- Katılım
- 1 Eki 2008
- Mesajlar
- 1,071
- Konu Yazar
- #1
Gezi motorları Hyosung GV250cc Cruiser, Piaggio Beverly250cc maxiscooter
Model Kıyaslaması:
1. GV dik yokuşlarda yokuşlu virajlarda asfalt üzerinde yüksek torku sayesinde Beverly ye göre oldukça performanslı ve dengeli
2. Eğimsiz düz yol aynı performans
3. Toprak Yol bozuk zemin Beverly su soğutma ve fanları ile GV'ye açık ara üstün bir performans
Sabah havanın iyi olacağını anlayınca saat 9:00 gibi Özgür arkadaşımla 200 KM lik bir parkur yapmak için telefonlaştık. Gerçi kahvaltı için ayrılan zamanıda düşünce saat 11:00 olmuştu bile.. Ben bu arada motorumu sefere hazırlamak için başında termos çayımı, çikolatalarımı, sandaviçlerimi, meyvelerimi yerleştirmeye başlarken aynı anda Özgür'ü bekliyordum.
İşte rotamız ve resimler..


İşte Özgür ve ailesi... Öndeki oğlu Mete.. Motorsever bir aile..

Eveeeet... Hanımları karşılaştırıp çocukları kaynaştırdık mı ver elini dağlar yollar.. Herşey Hazır.. Harita nevale.. Anneleri ile çocuklar lunaparka... Sonra Deepo ya...

Eeeeee, benzin almadan olmaz.. Özgür küçük deposu sayesinde 19 liraya ben daha büyük depo ile 25 liraya full yapıyoruz.. (10lt depo hacmi Beverly-17 lt depo GV)

Özgür'de benzin alırken şipşaklıyorum....

Artık gazı açıyoruz 100 yada 110 km lik bir hızla 30 dakikada Karaöz tabelasını görüyoruz....


Burada dikkat ettiğim GV Beverly e göre oldukça asfalta yakın bir motor görüntüsü vermesi idi. Arkadan Beverly yi yol alırken BMW ye benzettim..

Yola Devam...

Mola vermek istiyorum. 50 Km dir yol alıyoruz. Ama Özgür ısrarlı dere kenarında duracağım diye.. Benim derdimde termosumdaki sıcak çayı yudumlamak...
İşte Bulduk Aksu deresii. Azalmış suyu...

Özgür güzel bir yer bulmanın mağrurunu yaşarken...

Benim derdim de sabahtan hazırladığım ekmek arası eski Kars kaşarı ile macar salamlı sandeviçimi sıcak çayımla yemek üzerinede meyvamı götürmek...



İşte biz.... Motorcu meslektaşlar... Beni bu zat alıştırdı motora...

Ve Karacaören Göletine geldik.. Durduk.. Bir bardak çay içtik burada Özgür de çikolatasını götürdü... Hava iyi idi..





Karacaöreni geçince google earth den baktığım kadarı ile bir toprak yol birde asfalt sapak vardı. Elbette biz yanlış olanı toprak yola saptık..

Geri dönmek istedik ama artık geçti. Devam ettik ancak bu yanlış yol da manzara mükemmeldi...

Bu yolda Beverly açık ara önde idi... Su soğutma farkı burada belli ediyordu... Toprak yolda oldukça başarılı idi..


En nihayet asfalta 8 km sonra çıkabildik.. Ancak Özgür Bucak sağdamı soldamı diye sorunca
.
Tabela ve insan yoktu bende soldadır orası yokuş dedim..
Ancak bize extra 45 km ye maal olacak hatanın farkında değildik.. Çünkü o taraf Kocaalilere gidiyordu Bucak'a değil..

Ve uyanık arkadaşım Kocaaliler tabelasını görünce durup bana bakıyor. Köylülerede sorunca 20 km ters geldiğimizi anlıyoruz.. Dönmemiz lazım bu arada Toros dağlarında saat 15:30 civarı..

Lakin Toros yaylalarında da manzara Aralık ayında bile hoş... Her yer yeşil..

Olayı çözmüştük ancak havada soğumuştu. Güneş dağların ardında kalmış üşümeye başlamıştık...


Ancak Kocaaliler Bucak yolu mükemmel bir yol tüm arkadaşlarıma tavsiye ederim.. Güzel bir asfalt inişli ve hoş çıkışlı kıvrımlı bir manzaralı yol...

En nihayet Bucak merkezdeyiz. Ellerim çok üşümüştü. Burada Özgür benim hazırlamış olduğum eskikaşarlı ekmeği bende bir çikolatayı mideye indirip artık direkt ortalama hız 110 km ile 120 km olarak gaz açıp Antalyaya varıyoruz...

:down: :down: :down: :down: :down: :down: :down: :down:
Özgür arkadaşıma bu gezide bana katıldığı için teşekkür ederim... :tesekkürler: :tesekkürler: :tesekkürler:
Model Kıyaslaması:
1. GV dik yokuşlarda yokuşlu virajlarda asfalt üzerinde yüksek torku sayesinde Beverly ye göre oldukça performanslı ve dengeli
2. Eğimsiz düz yol aynı performans
3. Toprak Yol bozuk zemin Beverly su soğutma ve fanları ile GV'ye açık ara üstün bir performans
Sabah havanın iyi olacağını anlayınca saat 9:00 gibi Özgür arkadaşımla 200 KM lik bir parkur yapmak için telefonlaştık. Gerçi kahvaltı için ayrılan zamanıda düşünce saat 11:00 olmuştu bile.. Ben bu arada motorumu sefere hazırlamak için başında termos çayımı, çikolatalarımı, sandaviçlerimi, meyvelerimi yerleştirmeye başlarken aynı anda Özgür'ü bekliyordum.
İşte rotamız ve resimler..


İşte Özgür ve ailesi... Öndeki oğlu Mete.. Motorsever bir aile..

Eveeeet... Hanımları karşılaştırıp çocukları kaynaştırdık mı ver elini dağlar yollar.. Herşey Hazır.. Harita nevale.. Anneleri ile çocuklar lunaparka... Sonra Deepo ya...

Eeeeee, benzin almadan olmaz.. Özgür küçük deposu sayesinde 19 liraya ben daha büyük depo ile 25 liraya full yapıyoruz.. (10lt depo hacmi Beverly-17 lt depo GV)

Özgür'de benzin alırken şipşaklıyorum....

Artık gazı açıyoruz 100 yada 110 km lik bir hızla 30 dakikada Karaöz tabelasını görüyoruz....


Burada dikkat ettiğim GV Beverly e göre oldukça asfalta yakın bir motor görüntüsü vermesi idi. Arkadan Beverly yi yol alırken BMW ye benzettim..

Yola Devam...

Mola vermek istiyorum. 50 Km dir yol alıyoruz. Ama Özgür ısrarlı dere kenarında duracağım diye.. Benim derdimde termosumdaki sıcak çayı yudumlamak...
İşte Bulduk Aksu deresii. Azalmış suyu...

Özgür güzel bir yer bulmanın mağrurunu yaşarken...

Benim derdim de sabahtan hazırladığım ekmek arası eski Kars kaşarı ile macar salamlı sandeviçimi sıcak çayımla yemek üzerinede meyvamı götürmek...



İşte biz.... Motorcu meslektaşlar... Beni bu zat alıştırdı motora...

Ve Karacaören Göletine geldik.. Durduk.. Bir bardak çay içtik burada Özgür de çikolatasını götürdü... Hava iyi idi..





Karacaöreni geçince google earth den baktığım kadarı ile bir toprak yol birde asfalt sapak vardı. Elbette biz yanlış olanı toprak yola saptık..

Geri dönmek istedik ama artık geçti. Devam ettik ancak bu yanlış yol da manzara mükemmeldi...

Bu yolda Beverly açık ara önde idi... Su soğutma farkı burada belli ediyordu... Toprak yolda oldukça başarılı idi..


En nihayet asfalta 8 km sonra çıkabildik.. Ancak Özgür Bucak sağdamı soldamı diye sorunca
Tabela ve insan yoktu bende soldadır orası yokuş dedim..
Ancak bize extra 45 km ye maal olacak hatanın farkında değildik.. Çünkü o taraf Kocaalilere gidiyordu Bucak'a değil..

Ve uyanık arkadaşım Kocaaliler tabelasını görünce durup bana bakıyor. Köylülerede sorunca 20 km ters geldiğimizi anlıyoruz.. Dönmemiz lazım bu arada Toros dağlarında saat 15:30 civarı..

Lakin Toros yaylalarında da manzara Aralık ayında bile hoş... Her yer yeşil..

Olayı çözmüştük ancak havada soğumuştu. Güneş dağların ardında kalmış üşümeye başlamıştık...


Ancak Kocaaliler Bucak yolu mükemmel bir yol tüm arkadaşlarıma tavsiye ederim.. Güzel bir asfalt inişli ve hoş çıkışlı kıvrımlı bir manzaralı yol...

En nihayet Bucak merkezdeyiz. Ellerim çok üşümüştü. Burada Özgür benim hazırlamış olduğum eskikaşarlı ekmeği bende bir çikolatayı mideye indirip artık direkt ortalama hız 110 km ile 120 km olarak gaz açıp Antalyaya varıyoruz...

:down: :down: :down: :down: :down: :down: :down: :down:
Özgür arkadaşıma bu gezide bana katıldığı için teşekkür ederim... :tesekkürler: :tesekkürler: :tesekkürler:
Son düzenleme: