Avrupa Medeniyeti

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
5 May 2007
Mesajlar
985
Bize medeniyet diye uzun yıllar yutturulmuş batı ülkeleri ve yaşam tarzı.Bize hep güzel yanları anlatıldı. Kirli yanlarını hep gizlediler. Ancak görebilen görüyor.

1800 yıl ne halde ve hangi akıl mantık silsilesiyle yönetilmiş bu medeniyetin gizli kalmış yönlerini çoğumuz bilmediği için kısıtlı bilgimle zamanında öğrendiklerimi sizinle paylaşmak isterim arkadaşlar. Oldukça uzun bir yazı olacağı için uzun yazı okumayı sevmeyenler lütfen okumasın.

Şemsiye ,yüksek topuklu ayakkabı , geniş ve abartı büyüklükte şapka ,peruk , pelerin , parfüm ,Komodin nedir ne için kullanılır ? ne için icat edilmiştir diye bir soru sorulsa hepimiz , bize öğretildiği gibi veya günlük yaşamımızda kullanış şeklinden yola çıkarak.

Şemsiye : :yağmurda ıslanmamak için

Yüksek topuklu ayakkabı : Kısa boyluların kendilerini uzun gibi gösteremeye çalışmaları için

Şapka: Kafayı güneş ve yağmurdan korunmak için.

Peruk: daha güzel görünmek için ve benim gibi kellerin kendilerini saçlı gibi gösterip avunmaları için

Pelerin : Toz ve yağmurdan elbisenin ıslanmaması için icat edilmiş bir dış kıyafet

Komodin : yatak odasında bulunan çekmeceli bir dolap olduğundan içine ıvır zıvır koymak için icat edilmiştir diye cevaplar verebilirsiniz.

Bu cevaplara birisi mesela ben çıksam, verilen cevapların tümü tamamen külliyen yanlıştır desem ne olur ? Büyük ihtimalle “bu herifte iyice bunadı zaten tipinede gıcıktım pis herifin , iyice gıcık oldum şimdi” diyeceksiniz. Ne demek yanlış, eşyalar belli kullanılış amacı belli.Bunlar tarihi , antika eşya değil ki günümüzde de kullanılan aleni eşya ne demek yanlış. Hem de külliyen yanlış ha.

Şaşırmaya hazır olun arkadaşlar. Hatta şu an oturduğunuz sandalyelerinize sıkı yapışın , Aklınız uçacak az sonra. Tamam tamam aklınız uçmayacak , ancak hakikaten çok şasıracaksınız. Buna garanti veririm.


Bunun için en iyi açıklama “ hristiyan azizeleri “ üzerine yapılacak bir araştırma sonucu edinilecek bilgilerle açıklanabilir desem. iyice şasıracaksın ne alaka şimdi bu şemsiye , komodin ve azize ? Azize araştırmasıyla semsiye , şapkanın ne alakası var ? iyice saçmalamaya başladı bu bu herif diye, iyisimi ben bundan sonra bununla sohbeti keseyim ufak ufak , hatta yasaklı listeme atayım en iyisi diye düşünmeye başlayacaksınız . Birisi bana dese bende kıllarınım şimdi azize ve komodin ilişkisini.Var arkadaşlar var. Hemde çok derin ilişkiler var. .


Bende “Azize Margaret ( umarım ismi doğru hatırlıyorumdur , isim hafızam zayıftır ) neden azize ilan edilmiş , özellikle buna bakın” diyeceğim.Zaten vatikan tarafından tanınan tüm azize sayısı toplam olarak üç. Bütün olayda bu ya zaten. Neden bu kadar az, Neden üç’ü merak etmeyle başladı.

İyece bunadığıma kanaat getirceksiniz. Ve mantıksız bulup bakmayacaksınız. Bende “hayatı boyunca hiç yıkanmadığı için azize ilan edilmiştir” diyeceğim. İyice kafanız karışacak. Bir insan hayatı boyunca hiç yıkanmadığı için azize ilan edilir mi ? Evet edilir Hemde Vatikan tarafından oy birliğiyle. vatikan ilan ederse tüm hristiyanlarda seve seve kabul eder.

Ama hiç yıkanmayan bir insan kokar. Kokmaz mı leş gibi kokar hemde. Kokarca bile bunun yanında papatya kokulu kalır.

olayı asıl açıklaması şöyle , 14 yüzyıl papalarında Benediktus olması lazım ama kaçıncı benediktus bende hatırlamıyorum ( isim hafızası hakikaten zayıf ) . Yanlış ise doğrusunu bilen umarım düzeltir. “Vaftiz suyuyla mezara girmek” gibi bir fikir ortaya atmıştır.

Buna göre hristiyan inanışlarına göre doğan bebeği kutsadıkları vaftiz suyunun etkisini ömür boyu sürmesi için yıkanılmaması gerektiği gibi saçma sapan bir düşünce tarzı çıkmıştır.Güya bu olursa bunu yapabilen kişiler aziz olacak ve direkt cennete girecek. Çok özel şartlar haricinde suya dokunmak yasak ( yemek sonrası sadece eller ortak kullanılan bir kaba sokulabiliniyor )

Halk papalık ne derse yapıyor. Krallar bile aforoz edilmekten korkuyor. ( Nedenini yazı içinde ayrıca bir açıkalama içinde bulacaksınız.)

Evlerde banyo yok. Tuvalette yok. Tüm ihtiyaçlar lazımlık lar sayesinde gideriliyor. Bu yüzden yataklara yere değecek kadar uzun örtüler seriliyor.ki koku odaya dağılmasın. Yatağınıza bakın neden örtü yere değecek kadar uzun bunu bizzat kendi gözlerinizle görün. Bu moda değil zaruri ihtiyaç , İçine ihtiyacınızı yaptığınız lazımlığı yatağın altına koyduğunuz vakit koku odaya dağılmasın diye yere deyecek kadar uzun bu örtüler .

Ama bize avrupa tarzı diye yutturuldu , ne yazık ki asıl nedenini bilmesekte bizlerin evindeki yatak örtüleride böyledir.

Bu lazım’lıklar genelde sokaklara dökülüyor. Hiçbir uyarı yapmanızda gerek yok dökün gitsin.Yolda yürürken başınıza lazımlığın içindeki “malzeme “ yağıyor ama şikayet bile edemiyorsunuz. Bunun üzerine bu ekipmanın üzerinize bulaşmaması için çareler arıyorsunuz

İlk çözüm şemsiyeyi icat etmek. “Malzeme” diye isimlendireceğim madde üzerinize geleceğine şemsiyeye gelsin.Ayrıca vaftiz suyunun üzerine su gelmemesi lazım. Demek ki şemsiye öncelikle asıl olarak malzemeler üzerimize gelmesin sonrada hasta olmamak için değil vaftiz suyunun üstüne su gelmemesi için icat edilmiş bir eşyaymış

Yollarda evlerden dökülmüş bol miktarda malzemeler var.Şimdiki anlamda temizlik yapan belediye de yok. Çürüyüp yok olana kadar yolda kalıyorlar. Uzun yüksek topuklu ayakkabılarda bunlara kazayla basılırsa ayaklar kirlenmesin diye icat edilmiş.

Genç beyefendilerin baston kullanmalarıda aynı sebep. Geçilmeyecek kadar malzemeyle dolu bir yolda bastonla malzemeleri itmek ve yol açmak için.

Büyük şapkaların icadıda aynı sebepten. Başınızdan aşağıya lazımlık ekipmanı yağarsa üstünüz kirlenmesin diye , keza pelerinde aynı sebepten icat edilmiş.

Peruk : yıkanmamaktan dolayı pislikten kaskatı kesilmiş ve bit kaynayan saçınızın kokusunu ve iğrenç görüntüsünü kapatmak için

kozmetik : pislikten oluşan yaraları kapatmak için ,

Parfüm : bu kokuyu bastırmak için icat edilmiştir. Halen mi saçma geliyor ?


Avrupadaki nerdese hiçbir sarayda banyo veya tuvalet olmamasının sebebi , bunları yapacak paralarının kalmaması veya bunu yapmayı akıl edememeleri değil. Bizzat vatikanın vaftiz suyu meselesinden dolayıdır.

Hatta her kral tahtının aslında birer gösterişli lazımlık olduğunuda belirteyimde kalan son iki gram aklnızda uçsun. Her kral tahtının altında gizli bir oda olduğunu, burada çok özel bir görevlinin bulunduğunu , görevinin kralın malzemelerini düştüğü yerden temizlemek olduğu ve bu kişinin kralın kıymetlisini ve gizli hazinelerini görebildiği için bu görevin çok yüksek mevkii sayıldığınıda belirteyim iyice şasırın.


Evlerde kullanılan komodinler. ( evet arkadaşlar muhtemelen evinizde yatak odasında vardır) aslında kapaklı birer lazımlık olduğunu ,evde tuvalet olmadığı için ihtiyaç haline kapak kaldırılıp , iş bitince kapağın kapatılarak kokunun yayılmasının önlemesi için yapıldığını ayrıca kadınlar için yapılan tuvalet masasının aslında aynalı ve oturulan sandalyenin kapaklı bir lazımlık olduğunuda belirtirsek olay her haliyle iyice aydınlanır.


Tüm bunların sebebininde aklı evvel bir bir papanın vaftiz suyu açıklanmasının yol açtığını avrupanın 400 yıl pislik içinde yaşamalarının , parisin 150 yıl leş gibi kokmasının asıl sebebinininde bu insanların cennete gitme istediğinden veya Vatikan korkusundan kaynaklandığını artık anlayabilirsiniz.

Her zaman söyledimiz ancak sebebini bilmediğimiz “Avrupadaki çoğu sarayda tuvalet yok. Nedenini bilmiyorum ama yok lafını artık nedenleriyle biliyorsunuz. Adamlar yapmayı unutmamışlar. Cehennem korkusundan yapmamışlar.Pislik içinde yaşıyorlar ama cennete girmek isteği baskın geliyor. Deli mi bunlar diye düşürnürken aslında çoğu ülkenin krallarının okuma yazma bile bilmediğini , her haltı papazlara danıştığını , papazında kilisenin öğretisinden çıkamadığını öğrenince normal karşılayacaksınız. Osmanlı padişahları ile kralın , eğitimde neden kıyas götüremeyeceği yorumunuda buradan yapacaksınız.

Şimdi tüm bu açıklamaların asıl kaynağını üç azize ne yapmışta azize olmuş sorununa cevap ararken ulaşmak ilginç değil mi?

Güncel yaşamızda kullandığımız bu basit araçlar gerçekte hangi ihtiyaçları gidermesi için icat edilmiş.? İlginç değil mi.?

Bu satırları okuyanların bu bilgiye bir motorsiklet forumundan ulaşmaları dahada ilginç olmalı. Haaa demek ki asıl sebep buymuş dediğiniz bilgiler alabildiniz mi.? Anlamadıysanız bir daha başa dönüp okuyun.


Peki papalıktan dolayı pistiler. Bilime ve özelikle tıbba bakış açısı nasıldı ?

Hz İsanın dokunarak insanları tedavi ettiği , İslamiyet tarafından bile kabul görmüş bir peygamber meziyetidir. Dokunduğu insana şifa verirken dokunduğu suyuda şaraba döndürür.

Hristiyalığın daha ilk yüzlından itibaren pagan ve eski roma tıp teknikleri terk edilmeye başlanmış , şifalı bitkilerle tedavi yapan aktarlar dışlanmıştır .Kaldı ki pagan dönemi roma tıp aletleri özellikle ameliyat malzemeleri o kadar ileridirki nerdeyse günümüzde kullanılanlarla nerdeyse tıpatıp aynıdır.Ancak kilise ağrılara sebep olanların kötü ruhlar olduğunu ve bunların bir papaz tarafından çok özel bir ayinle kovulması gerektiğini belirtince tıp ve tıp bilginleri çaresiz kalıp Müslüman arap ülkelerine gelmişlerdir.

Ortaçağ Avrupa tıbbı hakikaten ilginçtir beyler. Akıl hastalarına içindeki kötü ruhlar kaçsın diye kızgın demirle işkence yapmışlar bunada tedavi , bunları yapanlarada hekim demişlerdir.Sara hastaları krize girdiklerinde şah damarlarına açılan küçük bir delikten boşalan kanın tansiyonu düşürmesiyle hastanın sakinleşmesinede etkin tedavi adını takmışlardır. Bunları bulanlarda büyük tıp bilgini olarak anılmıştır.

Şimdi ortadaçağ avrupasında paralı bir soylusunuz. Tıp yasak , yıkanmak da yasak ve hastasınız. Para bol , hayat güzel ve Can tatlı , iyileşmek istiyorsunuz ama buda kendi topraklarında mümkün değil.Ya arap kıyafetlerine bürünüp Endülüse ( Şimdiki ispanya ) gidip tedavi olacaksınız. Ya da bir arap veya daha yakın olan Osmanlı hekimi çevirmen olarak işe alacaksın. Arada çaktırmadan tedavini olacaksın. Buradanda Osmanlıdan çevirmen diye çok büyük paralarla adamlar kiralamalarının nedene ulaşacaksın.Eeee durduk yere neden Osmanlı çevirmenini işe alırsınız . ? sormazlarmı adama . elbette sorarlar. Buna kulp bulmak içinde bu topraklardaki insanlarla ticarete başlaman lazım.Ahanda sana Osmanlı Avrupa ticaretinin asıl sebebi.
geliride güzel. hastalandıkça basın gidin osmanlı topraklarına iş için tedavinizi olun gelin. Kimsenin ruhu duymuyor.

Günümüzde biyo enerji diye pazarlanan safsatanın aslında isa peygamberin, insanlara peygamber olduğunun ispatı olarak yaratıcı tarafından kendisine verilen dokunarak tedaviye dayandığını , ve bu tedaviyi yapanların peygamber olmadıkları için bu tedavi yöntemininde tamamen palavra olduğu sonucuna bu şekilde ulaşacaksınız.

1800 Yılların ortalarına kadar doktorlar hijyenik olmadan operasyon yaptığı için hasta kayıpları çoktu. Hatta 1945 yılına kadar 2. dünya savaşında doktorlar ( gerçi bunlar ellerini yıkıyorlar ) kendi kıyafetindeki yaralıdan bulaşan kanlardan madalya gibi gurur duyar bunlardan başka kişilere hastalık bulaştığını bilmezdi.

Avrupada vatikanın etkisiyle bilim sürünüyordu.Bunun için tüm gelişme ve bilimsel gelişmeler osmanlı himayesindeki arapların elinden çıkmış. Bunların yanında çıraklık yapan avrupalılar ; üllerine dönüşte bu bilimide götürüyorlar. Ama alenen yapılamıyor gizli kapaklı çalışıyorlar.


“Cadı kültürünün” “cadı avının” ve “cadı yakma mesasiminin “ asıl sebebinin Osmanlı padişahlarının Avrupa ülkelerini vergiye bağlaması olduğunu da anlatayımda iyice şasırın.


Osmanlı Avrupalı ile şavaşırken , savaşı kaybeden kralı bizzat öldürmüyor ve vergiye bağlıyor. Bu da genelde yıllık 100.000 altın. Nerden bulacak kral bu parayı. Başlıyor halktan vergi toplamaya. Vay kralın köprüsünden geçtin ver bir altın. Kralın yolundan yürüdün altın ver, limana yanaştık ver altın vs vs Bu yüzden avrupadaki çoğu bayram aslında Türklerden kurtulma bayramıdır.

Neyse halk zaten perişan birde bu ektra vergi hikayesi çıkınca iyice bunalmışlar. Ya vergi verirsin yada tututklanır zindfna atılırsın veya kral hizmetinde çalışarak borcunu ödersin.

Kral toplanan vergileri yağmadan korumak için yeterli sayıda askeride , memurların yanına veriyor. Koca bir ordu yok ama ciddi sayıda asker var. ( Rakamı inan bende bilmiyorum ama diyelim ki 50 silahlı asker olsun ) Neyse aspenlerde bir kasaba halkı bakmış ki olacak gibi değil. Sakalı bıyıkları kesip kadın kıyafetlerine bürünmüşler. Vergi memurlarının yolunu kesip askeri bir güzel dövmüşler.Kan davası çıkmasın kral ordu gönderip yakıp yıkmasın diye silah kullanmadan hepisini bir güzel sopalayıp kovalamışlar. . O zamanki savaş alışkanlıklarındada savaşırken nağra atmakta var.

Geri dönen askerler krala “ Kadınlar o kadar güçlüydü ki , Sesleri çok kalındı , aynı erkek gibiydi, Bizi yerden yere vurdular,bunu yaparkende kahklahalar attılar , normal kadınlar bu kadar güçlü olamaz İşin arkasında mutlaka büyü vardır. Bu kadınlar büyücüdür” diye yaptıkları açıklamalar cadı kültürünün doğmasına sebep olmuştur. Vatana memlekete hayırlı olsun.

Cadı ve büyü olduğu duyulan yerlere ne vergi memuru nede asker korkusundan gidebilmiştir.Buna uyanan ve krala vergi vermek istemeyen diğer halk da kendi bölgelerindede cadı ve büyü olduğunu iddia etmeye başlamıştır. Hatta İspat etmek için cadı olduklarını iddia ettikleri yaşlı ve zavallı kadınları yakmaya başlamışlardır.

Amaç bölgede cadı olduğuna civardaki her yerleşim merkezine inandırmak. İnanç çok güçlü bir silahtır arkadaşlar . çokta işe yaramış. Söyletiler hızla yayılmış , Hatta olay o kadar abartılı hale gelmişki diğer ülkelere sıçramış. Tüm avrupayı cadılar sarmış. Bir cadı yakarak o yılki vergiden yırtmak. Ne güzel iş değil mi.?

İşte size cadı avının asıl sebebi. Neymiş ? Osmanlıya ödenmesi gereken vergi.



Hadi birazda kötü ruh çıkartma seansınında asıl nedenini açıklayıp yazıyı yavaş yavaş sonlandırayım.

Kiliseler uyanık, Tek hakim olmak ve halkı kendilerine iyice bağlamaya çalışıyor ve bunun için herşeyi yapıyorlar.
Bir kız bir erkek olan ve birbirlerine çok benzeyen ikiz insanları toparlamaya başlamışlar. Kadın olanı nereyi kendilerine iyice bağlamak istiyorlarsa , halkın içinde bir yere yerleştirirken erkek kiliside gizlenerek yaşıyor.halk bu kızı bir süre sonra iyice tanıyınca ve yapılacak olan tezgahın zamanı gelince kız güya kötüleşmeye başlıyor. Papaz çağrılıyor , kadın kıyafeti giyidirilmiş ve yüzü boyanmış ama kıza aynen benzeyen erkek kardeşte gizlice eve geliyor.

Bu evde kilise tarafından özenle hazırlanmış . Erkek kadının yerine geçiyor ve başlıyor tehditlere, kendisine ezberletilenleri yapıp , söylemeye Papaz iyice veriyor çoşkuyu halk iyice korksun diye , haçlar ,dualar, aynalar , kutsal su ile yıkamalar çıkma emirleri oooo tam tiyatro , bazen sabaha kadar bazen günlerce sürüyor.

Halkın bu olaya iyice inandıklarına kanat getirirlerse, yeterli gördükleri bir zaman , uygun bir ortamda kız yerine geçiyor , erkekte gizlice yine kiliseye gidiyor. Kız normale dönmüş ve Kötü ruh böylece papaz tarafından çıkartılmış oluyor.

Buna şahit olan halk dehşet içinde kiliseye akın ediyor. Haç ve kutsal eşya ticareti patlıyor. Kahraman papazın hep yanlarında kalabilmesi için kiliseye bağışlar yapılıyor. Papazın istekleri sorgusuz sualsiz yapılacak emir sayılıyor. Böyle olunca da Şeytan o bölgede bir daha asla birilerinin içine kaçmıyor. Halk mutlu , kilise mutlu. Yani “exorcist” denilen olay , aslında kilisenin organize ettiği , halkı kandırmaya dayanan bir tiyatrodur. her zaman başarıyla uygulanmıştır.


İşte bize medeniyet diye yıllarca yurtturulan avrupa ülkelerinin yaşam şartları.Neresinden tutasanız elinizde kalacak saçma uygulamalar.

Ancak bunların çok iyi yaptıkları olaylarda var. Ne mesela . ?

Bir ülkeyi medeniyetsizlikle çok güzel aşağılarlar.Ama kendi medeniyetleri eleştirtmezler.kendileri pis olduğu gibi ruıhlarıda pistir. Kendi menfaatleri için yapmayacakları pislik yoktur. Osmanlının hoş görü sınırları ne kadar büyük ise bunların pis düşüncelerinin uygulamala alanları o kadar çoktur. Bizleri yanıltan olay , bu insanların bunları yapamayacak kadar ahlaklı ve faziletli olduklarını zannetmemizdir.Ama asıl olayda bu zaten. Kurgulanan olay gözlerinizin önünde yapılır ancak bizler bunun gerçek sebeplerini göremeyiz.

Harikanında ötesi güzel sömürü yaparlar. Sömürmekte uzmanlar.Savaşmadan , uzun süreler yönetmek istiyorsan , Toplumlara yön verenleri satın al , O kişi ağzıyla o toplumu sen yönet. Veya toplumların başına sözünden çıkamayacak kişileri getir. Halk her türlü kötü olayı bu kişiden bilsin. Zenginlikleri sen al, borçları halka yık.

Yaşasın medeniyet arkadaşlar. ( Ama hangi ve kimin medeniyeti , Onuda siz bulun)
 
Katılım
31 Ağu 2012
Mesajlar
1,349
Motosikleti
Fazer8 abs
abi alıntımı
yoksa senmi yazdın. harbiden merak ettim?
 
Katılım
25 May 2009
Mesajlar
798
sonuna kadar okudum. bazılarını tahmin etmiştim. paylaşım için sağol.
merak etmeden de duramıyor insan. ne olduda şimdi onlar zengin, temiz
medeni teknolojide üstün vs, bizler, islam dünyası tam tersi???
 
Katılım
1 Tem 2006
Mesajlar
371
bilgilerin çoğu doğru birkaçı hatalı mesela şemsiye çinden gelmekte ve güneşe karşı korunmak için 1700 lerde ingilterede yağmura karşı da korunmak için kullanılmaya başlıyor
 
Katılım
9 Şub 2011
Mesajlar
881
Bunlar iyi güzelde geçmişe mazi diyorlar biliyorsunuz. Şimdiye baksanız...
"Bize medeniyet diye uzun yıllar yutturulmuş batı ülkeleri ve yaşam tarzı. Bize hep güzel yanları anlatıldı. Kirli yanlarını hep gizlediler. Ancak görebilen görüyor."

Genelinde katıldığım yerler olsada bu giriş cümlesine kafadan katılmıyorum.
Dört yıldır avrupaya gidiyorum (çeşlitli ülkelere) İnsan gibi yaşıyorlar. En azından bizdeki gibi dışarıda bi hela yapıp(Yıl olmuş 2013) yakınlarındaki kuyudan su çekmiyorlar.
Sadece görüşümü yazdım doğru demiyorum.
Yazdıklarınız altı kesinlikle dolacak ve büyük ihtimalle karşıt görüşteki arkadaşlar her zamanki refleksle birbirine girecek yine. Saygılar.
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Konuyu yanlış yerinden tutmuşsun Deliçerkeş. Bizim saraylarımızda tuvalet var. :)) Fakat o aralar matbaamız yok.

Tuvalaetin olma nedeni İslam. Matbaanın olmama nedeni de İslam. Bi becerebileydik ilimle islamı birleştirmeyi eyiydi.
 
Katılım
5 May 2007
Mesajlar
985
bilgilerin çoğu doğru birkaçı hatalı mesela şemsiye çinden gelmekte ve güneşe karşı korunmak için 1700 lerde ingilterede yağmura karşı da korunmak için kullanılmaya başlıyor


Aslında fakir halkın bulduğu çözüm şemsiye gibi kullanılan bir tahta taşımak, soylu ve zengin hanımlar ise belirttiğiniz anlamda sömürgelerden gelen ve kıyafetleri ile uyumlu renkte olan kumaşlrdan yapılmış şemsiye kullanıyor.Ama amaç yağmurdan veya güneşten korunmak değil.Sizin belirttiğiniz tarih halk tarafından yaygın kullanılmaya başlanılan tarih.Çok daha öncesinden misyonerlik ve macera için dolaşan seyyahlar sayesinde avrupa şemsiye ile tanıştı. Yanlış hatırlamıyorsam 14 yüzyülın başı olması lazım.


Hatalı gördüğünüz diğer açıklamalar hangileri ??? Varsa bir hatamız düzeltelim.
 
Katılım
20 Ocak 2011
Mesajlar
1,573
İlk çözüm şemsiyeyi icat etmek. “Malzeme” diye isimlendireceğim madde üzerinize geleceğine şemsiyeye gelsin.Ayrıca vaftiz suyunun üzerine su gelmemesi lazım. Demek ki şemsiye öncelikle asıl olarak malzemeler üzerimize gelmesin sonrada hasta olmamak için değil vaftiz suyunun üstüne su gelmemesi için icat edilmiş bir eşyaymış


ŞEMSİYE
ŞEMS: Güneş demek
ŞEMSİYE: Güneşlik demek
Biz atadan böyle gördük.
 
Katılım
24 Eyl 2011
Mesajlar
1,703
Hocam Saat olmuş gecenin bi yarısı ben başladım senin yazını okumaya
En son Gözüm kör oldu etrafı göremedim gittim bi yüzümü yıkadım geri geldim yazıyı okumayı tamamladım
Ve içimden geçenler şunlar
Acaba bunların bir kısmı uydurulumuşmu yoksa O leş gibi kokan pis Kadın için mı gerçekden bu icatlar yapılmış biraz şüpheliyim
Eğer öyleyse bile Genede az çok bizlere bi faydası olmuş gerçi ozaman olmasa bile 1,2 asır sonra mutlaka icat olurdu Uranyumdan Nükleer Bomba yapan,El kadar teledona dünyaları sığdıran günümüz insanları elbet onlarıda bulurdu Amma benim kızdığım Nokta Biz Türkler Neden hiç birşey İcat etmeyip full Haremde maremde karı kızla gönül eğlendirmişiz(Kızmayın). Tamam onlarca savaş yaptık Onca toprak kazandık ama kazanmak önemli değil elinde tutabilmek önemli.
Offff gene akşam akşam bir yerden girdim bir yerden çıktım Özür diliyorum arkadaşlar beni ciddiye alıpda Cevap yazmayın.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Akşam akşam ne içtin baba sen :)
Birazdan damlar medeniyet şakşakçıları... :p
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Demek böyleymiş, vay bee...




...tabi ki demeyeceğim.

Önce yazıyı hangi tarihçi hazırlamış onu bilelim.
Sonra kaynaklarını öğrenelim.
Sonra diğer kaynaklarda ne yazıyor onu karşılaştıralım.
Sonra "vay be" deriz.

Şimdi diyeceksiniz ki kendi pisliklerini neden anlatsınlar.
Anlatıyorlar efendim, tüm tarih kaynaklarında anlatılıyor.
Yazıda bazı gerçekler doğru da olabilir.
Örneğin topuklu ayakkabı gerçeğinde olduğu gibi, icat eden de bir fahişe.

Öte yandan , tarih sahnesi boyunca güç için her şeyi yapacak insanlar hangi milletten hangi dinden olursa olsun sıkça görüldü.
Bazıları dini , bazıları savaş gücünü kullandı.
Hala da kullanılıyor.

Erkekler vergi vermemek için kadın kılığına girdiler askerleri dövdüler , sonra cadı ilan edildiler gibi bir iddaa, somut belgelerle desteklenmelidir. Aslında bu yazıdaki birçok öğenin kaynağı tartışılır. Bu kaynaklar belirtilmedikçe bana canı sıkılmış birinin sansasyon yaratma çabalarından öteye gitmez.
 
Katılım
15 Kas 2012
Mesajlar
387
İzninizle,bir parantez açayım,benim bildiğim ilk tuvaletin İon uygarlığınca yapıldığı.Efes harabelerinde umumi tuvalet var.20-30 kişi açık havada
hep beraber defi hacet gideriyorlarmış.

Fransızların,kazuratları pencereden aşağı salladığı doğru,ama yola savururken de dikkat diye bağırırlarmış.Kibar adamlar vesselam. :)

---------- Mesajlar birleştirildi - 00:43 ---------- bir önceki mesaj zamanı 00:21 ----------

Pelerin,kelime anlamı hacı demek.Hristiyanların,Kudüs'e hac yolculuğunda giydikleri yağmura,soğuğa,güneşe karşı bir tür üniforma.
Dönüşte,kazurattan korunma amaçlı kullanılması mümkün.
 
Katılım
5 May 2007
Mesajlar
985
Erkekler vergi vermemek için kadın kılığına girdiler askerleri dövdüler , sonra cadı ilan edildiler gibi bir iddaa, somut belgelerle desteklenmelidir. Aslında bu yazıdaki birçok öğenin kaynağı tartışılır. Bu kaynaklar belirtilmedikçe bana canı sıkılmış birinin sansasyon yaratma çabalarından öteye gitmez.

Dediğim gibi isim hafızam zayıftır. Aspen amerikadaydı ,yazıda yazılan bölgeninde aspen alp dağları olması lazım.İllaki delil isterim diyorsanız burada belirtiğim meseleleri okuduğum kitapları bulur tarar isterseniz size tamamını mail atabilirim. Okuduğun kaynağı beğenirmisin ?? ve bu iş ne kadar sürer bilemem.Önce kitapların hangileri olduğunu hatırlamam lazım.

Aspen ve alp dağlarını karıştırdığım için , Yarın vaktiz suyu meselesini hangi papa ve azizenin tam olarak hangisi olduğunu kendim için araştıracağım.

Ve moderatör beyefendi , Madem ki siz her konuda somut bilgi isterseniz ve yazılanada inanmıyorsanız o zaman bu konuyu silin gitsin.Öyle ya canım sıkıldı sansasyon yaratmak istiyorum.Sansasyon yaratamnada madalya veriyorlar. , 2 yıl ara verdik üyesinden moderasyonuna kadar isteyenin istediğini söyleyebildiği , konuya moderasyonun bile müdahil olabildiği , iyice acayip , saçma sapan bir hale gelmiş burası. Hatta elin değmişken birde benim aboneliğide siliver görkem bey. öyle ya sen Türkiyenin en büyük motorsiklet forumumun moderatörsün. canın ne isterse yaparsın. İstemeyen ve bazılarının işine gelmeyen yazılar yazan , resimler paylaşan birisinden de kurtulursunuz hem.

Vallahi gece gece tepemi attırdın.beni banla bu yazıdıa sil gitsin. hatta bütün yazılarımıda sil gitsin. Görkem .

[email protected] bu benim mail adresim , bu konuyu merak eden varsa , bir hafta kadar sürer araştırmam , bulabildiğim belgeleri tarar veya ingilizcesine güvenen varsa bulabildiğim akademik linkleride atabilirim.

Bir dahada bu saçma foruma girmem artık.Geri dönmem bile hataydı aslında.Herkeze iyi günler dilerim.Sizede iyi günler Görkem bey.İyisimi siz komple silin bu başlığı.Milletin kafası karışmasın.
 
Katılım
11 Şub 2011
Mesajlar
29
Bu yazılanların çoğunu ben de duymuştum içinde abartılar olsa da çoğu doğru."Avrupa Medeniyeti"nin daha somut örnekleri var küvet kültürü bize avrupadan gelmiştir.Ve orta çağda bir küvet veya varildaki su değiştirilmeden bütün ailenin aynı suda yıkandığı da bir gerçek... Ayrıca avrupalılar günümüzde de dışardan temiz gözükseler de gayet pis insanlar...Bu hepinizce malumdur heralde..
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
İyi başlamıştınız ama kötü bitirdiniz.
Madem bu bilgilerin kaynağını kitaplardan edindiniz, adını söylemeniz yeterliydi.
Malumunuz, okuma yazmam var. Araştırmaktan da zevk duyarım.

Mesajımın içinde ne bir silme, ne bir moderasyon kelimesi geçmiyor.
Ve tabi ki uygunsuz olmadıkça isteyen istediğini söyleyebilir.
Kendinize farklı davranılmasını istiyorsanız burada istediğinizi bulamayabilirsiniz.

Neden ufak bir eleştiriye bile sinirlendiğinizi anlayamamakla birlikte, eğer üyelik iptali istiyorsanız lütfen admin'e mesaj atınız.
 
Katılım
1 Nis 2012
Mesajlar
1,417
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Neyse ya, tam hatırlayamadığım için sildim.
 
Katılım
17 Ara 2012
Mesajlar
1,801
Motosikleti
SuZan
bastan sona okudum. oncelıkle emek ve zaman verılmıs bır yazı. içinde araştırma ruhu tasıyan arkadaslar ıcın guzel bır baslangıc. guzel bır konu. eleştirmek yerine araştırmayı öğrendiğimizde, baskalarının bildikleriyle değil kendi öğrendiklerimizle daha verimli bir bilgi daarcığına sahip olacağımızı düşünüyorum. paylasım ıcın tesekkurler. arastırmak ıcın guzel bır konu edindim
 
Katılım
2 Mar 2012
Mesajlar
1,861
bu yazıyı paylaşmaktaki amaç medeniyet diye yutturdukları şey diyorsanız içimden bir oha çekiyorum. adamlar o yanlışlıklarını görerek bugünlere geldiler. bizim medeniyet dediğimiz insan hakları, yüksek yaşam standardı, sağlık, eğitim, ulaşım gibi hakların ulaşılabilirliği... şimdi siz hangi medeniyetten bahsediyorsunuz?

Ayrıca İslam medeniyetinin kötü yanlarını gösteren henüz sağlam yerli bir kaynak göremedim. çünkü ne zaman biri osmanlıya eleştiri getirse vatan haini ilan ediliyor. Avrupaya bakacağımızz önce bi kendimize mi baksak ne? hatalardan ders alıp şu 80 .oktan hayatımıza çeki düzen mi versek?
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst