- Katılım
- 8 Tem 2004
- Mesajlar
- 7,735
- Konu Yazar
- #41
bunlar yeni kasası herhalde
2003 ve önceki kasa o. Şeytan kulağı sinyalleri var, 2004 ve sonrası kasasını ilk mesajımda belirtmiştim.
Diğer konulara gelirsek, bugüne kadar CBR 125 ve GT250R kullanmıştım toplamda 8000 KM. Her iki motorumda da beni rahat ettirecek motorun enduro olduğunu söyledim. CBR 125 başlangıç için çok güzel bir motordu, birçok kez yere düşmesini engelledim tutarak, çünkü çok hafifti.
Ardından aldığım 250cc olan GT250R ise silindir hacmine göre süper bir aletti. 140-150 civarını rahat yapıyordu. Bu da uzun yol için istenen şeylerin başında geliyor aslında. Sonuçta ben de Aprilia ile son sürat gitmiyorum. GT250R'ın beni tek üzen yanı oturuş pozisyonuydu. O da sevenlerine has yapılmış tabi doğal olarak
Motosiklet dünyasında eğer benim gibi vakti kısıtlı biriyseniz, motor hacminiz kadar plan yapabiliyorsunuz ne yazık ki. Ama örneğin Ümmet Abi için zaman sıkıntısı olmadığı için çok uzun yolları 125-150 cc ile yapabiliyor.
Ankara MT'deki birkaç arkadaşımla beraber sırasıyla İstanbul, İzmir ve Antalya planlarımız var. En kısası İstanbul, o da git gel 1000 KM'ye yakın yol demek oluyor. Bu planları yapabilme hayali kurmamızın en büyük etkeni sahip olduğumuz motorlar, silindir hacimleri ve konforlu süratleri.
Sonuç olarak, CBR 125 ile 600 KM'lik Eskişehir (git gel, bir gece konaklamalı) ve yine o civarda tutan bir mesafe ile Bolu-Yedigöller'e gittim (Yedigöller EMOK kampındaki tek 125cc SS benimkiydi). GT250R ile yine İstanbul yolculuğu ve Ankara'nın ortalama git-gel 200 km'lik ilçelerine seyahatlerim oldu. Önemli olan gezmeyi istemek. Motor hacminiz sadece zaman ve uzakları planlama özgürlüğü kazandırıyor.