Alanya'da feci kaza..

Katılım
10 Ağu 2018
Mesajlar
1,043
verdiğin ayet bile o kadar belirsiz bir ayet ki, öldürmek ama nasıl? bilerek isteyerek öldürmek mi mesela. ya da kaza sonucu. mesela o çok sevdikleri Musa peygamber bu ayete göre reaksiyon olarak öldürülmeli. zira adam bir katil...peygamber adam ama bir katil....desem linç edilirim muhtemelen :)

mesela bak, o kadar güzel yazmışsın, okuyan sayısı bir elin parmaklarını geçmemiştir, eminim.

Verilen örnek ayet değil mealidir. Ayetin kendisi verilse hatta meali parantezlerle belirtilen küçük belirteçler olmadan verise senin için belirsiz değil anlaşılmaz olur. Mesele ayetin belirsizliği değil senin için belirsiz olması. Normalde böyle umumi ortamlarda siz diye yazarım ama bu noktada tek yaptığı süslü biraz da imlalı cümleler kurmak, bu cümlelerinin çirkinliğine rağmen egodan bahsedip başkalarını suçlamak ve en önemlisi hiç bir şekilde dil uzatmaması gereken bir şahsa isim vermeden laf atmak eylemlerinden başkasını gerçekleştirmeyen birine, saygı sözü olarak gördüğüm siz kelimesini fazla görüyorum.
"Cinsel hayatından arta kalan zamanında" neler yaptığını eğer ki okursan muhtemelen bahsi geçen ayet ve meali neyi ifade ediyor? Bahsettiğin şahsın cinsel hayatına vakti KALMIŞ MI? gibi gibi soruların cevaplarını zaten almış ve burada böyle saçma yorumlarda bulunmuyor olurdun. Hatta oturup hadisçilik yapmana bile gerek kalmayacak bir iş yapabilirdin mesela, gidip doğru soruları doğru kişilere sorabilirdin. Ego ve cahillik birleşiminden hoşlanmıyorsan hamuru erenler tarafından yoğrulmuş bu topraklarda sevmediğin bu iki yönden hayatı pek bir şey kalmamış insanları bulup onlara bu soruları sorabilirdin. Yani sadece kendi akıl ışığınla yolunu aydınlatmak yerine ışığı parlak, senin geçtiğin yolları çoktan görmüş kişilere başvurabilirdin. Neyse ömür senin ömrün. Benim demem o ki; Böyle konuşmaya devam edersen saygı görmeyi veya karşındaki tarafından dinlenmeyi bekleme. Benim yazma sebebim ise hakikatin ve bu hakikatin en büyük bekçisinin ışığına su dökmeye çalışılmasına olan sinirim ve benim gibi sinirlenenlere yazımın bir sakinlik sebebi olmasını istememdir. Yoksa internet üzerinden başkalarına din dışı konularda bile fikir beyanının pek fayda vermediğini çoktan öğrendim.
Yolun açık olsun, selametle.
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Eki 2014
Mesajlar
1,521
İslam, Budizm ya da Hristiyanlık

Chp,Akp ya da Mhp

Galatasaray, Fenerbahçe ya da Trabzon ..

Tartışmaya ne gerek var dostlar ? ayrışma yaratan her şey zararlıdır.

Salt bir gerçek yok sonuçta, bir inancın ya da inançsızlığın da salt bir alt yapısı yok ..

Boş muhabbetler, sonuçta herkes çıkarına yaşıyor bu dünyada ama maddi ama manevi ama bedensel ama ruhsal, kim hangi dalda kendini ne kadar tatmin edip mutlu olabiliyorsa, ona inanıyor işte hepsi bu, gerçek olması ya da olmaması önemli değil .. bunu kendinize itiraf edebildiğiniz gün .. bir aşama kaydetmiş olacaksınız ...

Evli çiftin çocuk istemesi ya da büyükanne v.s. torun istemesi, evlenmek , sevgili olmak bile kişisel benliğimizde kendimizi korumak ve tatmin etmekten gelir, kısacası hepimiz çıkarı için yaşayan aşağılıklarız .. :queen:

HEPİNİZ BENCİLSİNİZ :queen:
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Eyl 2016
Mesajlar
379
Verilen örnek ayet değil mealidir. Ayetin kendisi verilse hatta meali parantezlerle belirtilen küçük belirteçler olmadan verise senin için belirsiz değil anlaşılmaz olur. Mesele ayetin belirsizliği değil senin için belirsiz olması. Normalde böyle umumi ortamlarda siz diye yazarım ama bu noktada tek yaptığı süslü biraz da imlalı cümleler kurmak, bu cümlelerinin çirkinliğine rağmen egodan bahsedip başkalarını suçlamak ve en önemlisi hiç bir şekilde dil uzatmaması gereken bir şahsa isim vermeden laf atmak eylemlerinden başkasını gerçekleştirmeyen birine, saygı sözü olarak gördüğüm siz kelimesini fazla görüyorum.
"Cinsel hayatından arta kalan zamanında" neler yaptığını eğer ki okursan muhtemelen bahsi geçen ayet ve meali neyi ifade ediyor? Bahsettiğin şahsın cinsel hayatına vakti KALMIŞ MI? gibi gibi soruların cevaplarını zaten almış ve burada böyle saçma yorumlarda bulunmuyor olurdun. Hatta oturup hadisçilik yapmana bile gerek kalmayacak bir iş yapabilirdin mesela, gidip doğru soruları doğru kişilere sorabilirdin. Ego ve cahillik birleşiminden hoşlanmıyorsan hamuru erenler tarafından yoğrulmuş bu topraklarda sevmediğin bu iki yönden hayatı pek bir şey kalmamış insanları bulup onlara bu soruları sorabilirdin. Yani sadece kendi akıl ışığınla yolunu aydınlatmak yerine ışığı parlak, senin geçtiğin yolları çoktan görmüş kişilere başvurabilirdin. Neyse ömür senin ömrün. Benim demem o ki; Böyle konuşmaya devam edersen saygı görmeyi veya karşındaki tarafından dinlenmeyi bekleme. Benim yazma sebebim ise hakikatin ve bu hakikatin en büyük bekçisinin ışığına su dökmeye çalışılmasına olan sinirim ve benim gibi sinirlenenlere yazımın bir sakinlik sebebi olmasını istememdir. Yoksa internet üzerinden başkalarına din dışı konularda bile fikir beyanının pek fayda vermediğini çoktan öğrendim.
Yolun açık olsun, selametle.

Argümanlarıma güzel bi örnek oldun :) İnkarla başlayan, hakaret eden ve cehaletle suçlayan bir ego daha :) Yıllardır süregelen propaganda karşısında alınan basit bir reaksiyon bu aslında. Kalıplaşmış ve aksinin mümkün olmadığı iddia edilen dogma hakkında karşıt bir cümle söylenince, hakaret ve sert reaksiyonlar almak zaten bu işin doğası.. İç dünyasının tersine dönmesi karşısında. Sonsuz adalet ve cennet karşısında bir ters görüş, elbette ki tepki sert oluyor :)

"Bahsettiğin şahsın" (senin sözün bu) cinsel hayatı ile ilgili 'zamanlar ötesi' bir kutsal kitapta en az 10 ayet var. Mesela Tahrim süresinin ilk beş ayeti öyle bir hikaye anlatır ki üçüncü sayfa haberini dinliyorum der insan. Üstelik ben burada olup olabilecek en hafif şekilde yazıyorum bunları, en fazla saygılı şekilde soruyorum. Mesela "cima" diyorum. Üstelik adı geçen ayeti (ahzab 51), sadece Türkiye’de değil ama yurtdışında da çeşitli islam alimleriyle konuştum. Sordum. Daha bir tane bile doyurucu cevap alamadım. Dönemin şartları, peygamberin zor şartları vs çevresinde sürekli dolaşıldı, zira ayeti destekleyen hadis de var, inkar edemiyorlar.. Sadee bunlar değil ki, ahzab 37 desem mesela. BU ayetin altında yatan hadis de ayrı bi hikayedir. İFK hadisesi için 10 ayet birden gönderilmiştir mesela. Bunlar aklıma ilk gelenler.

Neyse, son sözüm olsun bu… Dogmalar ile uğraşmak zor dediğim gibi. Vakit gerekiyor ve anlayacak kapasite. Bende ilki, sizde ikincisi yok gibi. Zamanınızı aldıysam affola. Sinirlendirdiklerim için özür dilerim.

Ama napiim, Sussam gönül razı değil konuşmsa tesiri yok :)
 
Katılım
10 Ağu 2018
Mesajlar
1,043
Argümanlarıma güzel bi örnek oldun :) İnkarla başlayan, hakaret eden ve cehaletle suçlayan bir ego daha :) Yıllardır süregelen propaganda karşısında alınan basit bir reaksiyon bu aslında. Kalıplaşmış ve aksinin mümkün olmadığı iddia edilen dogma hakkında karşıt bir cümle söylenince, hakaret ve sert reaksiyonlar almak zaten bu işin doğası.. İç dünyasının tersine dönmesi karşısında. Sonsuz adalet ve cennet karşısında bir ters görüş, elbette ki tepki sert oluyor :)

"Bahsettiğin şahsın" (senin sözün bu) cinsel hayatı ile ilgili 'zamanlar ötesi' bir kutsal kitapta en az 10 ayet var. Mesela Tahrim süresinin ilk beş ayeti öyle bir hikaye anlatır ki üçüncü sayfa haberini dinliyorum der insan. Üstelik ben burada olup olabilecek en hafif şekilde yazıyorum bunları, en fazla saygılı şekilde soruyorum. Mesela "cima" diyorum. Üstelik adı geçen ayeti (ahzab 51), sadece Türkiye’de değil ama yurtdışında da çeşitli islam alimleriyle konuştum. Sordum. Daha bir tane bile doyurucu cevap alamadım. Dönemin şartları, peygamberin zor şartları vs çevresinde sürekli dolaşıldı, zira ayeti destekleyen hadis de var, inkar edemiyorlar.. Sadee bunlar değil ki, ahzab 37 desem mesela. BU ayetin altında yatan hadis de ayrı bi hikayedir. İFK hadisesi için 10 ayet birden gönderilmiştir mesela. Bunlar aklıma ilk gelenler.

Neyse, son sözüm olsun bu… Dogmalar ile uğraşmak zor dediğim gibi. Vakit gerekiyor ve anlayacak kapasite. Bende ilki, sizde ikincisi yok gibi. Zamanınızı aldıysam affola. Sinirlendirdiklerim için özür dilerim.

Ama napiim, Sussam gönül razı değil konuşmsa tesiri yok :)

Sana dem vurduğum yerlerden bilerek kaçmışsın. Sonra konuyu kendince akıllıca bir şekilde değiştirmiş, 23 yıllık peygamberlik hayatının dünyada en tartışılan bir kısmı verdiği mücadeleler ve dersler değil 50'sinden sonraki cinsel hayatı olmuş bahsi geçen mübarek zatın cinsel hayatı ile ilgili SADECE 10 ayet geçtiğini ileri sürmüş ve bunu ciddi bir mesele gibi göstermek için en az yazmışsın. Bir inançsızın bile aklına takılan öncelikle cinsel hayatı olunan ömrü irşad ve tebliğ ile geçen zatın(ki takıldığın noktanın basitliği ve görmezden geldiğin hadiselerin ciddiyeti zaten ne kadar anlama niyeti(!) ile baktığını gösteriyor) cinsel hayatı hakkında eğer ki söylediğin gibi sadece 10 ayet varsa, bu "en az" diyerek değil sadece diyerek bahsedilmesi gereken bir meseledir.
Evet maalesef ki benlik ve cehalet sahibiyim ama şükür bunu itiraf edecek kadar kendimi ve bilmediğimi biliyorum. Lakin sen de aynısını görmüyorum. Ve bilki cehalet bir bilgiyi beynine işlememiş,onu duymamış olman değildir. Yoksa Ebu Cehil'in lakabı bu olmazdı. Mesele verilen bilgiyi anlaman.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bakara Suresi, 178
“Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır.”

Siz birinin kadınını (eşini) öldürürseniz, o kişi de gelip sizin eşinizi öldürme hakkına sahip olur. Yani kurubuz arkadaşımızın savunduğu fikre göre öncelikle motosikletle hayata mal olan arkadaş bir hayat aldığı için öldürülmeli. Fakat bu sureye göre aynı zamanda da hayatını kaybeden teyzenin eşi bey amca, motosikleti süren arkadaşın eşini öldürme hakkına sahip.

Usul ve kelam'dan habersiz, bir ayet mealini baz alarak fikhi hukumler cikarmak hic makul degil.

@toreador, ayetten cikardiginiz hukum, gunahlarin sahsiligi prensibiyle celiski icerisinde...

Belki de o cumle "biri senin karini oldururse, sen de onun karisini oldurebilirsin" demek degildir? Belki de bir kavimin onde geleni baska kavimden birini kendi kolesine oldurtse, adaletin sadece katil koleyi cezalandirarak saglanamayacagini ifade ediyor?

Kur'an bir hukuk kitabi degil...
 
Katılım
3 Haz 2018
Mesajlar
815
Usul ve kelam'dan habersiz, bir ayet mealini baz alarak fikhi hukumler cikarmak hic makul degil.

@toreador, ayetten cikardiginiz hukum, gunahlarin sahsiligi prensibiyle celiski icerisinde...

Belki de o cumle "biri senin karini oldururse, sen de onun karisini oldurebilirsin" demek degildir? Belki de bir kavimin onde geleni baska kavimden birini kendi kolesine oldurtse, adaletin sadece katil koleyi cezalandirarak saglanamayacagini ifade ediyor?

Kur'an bir hukuk kitabi degil...

Peki aynı zamanda bir hukuk kitabı olması gerekmez mi ? En azından temel hukuk. Araba hızını belirleyen trafik kurallarını belirleyen değil ama en azından ne yapmamız gerektiğini temel olarak söylemeli bence.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
İslam, Budizm ya da Hristiyanlık

Chp,Akp ya da Mhp

Galatasaray, Fenerbahçe ya da Trabzon ..

Tartışmaya ne gerek var dostlar ? ayrışma yaratan her şey zararlıdır.

Salt bir gerçek yok sonuçta, bir inancın ya da inançsızlığın da salt bir alt yapısı yok...

Bence birbirini kirmadan iletisim icerisinde olabilmek onemli ve gerekli. Karsi tarafi bizzat dinlemeyince ayrisma kendi kendine oluyor zaten, hem de daha kotusu oluyor. Cunku ortada bir iletisim olmayinca karsi taraf oculestiriliyor zaman icerisinde...

Sonucta hepimiz insaniz. Ayni ulkede dogup buyumusuz. Komsuyuz. Okul arkadasiyiz. Is arkadasiyiz. Trafikte birlikteyiz. Farkinda olmadan birbirimizin isini goruyoruz bazen.

Aptal degiliz. Artniyetli degiliz. Kotu niyetli degiliz. Neden, niye, nasil dusundugumuzu acikca paylasabilmemiz lazim. Herkes her seye inanmak zorunda degil. Sahsi fikirler hassas konular. Karsimizdakine saygi adina fikirlerini gommeden ogrenmeye calismak hepimiz icin faydali.

Yoksa insanlar birbirini cok kolay aptal ya da vatan haini ilan ediyor gordugumuz uzere...

---------- Mesajlar birleştirildi - 14:06 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:58 ----------

Peki aynı zamanda bir hukuk kitabı olması gerekmez mi ? En azından temel hukuk. Araba hızını belirleyen trafik kurallarını belirleyen değil ama en azından ne yapmamız gerektiğini temel olarak söylemeli bence.

Belli noktalarda ayrintili hukumler mevcut, miras meselesinde mesela. Ama bir cok konuda degil, bu ornekte oldugu gibi. Oldukca muglak birakilmis. Bahsi gecen ayetin tefsirinde bir cok farkli gorus mevcut. Bazi alimler "hur, kadin, kole" adalet karsisinda esittir gibi bir yorumda bulunmus. Bana okuyunca biraz kivirma gibi geldi ama derinlemesine arastirmadim da... Belki de gerekceleri makuldur, yuzeysel izleminmler yaniltici olabiliyor.

Hukuki hukumlerin muallak birakilmasi da makul. Cunku hukuk, icinde bulundugumuz toplumla da ilgili. Elli sene oncesi ile bugunku hukuk kurallari farkli. Elli sene sonraki de farkli olacak. Kadinin 1400 sene once toplum icindeki konumu ile bugunku cok farkli. Esneklik onemli.
 
Katılım
4 Nis 2010
Mesajlar
343
Usul ve kelam'dan habersiz, bir ayet mealini baz alarak fikhi hukumler cikarmak hic makul degil.

@toreador, ayetten cikardiginiz hukum, gunahlarin sahsiligi prensibiyle celiski icerisinde...

Belki de o cumle "biri senin karini oldururse, sen de onun karisini oldurebilirsin" demek degildir? Belki de bir kavimin onde geleni baska kavimden birini kendi kolesine oldurtse, adaletin sadece katil koleyi cezalandirarak saglanamayacagini ifade ediyor?

Kur'an bir hukuk kitabi degil...

Objektif ve açık bir çeviri için yazık ki dili ve edebiyatını bilmek gerekiyor elbette. Lakin kaynaklardan edindiğim bilgiler doğrultusunda fikrim şu: bu ayette kadın olarak belirtilen bireyler cariyeler yani daha detaylı ifade ile kadın köleler. Yalnızca bu ayette değil, içerisinde geçtiği örneklerde "köle" ifadesinin erkek köleler için kullanıldığını gördüm. Kadın köleler için yer yer "kadın köle" fakat genel olarak evlenilebilir niteliğini vurgulamak için etmek maksadıyla "cariye" olarak belirtildiğine tanık oldum.

Yalnızca peygamberin eşleri için "zevce" yahut "hanım" hitaplarını gördüm, diğer hepsine "kadın" olarak hitap ediliyor. Bakara 178'i Arapçasından doğrudan çevirdiğinizde de(bildiğiniz herhangi başka bir dil de olabilir) "köle ve kadın köle" biçimde yer alıyor.

Adaletin sağlanmasında gereken noktasal kesinlikte, yalın ve açık olma koşullarını yerine getirmediği için benim nezdimde de bir geçerliliği elbette yok. Fakat geçerli bir hüküm olduğunu düşünen arkadaşlarımız var ise doğru anlaşılabilecek bir perspektif sunmak istedim. Bir hukuk kitabı olması neredeyse mümkün değil, zira zamandan ve mekandan bağımsız olduğu söylenen kaynak, yalnızca dönemine kendi bulundukları bölge çerçevesinde buyruklarda bulunuyor. Dünya çapında erişimi daha kolay olan ananasın faydalarından değil de yalnızca Mezapotamya çevresinde ulaşılması kolay olan deve sidiğinin faydasından bahsedilmiş örnek olarak. Oruç saatleri için "Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırdedilinceye kadar yeyin, için. Sonra orucunuzu geceye kadar sürdürün." diyor misal olarak, yine İsviçre ya da Norveç hesaba katılmadan yalnızca bulundukları ekvatora yakın ülkeler için uygun bildiriler.

Haliyle, hukuk kitabı olamayacak kadar yoruma açık, fetvaya muhtaç, yorumlayan otorite sahibinin sözüne körü körüne itimat ettirecek kadar dogmatik.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Haz 2018
Mesajlar
815
Bence birbirini kirmadan iletisim icerisinde olabilmek onemli ve gerekli. Karsi tarafi bizzat dinlemeyince ayrisma kendi kendine oluyor zaten, hem de daha kotusu oluyor. Cunku ortada bir iletisim olmayinca karsi taraf oculestiriliyor zaman icerisinde...

Sonucta hepimiz insaniz. Ayni ulkede dogup buyumusuz. Komsuyuz. Okul arkadasiyiz. Is arkadasiyiz. Trafikte birlikteyiz. Farkinda olmadan birbirimizin isini goruyoruz bazen.

Aptal degiliz. Artniyetli degiliz. Kotu niyetli degiliz. Neden, niye, nasil dusundugumuzu acikca paylasabilmemiz lazim. Herkes her seye inanmak zorunda degil. Sahsi fikirler hassas konular. Karsimizdakine saygi adina fikirlerini gommeden ogrenmeye calismak hepimiz icin faydali.

Yoksa insanlar birbirini cok kolay aptal ya da vatan haini ilan ediyor gordugumuz uzere...

---------- Mesajlar birleştirildi - 14:06 ---------- bir önceki mesaj zamanı 13:58 ----------



Belli noktalarda ayrintili hukumler mevcut, miras meselesinde mesela. Ama bir cok konuda degil, bu ornekte oldugu gibi. Oldukca muglak birakilmis. Bahsi gecen ayetin tefsirinde bir cok farkli gorus mevcut. Bazi alimler "hur, kadin, kole" adalet karsisinda esittir gibi bir yorumda bulunmus. Bana okuyunca biraz kivirma gibi geldi ama derinlemesine arastirmadim da... Belki de gerekceleri makuldur, yuzeysel izleminmler yaniltici olabiliyor.

Hukuki hukumlerin muallak birakilmasi da makul. Cunku hukuk, icinde bulundugumuz toplumla da ilgili. Elli sene oncesi ile bugunku hukuk kurallari farkli. Elli sene sonraki de farkli olacak. Kadinin 1400 sene once toplum icindeki konumu ile bugunku cok farkli. Esneklik onemli.

İnsanlık için geçerli olabilir ama dini açıdan bakarsak. 1400 sene önce ne ise şimdi aynı olmalı. Verdiğiniz.örnek açısımdan bakarsak. Kadının toplum içinde ki yeri ya o zaman yanlış ya şimdi. Daha açmak gerekirse değişim farklı şey gelişim farklı. Asrı saadet denilen dönemden daha iyi durumun olamayacağını baz alırsak kadını şimdi ki yeri doğru yer mi ?
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Birincil hata, gerekli işaret ve uyarı levhaları varsa kadında. Kadın geçmemesi gereken yerde geçmese o motor 250 ile gitse de kadına çarpmaz. İkincil hata motorda, yasal olmayan hızda gidiyor.
Özetle, kadın oradan geçmese kaza olmaz.
Motor yasal hızda gitse kaza yine olur ama sonucu böyle ağır olmaz.
Not: Hukukçu değilim, şahsi görüşüm.

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:52 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:37 ----------

Adam seni öldürmemiş ki!
Anneni öldürmüş.
Mantıklı olan senin de onun annesini öldürmen.

Mesela eşine tecavüz etti.
Sen de onun eşine mi tecavüz edeceksin?
Yoksa adama mı?:)

Kısas çok güzel gelsene!

Erkek egemen din anlayışının çıkmazıdır bu. Evli bir kadına tecavüz edilirse mağdur erkek midir ki karşı tarafın karısına tecavüz etsin? Mağdur kadındır.
 
Katılım
6 May 2018
Mesajlar
3,063
Motosikleti
Yok
Normalde fikirleriyle gündemi çalkalamayı seven arkadaşımızı daha önceki günlerde yine oldukça yaratıcı fikirlerinin bende yarattığı akıl yetmezliği sebebiyle engellemiştim ancak alıntı yaptığınız için yine görmüş oldum.

Daha önce duyduğunu devamlı tekrar ederek bir fikir beyan ettiğini düşünen kimseler ile doğrudan iletişim kurmaya çalışmak ve karşılıklı fikir alışverişi sağlamak oldukça zahmetli oluyor, ülkemizde bunu icra etmeyi artık bıraktım; size de öneriyorum. "Haklısın, çok doğru söylüyorsun" diyip aradığı tatmini verip köşede zevkten sekiz köşe olmasını izlemek daha yerine. Sonunda harcadığınız efora pek değmiyor, çünkü aynı şablon fikir ve algoritma yapısı ile yine basit bir muhakeme gereken yerde "ya senin başına gelseydi" gibi sığ bir empati ile fikrinin doğruluğunu mühürlediğini düşünüyor. Şahsi intikam hissini adalet ile karıştıran biri sadece. Tracer 700 sürdüpüm için "sanki sen hız sınırlarına uyuyorsun" ithamıyla da çok karşılaştım bu platformda, gülüp geçmek gerekiyor.

Şayet benim başıma gelseydi, kendimce bir adalet sağlamaya çalışırsam bana mani olan ve namıma herkese aynı koşulda uygulanan düzeyde suçun cezalandırılmasını beklerdim. Kısasa kısas dense de bunun adı intikamdır ve intikamın gözü kördür, önceliği eşitlik değil acı vermektir. Yanlış bir anlaşılma ya da yanlış bir yönlendirme ile yanlış kişiye zarar verdiğiniz bir senaryoyu tahayyül edin.

"Silip düzeltemiyorsan, karalayacaksın" gibi bir söz var ülkemizde, çok yanlış. Kolay yolla kesilip atılanı onarabiliyorsan, başarılısındır. Öte yandan ben bir ateistim ve açıkçası dünya nüfusunun sadece çeyreği tarafından kabul gören bir dinin koşullarının yalnızca işe geldiği kadarının uygulandığı ülkemizde insanların kendi dini inançları doğrultusunda uygulamalarda bulunmalarına karşıyım; pekala neden?

Hoşgörü ve barış dini olarak tanıtılan ve ülkemizde aileden gelen genel kabul görmüş gelenek, alışkanlık sebebiyle itimat edilen İslam dinine göre ben dilediğim dine bağlı olabilir, istediğime inanabilirim.

Güzel de bir senaryom var.Ben şu an uydurduğum Zagorizm adlı bir dinin mensubu olabilirim. Sayımız belki az, 15-20 tane müritiz ve kendi kitabımız yanı sıra ritüellerimiz var. Bu kitapta "Annene sokakta yan bakan kişinin gözlerini oyman mübahtır" ya da "kavgada annene kötü söz söyleyenin dilini kesebilirsin" yazıyor olsa ve benim bunu uygulamam dini yükümlülük olsa, kimsenin hoşuna gider mi?
Kavgada annesine hakaret edilen kişi nasıl berserk moduna geçip daha da zarar verici olmaya çalışırsa, annesiyle birlikte yürürken biri baktığında nasıl üzerine fırlayıp kafasını yarmak istiyorsa fakat bu insanın kişisel bir arızasından başka bir şey değilse işte insanı öldürmeye çalışmak da bana şu an öyle geliyor. İçgüdüsel ve ilkel olarak o an belki zarar vermek isteyebilirim, o an uykusuz ve zihnime hakim olamadığım için can almak istebilecek kadar düşebilirim; lakin istemek, doğru bulmak bunu doğru kılmıyor.

İçgüdülerimiz birkaç yüzyıl içerisinde büyük oranda hal değiştirecek, bu gibi eski güdüler yerine korteks beyinlerle karar vermeye başlayan gelecekteki insanlar bugünlere dair arşiv haberlere baktıklarında, bizim mağara duvarlarına hayvan resimleri çizen atalarımızı görecekler. Yok etmeye değil, düzeltmeye bakın.

Hocam, herseyden once yazdiklarinin cogunu okuyorum ve genel olarak ayni fikirdeyim onu bastan soyleyeyim. Yazismanin fikir paylasmanin kesilmesinden de korkarakta olsa da, benim soyleyecegim konudan cok cok cok bagimsiz. "Berserk etme" ifadesini benden baska kullanan da varmis, ona sevindim :)
 
Katılım
27 Eyl 2016
Mesajlar
379
Sana dem vurduğum yerlerden bilerek kaçmışsın. Sonra konuyu kendince akıllıca bir şekilde değiştirmiş, 23 yıllık peygamberlik hayatının dünyada en tartışılan bir kısmı verdiği mücadeleler ve dersler değil 50'sinden sonraki cinsel hayatı olmuş bahsi geçen mübarek zatın cinsel hayatı ile ilgili SADECE 10 ayet geçtiğini ileri sürmüş ve bunu ciddi bir mesele gibi göstermek için en az yazmışsın. Bir inançsızın bile aklına takılan öncelikle cinsel hayatı olunan ömrü irşad ve tebliğ ile geçen zatın(ki takıldığın noktanın basitliği ve görmezden geldiğin hadiselerin ciddiyeti zaten ne kadar anlama niyeti(!) ile baktığını gösteriyor) cinsel hayatı hakkında eğer ki söylediğin gibi sadece 10 ayet varsa, bu "en az" diyerek değil sadece diyerek bahsedilmesi gereken bir meseledir.
Evet maalesef ki benlik ve cehalet sahibiyim ama şükür bunu itiraf edecek kadar kendimi ve bilmediğimi biliyorum. Lakin sen de aynısını görmüyorum. Ve bilki cehalet bir bilgiyi beynine işlememiş,onu duymamış olman değildir. Yoksa Ebu Cehil'in lakabı bu olmazdı. Mesele verilen bilgiyi anlaman.

kaçmıyorum niye kaçayım aksine, hakaret içermeyen herşeye açığım :)
burası motosiklet forumu olduğu için dallanıp budaklanmamaya çalışıyorum o kadar. O yüzden bu son dedim.

hala inkar ve hakaret görüyorum yazdıklarında “en az 10” dedim daha fazla ayet koydum, hala kelime oyunu yapıyorsun. Zira senin de diğer tüm islam alimleri(!) gibi karşı argümanın boş. Gerekçesi yok. Ilmi ya da dini bir şey yok :)

Ben diyorum ki, marya ile hafsanın yatağında basılması üzerine ayet var, sen diyorsun ki, cinsel hayatına takıldın.
Ben diyorum ki, kölesinini karısına göz koymuş ama bunu kölesine dile getirememiş, ayet diyor bunu diyorum, sen diyorsun ki kendince akllıca konuyu değiştiriyorsun.
Ben diyorum ki, eşlerin ile sırasız da cima edebilirsin, diyor ayet, sen diyorsun li 50sinden sonraki hayatı için konuşuyorsun.
Ben diyorum ki, karılarına sınırlama getirildi ayette, ben diyorum ki sadece IFK hadisesine dahil olan hz.Ayşe için tam 10 ayet var. Bildiğin, dedikodulara cevap verilmiş. Hz.Ayşe bile itiraf ediyor bunu, Allah benim için ayet gönderdi şaşırdım diyor. Sen hala hakaret ediyorsun ve verdikleri mücadeleleri görmüyorsun diyorsun. Zaten kutsal kitap çoğunlukla mücadele, mağduriyet, tehdit ve cennete gidecekler için sonsuz güzellik taahhüt ediyor.

Verdiği mücadeller elbette ki var, zira O buna çok inanıyor, inanması da normal! elbette mücadele verecek. Bundan daha doğal ne olabilir. Ama din bunları abartacak ki, mağdur ve mağrur bi karakter yaracatcak, böylece peşinden milyonlar koşsun.

Ama mücadele verirken evreni, zamanı, milyarlarca derece yıldızları yaratabilecekken en hafif deyimle, “insani durum”lara da düşmemek gerek. Ebu leheb örneği verdin sadece oradan gireyim, daha başka onlarca ayet var: "Ebu Leheb'in elleri kırılsın" demek, bu saydığım vasıflardaki yaratıcı güce büyük bir hakarettir. Evreni yaratacak kudretteki, maddeyi ve zaman denen boyutu yaratabilecek kudrete sahip bir Tanrı, gerizekalı ve basit bi insanoğlu için, diyor bunu. Mücadele mi bu şimdi? Ettiği yeminleri, aldığı intikamları, kurduğu tuzakları ve Ebu Cehil için yarattığı meclisleri yazmıyorum bile. Çeşitli ayetlerde defalarca yeminler, intikamlar havalarda uçuşuyor. Hatta "intikamım büyük olur" diye ayet var yahu. İntikam yarıştırma yani.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Haz 2018
Mesajlar
815
Birincil hata, gerekli işaret ve uyarı levhaları varsa kadında. Kadın geçmemesi gereken yerde geçmese o motor 250 ile gitse de kadına çarpmaz. İkincil hata motorda, yasal olmayan hızda gidiyor.
Özetle, kadın oradan geçmese kaza olmaz.
Motor yasal hızda gitse kaza yine olur ama sonucu böyle ağır olmaz.
Not: Hukukçu değilim, şahsi görüşüm.

---------- Mesajlar birleştirildi - 15:52 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:37 ----------



Erkek egemen din anlayışının çıkmazıdır bu. Evli bir kadına tecavüz edilirse mağdur erkek midir ki karşı tarafın karısına tecavüz etsin? Mağdur kadındır.

Bende aynı düşünüyorum ama kimse kabul etmedi.

1 nci sorumlu devlet
2 nci sroumlu kadın
3 ncü sorumlu motorcu bencede. Hatta kadın adama zarar verdi bile denilebilir.
 
Katılım
10 Ağu 2018
Mesajlar
1,043
@Savagegarden sanırım mesajlarımdaki niyetimi anlamadın, gerçi nasıl anlayacaksın adam akıllı okuduğun dahi şüpheli zira ebu lehebden zerre bahsetmediğim halde ebu lehebden bahsettiğimi söylemişsin.
Ben ilk mesajımın sonunda bak ne demişim(okumak istersen bak tabi): "Böyle konuşmaya devam edersen saygı görmeyi veya karşındaki tarafından dinlenmeyi bekleme. Benim yazma sebebim ise hakikatin ve bu hakikatin en büyük bekçisinin ışığına su dökmeye çalışılmasına olan sinirim ve benim gibi sinirlenenlere yazımın bir sakinlik sebebi olmasını istememdir. Yoksa internet üzerinden başkalarına din dışı konularda bile fikir beyanının pek fayda vermediğini çoktan öğrendim. "
Şimdi buradan senin şunu anlamanı bekliyorum ben: "Benim sana cevap vermeye niyetim yok, ben senin yazdığın sözlerin saçmalığına kızmışım ve sana laf çarpmışım."
Yani ben sana cevap vermekten kaçmıyorum, ben sana cevap VERMİYORUM. Benim sana ayet açıklamaya niyetim yok. Ben tefsirci değilim. Dediğin ayetin tefsirini de bilmiyorum, okuduysam da hatırlamıyorum. Daha önemlisi bilsem dahi sana söylemeye hele de buradan söylemeye niyetim yok.
Anlamadıysan basitleştireyim: "Senin derdin ve düşüncelerin cinsel hayatın ötesine geçmemiş, sen aşağılama ve laf çarpma derdindesin ve ben de sana aynı şekilde cevap veriyorum. Evet cevap veriyorum ama sorularına yada anlamadıklarına değil, zırvalarına cevap veriyorum."
Daha basitleştirmemi istemezsen sevinirim.

Zırvalamak: Boş ve anlamsız sözler söylemek, saçmalamak.
(Anlam https://sozluk.gov.tr/ adresinden alınmıştır.)
 
Katılım
17 Ocak 2017
Mesajlar
168
Bende aynı düşünüyorum ama kimse kabul etmedi.

1 nci sorumlu devlet
2 nci sroumlu kadın
3 ncü sorumlu motorcu bencede. Hatta kadın adama zarar verdi bile denilebilir.

Kadınının adama zarar verdiğini söylemek; bebekler kafasını sehpaya vurduğunda sussunlar diye sehpayı dövmeye ve tü kaka demek gibi...
 
Katılım
4 Nis 2010
Mesajlar
343
Hocam, herseyden once yazdiklarinin cogunu okuyorum ve genel olarak ayni fikirdeyim onu bastan soyleyeyim. Yazismanin fikir paylasmanin kesilmesinden de korkarakta olsa da, benim soyleyecegim konudan cok cok cok bagimsiz. "Berserk etme" ifadesini benden baska kullanan da varmis, ona sevindim :)

Fikirlerime yandaş buluyorsam ne güzel. Elbette söylediğimin eleştirilmesi, kanıtlarla yanlışlanmasını öncelikli tercihimdir kişisel gelişime faydası sebebiyle, lakin fikre destek bulmak da cesaretlendirici.

RPG camiasının olmazsa olmazlarındandır berserk malum. Vikingler bulmuş, bizler uyguluyoruz sıklıkla.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
1400 sene önce ne ise şimdi aynı olmalı. Verdiğiniz.örnek açısımdan bakarsak. Kadının toplum içinde ki yeri ya o zaman yanlış ya şimdi. Daha açmak gerekirse değişim farklı şey gelişim farklı. Asrı saadet denilen dönemden daha iyi durumun olamayacağını baz alırsak kadını şimdi ki yeri doğru yer mi ?

Kadının şimdiki yeri doğru yer mi bilemiyorum. Ancak asrı saadetin her açıdan iyi olduğu önerisi bana çok makul gelmiyor. İnsanların Allah'a yakın olmaları açısıyla diyorsanız evet. Teknolojik olarak değil mesela. Fırsat eşitliği açısından da değil. Sosyal ve ekonomik düzen çoook farklı. Karşılaştırma ne kadar mümkün emin değilim.

Haliyle, hukuk kitabı olamayacak kadar yoruma açık, fetvaya muhtaç, yorumlayan otorite sahibinin sözüne körü körüne itimat ettirecek kadar dogmatik.

600 küsür sayfalık bir kitaptan bahsediyoruz. Bu açıdan yoruma ve fetvaya gereksinim duyması bir eksiklik değil, bir gereklilik, hatta geçerliliğini sürdürebilmesi adına da bir özellik bence.

"Yorumlayan otorite sahibine körü körüne itimat etmek" ise insanla ilgili bir problem. Ne Kur'an ile tespit edilmiş bir otorite (ruhban), ne de ona körü körüne itimat etme şartı söz konusu.

Bilakis tam tersi geçerli. Herkes kendi akıl ve vicdanını kullanmakla mesul. Her kim bunu kullanmayı reddediyorsa da sonuçlarına kendi katlanmak durumunda.

Gel gelelim din de milliyet gibi toplulukları manipüle etme adına oldukça kullanışlı damar. Onun için tarih içerisinde bol bol suistimal edilmiş, halen de edilmekte...

Motor yasal hızda gitse kaza yine olur ama sonucu böyle ağır olmaz.
Bence kadın farkeder ve yola çıkmazdı... Motosikletli saçmasapan bir hızda ilerliyor çünkü...
 
Son düzenleme:
Katılım
27 Eyl 2016
Mesajlar
379
@Savagegarden sanırım mesajlarımdaki niyetimi anlamadın, gerçi nasıl anlayacaksın adam akıllı okuduğun dahi şüpheli zira ebu lehebden zerre bahsetmediğim halde ebu lehebden bahsettiğimi söylemişsin.
Ben ilk mesajımın sonunda bak ne demişim(okumak istersen bak tabi): "Böyle konuşmaya devam edersen saygı görmeyi veya karşındaki tarafından dinlenmeyi bekleme. Benim yazma sebebim ise hakikatin ve bu hakikatin en büyük bekçisinin ışığına su dökmeye çalışılmasına olan sinirim ve benim gibi sinirlenenlere yazımın bir sakinlik sebebi olmasını istememdir. Yoksa internet üzerinden başkalarına din dışı konularda bile fikir beyanının pek fayda vermediğini çoktan öğrendim. "
Şimdi buradan senin şunu anlamanı bekliyorum ben: "Benim sana cevap vermeye niyetim yok, ben senin yazdığın sözlerin saçmalığına kızmışım ve sana laf çarpmışım."
Yani ben sana cevap vermekten kaçmıyorum, ben sana cevap VERMİYORUM. Benim sana ayet açıklamaya niyetim yok. Ben tefsirci değilim. Dediğin ayetin tefsirini de bilmiyorum, okuduysam da hatırlamıyorum. Daha önemlisi bilsem dahi sana söylemeye hele de buradan söylemeye niyetim yok.
Anlamadıysan basitleştireyim: "Senin derdin ve düşüncelerin cinsel hayatın ötesine geçmemiş, sen aşağılama ve laf çarpma derdindesin ve ben de sana aynı şekilde cevap veriyorum. Evet cevap veriyorum ama sorularına yada anlamadıklarına değil, zırvalarına cevap veriyorum."
Daha basitleştirmemi istemezsen sevinirim.

Zırvalamak: Boş ve anlamsız sözler söylemek, saçmalamak.
(Anlam https://sozluk.gov.tr/ adresinden alınmıştır.)

katılmamakla birlikte saygı duyuyorum.

Yalnız bir yanlışımı düzeltmeme izin ver. (Mesleğimle ilgilenirken yazını okuduğumda Ebu Leheb diye yanlış okumuşum. Gerçi sen bunu yine bana hakaret edebilmek için bi fırsat bulmuş gibi büyük bi hevesle karşılamışsın ama sen yine de kusurumaa bakma isim farklılığı için.) Zira Ebu Cehil ile de ilgili ayet var, üstelik bana göre yaratcıya daha büyük hakaret ieçriyor. onu da eklemek gerekir

Sahih Hadisler der ki; Ebu Cehil, Peygamber'i namaz kılarken görüyor ve kızıyor. Peygamber de ona sert bir şekilde karşılık veriyor ve Ebu Cehil, “Sen beni ne ile tehdit ediyorsun? Vallahi ben bu vadide adamları en çok olan kimseyim” diyor ki bunun üzerine az önce "kurultay" diye bahsettiğim ayetler geliyor.

alak 17-18: "o hemen kurultayını çağırsın. biz de zebânileri çağıracağız!"

Yaratıcı diyor bunu... 13.9 milyar yaşında evreni yaratacak kadar büyük bir güce sahip Tanrı. İçinde trilyon kere trilyon adet yıldız ve gezegen barındıran, milyarlarca derece sıcaklıkta yıldızların çekirdeğinde 90 küsür adet element yaratma gücüne sahip, tahminen yüz milyarlarca insan hayatını başlatan, ol deyince olduran Tanrı...

Evrenin kenar köşesinde kalmış bir galakside, süper nova neticesinde doğan (evrendeki etrafında uçakla dolaşmanın bile 2 milyon yıl sürdüğü büyüklükteki yıldızlara kıyasla) cılız bir yıldız olan güneş etrafında dolaşan bir ufak gezegendeki, karbon temelli yaşama sığınmış ve azıcık zeka sahibi bir küçük organizmaya karşı söylüyor bunu.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Peki aynı zamanda bir hukuk kitabı olması gerekmez mi ? En azından temel hukuk. Araba hızını belirleyen trafik kurallarını belirleyen değil ama en azından ne yapmamız gerektiğini temel olarak söylemeli bence.

En azından ne yapmamız gerektiği gayet net söylenmiş:
Adil ol
Kul hakkı yeme
 
Katılım
10 Ağu 2018
Mesajlar
1,043
O zaman ben de düzeltme yapayım;
Konudaki 2. mesajımın sonunda: "Mesele verilen bilgiyi anlaman yazmışım". "Anlaman" değil "anlamaman" olacaktı.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst