5 Temmuz burnunun dikine NJ/NY

Motorla gezerken ...

  • Genel bir istikamette tabelalardan seçerek ilerlerim.

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    17
Katılım
20 May 2004
Mesajlar
185
3 günlük 4 Temmuz tatilinin son günü oldukça geç uyandıktan sonra beni kimsenin durduramayacağını düşünürken bir yandan da motosiklet kullanmak için kıyafetimi hazırlıyordum. Derken en beklenmedik bir anda bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı. Tipik bir yaz yağmuru olarak felaket bir şekilde ve iri iri damlalar halinde yağan yağmurun bir süre sonra durma olasılığı yüksek olduğundan moralimi bozmadım. Onun yerine yeni yeni ilgilenmeye başladığım gitarı elime alıp onunla biraz zaman geçirmeyi yeğledim. Ne de olsa istediğim kadar zaman ayıramadığım tek şey motosiklet değil.

Düşündüğüm gibi, kafamı bir daha kaldırıp camdan dışarı bakmayı akıl ettiğimde artık ne yağmur yağıyordu, ne de yollar ıslaktı. Hızlıca giyinip kısa bir süre anahtarlarımı aradıktan sonra "nasılsa yine motorun üstünde unutmuşumdur" diyerek yedeğini de yanıma alarak aşağı indim. Anahtarı ve motoru yerinde bularak yola çıktım.

Nereye gittiğim konusunda bu aşamada pek bir fikrim yoktu. Önce her zaman gittiğim Hudson Nehri kenarından kuzeye giden güzel yolu gözden geçirdim. Daha sonra tatil olmasından dolayı kendim de inanmayarak, belki açık motosiklet mağazası bulur bir iki birşey bakarım diyerek oldukça büyük yollardan biri olan Rt3'e atlayarak doğuya doğru ilerlemeye başladım. Bu oldukça kalabalık ve hızlı bir yol. Burada hız sınırı tabelalarının özelliği, bulunduğunuz yere göre yerel halkın bildiği bir üst sınır var. Bunu geçmediğiniz sürece belirtilen hız sınırını geçmek en azından yasal bir sorun olarak karşınıza çıkmıyor. Zaten radar cihazları da kalabalık topluluk halinde aynı hızla hareket eden araçların hızını tespit etmekte çok başarılı değiller. Çok hızlı kullanmayan biri olarak bu konuya neden girdim bilmiyorum :)

Rt3'de bir süre ilerledikten sonra yol önce Rt46, daha sonra da Rt23 oluyor. Bu yol üzerinden bu sefer Kuzeye doğru ilerlerken bildiğim iki motosiklet mağazasının da kapalı olduğunu onaylayarak ilerlemeye devam ettim. Hava çok sıcak olduğu için yol boyunca sıcak bir rüzgar hakimdi. Buradan bir süre sonra yol daralmaya başlıyor ve küçük bir nehrin yanından ilerleniyor. Biraz daha devam ederek motosikletimi aldığım adamın yaşadığı bölgeye ulaştım. Biraz daha ilerleyerek daha önce hiç gelmediğim bir yerlere ulaştığımda hızlı ve gürültülü sürüşten sıkılarak daha küçük yollar için olan tabelalara bakmaya başladım.

Bir iki güzel görünen yeri hız yüzünden kaçırdıktan sonra yavaşlayıp, Echo Lake istikametindeki bir yan yola dalıverdim. Yola girdiğim anda olayın şekli bir anda değişti. Çok güzel bir orman yolu ve sessiz sedasız bir ortam. Her tarafta küçük kamp alanlarına girişler (tabi Girilmez işareti ile birlikte) ve en önemlisi gölge ve orman/dağ serini bir hava hakimdi.

Yanından geçerken son anda gördüğüm Echo Lake Ahırları ve Binicilik Kampı'na bir göz atmak için U dönüşü yaparak geri geldim. Oldukça büyük bir alanda iki farklı bölümde 10-15 at otlarını yerken ve ortalıkta hiç kimse yokken motoru kapatıp biraz kafa dinlemek şart oldu. Motoru kapattıktan sonra o kadar süre açık tuttuğum için utandıran bir sessizlikle karşılaştım.

Burada biraz huzur bulduktan sonra mıcır ve daha önemlisi bariz şekilde özel mülk olan bu yolu takip etmeyip geri döndüm ve az önce gittiğim yöne doğru ilerlemeye kaldığım yerden devam ettim.

Bir süre sonra milli park ve göl tabelaları görünmeye başladı. O anda anladım ki bilmeden baya güzel bir yol seçmişim. Uzatmayayım. Her türlü tabelayı takip ederek çok güzel ve yavaş gidilen dar ve kasisli yollardan ilerleyerek bir kaç göl ve çevresinde eğlenen özel klüp üyeleri ve onların yaşadıkları hayatı düşünerek (kıskanmadan) bir süre dolaştıktan sonra, daha önce gözüme kestirdiğim ve daha büyük görünen Greenwood Gölüne doğru tabelaları kovalamaya başladım. Güneyden, Kuzeye doğru ince uzun bir yapısı olan bu gölün yanından Kuzeye doğru ilerlerken keyiften şarkı söylemeye başladığımı da burada itiraf etmek isterim.

Gölün ortasını iyice geçtikten sonra açlıktan ziyade göl kenarında yemek yeme dürtüsü ağır basarak gördüğüm bir restoranda durdum. Restoranın önündeki Amerikan Bayrağının altındaki Alman bayrağı dikkatimi çeken ilk şey oldu. Otopark alanına kadar inip göl gören masaları olduğundan emin olduktan sonra motoru park ettim. Burası küçük botların bulunduğu bir mini-marina gibi bir yerdi ve yerel halk daha çok su üzerinde giden araçlarla ilgili gibiydi.

Yolculuğun bu kısmına kadar hiç fotoğraf çekmedim çünkü durmaya kıyamadım :)

[ Az sonra, yemek ve geri dönüş yolu ve tam rota haritası. Daha sonra (belki) bir kaç dönüş yolu fotoğrafı. ]

Oktay
 
Katılım
20 May 2004
Mesajlar
185
Yol haritası ve benim takip ettiğim rota. Çember şeklinde olan yerleri genel olarak dolaştım, düz bir çizgi takip ederek ilerlemedim.

greatloop.png


Oktay
 
Katılım
20 May 2004
Mesajlar
185
Bir tane de foto. Yemek yediğim göl kenarındaki restoranın otoparkından bir foto. Bir iki fotoğraf daha var, onları da yazının gerisiyle birlikte eklerim. İlgi olursa.

dscf0534.sized.jpg
 
Katılım
10 Kas 2000
Mesajlar
12
Ilgi olursa da ne demek Oktay?... :mrgreen:

Tam ilgi takip ediyoruz iste. Bak o Greenwood Lake ten gecen bir 17A yolu var, iste tam orada bir Village cafe var... Orasi bizim favori cay molasi yerimizdir. O civardea gezecek gorecek cok yol var. Bir ara beraber gezeriz insallah.

Haydi nazlanma...devam :thumright:
 
Katılım
20 May 2004
Mesajlar
185
Misafir, söylediklerin ilgimi çekti.. Bir de kim olduğunu söyleseydin ? :)

oktay
 
Katılım
20 May 2004
Mesajlar
185
Neyse efendim. Restorana girdim ve göle nazır bir masa seçtim. ( Göle nazır derken, oradan motorun da görünebileceğini izah etmem gereken bir topluluğa hitap ettiğimi sanmıyorum :p )

Oturdum gelmeyen bir garsonu beklemeye başladım. Bir yandan da 12-13 yaşlarında tek evlat olduğu belli kızlarıyla sohbet eden ana babayı dinliyorum. Genç kızımız hızlı bir tekne istiyor. Vaay be diye içimden geçirerek istemeden kulak misafiri olmaya devam ettim. Bir süre sonra ne kadar farklı bir kültürden geldiğimizi farkederek garson gelse de yesem gitsem demeye başladım.

Beklenen adam uzun bir beklemeden sonra geldi. Bir iki kere daha gidip uzun süre beklettikten sonra yemeğimi getirdi. Burada moralim bozulmuş gibi anlatıyorum sanmayın. Keyif o kadar yerindeydi ki, bu tip birşeye bozulacak halim yoktu. Güzelce -ve hızlıca- yiyip yine yollara düştüm.

Dönüş yolunu anlatacağım demiştim, fakat aynı yoldan dönmeye gerek yok diyerek yanımdaki haritadan gözümü kestirdiğim şekilde önce biraz daha kuzeye sonra da oradan batı ve akabinde güneye giderek eve ulaşmaya karar verdim.

Eve ulaşmak. Sonuçta varılacak yer o ama, motoru bir yere yetişmeye çalışıyor gibi kullanmaya gerek yok. Sonuçta motorun üzerinde olunan her dakika o günkü gezinin bir parçası ve o şekilde keyfi çıkarılmalı.

Kuzeye doğru devam edince bir süre sonra New Jersey Eyaletinden, New York eyaletine ulaşılıyor. Bu bölgenin adı Orange County. Sanırım TV'deki Orange Country Chopper'ın olduğu yer olsa gerek.

Uzunca bir süre kuzeye doğru gitmeye karar verdim. Bir iki kere durup haritaya baktım. Bir yanlışlık olduğunun farkındaydım ama benzinim var, zamanım var, keyfim de yerinde diyerek kuzeye doğru devam ettim. Yukarıdaki haritada en tepe noktaya geldiğimde bir çok büyük yolun (Rt 6, 17, 17A, 204) keşisme noktasına ulaşmıştım. Hangi tarafa gideceğimi bilemediğim için benzincide durup bir müşteriye sordum. Sağolsun bu adam bana yolu daha önceden bildiğim Bear Mountain sapağına kadar güzel güzel tarif etti. Rt 6 üzerinde batıya doğru 15 mil kadar gittikten sonra Harriman ve Bear Mountain işaretlerini görüp bu tarafa döndüm. Bear Mountain'i daha önce gördüğüm için, ve üzerine bu hafta sonu (11 temmuz) bir grup ile tekrar gideceğimden onun yerine 7 Göller ( :) ) denen bir bölgeye gitmeye karar verdim. Burada büyüklü küçüklü bir çok göl kenarından geçtikten sonra, kurbağalara ev sahipliği yapan küçük ve bir o kadar da ürkütücü bir gölcük kenarında durup bir kaç fotoğraf çektim.

İşte bu da ispatı :)

dscf0540.sized.jpg


dscf0541.sized.jpg


dscf0552.sized.jpg


Bulunduğum yer konusunda fikir verebilmek icin bir de diğer tarafın resmini çektim. Günün saatinden dolayı çok güzel bir ışık oyunu yakaladığımı düşünüyorum. Tabi ki katılmayabilirsiniz :)

dscf0543.sized.jpg


Bu resmi çektikten hemen sonra ağaçların olduğu yere tırmanıp bir de o taraftan daha genel bir kompozisyon yakaladım (breh breh).

dscf0547.sized.jpg


Tekrar yola dökülmeden, bize bunları tattıran yol arkadaşımızı da görüntülemeden olmazdı.

dscf0550.sized.jpg


Buradan yola çıktıktan sonra bölgedeki daha büyük göllerin aralarından dolaşarak ilerledim. Bunların bazılarında küçük teknelerle gezenler veya kıyıdan oltayla balık tutanlar mevcuttu. Biraz gezdikten sonra Palisades Parkway tabelasını görerek o yöne doğru ilerledim. Bu sırada karşıdan gelen spor motorun selamına karşılık vererek yoluma devam ettim. Şu ana kadar girdiğim en kavisli yollardan biriydi. Yaklaşık her iki saniyede bir diğer tarafa dönen bir yol düşünün. Hız olarak çok yavaş ama neredeyse bisiklet kullanır gibi bir o yana bir bu yana yatmanız gereken bir yol. (Bir GPS bir de KLR 250/650 aldık mı gidilecek ilk yerlerden biri :p )

Kısa süre sonra bir iki ufak yerleşim yeri geçtikten sonra Palisades'e çıktım. Oldukça hızlı olan bu yolda bende oldukça hızlı ilerdedikten sonra bundan sıkılarak ilk fırsatta daha yavaş ilerleyen 9W'e girdim. (Bu benim meşhur yolum daha önce bahsetmiştim) Sorunsuz bir yolculuktan sonra sağ salim eve ulaştım ve eve çıktım. İnsan ne kadar yorulmuş olduğunu motordan indikten sonra farkediyor. Fakat bu yorgunluğu iş yapıp yorulmaya her zaman tercih ederim :pP

Haftasonu bir kaç başka SV sürücüsü, programına uydurabilirse DD ve belki benim işten bir arkadaşım ile tekrar Bear Mountain'a gidiliyor. Benim yeni sürüş hayatımdaki ilk planlı grup sürüşüm olacağı için çok heyecanlıyım. Nedense insan tek başınayken güzel yerler görmek, yanında paylaşabileceği birisiyle aynı güzellikleri görmekle aynı tadı vermiyor. Fotoğraf çekme nedenim de gizli gizli de olsa budur :)

Umarım haftasonu güzel olur da sizlerle paylaşırım. DD de gelirse (gelemezse başka zaman) forumdaki mitolojik kahramanlar arasına ben de katılacağım :)

Oktay
 
Katılım
20 May 2003
Mesajlar
729
Yahu ben "misafir" filan degilim, Donald im...:)
Komputerim cookie leri otomatik sildiginden ve bu site uye olmaksizin yazmaya da izin verdiginden hic bakmadan yazdim...

mmm bunu admin e duyurmak lazim, daha once hic basima gelmediydi...



Bu arada...fotograflar icin tebrik ederim, bravo...

NOT: sana bir ozel mesaj yolladim. Bakmayi unutma...
 
Katılım
1 Ağu 2008
Mesajlar
134
4 yıl önce yazılmıs konuya cevap yazmıssın yaw fotolar bile kaybolmus sen bide bizden daha tecrübnelisn mesaj sayıona bakarsak :D ben foto göremiyom onun için ne güzel derim ne kötü :D
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst