- Katılım
- 6 Şub 2013
- Mesajlar
- 204
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar belki birçoğumuzun başından geçen,alıştığımız olaydır ailenin motosiklete karşı çıkması.Aman evladım motor şeytan işi tehlikeli işte yok ölürsün falanlar filanlar...( Ben burada kendi hikayemi anlatacağım değer verip okuyan arkadaşlara teşekkürler şimdiden )
İlk önce olaya kendimden örnekler vererek girmek istiyorum.Ben henüz 17 - 18 yaşında Lise son sınıf bir kardeşinizim ( Belki birçoğunuzun evladı yaşında ) .Motosiklet sevdası,tutkusu denilen şey bende çocukluktan gelen bambaşka bir şey gerçekten hiç unutmam çocukken o motorun arkasına artçı olarak oturduğumda aldığım tat öyle böyle değildi.Evet belkide bir heves ama sonradan tutkuya dönüşecek bir heves. Hele birde 10 - 11 yaşlarımda şu ormanlık bölgelerdeki 10 - 15 tl ye şu kadar dakika sürülen atvler yok mu hastasıydım.İçimde her geçen gün,henüz motosiklet aşkı denilemeyecek bir şey daha çok alevleniyordu bazı zamanlar kendini belli etmese de hep içimde vardı o biliyordum.
Yaklaşık ben 14 yaşlarımdayken elektrikli bisikletler çıkmıştı. İlk izlenimim,tabi hiç bir fikrim olmadan " Ooo elektrikli motorlar plaka ehliyet istemiyor da..." gibisinden...Birazda çocukluk hevesi derler ya hani babama konuyu açtığımda öyle bir terslemişti ki abovv bunu alsam adam beni öldürecek heralde dedim içimden. ( babamın kişiliğini öğrendiniz ) ailemin durumu bu elektrikli bisikleti o zamanlar almama olanak sağladı. Şöyle ki annemle babam ben kendimi bildim bileli aynı evde ayrı odalarda yaşamaya çalışan sofraları kesinlikle ayrı olan insanlar idi. ( o atv parkurlarına annemle gittiğim için içimdeki motor hevesini birazda olsun biliyordu ) kıyamazdı bana fakat babamı da sevmediğim söylenemez. Anneme yalvar yakar aldırmıştım 14 yaşımda o elektrikli bisikleti tabi ki babama söyleyemedim her gün gizliden gizliye evimizin arka bahçesini koyup korkuyla çıkarıyordum ama elbette bir gün öğrenecekti. Korkulan gerçek oldu bir gün pat diye söyledim "baba benim elektrikli bisikletim var" diye çünkü kendisi öğrense bence daha kötü olabilirdi. İşte biraz ters tepki verse de olan olmuştu artık.1 buçuk sene civarı kullandım trafikte orada burada...
Aradan zaman geçti annemle babam evleri de ayırdılar dayanamayıp. ben annemin yanında kalmak üzeri antalyanın ücra bir ilçesi olan 4 tarafı arsalar ve ormanlarla çevrili Döşemealtının en kuytu kısımlarından bir yerine taşındık evler de ucuzdu haliyle...Kendi kendime dedim e ehliyet yaşım geldi artık ( içimdeki o motor sevdası bir anda yine pörtleyiverdi ) motor alıp ehliyet kursuna yazılmalıyım dedim.O sırada o civar kesimindeki arkadaşlarımda cub tarzı motorlar,egzoz falan delik apaçilik paçadan akıyor
( evet bende bu sitede bilinçlenenlerden sadece birisiyim ) Neyse bir iki ver de bide ben süreyim muhabbetleri falan...Hayatımda daha ilk defa benzinli bir motor vardı ellerimde.Lan ben bunu nasıl sürecem demedim sormadım bile ama işin tuhaf kısmı tek bildiğim vitesin nasıl büyültülüp küçüldüğü... Derken,derken bir iki tur daha falan bir yerden başlamalıyım dedim. Ehliyete yazıldım falan ( yarın direksiyon sınavım var sonunda alabileceğim ) ha ve bu süreçte üye olmadan bu forumu takip etmekteydim sürekli.Ehliyete yazıldığım gibi biriktirdiğim paralar ile ilk motorumu alacağım. ( etrafın tamamen ara yollardan ve arsalardan oluştuğunu göz önünde bulundurarak.. ) sahibinden' de harçlığımın miktarına göre motor bakıyorum bir tane mondial 100 ukh hoş iyi güzel geldi tabi fır fır fır köyde dağda sürerim dedim. Motoru annemin üstüne aldıktan sonra ve yine babamın haberi yok
halen bu motora sahibim bu çevrelerde biniyorum ehliyetimi aldığım gibi şehir merkezine inip gezeceğim :bounce: Tabi bu arada bilinçlenme faktörü altın elbiseli adamın bir bölümünü bile kaçırmama vs gibi şeyler sürekli gelişti.İnanın o motorla cır cır böceklerinin senfonisinin ortasında yol yok bir şey yok kask takmadan çıkmayacak kadar bilinçlenmiştim
düştüm kalktım tabiki bende kaskın yararını daha şimdiden gördüm.
...Ve 7 mart 2014 tarihine gelelim,bu güne... Tabi ki ehliyete yaklaştıkça arayışlar da hızlandı,henüz yarım saat önce yine sahibinden de bütçeme uygun bir cbr bakarken babam aradı diyalog şu şekilde;
-Oğlum yarın yanıma gelecek misin ?
-Gelirim baba fakat akşam gibi gelebilirim,öğlen buradaki arkadaşlarımla plan yapmıştım arkadaşlarımın motorlarıyla gezeceğiz.
-Bak çok dikkat et motor çok tehlikeli benim motorlara olan nefretimi biliyorsun ( beni artçı olarak düşünüyor ) sakın ha arkadaşlarınla gezerken antalya ya inelim falan demeyin ha ona göre.
Neyse dikkat ederiz falan derken.. Bugündeyiz...
Motorlar ile aramdaki bağ böyleyken ve babamın tutumu böyleyken nasıl motor alabilirim ki ? Ya acı bir şekilde kursağımda kalacak yada devam edeceğim ?
Ne babamı yok sayabilirim nede çocukluğumdan beri tutkulu olduğum motor sevdasını...
Böyle bir babayı ben nasıl ikna edebilirim ? diyerek banel bir soru sormak istemezdim fakat sizden akıl istiyorum...
Zaman ayırdığınız için teşekkürler...
İlk önce olaya kendimden örnekler vererek girmek istiyorum.Ben henüz 17 - 18 yaşında Lise son sınıf bir kardeşinizim ( Belki birçoğunuzun evladı yaşında ) .Motosiklet sevdası,tutkusu denilen şey bende çocukluktan gelen bambaşka bir şey gerçekten hiç unutmam çocukken o motorun arkasına artçı olarak oturduğumda aldığım tat öyle böyle değildi.Evet belkide bir heves ama sonradan tutkuya dönüşecek bir heves. Hele birde 10 - 11 yaşlarımda şu ormanlık bölgelerdeki 10 - 15 tl ye şu kadar dakika sürülen atvler yok mu hastasıydım.İçimde her geçen gün,henüz motosiklet aşkı denilemeyecek bir şey daha çok alevleniyordu bazı zamanlar kendini belli etmese de hep içimde vardı o biliyordum.
Yaklaşık ben 14 yaşlarımdayken elektrikli bisikletler çıkmıştı. İlk izlenimim,tabi hiç bir fikrim olmadan " Ooo elektrikli motorlar plaka ehliyet istemiyor da..." gibisinden...Birazda çocukluk hevesi derler ya hani babama konuyu açtığımda öyle bir terslemişti ki abovv bunu alsam adam beni öldürecek heralde dedim içimden. ( babamın kişiliğini öğrendiniz ) ailemin durumu bu elektrikli bisikleti o zamanlar almama olanak sağladı. Şöyle ki annemle babam ben kendimi bildim bileli aynı evde ayrı odalarda yaşamaya çalışan sofraları kesinlikle ayrı olan insanlar idi. ( o atv parkurlarına annemle gittiğim için içimdeki motor hevesini birazda olsun biliyordu ) kıyamazdı bana fakat babamı da sevmediğim söylenemez. Anneme yalvar yakar aldırmıştım 14 yaşımda o elektrikli bisikleti tabi ki babama söyleyemedim her gün gizliden gizliye evimizin arka bahçesini koyup korkuyla çıkarıyordum ama elbette bir gün öğrenecekti. Korkulan gerçek oldu bir gün pat diye söyledim "baba benim elektrikli bisikletim var" diye çünkü kendisi öğrense bence daha kötü olabilirdi. İşte biraz ters tepki verse de olan olmuştu artık.1 buçuk sene civarı kullandım trafikte orada burada...
Aradan zaman geçti annemle babam evleri de ayırdılar dayanamayıp. ben annemin yanında kalmak üzeri antalyanın ücra bir ilçesi olan 4 tarafı arsalar ve ormanlarla çevrili Döşemealtının en kuytu kısımlarından bir yerine taşındık evler de ucuzdu haliyle...Kendi kendime dedim e ehliyet yaşım geldi artık ( içimdeki o motor sevdası bir anda yine pörtleyiverdi ) motor alıp ehliyet kursuna yazılmalıyım dedim.O sırada o civar kesimindeki arkadaşlarımda cub tarzı motorlar,egzoz falan delik apaçilik paçadan akıyor
...Ve 7 mart 2014 tarihine gelelim,bu güne... Tabi ki ehliyete yaklaştıkça arayışlar da hızlandı,henüz yarım saat önce yine sahibinden de bütçeme uygun bir cbr bakarken babam aradı diyalog şu şekilde;
-Oğlum yarın yanıma gelecek misin ?
-Gelirim baba fakat akşam gibi gelebilirim,öğlen buradaki arkadaşlarımla plan yapmıştım arkadaşlarımın motorlarıyla gezeceğiz.
-Bak çok dikkat et motor çok tehlikeli benim motorlara olan nefretimi biliyorsun ( beni artçı olarak düşünüyor ) sakın ha arkadaşlarınla gezerken antalya ya inelim falan demeyin ha ona göre.
Neyse dikkat ederiz falan derken.. Bugündeyiz...
Motorlar ile aramdaki bağ böyleyken ve babamın tutumu böyleyken nasıl motor alabilirim ki ? Ya acı bir şekilde kursağımda kalacak yada devam edeceğim ?
Ne babamı yok sayabilirim nede çocukluğumdan beri tutkulu olduğum motor sevdasını...
Böyle bir babayı ben nasıl ikna edebilirim ? diyerek banel bir soru sormak istemezdim fakat sizden akıl istiyorum...
Zaman ayırdığınız için teşekkürler...