70-80-90 larda büyüyenler..Hatırladınızmı???

Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
HATIRLADINIZ MI ?

70 - 80 - 90' lı yıllarda mı büyüdün?
Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?
1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.
2.- Ön koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.
3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi.
Ya da en azından kurşunlu, muhtelif , zehirli maddeler ile boyanmıştı.
4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev temizleyicilerinin üzerinde, çocuk kilitleri yoktu...
5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.
6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan,
yada muhtelif başka kaynaklardan su içiliyordu...
7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı, hava kararmadan önce eve dönmekti.
8.- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. İnanılmaz ...
9.- Okul öğlen bitiyordu...
Ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.
10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu. Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.
11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk, ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk ve hiç kilo sorunumuz olmazdı
- çünkü hep dışarıda oynardık , aktif olarak ...
12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk...
aynı bardaktan içebiliyorduk, ve kimse bu yüzden ölmüyordu.
13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, Vídeo oyunlarımız,
99 kablolu kanalımız , Dolby surround, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU.
Onun yerine ARKADAŞLARIMIZ vardı bolca!!!
14.- Yürüyerek veya bisiklet ile uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyorduk, kapılarını çalıp hatta çalmıyarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!!!
15.- Evet dışarda, o acımasız korkunç dünyada!
Korumamız olmadan! nasıl mümkün oluyordu bu?
Tek kale üzerine maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında
psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.
16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse Psikoloğa ya da Pedagoğa gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu.
17.- Özgürlüğümüz , üzüntülerimiz ,başarılarımız , görevlerimiz vardı.

ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.

Soru: nasıl oldu da bütün bunlara rağmen
hayatta kalmayı başardık???

Ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlar altında
nasıl oldu da geliştirebildik???

Sen de bu jenerasyondan mısın? Şimdiki çocuklar büyük bir olasılık ile bizim yaşama şeklimizi sıkıcı bulacaklar - fakat- bizler
çok güzel ve mutlu yaşadık!!

değil mi?

alıntıdır....
 
Katılım
5 Ara 2011
Mesajlar
1,227
geçende benim oğlum recep iş yerime yanıma gelmişti bir süre sonra sıkılınca telefondan radyo dinle dedim...cevap :eek: nasıl oluyo baba...
eyvah eyvah ben napıyorum dedim biraz durumu anlattım her kanalın frekansı var vs vs biraz adeapte oldu sonra alıştı...hep laptop mp3 çalar çocuk radyo dinlememiş yaw...allah sonumuzu hayır etsin...
 
Katılım
27 Haz 2010
Mesajlar
1,558
evet, kesinlikle öyleydi ve öyle zamanlar bence tekrar gelecek, zaman göreceli, tarih her zaman yeniden yaşanır , zaman dairesel olarak hareket ediyor :)
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
4,435
Fırfır ( Topaç )

Gülle ( Misket )

Leblebi tozu ( ??? )

Selo band'ın icadı , ilçede sayılı kimselerin evlerindeki kapı zilleri= sürekli çalan zil sesi eşliğinde, yakalanan çete mensubunun dayak yiyişi, seyr edenlerin hain gülüşü :salut:

Langırt

Pilardo

Atari salonu

Adile naşit kuzucuklar programı ( hayal meyal, hatılrıyorum, okadar'da moruk deelim yahu :p )

Siyah beyaz Tv > Renkli Tv > Veee milenyumun icadı " UZAKTAN KUMANDA " Ne çile çekmiştim, en küçük birey bendim ve kalk sesi aç-kıs,aç-kapa bunlar rutin idi:salut:

Tebeşir tozu + siyah önlük , oyun dünyasından kop, okula yallah işkence dolu yıllar:salut: , neyseki arada yerli malı günlerinde bol finduk kuru üzüm dağıtılırdı'da ehh işte günler geçer idi.

İçinden tırnak çıkan tostlar Vardı isede lezzetli idiler, bon apetit^^

Kara şimşek

Bruce Lee ( taşra delikanlıların dili ile " BURCİLLE " ))) )

...:salut:
 
Katılım
22 Eyl 2009
Mesajlar
2,039
Hakkatten sokaktaki çeşmeden ağzımızı musluğa dayayıp oyun sonrası fena su içerdik...
 
Katılım
27 Eki 2013
Mesajlar
339
Way be arkadaşım Tebrikler yazı beni benden aldı şimdi çocuk toprağa değse dezenfektan kovasına batmadgı kalıyor, hepsinde bi kıskançlık ego patlaması, çekmemezlik allah sonumzu hayreylesin yediğimiz ekmek, ekmek değil nişasta ki çtiğimiz su su değil ki klor. Öyle veya böyle siyasete konfor manyaklgna kapılmaktan allah kurtarsn.
@carbondioxid bak adam gülle diyor ben kuzene Gülle dedm kendimi bi an tren hissettim öküz gibi baktı sadece :)
O aduketler jeton kaybedince seyredenlere Madara olunan atari salonu :))

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:34 ----------

Sorunun esas cevabı da bu zaten kişilik basma kalıp değildi Guguk kuşu gibi deildik kişilik zaten yaşantıyla olan şey şimdi ver 106" ekran koy pepe Kayu önüne de cips çocuklar maldan farksız.ego besisine çekilmiş paylaşmayı bilmeyen hatta paylaşmaması öğretlenen varlıklara dönüşmüşler.
 
Son düzenleme:
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
6 Mar 2011
Mesajlar
1,442
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Çok eskiden bu yazıyı okumuştum tekrar hatırladım. Bunu okurken dalıp gidenleriniz olacak :) Alıntıdır.

80'LERDE ÇOCUK OLMAK...
1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,
Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
kadar
şanslı
olmak demek.

Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
demek.
Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
size
geri dönmesi demek

Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
dinliyor
olmak...
Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
demek...
Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
Manço
ile büyümek demek.

İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
Acidçi misin metalci mi demek...

Moruk demek,
Herild yani demek,
Hey corc versene borc demek,
olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
almış
demektir.

edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek;

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,

Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak
ve
siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9
voltluk
pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,

Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
susturmak,
23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak
demek

Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
ilacı
arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

Tipe bak demek,

Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,
Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
bir
hayat demek...
Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
düğmelere
basmak zorunda olmak demek

Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
etmek.
Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
çorapların
havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan
mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu
çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak
çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker
toplamak,
müsaitseniz annemler size gelecek demek.

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
kalkıp,
marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra
çıkan tiz
"biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
anlamamak
demek.
Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
- her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
eden
abi ve ablalara bakıp özenmek demek

Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
"Zeki
Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

"Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern
cami
inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve Şirnak´ın henüz il
olmadığı
günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam
veremeyip,
"acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak
demek...

breyk breyk arkadaş arıyorum demek
Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
ho ho ho hoover demek
Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul
sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
programında
kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve
yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı
bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile
izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine
sahip
olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek
yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

Aldım çantamı kolumaaa,
çıktım Dallas yoluna,
ben Babi´yi beklerken
Ceyar girdi koluma
şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

Kimler geliyo kimler?
sana ne, sana ne?
Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran
Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
çikolata alacağım.
Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
size
buraya !
fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
hadi hep birlikte, hep birlikte,
biz biz olalım
yemeklerden önceeee,
lavaboya koşalım,
hafta da bir kere tırnakları keselim,
fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
olmak

İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
çalışmak

Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
kiralamak demek

Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
ikisinden
de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek

Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek büyümek demek

Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
denildiğini
bilmek demek

Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
bağlayan
bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp
anteni
ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu
oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması
demek.
Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..
Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
izlemek
için az debelenmemiş olmak demek...
Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
demek,

Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek.......
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
tadınızı kaçırmak gibi olmasın da;
zamanın ruhu diye birşey var ki büyüklerimiz bizimkisi gibi bir ifade olanağı bulabilse idi muhtemelen 60'larda çocuk olmak, ah o 50'ler gibi mevzulardan bahis açar, kendilerinin ne kadar şanslı bizim ne kadar şanssız olduğumuzdan dem vururlardı.
o öve öve bitiremediğimiz 70'lerin çocukları bugün şikayet ettiğimiz dünyanın hazırlayıcıları aynı zamanda.
yani zamanın ruhu konusu "aaah ahh o 70'ler"den ziyade derinlemesine incelenmesi gereken bir sosyolojik mesele.
hadiseyi möderen insanın kaygıları, arayışları ve açlıkları ekseninde konuşmak lazım.
 
Katılım
16 Nis 2013
Mesajlar
445
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
her akşam kemal sunal izlerdik battal gazi , karamurat sonra çeşmelerin başında su içerdik ağaçlara dalardık :D topumuzu biri keserdii
maç yapardık bizi kovarlardı gidin kendi kapınızda oynayın şimdi buralar sakin çünkü çocuklar hep evde
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
400 sene önce alimin biri, "artık dünya çok bozuldu, bundan böyle yaşanmaz" demiş :)
gitgide, insanlık olarak, bozuluyor oluşumuzdandır eskiyi özlemle yad etmeler
sonraki kuşaklar da bugün bize saçma gelen selfie ler twitler mevzularını iç geçirerek anacak belki de ve o gün yaptıkları nasıl iğrençlikler olacak kestirmek güç
modernite dediğin bir lağım çukuru ve hissi az, yaşadığı çevreden kopuk insanlarla doldu ortalık
ancak 80 ler (aslında 70 lerin sonlarından başlayıp 90 ların ortasına kadar devam eden bir dönem) dediğimiz ekolün kapitalizmde yeni bir çağa geçilmiş olunması nedeniyle bazı farkları var
anahtar kelimeleri "herkes için teknoloji ve globalizasyon", baş aktörü televizyon; bugün bilgisayar devri ve herkes için meşhur olma fırsatı çağına girdik.
başlarda (80 ler) keyif vericiydi ancak iğrenç bir hal almaya başladı olay
 
Katılım
8 Nis 2009
Mesajlar
1,023
Bunları yapabilen son nesil olarak halimden memnunum. Şimdiki çocuklara gerçekten üzülüyorum.
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
400 sene önce alimin biri, "artık dünya çok bozuldu, bundan böyle yaşanmaz" demiş :)
gitgide, insanlık olarak, bozuluyor oluşumuzdandır eskiyi özlemle yad etmeler
sonraki kuşaklar da bugün bize saçma gelen selfie ler twitler mevzularını iç geçirerek anacak belki de ve o gün yaptıkları nasıl iğrençlikler olacak kestirmek güç
modernite dediğin bir lağım çukuru ve hissi az, yaşadığı çevreden kopuk insanlarla doldu ortalık
ancak 80 ler (aslında 70 lerin sonlarından başlayıp 90 ların ortasına kadar devam eden bir dönem) dediğimiz ekolün kapitalizmde yeni bir çağa geçilmiş olunması nedeniyle bazı farkları var
anahtar kelimeleri "herkes için teknoloji ve globalizasyon", baş aktörü televizyon; bugün bilgisayar devri ve herkes için meşhur olma fırsatı çağına girdik.
başlarda (80 ler) keyif vericiydi ancak iğrenç bir hal almaya başladı olay

leblebi tozundan, horoz şekerden bahset yabancı,
dediğin şeyler pek açmıyor bizi :)
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
Hoş aslında ben 95 doğumluyum ama olsun..Yersen..........:pl::pl::pl::queen::queen::queen:
 
Katılım
5 Ara 2011
Mesajlar
1,227
her dönemin ruhu var diye tv ve hamburger çocuğu olan miniklerin haline üzülmeyelimmi şimdi...bizim zamanımızda dünya para diye tabir edilen şeyler şimdi 3-10 para çocukların maaşallah hiç eksiği yok...eskiden çok zenginlerin elinde yada evimde görebildiğimiz şeylerin alası benim ufak kızın oyuncağı şimdi...ben iyilikmi yapıyoruz kötülükmü karar veremedim sıkıntım orada...
adile naşiti dün gibi hatırlarım nur içinde yatsın...
 
Katılım
3 Ocak 2014
Mesajlar
53
Karnemize zayıf(asker) gelince evden dayak yerdik,şimdi dayağı öğretmen yiyor.
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
Hatırlayamadım abi, bir ara gelip hatırlatır mısın? :p
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst