olduğu gibi memlekete gidecek olan ve beni de istemediğim halde zorla yanlarında götürmeye çalışan ailemin baskılarından, kankalarımı hatta kankalarımın anne ve babalarını araya sokarak kurtuldum.
Herzaman dizinin dibinde olmamı isteyen canım babam gitmeden önce peygamber sabrını zorlayacak kadar uzun uzadıya uyarılarını yaptı .
'' yaramaz yerlere gitmeyin evladım , pis ortamlardan uzak durun evladım . (hatta) kapının deliğinden bakmadan kapıyı kimseye açmayın evladım ve en önemlisi ( kenan ışık'ın bile gözlerini kaçırmak isteyeceği bir bakış eşliğinde ) sakın motosiklete binmeyin binmeyin binmeyinnnnn .Sigara içtiğin veya motosiklete bindiğin gün bana baba deme '' gibi herzaman duyduğum klasik cümlelerini kurdu . ( onu çok seviyorum ).
Bayramın ilk gününü birlikte geçirdiğim ailem 2. gün hazırlanıp erken saatte İzmir'e doğru yola çıktı . 1 ay öncesinden yaptığımız plana göre kızkalesi'ne kadar gidecek , gezip tozacak , bir kaç tarihi yer ziyaret ettikten sonra geceyi yanımızda getirdiğimiz çadırlarda geçirecek ve ertesi gün tekrar şehre dönecektik .Herşey hazırdı . Çantalarımız motosikletlerimiz bütün ekipmanlarımız . Sadece yoldan iki arkadaşımızı , gördüğümüz en yakın alışverişmerkezinden de gerekli olan ufak tefek malzemeleri alacaktık .Tam koruma üstünde atladığımız motosikletlerle ( yol üstünde motosikletten inmemizi gerektirecek noktalar olduğu için sadece dizlik takmamıştım, uzun yola çıkarken takmayı planlıyordum )atatürk bulvarı üzerinden yola koyulmuştuk .ortalama bir hızla seyir halinde gittiğimiz sırada kaptan pilotun arkasında daha şimdiden uykum gelmiş ,'' Aceba babam şu an beni görseydi nasıl tepki verirdi '' diye düşünerek biraz da abartılı olarak bol miktarda kanlı sahnenin bulunduğu hayaller kurmaya başlamıştım . Arkadaşları alacağımız yere yaklaşmış barlar sokağı diye tabir edilen bölgeye girmiştik . Burda daha önce de bazı kötü anılarım olduğu için burayı pek sevmiyordum. Gündüz saatlerinde fazla kalabalık olmayan bu muhitte ana yoldan 50 km civarı bir süratle gittiğimiz sırada az ilerideki sokaktan aynı hızla gelmeye devam ederse 5 saniye sonra bize çarpması kuvvetle muhtemel olan bir araç ( ne tesadüftür ki bu da kia sorento ) hızla sokağın ana yolla kesiştiği noktaya doğru ilerliyordu.İlk saniyede hönkk diyip 2. saniyesinde ''eşhedü enlaa '' dan sonrasını unuttuğum 3 . saniyesinde arkadaşımın belini sıktığım 4. saniyesinde gözlerimi yumduğum ve son olarak 5. saniyesinde müthiş bir plastik kırılma sesinden sonra kendimi bir kuş kadar hafif hissettiğim zaman diliminde galiba ömrümden bir kaç beş on yıl gitmiştir:) .Evet gözlerimi havada açtığımda kaldırıma doğru güney batı istikametinde yaklaşık olarak saat 7 yönünde uçuyordum .Vücudumda hiç bir acı hissetmediğim ve yüz üstü bir şekilde yerle buluşma bölümünden sonra benim bile şaşırdığım bir süratle sanki hiç birşey olmamış gibi ayağa fırladım ve başımı ellerimin arasına aldım .O an sanki herkes aynı anda susmuş etraf derin bir sessizliğe bürünmüştü. ( mübarek roman yazdım )Arkamızdan gelen diğer arkadaşlar durmuş benden 10 kat daha heyecana kapılmış olan sınıf arkadaşım Eylem yanıma gelmiş beni teselli etmeye çalışıyordu . Biraz önce başıboş köpeklerden ,bizden ve bize çarpan adamdan başka hiç bir canlının olmadığı sokakta etrafımıza 50-60 kişi toplanmış şoka giren araç sahibini linç etmeye bahane arıyorlardı . 1 dakika sonra insanların bir ''tarafın acıyormu , şöyle yere uzan'' dediği sırada sağ bacağımda ve sağ el bileğimde hafif bir acı hissettim .Motosikleti kullanan arkadaşım Fırat'a ne olduğunu sormamla araç sahibine tokat atmaya calıştığını görmem bir oldu zaten .
Baya uzun oldu galiba . aklımdan geçirip kendimi daha da heyecanlandırdığım bazı kurgusal olaylardan dolayı binmek istemediğim ambulans 10 dakika sonra olay yerine gelmişti .özel XXX tıp merkezine doğru olan yolculuğumuz sırasında tamamen toparlanmış yanımda refakatçi olarak gelen arkadaşımı sakinleştirmeye calısıyordum .:) Daha yeni başladığımız ,1 aydır her an her dakika geliştirme çabaları içinde bulunduğumuz gezi planımız benim gibi hayallere dalan ama bu işi araba sürerken yapan birinin yüzünden, bir zamanlar cillop gibi olan ama şimdi aerodinamiği bir el arabasına benzeyen motosiklete, bir adet kırık araç tamponu ( paramparça un ufak olmuştu ) bir adet yamuk motor kaputuna , içlerinde sağlam bir motor sevgisi olmasa o an o dakika pes edecek 2 adet motor sevdalısının (o kazaya göre mucizevi bir şekilde ) hafif şekilde yaralanmasına , 1 mahalle dolusu insanın heyecanlanmasına maloldu.

Aradan bayağı bir zaman geçti .Olaydan sonra sadece 3 gün motosiklete binmedim . Sonra yine birlikteydik ve hayatım boyunca birlikte olacağımı ümit ediyorum .Son olarak kendilerini annem babam yerine koyduğum arkadaşlarımın ebeveynlerinin de yardımıyla babamın olaydan hala haberi yok .:)


kia sorentolarla olan maceralarım bu kadar diil . :p daha sonra onları da anlatırım .
 
Son düzenleme:
Katılım
9 Mar 2008
Mesajlar
525
Motoru yeni almışın 650R mahallede arkadaşlara bir karizma yapıyorum, üsz baş falan, motoru garajda çalıştırmışım ısınsın diye, arkadaş üzerine oturmuş, iki ara gazı vermiş sesi manyak ya çok hoşuma gitti falan der, motoru çıkardım stop ettim, motordan indim garajın kapısını kapattım, motora tekrar bindim çalıştırıp gaza basıp gidecem ya, karizma yapacam ya, kontağı soktum, düğmeye basıyorum ulan motorta tık yok, kontağı kapatıyorum bir daha açıyorum, çalışması için düğmeye basıyorum yok, karizma yerle bir oldu tabi, her kes bana bakıyor, bütün düğmelere basıyorum, açıyorum kapatıyorum ulaan her şey çalışıyorum motor çalışmıyor, bi baktım motorun ayağı açık kalmış, dağılan karizmamı topladım, ayağı kaldırıp bastım gittim...
 
Katılım
25 Mar 2007
Mesajlar
563
bir tane de ben anlatayım ;

Geçtiğimiz bayramda yine her bayramda olduğu gibi memlekete gidecek olan ve beni de istemediğim halde zorla yanlarında götürmeye çalışan ailemin baskılarından, kankalarımı hatta kankalarımın anne ve babalarını araya sokarak kurtuldum.
Herzaman dizinin dibinde olmamı isteyen canım babam gitmeden önce peygamber sabrını zorlayacak kadar uzun uzadıya uyarılarını yaptı .
'' yaramaz yerlere gitmeyin evladım , pis ortamlardan uzak durun evladım . (hatta) kapının deliğinden bakmadan kapıyı kimseye açmayın evladım ve en önemlisi ( kenan ışık'ın bile gözlerini kaçırmak isteyeceği bir bakış eşliğinde ) sakın motosiklete binmeyin binmeyin binmeyinnnnn .Sigara içtiğin veya motosiklete bindiğin gün bana baba deme '' gibi herzaman duyduğum klasik cümlelerini kurdu . ( onu çok seviyorum ).
Bayramın ilk gününü birlikte geçirdiğim ailem 2. gün hazırlanıp erken saatte İzmir'e doğru yola çıktı . 1 ay öncesinden yaptığımız plana göre kızkalesi'ne kadar gidecek , gezip tozacak , bir kaç tarihi yer ziyaret ettikten sonra geceyi yanımızda getirdiğimiz çadırlarda geçirecek ve ertesi gün tekrar şehre dönecektik .Herşey hazırdı . Çantalarımız motosikletlerimiz bütün ekipmanlarımız . Sadece yoldan iki arkadaşımızı , gördüğümüz en yakın alışverişmerkezinden de gerekli olan ufak tefek malzemeleri alacaktık .Tam koruma üstünde atladığımız motosikletlerle ( yol üstünde motosikletten inmemizi gerektirecek noktalar olduğu için sadece dizlik takmamıştım, uzun yola çıkarken takmayı planlıyordum )atatürk bulvarı üzerinden yola koyulmuştuk .ortalama bir hızla seyir halinde gittiğimiz sırada kaptan pilotun arkasında daha şimdiden uykum gelmiş ,'' Aceba babam şu an beni görseydi nasıl tepki verirdi '' diye düşünerek biraz da abartılı olarak bol miktarda kanlı sahnenin bulunduğu hayaller kurmaya başlamıştım . Arkadaşları alacağımız yere yaklaşmış barlar sokağı diye tabir edilen bölgeye girmiştik . Burda daha önce de bazı kötü anılarım olduğu için burayı pek sevmiyordum. Gündüz saatlerinde fazla kalabalık olmayan bu muhitte ana yoldan 50 km civarı bir süratle gittiğimiz sırada az ilerideki sokaktan aynı hızla gelmeye devam ederse 5 saniye sonra bize çarpması kuvvetle muhtemel olan bir araç ( ne tesadüftür ki bu da kia sorento ) hızla sokağın ana yolla kesiştiği noktaya doğru ilerliyordu.İlk saniyede hönkk diyip 2. saniyesinde ''eşhedü enlaa '' dan sonrasını unuttuğum 3 . saniyesinde arkadaşımın belini sıktığım 4. saniyesinde gözlerimi yumduğum ve son olarak 5. saniyesinde müthiş bir plastik kırılma sesinden sonra kendimi bir kuş kadar hafif hissettiğim zaman diliminde galiba ömrümden bir kaç beş on yıl gitmiştir:) u.kaldırıma doğru güney batı istikametinde yaklaşık olarak saat 7 yönünde çuyordumEvet gözlerimi havada açtığımda .Vücudumda hiç bir acı hissetmediğim ve yüz üstü bir şekilde yerle buluşma bölümünden sonra benim bile şaşırdığım bir süratle sanki hiç birşey olmamış gibi ayağa fırladım ve başımı ellerimin arasına aldım .O an sanki herkes aynı anda susmuş etraf derin bir sessizliğe bürünmüştü. ( mübarek roman yazdım )Arkamızdan gelen diğer arkadaşlar durmuş benden 10 kat daha heyecana kapılmış olan sınıf arkadaşım Eylem yanıma gelmiş beni teselli etmeye çalışıyordu . Biraz önce başıboş köpeklerden ,bizden ve bize çarpan adamdan başka hiç bir canlının olmadığı sokakta etrafımıza 50-60 kişi toplanmış şoka giren araç sahibini linç etmeye bahane arıyorlardı . 1 dakika sonra insanların bir ''tarafın acıyormu , şöyle yere uzan'' dediği sırada sağ bacağımda ve sağ el bileğimde hafif bir acı hissettim .Motosikleti kullanan arkadaşım Fırat'a ne olduğunu sormamla araç sahibine tokat atmaya calıştığını görmem bir oldu zaten .
Baya uzun oldu galiba . aklımdan geçirip kendimi daha da heyecanlandırdığım bazı kurgusal olaylardan dolayı binmek istemediğim ambulans 10 dakika sonra olay yerine gelmişti .özel XXX tıp merkezine doğru olan yolculuğumuz sırasında tamamen toparlanmış yanımda refakatçi olarak gelen arkadaşımı sakinleştirmeye calısıyordum .:) Daha yeni başladığımız ,1 aydır her an her dakika geliştirme çabaları içinde bulunduğumuz gezi planımız benim gibi hayallere dalan ama bu işi araba sürerken yapan birinin yüzünden, bir zamanlar cillop gibi olan ama şimdi aerodinamiği bir el arabasına benzeyen motosiklete, bir adet kırık araç tamponu ( paramparça un ufak olmuştu ) bir adet yamuk motor kaputuna , içlerinde sağlam bir motor sevgisi olmasa o an o dakika pes edecek 2 adet motor sevdalısının (o kazaya göre mucizevi bir şekilde ) hafif şekilde yaralanmasına , 1 mahalle dolusu insanın heyecanlanmasına maloldu.

Aradan bayağı bir zaman geçti .Olaydan sonra sadece 3 gün motosiklete binmedim . Sonra yine birlikteydik ve hayatım boyunca birlikte olacağımı ümit ediyorum .Son olarak kendilerini annem babam yerine koyduğum arkadaşlarımın ebeveynlerinin de yardımıyla babamın olaydan hala haberi yok .:)


kia sorentolarla olan maceralarım bu kadar diil . :p daha sonra onları da anlatırım .
allahtan bi tane anını anlatmışsın bikaç tane olsa topic almıcak:p:)yalnız şu kısıma çok güldüm
kaldırıma doğru güney batı istikametinde saat 7 yönüne doğru uçuyordum:mrgreen::mrgreen:böyle muntazam bi düşüşü herkez yapamaz koordinat verir gibi düşmüşsün:p:mrgreen:yazdıklarını gülerek okudum eline sağlık:wiinkk:

ee herkez anlatmış ben eksik kalmayayı bari:)
evimin önüne yanaştım kapıyı açmak için motorumdan indim ve yan ayaklığa aldım kapıyı açmaya çalışırken arkamdan çok sertçe bi darbe aldım ve yere düştüm bana vuranın kim olduğunu öğrenmek için arkamı döndüğümde motorumu üzerimde buldum:mrgreen:
motor yan ayklıktan kurtulup bana çarpmış ben yere düştükten sonra üzerine devrildi nasıl oldu anlamadım ama aradan bikaç dakika geçtikten sonra çok güldüm:)biz motosikletin üzerindeyken kaza yapmayalım da varsın motor bizim üzerimize düşsün sorun değil..
 
Son düzenleme:

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Rusça muhabbetinizi böleceğim kusura bakmayın.:)

Bu akşam topiclerden birinde Mobylette muhabbeti vardı.
Aslında modifiyeli mobilet diye başlık açılmış ama olsun.
Oraya buraya bir anımı yazacağım diye yazdım.
Sözümüzü tutmak gerek.:)

Yıllar yıllar önce, (Bu en az 10-20 yıl önce anlamına gelir) canım ülkemde, insanlar bu kadar mesut ve bahtiyar değillerken, yani enflasyon canavarı semiz, ekonomi bu günkü kadar süper değil, her insan insanca yaşamanın ne demek olduğunu bu günkü kadar tadamamış,avrupa birliği diye bişeyin adı bile anılmazken,
tek kusur olarak, başbakanın oğlu gemi, maliye bakanının oğlu tavuk yemi fabrikası sahibi değillerken,
bir ülkede coq adında bir horoz varmış.:)


Yukarıda yazdıklarımı unutun.
Edit yaptım.
Yani yok öyle bişey.



Tekrar baştan başlayalım.

Efendim zamanın birinde iş için gerekli olduğundan ve de bütçem yetersiz durumda Tavuk su içer Allah'a bakar konumunda bir insan kılığında gezindiğim zamanlarda,bir üç kağıtçının Mobiletini o zamanın parası yanlış hatırlamıyorsam 5 milyon lira gibi bir rakama (o zaman için bisiklet alamazsın o paraya) almıştım.

Motor hurda durumdaydı.
Yani görünüş olarak.
Yan kapaklar yok.
Pedalın biri yok.
Far yok.
Koltuk, yayları mabata değer vaziyette.
Jant telleri ayar istiyor.
Fakat tüm bunlara rağmen motor canavar gibi.

Aslında bu hikaye Kayserilinin eşşeği boyayıp, babasına satması hikayesidir.

Ben motosikleti daha 7 yaşımda dayımdan öğrendim.
Dayım o zamanlar motosiklet tamirciliği yapıyordu.
Bir motosikleti dağıtıp toplayacak kıvama geldiğimde 9 yaşımdaydım.


Aradaki kalın yazılı bölümü motosikleti niye aldığımı açıklamak için yazdım.
Yani motorun problemleri bana göre problem değildi.

Biz dam deriz. Siz ahır deyin. İşte orada dayımın motosikletçilik zamanından kalma binlerce yedek parça mevcuttu.
Oradaki hazineye dalıp, motosikletin ne kadar eksik parçası varsa tamamladım.

Motoru tamamen parçalayıp, şase ve görünür yerleri borç olarak yazdırdığım sprey boyayla koyu kırmızıya boyadım.
Jantlarıda evde bulduğum bir yaldızlı soba boyasıyla(altınrengi) boyadım.
Motor harika bişey olmuştu.


Bana motoru satan eleman son model bir Pejo almış bir gün havalı havalı dükkana geldi.

Motosikleti öyle bir hale getirmişim ki onun motorundan daha havalı duruyor.

Bu benim motor mu? diye sordu.
Dedim
senin motor serviste bu bir arkadaşın motoru.Bir kaç günlüğüne servis için bana verdi.
:)

Muhabbeti uzatmayayım.
Bir kaç gün sonra kardeşine kendi motorunu benden, daha doğrusu,benim sahte bir arkadaşımdan 60 milyon liraya satın aldı.
Ben sadece boya ve jant gerdirme için bir milyon lira kadar bir masraf etmiştim.

Kısacası, bu güne kadar, Kawsaki'sinden Honda'sına kadar onlarca motor aldım sattım.
Ama hiçbirinde bu Mobylette kadar kar etmedim.:)

Bu gün önümden her geçen Mobylette gördüğümde, dudaklarım ister istemez kıvrılır ve bedenimi tatlı bir mutluluk kaplar.
Üzerine yapıştıracağım stikerlar için üç gün pazarlık ettiğim günler aklıma gelir.
Bir hoş olurum.

Bu yazıdan çıkarılacak çok farklı sonuçlar olabilir.
Ama benim mesajım farklı.
Ne altınızda ki motosikleti, ne de kendinizi küçük görmeyin.
Onu da bulamayan var.
Bir gün çok daha iyilerine sahip olacaksınız.
Buna inanın ve bunun için gayret gösterin.
Bu satırları yazan kişi, ilk motosikletini, sabah okula gidip, öğleden sonra dedesinin kasap dükkanında çalışıp, geceleri de domates kasası çakarak aldı.
Bugün hayalindeki motosiklete biniyor.
Çok zor oldu evet.
Ama oldu....
Sizin de olacak.
Bundan asla şüphe etmeyin.....
Kilidi açacak anahtar kendinizsiniz....
 
Katılım
16 Nis 2007
Mesajlar
1,968
benimde bikaç anım var sanırım ama dun gecekinden başlıyım:)

3-4 gundr motrda sorun vardı bizim ustaya gttim durumu anlattım bakarız bikaç gun snr gel dedi ii dedim gttim ertesi gun yine gittim yine baska zmn bakarız dedi tabi bsy diyemedim dondum dun aksam atakoye giderken orda buluştuk bzmkilerle ben hmn tabi motoru soledim usta yne bakmadı (tabi bunlar bizim için eglence yanlş anlasılmasın) snr yola cıktık kız arkadasımla atakoye gittik hersey sıradan bozuktu:p:p

donerken 90-100km hızla gtmesi gereken motor 80i gecmemeye basladı ben dua etmeye basladım tabi:)

barbaros yokusuna gelince motor 60a dustu ben o arada sadece dua ediodum inş duzelir die kopruden gectik sagsaglim saat 12ye gelio benim aklımda sadece kız arkadasımı bırakana kadar motora bsy olmasın die dua etmek vardı :queen:

cok sukur onu bıraktım ve kendi evim dogru yola koyuldum artık motor 50yi gecmiodu ben bu sefer kendim için dua etmeye basladım artık nası dua ettiyse evin onune kadar geldi babam balkondaydı beni gordu bende kafamı kaldırıp babama baktım ve garaja girmek için frene bastım bu arada hala yukarı bakıodum

elimi frenden cektim ve motor oldugu yerde kaldı kımıldamıo tabi ben gulmeye basladım indim baktım arka teker kitlenmiş jant yapısmıs babam geldi motoru suruyerek garaja koyduk :salut::salut:

bugun zor soktum rulman dagılmıs jantı tornalamıs oda sıcaktan yapısmıs:)

bugun anladımki bazen benzin diil dua ilede yol alabilirsiniz eger 200mtre geride kalsam 2saatimi alırdı motoru eve goturmek:cherry::cherry:
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
Loft yani tebrikleri aileni zar zor ikna ediyorsun ki tam bile deil motoru aldın gün sen git kaza yap süpersin adamların gözüne çok iyi girmişin.
senin her olayın bi macera yani ha babanın selamıda cok güzelmiş hehehe :cat::queen:
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
61
Bir hafta sonu hastane'de yatan akrabamın ziyaretine gitmek için eşimle beraber motora atladık ve ziyaretine gittik.Hastaneye varınca tabi montlar,kasklar soyunma faslı bitti biz ziyaretimizi gerçekleştirdik.Mutlu olarak hastaneden ayrıldık
motorun yanına geldik,geldik ama anahtarları bir türlü bulamıyorum sonra hatırladım motorun anahtarlarını bendeniz mont'la beraber
oturağın altına koymuşum :pr:eek:rada öyle çaresiz dört saat bekledik.Yedek anahtarı evden getirdiler evimize döndük.:cherry:
 
Katılım
25 Nis 2007
Mesajlar
177
sayim bey sizin bol bol balık ve et yemeniz lazım unutkanlık başlamış sizde he he vallahi çok zor bi durumda kalmısınız hehe
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Mar 2008
Mesajlar
1,647
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ya biz de dün sahilde bir kafeye gittik arkadaşlarla . motosikletleri de kafenin önüne yolun kenarına koymuştuk. 1.5 saat sonra çıktık dışarı . baktık bizim motosiklet yok ortada. hafta sonu da çok kalabalık oluyor o yollar, herkes park yeri arıyor. adamlar arabalarını park edebilmek için bizim koca motosikleti nası yapmışlar ne etmişler anlamadık park ettiğimiz yerden en az 50 metre ileriye koymuşlar :silent: tabi bizimkiler çıldırdı .sokağın ortasında bağırıyorlar, ben ağızlarından kötü bişe çıkacak rezil olacaz diye korkarken bizim motosikletin yerinde duran iki aracın da plakalığını kırdı deliler ya, herkes bize bakıyordu :cyclopsan hoş bişe olduğu için anlatmıyorum,bizimkilerin yaptığı tabiki yanlış ama gerçekten çok ilginç ya, adamlar koca motosikleti resmen taşımışlar.sinirlenmemek elde değil .
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst