ya ben bu dine referans veren yazılardan hiç bir şey anlamadım. batının refahı yalan mı şimdi? hepsi cehennememi gidecek? ne oluyor arkadaşlar hele bi anlatın da ben de anlayayım.
kayda değer bir itiraz;
batının parlak medeniyeti sırf dünyanın bize göre batısında bulunmalarından hasıl bir netice değil elbet;
gün batının günüdür, bu parlak medeniyete bir dizi aydınlanma ve rasyonel akıl yolu ile ulaştıkları aşikar.
o rasyonel akıl ki ekşi sözlükte bile kendine yer bulamamış, bu coğrafyaya yabancı bir kavram

bu noktada ibn-i haldun'un
"coğrafya kaderdir" görüşünü zikretmeden olmaz.
yani batı dediğimiz zihniyetin dünya macerası onları bugünkü medeniyet anlayışlarına taşımıştır.
NoMotorNoCry'ın kendi meşrebince bahsettiği üzre;
özünü batılı değerlerden alan bu medeniyetin batıyla gelenek, inanç, fikir, cinsellik, dinsellik gibi hayata yön veren dinamikler itibariyle aynileşmedikçe bu coğrafyaya sittin sene uymayacak bir yüzü vardır.
bizim pipo içip, top sakal bırakıp fular bağlayarak iyi resim yapılabileceğini sanmamız aşağı yukarı 250 senedir kendi kendimize ettiğimiz şebekliğin özetidir.
bu noktada türkiye aydınının hali hakkında cemil meriç'ten bir alıntı yapayım;
"Türk aydını yangından kaçar gibi uzaklaşıyor yurdundan. Hayır, kirlettiği bir odadan kaçar gibi. Unutuyor ki vatanı kenefe çeviren kendisi. Aydın, Tanzimattan beri Batı kapitalizminin şuursuz simsarı. Tanzimat bir medeniyetin fethi değil bir ırzını teslim. Ve aydın harabe haline getirdiği bu memleketin enkazından bir şeyler yüklenip Batıya kaçmak istiyor. O enkazla yeni bir bina kurmak güç şey. Ama zavallı dostlarım, dünyanın en güzel coğrafyasını cehennemleştiren biziz!.. Bavulunuzda, hafızanızda o cehennemi taşıyorsunuz. Kaçış, daima zelilanedir. Bu kaçış bir kendini arayış da değil, pervanenin ışığa koşması da. Hürriyet, hürriyet... ne hürriyeti? Mevcut hürriyetleri kullanıyor musun? 1963 Türkiyesi Voltairelerin Fransasından yüz kere daha hür. Voltaireler nerede?"
medeniyetten kastımız bir "değerler manzumesi", bir "birlikte yaşama terbiyesi", bir "hayata değer katma üretkenliği" ise müslüman'ın adresi islamdır.
yoksa ortaya çıkacak tablo batıyla aynileşmek marifetiyle mevcut değerlerin üstünü çizip yerine yenilerini koymak ya da 250 yıldır süren şebekliğe devam etmektir.
adamın biri derse ki "nasıl olursa olsun, tek derdim batı medeniyeti, islama tabi değilim" o da onun davasıdır, beni bağlamaz.
bunların hepsi üzerinde düşünmeye, konuşmaya değer yollardır.
cumhuriyet kadrolarının yüzünü batıya dönme uğruna baltaladıkları değerler ve ettikleri ceberrutluklara da girerim ama forum ahalisi pek hoşlanmıyor bundan. akşam akşam dövüşmeyelim
