Erdek'te akşam üstleri bir gezi teknesi plaja paralel geçiyor ve sürekli İzmir'in dağlarında çiçekler açar çalıyor.
Biz plajdakiler denize doğru ayağa kalkıp alkışlıyor ve el sallıyoruz.
Tüm plaj halaya kalkmış gibi hissediyorum.
Haşemalısı,türbanlısı, mayolusu bikinilisi binlerce insan yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa! diye bağırıyor.
Memleket umutlandırıyor beni.
Ülkemin her yeri sahiller gibi olsa diyorum.
O geminin kaptanına, personeline selam olsun.
Gün gelecek yine şahlanacak atımız...
Daha ne kadar eğileceksin!!
Oğulların Kafkas dağlarında soğuktan taş kesildiler yine de eğilmediler,
Süveyş kanalında, arabistanda sıcaktan nefesleri,susuzluktan ciğerleri kesildi. Eğilmediler!
Sen daha ne kadar eğileceksin?
Çanakkale'de bir adım geri atmamak için kendilerini siperlere bağladılar, Eğilmediler!
Sen daha ne kadar eğileceksin!!
İzmirin göbeğinde, bir camide, Allahın evinde, senin gözünün önünde kurşunlandılar, Eğilmediler!
Sen daha ne kadar eğileceksin!!
Sen o kanlı secdeye başını nasıl yaslayabileceksin?
Şimdi senin yasın tutulmayacak, ama onlar balolar düzenleyecekler,
Senin şehitlerine edilen duaları onların dans müzikleri bastıracak.
Daha ne kadar eğileceksin!
Eğildin eğileceğin kadar,
Madem bu kadar eğildin, yere düşen sancağı al ve ayağa kalk.