Pisi pisine ölenler ülkesi memleketim için garip bir istek olmuş. Ama işte arabesk bakış açısı ile modern bakış açısı arasındaki fark, işte tam bu noktada ortaya çıkıyor.
Güvenlik önlemleri dediğimiz şey bir bütün olarak ortaya çıkmadı. Zaman içerisinde, gerçekleşen kazalardan ders almak sureti ile, deneyler, araştırmalar, tartışmalar sonucunda oluşturuldu ve hala gelişmeye devam etmekte. Modern bir ülkede böyle bir olay meydana geldiği zaman, olayın önlenebilirlik boyutu tartışılır (eğer yasalarda yok ise)ve hemen bir uygulama getirilir. O noktadan sonra uygulamayanın vay haline...
Bizde çok farklı gelişiyor. Sadece canın yanan kişi ve çerçevenin dışını gçörebilen bir kaç kişi bir süre için olayı tartışır ve sonra olay unutulur. Çocuk ölmediği için aile işin peşini bırakır. Zaten aynı kişinin başına benzer bir olay gelme ihtimali nedir ki?
Batı medeniyetlerinde insan hayatı değerlidir. Bunun sosyolojik ve ekonomik sebepleri olabilir ama sonuç olarak her şey insanlar zarar görmesin diye ayarlanır.
Bizim gibi geri kalmış toplumlarda, istemesini bilmediğimiz için, bizim için kanun çıkarmasını beklediğimiz insanlarda da o görgü, o eğitim, o basiret olmadığı için, "abartmayın canım" ile olaylar geçiştirilir ve farklı boyutlara çekilir. Kimi "o da olabilir, bu da düşebilir, dışarı çıkmayalım mı" der, diğeri canı yanan, mağdur kişiye sataşır, öbürü "bu işin sonu yok koyver gitsin der", "babası ünlü onun için haber olmuş" der... der de der.
Yaklaşımlar bu şekilde olunca, bugün çocuğun koluna kask düşer, yarın kafasına kolon yıkılır, bina altında kalır, otobüs ezer... önemli olan olay değil, ona yaklaşım biçimidir. Sorgulamaktan korkup, çözümsüzlüğün altında kalmaktan çekinmemek gerek.