...coğrafyanın yapısından ve büyüklüğünden dolayı uçsuz bucaksız hudut birliklerinin hepsini modern bir şekilde değiştirmek çok zor, senin görev yaptığın birlikler sonuçta paralı asker grubu özel birlikler ve mevcut belli,burda ise her askeri o şekilde teçhizatlandırmak mümkün değil,
Ben daha çocuktum, babamın T.Çillere ve ekibindeki sözcülerine neden küfrettiğini anlamazdım. Ama iyi hatırlıyorum, ozamanlar bir söz vardı, akıllara sokulmaya çalışılan. Bazılarımız eminim hatırlayacaktır; "Türkiye fakir bir ülkedir" derdi başbakan ve sözcüleri. Çok iyi hatırlıyorum çünkü bende çocuk aklımla gerçekten öyleyiz diye biraz üzülürdüm. Babam da "ulan...... fakir diye diye yediniz yediniz bitiremediniz hala ülkeyi" derdi. Ben sonradan anladım neye sinirlendiğini. Ozamanlar insanlar o şekilde yönlendiriliyordu, birşeylerin eksikliği hissedildiğinde "yahu para mı var ki yapılsın..." dedirtiyorlardı. O dönemlerde yapılan vurgunlar da daha sessiz kalıyordu doğal olarak. Hem inandırıcı da gelmiyordu. Çünkü biz fakir bir ülkeydik, kimsenin aklına pek fazla vurgunlar gelmiyordu. Kazançlı bir ülke olduğumuz bilinseydi birçok kişi "nereye gidiyor bu nehrin suyu arkadaş!" diye sorardı yoksa.
Şimdi de bahaneler aynı, "o karakollar kaçakçılık için yapıldı, o yüzden vadide..." veya "okadar çok savunma hattımız var ki hepsini yenilememiz, modernize etmemiz
MÜMKÜN DEĞİL, İMKANSIZ !"... Halbuki bu ülkenin geliri okadar yüksek ki, askere ayrılan bütçeler okadar fazla ki, emekli bir(ton) generalin bile emrine ~10 asker ve 3 ade jip (2 si sadece Jammer görevi görüyor) verilebiliyor. Emekli bir başka generalin apartmanının bahçesinde 3-5, girişinde 1-2 ve kattaki kapısında 1 tane asker hazırda bekletilebiliyor. 0 km tonla araba alınabiliyor. Evlerini ve yazlıklarını ve bir çok ihtiyaçlarını askeriyeden karşılayarak yenileyebiliyorlar. 1 gecede yapılan alem ve eğlenceye giden paraya 1 karakol güçlendirilir.
Ben askerliğimi yaparken bandoda çalan arkadaşımın anlatığını yazayım. Biz askerlik dönemimde yaklaşık 10 şehit verdiğimiz bir baskın olmuştu. Ve bu arkadaşım bizim taburdan bandoya dahil edilip bodrumda çalmaya gitmişlerdi(zaten heryeri geziyorlar, biliyorsunuz). "
Baskın olduğu günün gecesine denk gelen önceden ayarlanmış bir eğlence vardı" diyor. Bir şekilde eğlence ertelenmiş o gece ama iptal edilememiş. "
gece 12 ye kadar bekledik sonra bir komutan geldi, nasıl iptal edersiniz eğlenceyi diye ağzımıza s.tı resmen, sonra eğlence başladı, bizde sabaha kadar çaldık" diye anlattı. Birlerini burada "golf oynuyorlar" diyerek duygu sömürüsü yaptığını düşünmeyin, gerçeklik payı yüksektir.
Zaten nefes filmini izlediyseniz biraz ayılmış olmanız gerek. Birçok kişi "vay be vatan millet savaşıyoruz, canımızı feda ediyoruz, canım feda ulan !!" diye alkışlarken, çok azımızın aklına gelmiştir o karakolun neden keklik gibi avlanacak durumda olduğu... 25 yıldır bin tane değil 10.000 tane karakol yıkar yeniden yaparlardı. İsteselerdi. Çok büyük masraf değil bu ülke için emin olun. Ama karakol dedikleri şey kale gibi olması gerekirken daha çok kulübe gibi. Bu durum hala sizde birşey çağrıştırmıyor mu?
...toprak kaybedeceğimiz kesin de inşallah canlar kaybolmaz bu saçma oyunlar uğruna.

Kurtuluş savaşında bu topraklar için akıtılan kanlardan bahsedilir ya... Hatırladınız mı? Can dediğin hiçbirşeydir eğer bir vatanın yoksa. Ha siz ne sanıyorsunuz, buradaki toprakları alınca arpa buğday mı ekecekler?? Toprak vermek demek namus demektir çünkü toprağını alabilen kimse yarın kızını da alacak demektir. Neyse bu muhabbetleri çok sevmiyorum uzatmıycam. Toprak uğruna can vermek iyidir, bu kadar güzel bir ölüm olamaz herhalde. Ama şuanki gibi insanların "harcanmasını" kastetmiyorum. Zihniyetinizi değiştirmeniz gerek çünkü yavaş yavaş insanlarda "aman artık yeter, toprak verelimde can vermeyelim daha fazla" düşüncesini görür/duyar oldum. İnşallah bunu da aşılamaya çalışmazlar ileride.
Komikasyon zaten sıfır türk ordusunda bir bölgede türkiyenin içinde bir bölgede bir grup teroristle 18 saat boyunca çarpışılıyor ve terroristler kaçabiliyor.Size şunu söylim ben bir askerdim ve bunlara inanmıyorum.Bir terroroistin kaçabilmesi imkansızdır böyle bir durumda.Neden?çünkü çatışma sırasında herkez terorist asker saate 4 km hızı geçemez hele dağlık koşulda bu saate 2 kmye kadar düşer.İyi bir komutan eline haritayı alır bir de pergel ve 8 kmlik bir çemberçizer ve o çemberi daraltarak imha operasyonu yapar tıpkı afganistanda ırakda libyada osetyada iran ırak savaşında israil arap savaşlarında yada tarihteki diğer savaşlarda yapıldıgı gibi.İnansım gelmiyor açıkcası bu gibi saçmalıklara.18 saate yani ben otogardan otobüse biner mardine gider ordan çatışmaya katılırım.Bir isteksizlik mevcut böyle bir gerrilla gücünün düzenli ve iyi silahlanmış bir orduya karşı şansı yok olmadıgını zaten gördük dünyanın geri kalanında.Endonezyada tamiller yenildi,taliban yenildi,hamas yenildi 10 binyılık savaş tarihi olan bir ordu 3000 adamı dize getiremiyorsa gerçekten bir problem var isteksizlik vardır demektir.
İsteksizlik değil, yalan haber var. O duyduğumuz yoğun bir hava operasyonları sadece haberlerde başlatılıyor. Hem karadan hem havadan operasyonlar ise çok yakında sinemalarda... Adamlar malatyada, arazide çatışmaya giriyor ve teröristler kaçıyor... Aklına mantığına sığıyor mu? Ülkenin göbeğinde, arazide nereye kaçacaklar? Sınırı mı geçecekler? Ulaşamadığımız bir dağa mı çıkacaklar? 2 dakkada şehre inip kayıplara mı karışacaklar. Hem de geniş çaplı hava operasyonu başlatıldığı halde... Buradaki yalan çatışmanın olduğu değil, sonrasındaki şeyler...
Son dönemde yapılan en ciddi baskından sonra(sanırım 18 şehit verdiğimiz baskın), neden hava yardımı gelmedi! soruları çok ciddi soruldu. Halk da huzursuz oldu, neden hava desteği gelmedi dedi... Genelkurmay biraz ıkındıktan sonra "hava şartları elvermedi, sis-toz-toprak vardı, helikopterlerimizi kaldıramadık...:king:" dedi. Tabi çok tatmin edici olmadı. Bundan birkaç gün sonra hayali bir baskın yedik ve tam takır hazırdık. Ne açıdan hazırdık? Haber olarak. Baskın haberi hemen yapıldı ve anında hava müdahalesi geldiği söylendi. Sonra hava desteği sayesinde yaklaşık 20 teröristin etkisiz hale getirildiği vurgulandı. O sırada ekranlar "vuuuvvv vuuuvvv" şeklinde uçak ve helikopter görüntüleri verildi ve başarılı bir operasyon sayesinde milletin gazı alındı. Zaten bundan 1 hafta kadar sonra da o büyük baskının intikamı adına ırak sınırını geçtiğimiz, yüz civarında teröristi öldürdüğümüz, tanklarla toplarla ilerlediğimiz ve kandile girmek üzere olduğumuz meşhur hayali harekat yer aldı.
Bu kadar günahsizin, masumun, garibanın çocugu ölüme giderken eli kolu bağli oturup izleyenlerdir.
Ufak bir düzeltme yapayım, o kalınla belirttiğim kısım yanlış hatta fazla olmuş.
Bu ulkenin uniformasini giyen her Asker , Turkiye nin parasini yiyip gobek buyuten Ankaradaki tum devlet calisanlarindan daha degerli benim icin.
Ah.... Büyük yanılgı içerisindesin. Ve büyük haksızlık da içeriyor bu cümle, çok net karşı çıkıyorum.
Konumuz hükümeti eleştirmek değil ancak terörü kimin oluşturduğu ve desteklediği açık. Bu hükümetin de ne destekli olduğu açık. Yukarıda TR nin benim bildiğim ve düşündüğüm bazı gerçeklerinden bahsettim. Bizlerin nasıl kandırıldığımızdan. Şimdi bukadar şeyin üzerine şehit haberinin arka planında şarkı söyleyen spikeri konuşmanın anlamı ne? Haberin olduğu sitede kadının ne o.puluğunu bırakmışlar ne de başka birşeyi. Alayına küfretmişler... Başbakan "sayın öcalan aldığı kellerin..." demişti. Bakanlar "lanetliyoruz" diyip t.şşak geçiyorken, "terörle mücadelemiz devam edecek, taviz yok" diyerek 10-12 yaş gurubuna hitap edilirken, Bir başbakan "askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyerek ve oğlunu da askerden men etmeye çalışırken ve bunlar gibi saymam gereken 10 larca olay varken, şehit haberinde şarkı söyleyen spikere takılalım biz. Linç edelim onu...