Arsuz Eylül Kampı...

Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Arsuz Kampı...
Aslında bu kampımız 26-27-28 Eylül, Bekbele Yaylası Kampı olarak kararlaştırılmıştı. Lakin tüm Türkiye'deki kötü hava şartları bölgemizi de vurduğundan, yayla riskli olur düşüncesiyle vazgeçip kampımızı deniz kenarına aldık.

İşte, gırgırıyla, şamatasıyla, iddaalarıyla, fırtınası, yağmuruyla, iyisi, kötüsüyle Arsuz Kampımız...

Cuma akşam saatleri. Kamp bölgesine ulaşıyorum. Hava mis. Arkadaşlar astroloji bilgilerini sınamaktalar.





İlk gece pek kalabalık değiliz.
Sertaç,



Ercüment,



Erkin,



Özer,



Tufan ve ben vardık.



Sohbet muhabbetin yanında bol bol kayan yıldızları izliyoruz.



Tufan'ın icadı.



Akşam bişeyler yemek için kamp yerimize oldukça yakın İnciraltı'na gitmeye karar veriyoruz.





Maalesef elimiz boş, sahile dönüyoruz. Geç kalmışız. Yiyecek kalmamış.



Etraftan...





İlerleyen saatlerde Ayhan, arkadaşıyla birlikte ziyaretimize geldi.



Yemek işimiz çözüldü. Ercüment ve Tufan gidip biryerlerden dürüm yaptırmışlar.



Bu dakikalarda Ahmet te aramıza katıldı.



Ve Güntekin'ler...Ziyaretimize gelmişler.





Şu an itibariyle kamptaki tek motosiklet Ahmet'in Hüso 610'u.





Oldukça yüksek.





Tutun, düşmesin.





Sertaç kum havuzunda.



Hüso şimdi boyumuza hitab eder hale geldi.



Hazır gömülmüşken...(İçimde kalmasın)



Şimdi oldu Tufan'cım.



Tufan'ın icadı deneniyor.



Sonuç ?



Biraz sert galiba.
O saatlerde Kuntay da çekirdekleriyle birlikte aramıza katıldı.



Takoza gerek yok.



Fırsat varken...



Geç saatlerde çdırlarımızı kurmaya giriştik.



Işık kaynağımız.



Teşekkürler Ali.





Dalga şiddetini arttırmaya başladı.



Havalı silahla hedef vurmaca.





Heyt bee...Komando mubarek.



Helal Özer. (Keyifler yerinde)



02.00 suları. Olduğumuz yerde uyumaya başladık. Günü bitirip, ve hatta yeni günden iki saat çalıp çadırlarımıza çekilip, dalga sesleri arasında mis gibi bir uyku çektik.



Ertesi sabah...



Hava iyice bulutlanmış. (Gökkuşağımız bile var)



Az ötemizdeki cafe. Bozuk hava ortamında sığınacak bir yerin olması, bize güven veriyor.







Deniz, dün akşama göre daha hareketli.





Gökkuşağı denize düştü. (Teknedekilerin cinsiyeti değişti mi acaba ?)





Ahmet temkinli. Çadırını sahilden alıp çardaklardan birinin altına çekti.





Hüso da güvende.



Ve kahvaltı niyetine tostlarımızı indiriyoruz mideye.



Sertaç ta uyandı.



Ve Ercüment.



Çaylıyoruz.



Özer akşam eve dönmüştü. Gelirken poğaça, simit getirmiş bize.



Ve Tufan. O da akşam dönmüştü. Elindeki tencerede mercimek çorba var. (Gerçekten enfesti)











Uğur geldi, hoşgeldi.



Vay, Sertaç denizdeymiş, haberimiz yok.



Sertaç, Uğur'a hoşgeldin seramonisinden sonra tekrar denize giriyor.





Mendirekteyim. (Sertaç'ı çekeceğim diye bi güzel ıslandım. Dalgalar gitgide sertleşiyor)



Ercüment noolur nolmaz diye tente diktirmiş. Tutmaya çalışıyoruz ama...



Rüzgar sertleşti. Tente zaptolmuyor.



Yamaç paraşütü durumları var.



Geliyor...(Tabii ki yağmur geliyor)







Denizden bir metre yüksekteyiz.



Tekrar cafe'ye dönüp çorbaya devam ediyoruz.



Çorba için teşekkürler Tufan.



Özer'im, taze poğaçalar ve simitler için teşekkürler.













Tufan'ın miniği. (Allah bağışlasın)







Acil durum butonu.





Uzun süren uğraşlardan sonra tente yerine gerilmiş.



Ne kuşu bilemedim.



Vaaay...Paşa gelmiş.



Bu güzel Kangal Ahmet'in. 1,5 yaşında.



Misafirlerimiz var.



Romantik bir evlilik teklifi gibi duruyor.



Bu arada Mumi de geldi.



Gelir gelmez çadırını kurmaya girişti.



Az önce gelen misafirlerimiz Lami Günay ve arkadaşı eğitimler konusunda görüşmeye gelmişler. Kalkıyorlar.



Yolcu ediyoruz.









Bu da olur Özer'im.



Hoşgeldiniz.





Hava gitgide bozuyor.



Güzel fotograf.



Aman boş bırakmayın.



Bulutlu havada denize girmek keyifli olsa gerek.



Bunu Mumi ve Sertaç'a sormak lazım.



Rüzgarın hızı arttıkça denizin çalkantısı da artıyor. (Elbette ki normal bir ilişki.)



Mendireğin sağ tarafı biraz durgun.



Ve Kara Mustafa huzurlarınızda.



İkindi vakti güneş biraz yüzünü gösterdi.



4x4'ler olunca...



Deneme,



Olmiicak gibi.



Tufan milleti gaza getirmeye devam ediyor.

 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Derken Erkin...Gardımı bile almamıştım. Bir anda engeli aşıp karşıya geçti.



Özer'den ikinci deneme.





Erkin tepeyi dağıtmasaydı...



Salih Yaşar.
Motosiklet nüfusumuz bir daha arttı.



Siyah İnci hala formunda.





Paşa oynamayı özlemiş...Özlemiş te, altında kalsan ezilirsin.





Tenteyi biraz daha kullanılabilir hale getirmeye çalışıyoruz.



Salih yerini seçti.



Vay Ayıboğan, hoşgeldin.



Arap kızı Nazire.



Nazire'ye Arap Oğlu Uğur da katıldı.



Hatıra.



Ya Ercüment boşver. Daha iyilerini alırsın.
Evet, Ercüment kamptayken şakayla karışık arabasını sattı. (Kamp sonrası teslim edecek)
Birsürü anı var bu arabada. Hatta benim bile anım var. Dağ yolunda arabam kalınca Ercü çekmişti beni.
Heey gidinin...



Ahbap çavuşlar.



Bu kadar rüzgar, bu kadar bulut, işte yağmaya başladı.



Tente şimdilik idare ediyor.





Güneşin batışını görüntüleyecektik. Olmadı. Bulutlar izin vermedi.



Fırsat...Yağmur altında yüzmek te keyifli.



-Lem çıkın. Şimdi kafanıza şimşek düşecek. (Patlamaya başladı zaten.)



Şimşek düşmese dalga alıp gidecek zati.



Tentenin altında son dakikalar.



Sayısız yıldırım düştü denize. İşte bunlardan biri.



Bunu çok iyi yakalayamamışım.



Bu kadar çok yıldırımı bir arada görmedim ben.



Rüzgarla birlikte yağan yağmur, bizi tentenin altından cafeye kaçmaya zorladı. Pılımızı pırtımızı toplayıp sundurmanın altına kaçtık.





-Kaç Nazo kaç.



Motosikletler de güvenli bölgede.



Bir tane daha.



Neyse ki bu tesis var.





Hep bir arada burada duracağız sanırım. Bu durumda ortaya bir konu atıp, üzerine tartışmak gerek.



Konumuz motor yağları.







-Yağın viskozitesi...



-Hayır efendim. O öyle değil.



-Ya arkadaşlar, aslında...



-Evet evet, aynen öyle...



Lem, kırmızı ışığı görüp te...Rahat durun. (Zaten duyduğuma göre Hüso ile GS bir atraksiyon yaşamış.)



Ve Aslan Mehmet, Eda ile bizimkiler geldi.



(Keşke gecenin sonunda da şimdiki gibi gülebilseydin Eda'cım.)



Hoşgeldiğiz hoşgeldiğiz...



Ya, bak şu işe. İner inmez ilk icraat, şaplak. (Mumi de az değil hani.)



Şimdi Herkül Sertaç bunu da hatırlamaz. (Sorun isterseniz)



Yağmur biraz azalmış. Fırsat bu fırsat.



Katılımcı çoğalınca bi daha.







İlerideki mekan İnciraltı'ndan garson çağırıp sipariş verdik. Fena acıktık zira.





Aile saadeti.



Şu sıralar yağmur şiddetini arttırdı. Endişeyle çadırları düşünmeye başladık.



Yücel'dir, ne yapsa yeridir. (Yağmurun şiddetli anında eve gitmek istedi.)



Damlalarla dans...





Yavaştan sundurma da su almaya başladı. Sağa sola hafif kımıldamalarla damlalardan kurtulmaya çalıştık gece boyu.



Yağmuru izlemek çok keyifli. (Çadırlar ?)







-Yaaa...Sahi mi ?





Özer, su aldığı haberi gelen Salih'in ve Mumi'nin çadırlarını mekanın yanına taşımaya gidiyor.



Fena ıslanmış



Eş'ten kurutma operasyonuna yardım.



Herşeye rağmen keyifimiz gıcır. Telefondan yükselen nağmeler eşliğinde hünerlerini gösteren arkadaşlarımız var.











Ooollleeeyyy...Yemekler geldi.



Oyuna devam.



Oh oh...Yandan...



-Sertaç'ın yanında kibrit neyin yakmayın.



Ohh...aaa...O ne lem ? Ben dürüm söylediniz sanıyordum. Resmen danayı ekmeğe sardırıp getirtmişsiniz.



Afiyet herkese.







Karnımız doydu. Dünyevi işlere dönebiliriz.



Gecenin sürprizi Nazire'den geliyor. Tarifini alamadığımız enfes bir tatlı yapmış. Afiyetle yiyoruz.
Ellerine sağlık Nazire.



Bu arada Kara Mustafa eve gitmek için davranmış. Lakin balçığa dönen arazide bir çukura saplanmış.



Önce iterek çıkartmayı düşünüyoruz.



Lakin ne mümkün.



Kuntay geliyor ve,





Çektiği gibi...



Bu arada gevşeyen toprakta motosikletler yatma eğilimine giriyorlar.





Motosikletler zeminin daha sağlam olduğu yerlere alınıyor.







Maşallah durmuyor. Rüzgar daha da şiddetlendi.



Hanımlar sundurmanın en dibine, tezgahın arkasına kaçtılar.



-Barmen, çek ordan bi...



Vaaay...Gece yarısına yakın Fatih ve eşi geliyorlar.







Sözde çadır komşum Ercüment'le birlikte dalga sesleri arasında bir uyku çekecektik ama gözümüz kırıldı açıkçası. Özer'e rica edip biz de çadırlarımızı mekanın yanına taşımak için davranıyoruz.



Parmak arası terlik en iyisi.



Bu nokta biraz yüksek. En azından çadırların altında 5 cm. su var. (İçeri girmez yani.)



Allahına gurban Emmoğlu.



Karanlıkta misket. (Elektrikler kesik.)

 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Dedim ya, hiçbir şey keyifimizi kaçırmadı.







Gecenin sonları. Yorulduk bayaa.



''Bu fırtınanın duracağı yok'' diyerek ufaktan su yatağı kıvamındaki çadırlarımıza çekildik.
O fırtınanın göbeğinde ne kadar rahat bir uyku çektiğimizi söylesem inanmazsınız. Unutamayacağım bir uykuydu.



-Hani, hani ? Nerede fırtına ? Biz fırtınaya gözümüzü açmayı bekliyorduk ?
Evet, ertesi sabah pırıl pırıl bir havaya gözlerimizi açtık.



Çadırlar sağlam. Su da almadılar.



Günaydın Mumi.



Günaydın millet.





Aslında yağmurun devamı var gibi. Sadece biraz soluklanıyor.





Sizin çadır bayaa güvenliymiş Fatih'im.



Dün gece, daha önce oturduğumuz bölgelerde temizlik yapma şansı bulamamıştık. İlk iş olarak mıntıka temizliğine girişiyoruz.





Ve çadır kurduğumuz yerler. Kalsaymışız bitermişiz.



Mendireğin ucunda Sertaç var. (Sanırım akşamın etkisinde hala.)



Deniz coşmuş.





Sertaç ise coşan denizin dalgalarıyla ayıkmaya çalışıyor.



Motosikletin üstü kesmedi, duvar kenarına çıktı.



Coşkun deniz kenarında gökkuşağını izlemek...



Haydi drifte...





Neyse, drifte ara verelim ve sıcak sıcak gelen poğaça ve simitlerin tadına bakalım.
(Teşekkürler Tufan)









Evet, çadırlarımızı kurutalım ve ufaktan toplayalım.



Yücel, ailesiyle geldi bugün.







Drifte devam.



Haydiii...Yücel de gaza geldi.



Kahvaltı hazııır...



Ama burada da çamurda drift var. (Bu daha cazip)





Sıra Ahmet'te.







Özer de geldi.





Biraz ara verelim.



Ve oturup sohbet edelim.



Kahvelerrr...



Ooooo...Kaptan'ım, hoşgeldin.



Sen de hoşgeldin Fireblade.



Aslan Mehmet'le birlikte Eda'yı yolcu ediyoruz.



1000 RR incelemesi.













Özer şu sıralar motosiklet arayışında. Oturum testi yapıyor.



-Yok Özer'im, bu olmaz.



Tufan'cım, hele sana hiç olmaz.





Hoş sohbet, muhabbet...



Sonrasında tekrar sahil.









Hatıra fotoları çekeceğiz.







Sertaç yine rahat durmuyor. (Bu sefer iyi yıkandı)





Hanım, az daha git, evet, az daha, az...



(Kandıramadım)



Hatıra pozlarına devam.







Hımmm...Güzel poz.



Fatih'im, bu fotoları görebilecek miyiz ?



Erkin ve Fatih'le birlikte yakındaki anfi tiyatroya gidiyoruz.



Yazık... Atıl vaziyette.







Hemen bitişikteki barınak.



Kimse balığa çıkamamış.



Bu havada elbette ki çıkılmaz.



Dönüyoruz.



Mekana geldiğimizde Yücel'in tekrar sahaya girdiğini ama battığını görüyoruz. Yine Kuntay çekmiş. (Kurtarma çalışmalarına yetişemedik.)





Derken Erkin de sahaya giriyor.



İyi çamurlanmışız.







Mekanda son zamanlarımız.





Çamur banyosu iyidir.





Hesaplar ödeniyor.





Anasının kuzusuuu...



Biricik kızısııı...







Evet arkadaşlar, toparlanalım mı ?



Haydi toparlanalım.





Mekanı terkettikten sonra İskenderun'a, Ercüment'lere uğradık. Zira Eliza kampa gelememişti. Biz O'na gittik.







Eliza'nın kahvesi herzamanki gibi enfes.









Hay maşallah. Minik ayaklanmış.





Kapı önüne çıkıyoruz.



Kıpraşmayın beyler.







Fısstık...



Ercüment'lerde bir müddet daha oturduktan sonra dağılıyoruz.
Evet, rapora dair son kareydi bu.



Bu kampımız, keyif katsayısının yüksek olması ve kampa damgasını vuran Cumartesi akşam fırtınası dolayısıyla akıllarda yer edecek bir kamp oldu.
Sanırım arkadaşlarım da aynı tarzda düşünüyorlardır.

Bu kampta her türlü işimizi kolaylaştıran İskenderun'dan grup arkadaşlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, her kampımızın böylesine neşeli ve keyifli geçmesini diliyoruz...

Sevgiyle...:cat:
 
Katılım
2 Eyl 2012
Mesajlar
1,006
Motosikleti
Dominar D250
Çok güzel bir kamp olduğu belli oluyor. Nicelerini dilerim.
 
Katılım
15 Ara 2010
Mesajlar
388
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Mis gibi vallahi bende bayram boyunca arsuzdaydim ortaminiz hep boyle kalsin hic bozulmasin insallah
 

MCV

Katılım
14 May 2014
Mesajlar
928
Her yönüyle mükemmel bir kamp olmuş.Helede yağmura rağmen neşenizin devam etmesi çok güzel.
Helal olsun diyorum.
Paylaşım için teşekkürler.
 
Katılım
4 Nis 2011
Mesajlar
1,752
Abi yine anlatım çok akıcı ve keyifli.Fotoğraflar da bol bol.
Yine gezesim geldi senin yüzünden:)
Paylaşım için çok teşekkürler:rendeer:
 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Her yönüyle mükemmel bir kamp olmuş.Helede yağmura rağmen neşenizin devam etmesi çok güzel.
Helal olsun diyorum.
Paylaşım için teşekkürler.

Teşekkür ederim MCV.

Abi yine anlatım çok akıcı ve keyifli.Fotoğraflar da bol bol.
Yine gezesim geldi senin yüzünden:)
Paylaşım için çok teşekkürler:rendeer:

:)
Gezmek iyidir Tayfun'cum. Buna sebep olabildiysem ne mutlu bana.
Mesajın için teşekkür ederim. :wiinkk:
 
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
1,610
Abi zaten senin raporlarına hastayım. Kampın başından sonuna sanki yanınızda gibiydim. Böyle güzel dostluklar arkadaşlıklar hepimize nasip olur İNŞALLAH.

Elinize emeğinize sağlık.


"KAZASIZ SÜRÜŞLER"
 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,547
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Abi zaten senin raporlarına hastayım. Kampın başından sonuna sanki yanınızda gibiydim. Böyle güzel dostluklar arkadaşlıklar hepimize nasip olur İNŞALLAH.

Elinize emeğinize sağlık.


"KAZASIZ SÜRÜŞLER"
Güzel mesajına çok teşekkürler Sadık'çım.:cat:

Umarım birgün birlikte benzer bir programa imza atarız. :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst