Bakımı dahada erkene çekmeyi doğru buluyor musunuz ?

Katılım
18 Haz 2016
Mesajlar
230
Öncelikle herkes biliyor ki çoğu modelde yurtdışında ki bakım aralığı ile ülkemizdeki bakım aralığı arasında hep bir fark oluyor, bize genelde daha erken yaptırtıyorlar, hadi bunu kabul ettik, tamam ama şunu savunanda çok kişi var ve saçma geliyor bana, 200 cc bir motor 5.000'de bir bakımı var, ama millet inatla hayır en geç 2000 de yağ değişilmeli bakım yapılmalı, sen 5000 de değişmesi gerektiğini söyleyincede, motordan anlamayan insanlara bakmayın demeye başlıyorlar, zaten servis bir aralık koyuyorsa bunu genelde daha erkene çeker ki işlerini daha garantiye alıp, sorun çıkma ihtimalini düşürmek için, çünkü sınırda bırakırsa geciktiğinde yada herhangi bir şey olduğunda,bi aksam bozulursa, garantiden değiştiklerinde firma daha çok zarar eder, ama bize kalsa bi tur attın mı hemen gel yağını bi değiş, o zaman sen motora mükemmel bakan insansın, servis periyoduna uyan motoruna bakmayan insandır. Siz ne düşünüyorsunuz ?
 
Katılım
13 May 2017
Mesajlar
1,702
Bazılarına bıraksan motorun yağ tıpasını çıkarıp ha bire üstten yağ koyacaklar.Kitapçık 5000 derse 5000 işini görür.Kalitesiz yağ vs kullanırsan daha erkene al bence ama onun dışında boşuna masraf çıkarma
 
Katılım
13 Mar 2018
Mesajlar
55
Öncelikle herkes biliyor ki çoğu modelde yurtdışında ki bakım aralığı ile ülkemizdeki bakım aralığı arasında hep bir fark oluyor, bize genelde daha erken yaptırtıyorlar, hadi bunu kabul ettik, tamam ama şunu savunanda çok kişi var ve saçma geliyor bana, 200 cc bir motor 5.000'de bir bakımı var, ama millet inatla hayır en geç 2000 de yağ değişilmeli bakım yapılmalı, sen 5000 de değişmesi gerektiğini söyleyincede, motordan anlamayan insanlara bakmayın demeye başlıyorlar, zaten servis bir aralık koyuyorsa bunu genelde daha erkene çeker ki işlerini daha garantiye alıp, sorun çıkma ihtimalini düşürmek için, çünkü sınırda bırakırsa geciktiğinde yada herhangi bir şey olduğunda,bi aksam bozulursa, garantiden değiştiklerinde firma daha çok zarar eder, ama bize kalsa bi tur attın mı hemen gel yağını bi değiş, o zaman sen motora mükemmel bakan insansın, servis periyoduna uyan motoruna bakmayan insandır. Siz ne düşünüyorsunuz ?

Ben internetten araştırıp motorla ilgili video izleyen biriyim. Bir çok usta sürücü ve bu işten anlayan kişiler motorsiklet kitapçığında ne yazıyor ise onu uygulayın diyor. Bende aynı şeyi düşünüyorum.
 
Katılım
15 Ocak 2018
Mesajlar
3,624
Özellikle sarf malzemesi olan elemanlar ile ayar gerektiren bakım parçalarında kontrol, gerekirse değişim taraftarıyımdır.

Ancak özellikle motor yağı, fren hidroliği ve amortisör yağı (ve varsa debriyaj hidroliği ile transaks/şanzıman+diferansiyel+transfer yağları) konusunda en azından zamanında değiştirme taraftarıyım ki bu değişim aralığını genel anlamda yetkili servis değil, üretici yani kullanım klavuzu belirler.

Bazı konulardaki teknik bilgimin yeterli oluşu avantajı ile birçok malzemeyi kontrol edip "zamanının geldiğini" farkettiğimde değiştiririm. Bu tecrübeyle sabittir ki ülkemizde belirtilen standartlar az da olsa zamanından öncesine tekabül ediyor. Haliyle üreticinin kendisini garantiye alma ve her kullanıcının "Tam Zamanında" bakım periyoduna uymayacağını da düşünerek sürenin biraz daha öne alınmış olmasını anlayabiliyorum.

Asıl konu ise yurt dışındaki örneklerde bu parçaların nasıl olup da bu denli uzun süre çalışabildiği.

Bu noktada ülkemiz koşulları ön plana çıkıyor. Nüfus yoğunluğu ve bu yoğunluğun olduğu kesimlerdeki ilgili aracın satış oranı ile bu bölgedeki trafik, iklim ve yol şartları esas alınıyor.

Örneğin; Paris' in biraz dışına çıktığınızda trafik neredeyse hiç yok, yollardaki hız sınırlarına uyuluyor ve bu nedenlerle de araç yorulmuyor.

Oysa ülkemizin tüm nüfusunun yoğunlaştırılmaya çalışıldığı belirli kesimlere, mesela İstanbul' a bakarsak gece saat 03:00' de 1. köprüde trafik sıkışıklığından duraklamak zorunda kalabiliyoruz. Her daim trafik var ki bu durum İstanbul' a bağlı şehirler arası yollarda en az 50-60km' lik alanı da kapsıyor.

Haliyle bu araçlar, diğer ülkelerdekilerden daha fazla yoruluyor. Yoruluyordan kastımı izah etmek gerekirse aynı marka model ve opsiyondaki iki otomobili örnek alalım.

1. Otomobil: 2018 model - Kaportasında hiç hasar yok - 40.000 km' de - Tüm bakımları yetkili serviste yapılmış - Sürücü kursundan satılık.
2. Otomobil: 2018 model - Kaportasında hiç hasar yok - 100.000 km' de - Tüm bakımları yetkili serviste yapılmış - Bir makine mühendisinden satılık.

1. Otomobil 40.000 km yol yapmış, ancak bu km' yi genellikle 2. viteste ve 30 km/h hızla tamamlamıştır. Araç kullanmayı hiç bilmeyen veya yeni öğrenmeye başlamış kişiler tarafından farkına dahi varılmadan hunharca ezilmiş, yıpratılmış, zorlanmıştır. Düşük viteste yüksek devirler ile kullanıldığından aracın motoru olması gerektiğinden çok daha fazla çalıştığı halde motor yağı dahi çok ama çok yıprandıktan sonra değiştirilmiştir. Bunun nedeni bakımlarının zamanında yapılmamış olmasından değil, belirtilen kilometrede çok daha fazla kullanılmış olmasındandır.

2. Otomobil ise 100.000 km yol yapmıştır. Ancak Örneğin vatandaşın iş yeri ile evi arasındaki yol 70 km' dir, ağırlıklı olarak şehirler arası yoldadır. Bu nedenle otomobili tercih etmiştir ve mesleği gereği makinenin çalışma koşulları ve şeklini bildiğinden sistemi zorlasa dahi sınırlarını bilerek zorlayacağından yıpranma göreceli olarak az olacaktır. Aynı şekilde aracın motor devri ile yaptığı km oranı da oldukça düşüktür.

Bu şartlarda alınması gereken araç 100.000 km' deki araçtır.

Bu mantık ile yurdumuz araç satış yoğunluğunun olduğu kesimlerdeki trafik yoğunluğu ile aracın motor devir+çalışma süresi / toplam kilometre oranı oldukça yüksek oluşu, ortalama bakım kilometrelerinin düşük tutulmasına neden olmaktadır.

Sanırım fazlasıyla açıklayıcı olmuştur. Saygılar :wiinkk::bounce:
 
Son düzenleme:
Katılım
2 Tem 2012
Mesajlar
4,753
Motosikleti
Hero X Pulse 200
Bence kitapçıktaki kilometreye uymak lazım daha erken değiştirmek israftan başka birşey değil.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,989
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Honda da bakım periyotlarını 6 aya çekmiş; yani km dolmasa bile 6 ay sonra gelmezsen garantiden çıkıyor...

Ben ayda en fazla 800km yapabiliyorum; 6 ayda 6.000km doldurmam mümkün değil.
 
Katılım
26 Kas 2017
Mesajlar
7,547
Benim MT-25 için yamaha'nın bana verdiği kitapçık hep 10000km'de bir ama servis 5000km'de bir çağırıyor. Mt-07 ve üstüne 10000km de bir bakım diyor servis. Allah bilir kitapçıktada 20000km'de bir şeklinde yazmışlardır. Benim km çünkü çabuk doluyor. Nefessiz günde 90km atıyor :)
 
Katılım
24 Haz 2018
Mesajlar
2,496
Motosikleti
CBR 125 R 2014
Özellikle sarf malzemesi olan elemanlar ile ayar gerektiren bakım parçalarında kontrol, gerekirse değişim taraftarıyımdır.

Ancak özellikle motor yağı, fren hidroliği ve amortisör yağı (ve varsa debriyaj hidroliği ile transaks/şanzıman+diferansiyel+transfer yağları) konusunda en azından zamanında değiştirme taraftarıyım ki bu değişim aralığını genel anlamda yetkili servis değil, üretici yani kullanım klavuzu belirler.

Bazı konulardaki teknik bilgimin yeterli oluşu avantajı ile birçok malzemeyi kontrol edip "zamanının geldiğini" farkettiğimde değiştiririm. Bu tecrübeyle sabittir ki ülkemizde belirtilen standartlar az da olsa zamanından öncesine tekabül ediyor. Haliyle üreticinin kendisini garantiye alma ve her kullanıcının "Tam Zamanında" bakım periyoduna uymayacağını da düşünerek sürenin biraz daha öne alınmış olmasını anlayabiliyorum.

Asıl konu ise yurt dışındaki örneklerde bu parçaların nasıl olup da bu denli uzun süre çalışabildiği.

Bu noktada ülkemiz koşulları ön plana çıkıyor. Nüfus yoğunluğu ve bu yoğunluğun olduğu kesimlerdeki ilgili aracın satış oranı ile bu bölgedeki trafik, iklim ve yol şartları esas alınıyor.

Örneğin; Paris' in biraz dışına çıktığınızda trafik neredeyse hiç yok, yollardaki hız sınırlarına uyuluyor ve bu nedenlerle de araç yorulmuyor.

Oysa ülkemizin tüm nüfusunun yoğunlaştırılmaya çalışıldığı belirli kesimlere, mesela İstanbul' a bakarsak gece saat 03:00' de 1. köprüde trafik sıkışıklığından duraklamak zorunda kalabiliyoruz. Her daim trafik var ki bu durum İstanbul' a bağlı şehirler arası yollarda en az 50-60km' lik alanı da kapsıyor.

Haliyle bu araçlar, diğer ülkelerdekilerden daha fazla yoruluyor. Yoruluyordan kastımı izah etmek gerekirse aynı marka model ve opsiyondaki iki otomobili örnek alalım.

1. Otomobil: 2018 model - Kaportasında hiç hasar yok - 40.000 km' de - Tüm bakımları yetkili serviste yapılmış - Sürücü kursundan satılık.
2. Otomobil: 2018 model - Kaportasında hiç hasar yok - 100.000 km' de - Tüm bakımları yetkili serviste yapılmış - Bir makine mühendisinden satılık.

1. Otomobil 40.000 km yol yapmış, ancak bu km' yi genellikle 2. viteste ve 30 km/h hızla tamamlamıştır. Araç kullanmayı hiç bilmeyen veya yeni öğrenmeye başlamış kişiler tarafından farkına dahi varılmadan hunharca ezilmiş, yıpratılmış, zorlanmıştır. Düşük viteste yüksek devirler ile kullanıldığından aracın motoru olması gerektiğinden çok daha fazla çalıştığı halde motor yağı dahi çok ama çok yıprandıktan sonra değiştirilmiştir. Bunun nedeni bakımlarının zamanında yapılmamış olmasından değil, belirtilen kilometrede çok daha fazla kullanılmış olmasındandır.

2. Otomobil ise 100.000 km yol yapmıştır. Ancak Örneğin vatandaşın iş yeri ile evi arasındaki yol 70 km' dir, ağırlıklı olarak şehirler arası yoldadır. Bu nedenle otomobili tercih etmiştir ve mesleği gereği makinenin çalışma koşulları ve şeklini bildiğinden sistemi zorlasa dahi sınırlarını bilerek zorlayacağından yıpranma göreceli olarak az olacaktır. Aynı şekilde aracın motor devri ile yaptığı km oranı da oldukça düşüktür.

Bu şartlarda alınması gereken araç 100.000 km' deki araçtır.

Bu mantık ile yurdumuz araç satış yoğunluğunun olduğu kesimlerdeki trafik yoğunluğu ile aracın motor devir+çalışma süresi / toplam kilometre oranı oldukça yüksek oluşu, ortalama bakım kilometrelerinin düşük tutulmasına neden olmaktadır.

Sanırım fazlasıyla açıklayıcı olmuştur. Saygılar :wiinkk::bounce:

Özelde mi çalışıyor o mühendis devlette mi :D devlette çalışıyorsa bedavaya verse almam :D
 
Katılım
10 Ocak 2017
Mesajlar
3,076
Her yağ konusunun altına yazarım; kitapçıkta ne yazıyorsa o, gerisi fasa fiso.

Türkiye'de 5 binde birdir başka ülkelerde 10 binde birdir bu çok farklı bir konuya girer. Motor yağını kızartma yağı filan mı zannediyorlar anlamıyorum her 1000 kmde paraya acımadan full sentetik yağ koyan adam var:)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst