(Diğer forum sakini arkadaşları bu polemik yazısını okumak zorunda bıraktığım için özür dilerim.
Ve bir daha böyle şeylerle meşgul etmeyeceğime şahsen söz veriyorum)
lastromantic rumuzlu arkadaşa,
Size güzel memleketimin güzel insanı diye yaklaşıp, Polemik yapmak istemediğimi en baştan belirtmiştim oysa.
İlk olarak hiç tanımadığınız bir insana önce nasıl hitap edeceğinizi öğrenin.
Öte yandan kesin yargılarla yargılayıp durmuşsunuz. Ama kimi yargıladığınız bile belli değil üstelik.
Nihayetinde sizin bu alaycı, aşağılayıcı ve ukala üslubunuz insanı polemiğe itiyor maalesef.
Siz benim aslında ne anlatmaya çalıştığımı bile anlamadan otomatize olmuş gibi Bajaj avukatlığı yapmışsınız.
Size önce okuduğunuzu anlamaya çalışmanızı öneririm. Şayet anlamış olsaydınız böyle saçmalamazdınız!
Burada insanlar sıkıntılarını paylaşıyor, bilenden de yardım istiyor. Aynı sorunu başka yaşayanların olup olmadığını merak ediyor.
176 sayfayı okuyun; Pulsar kullanıcılarının hiçbiri markayı kötülemiyor. Kaldı ki sahip olduğu motosiklete lafta söyletmiyor.
Haklı eleştirilerini de yapmaktan geri kalmıyor ama. Yapacaklar tabi. 6 ay olmuş hala satış sonrası hizmetlerin aksaklığı yazılıyor burada.
Sizin bu kadar fanatik olmanıza gerek yok: biz, sizden önce de markayı savunup abuk sabuk eleştiri yapanlara laf yetiştirmeye çalışıyorduk.
Yerinde eleştirilere de fanatiklik yapmyorduk.
Kendi segmentinde (ki bu segment kriteri sadece KTM Duke 200'dür) çok satış yapmayla övünmek Kuralkan'ın başarısı değil; ortalama 150cc segment
kullanıcılarının (ki çoğu apaçi tayfası bu segmentten çıkar) Pulsar ile bir ivme kazanmalarından kaynaklanıyor.
Öte yandan motosikletin ergonomik ve teknik farklılığı hemen dikkat çekiyor. Türk kullanıcısı bu farklılığı sevdi ama hala Kuralkan çelişkisi var.
Kuralkan'da bu çelişkiyi gidermek için elinden geleni yapıyor zaten. Burada hem fikir olduğumuzu belirtmeme rağmen markayı eleştirdiğimi nereden
çıkardınız anlamadım.
Ama sanırım benim gramer Türkçesiyle yazmam size yabancı geldi ki, anlamadan cevap yazmışsınız.
Bakın; Kuralkan ancak ve ancak satış sonrası hizmetlerdeki başarısıyla övünebilir, satış rakamıyla değil.
Kuralkan kapital nedenler ile bu ürünün Türk tüketicisine sunulması ve sonrası hizmetlerinde Bajaj Auto ile anlaşmalı bir aracı şirket.
Kuralkan'ın, önce zincir gergi ayarını kontra ayar pulu olmasına rağmen çekiçle ayarlamaya çalışarak teker dengesini bozduğunun farkına varmayan,
diske (kaliperlere) sıkacağı yağı bilmeden fren mekaniğinin yapısını bozup diskin yanmasına neden olan,
hala ilk bakıma giden araçlara yağ filtresinin değişmesine gerek abi diyen servislerle nasıl baş edeceğini bile bilmeden sizin yorumunuz çok anlamsız kaldı.
Geçmişi en fazla 4 ayı bulan bir markanın sadece sahibinden.com'da 52 adet satış ilanı var. Satmaya niyetli olanları da sayarsak neredeyse tahmini satış rakamının, kabaca %15'i satmaya çalışıyor motosikletini. Siz hala Kuralkan diyorsunuz.
Anlayın artık; demek ki hala Kuralkan bir şeyleri oturtamamış yerine!
Gelelim sadede;
Motorsiklet deneyimimi ve motorculuğuma alaycı bir üslupla yaklaşmışsınız, açıklayayım:
Öncelikle ileri sürüş ve güvenli sürüş eğitimleri alan biriyim, 150.000+ Km yol deneyimim var, hiç kazam yok, 49 yaşını bitirmek üzereyim.
1987 yılında B, 1990 yılında ise B+A2 ehliyetimi aldım. Hatta bana güldüler:Motor için ehliyetmi olurmuş diye.
Neyse,
Benim motorculuğum, 1980'li yılların başlarıydı sanırım, 4 silindirli motorların Adana'da tek tük olduğu dönemde Deli Timur'un, Hondasıyla Ziyapaşa Bulvarındaki dip gaz, tek teker resitalini görerek başgösterdi.
Yine 1980'li yılların başlarında Adana'da moda olan tek silindir 49cc'lik Mobilet marka motoru çift silindir yapan kuşaktanım.
Ve bu eserimizi Adananın ortasından geçen E5'in kuruköprü kavşağından havalanı kavşağına kadar yarıştıranlardanım.
Tekel'de gaz keserdik çünkü normalde 80 civarı yapan motor 120'ye çıkmıştı ve o hızı durdurmaya balata yetmiyordu.
2 tane Bisan bisiklet kadrosunu hurdacıdan alıp kaynakla birleştirerek iki kişininde pedal salladığı iki gidonlu, iki seleli Tır gibi bisiklet yaptık.
Eski Barkal son durakta nam-ı diğer Ayyaş ustaya bir şişe şarap götürerek ondan telli janta kalem gibi akort yapmayı öğrendik...
Lafınızı kime söylediğiniz belli değil ama şahsımı kastettiğiniz aşikar olduğu için bana yazdığınız son yorumu okuyarak cevaplandırayım:
1) Motorumda (disk sesi hariç) herhangi bir sorun yok, olsada diğer motorlarımda olduğu gibi kendim yaparım.
Motor indirip toplayacak desteğim, bilgim ve alet edevatım var.
2) Kaç kez Kanuni marka kullandınız bilmiyorum. Ben daha önce (2006) kullandım. Kanuni'nin pazardaki kendi üretimimiz diye gagaladığı dandik Çinli
motorları Kanuni markasına güvenip alarak başına bela edenlerdenim. Üstelik bu anlamda yanlışlarını ben değil bizzat Ekrem bey zaten itiraf ediyor.
Fakat Bajaj ile geçmişte yaşanan olumsuzlukları gidermeyi ve çok daha farklı bir marka olacaklarınıda yine kendisi beyan etti.
Bende yorumlarımda her zaman buna destek olmamız gerektiğini, geçmişteki yanlışlardan dolayı Pulsar'a mesafeli bakmamamız gerektiğini yazmışımdır.
3) İmajını düzeltmeye çalışan bir Kanuni var, bu Ekrem Beyle alakalı bir durum değil diyorsunuz ama yorumunuzda dert yanan bir arkadaşa "telaşlanmayın arkamızda Ekrem Bey var" diyorsunuz. Bu ne yaman çelişki!
4) hkn34'ün dediği gibi siz geçmiş sayfayı okumamış sadece bakmışsınız. Çünkü sizin Bajaj ile ilgili iyimser görüşünüzü şahsen ben 80-90'lı sayfalarda yazmıştım oysa.
5) Diskten gelen o sesin (dikkat edin disk diye yazdım) balata spreyi ile giderilemeyeceğini engin motor bilginizle tahmin etmeniz gerekirdi.
Bilgisiz servislerin çoğunun yaptığı şeydir o sprey muhabbeti. Çünkü serviste bilmiyor sesin nereden geldiğini, dahası nasıl onaracağını dahi bilmiyor çoğu.
6) O dediğiniz sprey gibi şeylerin varlığını sadece siz biliyorsunuz sanki. O gibi ürünleri kullanmak kişiyi bilinçli bir motorcu yapmaz!
Yazınızın son cümlelerinde hepten saçmalayıp, her zamanki üslubunuzla aşağılıyorsunuz.
Size göre, siz hariç sanki herkes suya sabuna dokunmadan, yağına kirine bakmadan parayı bastırıp, kontağı açıp gazlıyor...
Daha çok yazarım ama bu kadarı bile fazla oldu.
Son olarak Pulsar'a binen herkesi apaçi tayfası, yeni yetme motorlu sanmayın.
Benim portföyümde sizin henüz selesine bile oturamadığınız pek çok motosikleti kullanmışlık var, Öyle köşeye kadar sürme değil.
E üniversitede çocuk okutunca malesef bütçe daraldı cc küçüldü.
NOT: Bu forumu polemik sayfası haline çevirmeyin lütfen. Cevap yazma ihtiyacı duyarsanız özelden yazın insanları meşgul etmeyin.
Hatta mümkünse cevap bile yazmayın.
Üstadlar iyi geceler.
Bu motoru 2. El almayı düşünüyorum lakin rodaj olayı kafamı karıştırıyor. Motor 2500 km de daha geleli 4 5 ay olmuş bir motoru alıp 2500 km de satmanın mantığını da anlamış değilim. Tavsiyeniz nedir ? Sınırlı bir bütçeye sahip olduğum için 2. El daha mantıklı gibi geldi ama tabiki 0 motorunda yerini tutmayacaktır. Rodaj olayında anlaşılabilirmi ? Maksimum suratinden falan ?
Öncedende yazmıştım. bence çeviri hatası olmalı. tamam teknolojisi bugüne kadar bildiklerimizden biraz farklı olabilir ama nihayetinde silindir piston vs. rodaj devir saati olan makinalarda devirle ölçülebiliyor zaten.Kitapçıkta rodaj için yazan bu :
Aşağıdaki tablo, rodaj sırasındaki hız limitlerini göstermektedir.
Km Vites
1 2 3 4 5 6
0-1000 km 10 18 24 32 40 48
10002000 km 16 24 30 38 46 54
Bu viteslerde bu hızlar aşılmayacak diyor.
Öncedende yazmıştım. bence çeviri hatası olmalı. tamam teknolojisi bugüne kadar bildiklerimizden biraz farklı olabilir ama nihayetinde silindir piston vs. rodaj devir saati olan makinalarda devirle ölçülebiliyor zaten.
Değerli arkadaşlar;
Hayırlı pazarlar diliyorum...
Bugün "BAJAJ GÜVENLİ SÜRÜŞ EĞİTİM AKADEMİSİ" nin açılışını yaptık ve ilk kursiyerlerimize katılım belgelerini takdim ettik. İnşallah bundan sonra İstanbul Tuzla ana merkez fabrikamızda Değerli Hocamız Murat DENİZHAN sevk idaresinde belirli periyotlarla bu eğitime devam edeceğiz.
Epey zamandır sizlere cevaplar yazamadım. Sayfaları takip eden değerli arkadaşlarım bilirlerbunun mümkün olamayacağını, zaman içinde buna gerek de kalmayacağını ifade etmiştim. Ancak bir şekilde sizlerle gönül bağımızı hiç koparmama gayreti içinde olacağım. Bazı yorumlara açıklık getirmek açısından bir kaç detay sizlerle paylaşmam uygun olabilir diye düşündüm;
1. Bütün Pulsar sahibi ya da satın almayı düşünen arkadaşlarım bilsinler ki çok değerli bir ürün ve markayı satın aldınız/alıyorsunuz. Size her türlü desteği vermeye hazır bir marka ve ekip iş başında, buna emin olabilirsiniz. Benim şahsi olarak şu ana kadar ön planda görünmem tamamen kişisel bir kararımdır ve yeni bir marka ve ürünün doğru anlaşılması için birinci ağızdan bazı açıklamaların yapılmasını doğru olduğunu düşündüğüm içindir. Arkadaşlardan gerçekten çok olumlu tepki ve yorumlar aldım, teşekkür ederim. Ancak bu durumun geri plandaki ekibin varlığına gölge düşürmesini istemem...
2. Pulsar 200 NS ürünümüzde 175 sayfayı okuyan ya da değerlendiren arkadaşlarım da çok iyi biliyorlar ki önemli sayılabilecek hiç bir kronik arıza ile karşılaşılmamıştır. Burada yaşanan bazı lokal sorunları göz ardı ediyorum gibi bir algı anlaşılmasın. Bazen bir sorun genele yayılarak ortak bir sorun var algısı oluşabiliyor. Tüm şikayetlerin varlığını bilerek tekrar arz ediyorum, Allah'a şükür kronik hiç bir sorun yok. Ama her küçük sayılabilecek sorunun dahi BAJAJ AUTO ile paylaşıldığını, Türk tüketicisinin bilinç seviyesinin ne kadar yüksek olduğunu mutlaka örnekleri ile beraber izah ettiğimizi bilmenizi isterim.
3. Bu ürünümüz 2014 yılı 6 aylık bir süreçte kendi segmentinde oldukça iddialı bir satış rakamı yakalamıştır. Hatta açık ara...Eylül ayı sonu olmasına karşılık halen talep canlı olarak devam etmektedir. Bu konuda teveccüh için tüm kullanıcılarımıza çok teşekkür ediyorum. Yollarda 30.000 km sınırına dayanmış Pulsarları görmek bize huzur veriyor.
4. Tüm Pulsar 200 NS kullanıcı arkadaşlarıma söyleyeceğim birinci muhatabınız servislerdir. Eğer sonuç alamıyorsanız, ya da memnuniyet duymuyorsanız satış sonrası hizmetler birimi 24 saat hizmetinizdedir. Bu hizmetlerin yürütülmesinde önemli sayılabilecek bir kadronun görevi başında olduğunu hatırlatmak isterim. Şu anda önemli miktarda Pulsarlar yollardadır. Güvenle dolaşmaktadır,
Sonuç olarak bu sektörde hiç bir markanın sıfır hata ile çalışamayacağını örnekleri ile biliyorum. Ama BAJAJ AUTO'nun Türkiye için çok iddialı olduğunu, bu konuda çok kısa süre içinde neler yaptığını ve yapacağını bilen bir yetkili olarak gönül rahatlığı ile tüm arkadaşlarıma ürüne ve markaya güvenmelerini, uygun fiyat, uygun yedek parça fiyatı, etkin satış sonrası desteği, uzun yıllar devam edecek sağlamlılık ve dayanıklılık, yakıt ekonomisi, yüksek teknoloji gibi genel prensiplerden taviz verilmeyeceğini bilmenizi isterim.
İyi bir hafta diliyorum.
Saygılarımla...
valla hocam bende alıcam kısmetse ama bu rodaja sittin sene uyamam kigidilmez yani sokak sokak gezmem lazım günlerce.
karıstırdıgımız nedır abı kalıper ıcınde fren balatalrını bulunduran ve onlara hareket saglayan mekanık bır parcadır kalıper bybre olunca ıcındekı balatada ben degıstırmedıgım ıcınde halıyle bybre dır herhalde ee bybrede brembonun malı ıse halıyle kalıtelıdır o zanla konuya yaklasıyorum ben zaten mevcut sorun balatanın veya kalıperın kalıtelı veya kalıtesız konusu degıl balatanın bır sekılde gıderken dıske surtmesı ve akabınde uyuz bır ses cıkarması sonucta ıstersenız porsche nın seramık sıstem dunyanın en kalıtelı fren sıstemı de olsa boyle bır durumda ıllakı ses yapar haaa bu arada ben bır pulsar olarak bu fren balatası sesının cok buyuk ve halledılmeyecek bır sorun olduguna ınanmıyorum kesınlıkle bu aracı almak ısteyenler gonul rahatlıgı ıle bu aracı alıp kullanabılır nıtekım cok krıtık ve kronık hayati bir arıza degıl sonucta kuralkan garantiden problemımızı cozecek bu sesın bır kac nedenı olabılır muhtemel arızalar bence dısk veya tekerde bızım gozle belkı goremıyecegımız bır yamukluk var yanı 8 cızıyor yada kalıperde bır sıkıntı servıste bakıp teshıs koyup ogrenecez sonrada bajaj ve kuralkan fırmasından cozum beklıycez bu sekılde vonk vonk sesı cıkararak gezıcek halımız yok ...
tabi bu arada aracı aldıgım ılk gunlerden beri yuksek suratte hafıf bır yalpalama hıssedıyorum rahatlıkla duz cızgıde gıdemıyorum tamam arac naked ruzgar etkılıyor ama bence eger teker yamuksa bunada etken bence olur dıye dusunuyorum bunla ılgılı eger yanılıyorsam bılgısı olan lutfen fıkrını soylesın