Alkol almak, kişinin kendi tercihidir, saygı duyarım.
Edebince ve kararınca içmesi şartıyla.
İçip içip, nara atacaksa, yerlerde sürünecek, kusacaksa; bu olmaz.
Akli melekeleri alkol nedeni ile zayıflamış/kaybolmuş durumda (2 veya 4 tekerli, fark etmez) direksiyona geçerse;
1.Kendisi açısından olaya baktığımda, "Kaza yapıp, intihar etmek istiyor" diye düşünür ve "kendi tercihidir" derim.
2.Trafikteki diğer sürücüler açısından baktığımda, eğer alkollü iken kaza yapar da, birinin yaralanmasına ya da ölümüne neden olursa, adli makamlar bunu bir "trafik kazası" olayı olarak değerlendirmemeli. Düpedüz "Taammüden adam öldürme" olarak adli işlem yapılmasını savunuyorum.
Alkollü direksiyona geçiyor, kazaya neden oluyor, karşıdakini öldürüyor. Adam tutuklanıyor, davası sürerken içeride en fazla 2-3 ay yatıyor. Tahliye oluyor. Hakim neticede bir karar veriyor, çoğunlukla ya "hükmün geriye ertelenmesi", ya da "para cezasına çevirme" onu da "erteleme" yoluna gidiyor.
BU ADALET değil.
Çok ciddiyim, idam cezasının en azından ölümlü trafik suçları için geri getirilmesini, ölümlü trafik kazası yapan ve karşıdakini öldüren kişinin "Taammüden adam öldürme" ile yargılanması, hafifletici neden uygulanmaması, içeride yatarken de infaz indirimi uygulanmaması taraftarıyım.
Bu söylediklerim size aşırı geliyorsa, babasını, eşini trafik kazası nedeni ile kaybetmiş kişilerle konuşmanızı tavsiye ederim. Ölenin yakınlarının acısını ve maddi-manevi neler kaybettiklerini belki böyle anlayabilirsiniz.