3. Aladağlar Kış Kampı 2014

Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Gelenekselleşme yolunda emin adımlarla ilerleyen ve bu yıl 21-22-23 Mart tarihlerinde üçüncüsünü organize ettiğimiz Aladağlar Kış Kampı'mızı, tüm heyecenı ve macera dolu anılarıyla, keyifle geride bıraktık.

Bu yıl kampımızı 9 kişi olarak yaptık.
Önceki Aladağlar kamplarımıza oranla daha yumuşak bir havada gerçekleşen kampımız, gerek arkadaşlık ve dayanışma açısından, gerekse önceki yıllarda yolların kapalı olmasından dolayı yapamadığımız Kapuzbaşı orman yolu rotasını yapabildiğimiz için oldukça keyifliydi.

Gidiş yolunda fotograf makinem bozuldu. Arkadaşlar gibi ben de cep telefonuma davrandım.
Rapordaki fotograflar anonim kısaca.

Arkadaşlarıma öncelikle fotograf destekleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Gelelim raporumuza...

TT ile ilk uzun mesafeli birlikteliğimi yaşayacağım.
İçimde biraz merak, biraz da tedirginlik var. Malum, boy fakiriyiz. TT katır gibi maşallah.
Tek silindir motoruyla uzun mesafede ne derece yorar sorusu zihnimi en çok meşgul eden soruydu.
Tüm bunları düşünerek kendimi sabahın köründe benzin istasyonunda buldum. Arkadaşlarımdan Ömer Eryetli ve Mithat Kazan'la az ötede buluşacağız.




Benzinimi aldıktan sonra az öteye ulaşıyor ve arkadaşlarımla buluşuyorum.





Bir sonraki durak yerimiz olan Topboğazı'nda Fuat Bahadır'la buluşacağız. Hareketleniyoruz.





Topboğazı...
Burada Fuat'tan gelen haber üzerine yola devam ediyoruz.
Fuat daha sonra Sertaç'la birlikte yola çıkacak.



İskenderun girişi. Aykut katılıyor ekibe.



Vakit kaybetmeden yola devam ettik.
Payas dolaylarında Ayıboğan Yücel'le buluşacağız.





Sabahın köründe bu tırlar birbirleriyle yarışıyorlardı. Bizleri de tehlikeye düşürecek şekilde hız yapıp birbirlerinin önünü kesiyorlardı. (Bıraktık gittiler tabii)
İlginç bir keyif.



Yücel hazır ve de nazır. Bizi bekliyor. Simdilik ekip 5 kişi oldu.







Kısa bir hoşbeşten sonra Dörtyol'a doğru yol alıyoruz. Yunus'la buluşacağız.



Dörtyol'dayız.
Yunus bizi bir kahvaltı mekanının önünde bekliyor.
İsabet olmuş.



Hiçbirimiz kahvaltı yapmamışız.





Hemen düzen alıp çorbalarımızı içiyoruz.
(Çorbaların fotosu yok, hem içip hem çekememişiz.)



Şimdilik Hatay'dan alacaklarımız bitti. Kayseri'de okuyan Antakyalı arkadaşımız Ahmet Hamderi Yahyalı'da gruba katılacak.
Karnımız tok, sırtımız pek, depolar dolu.
Yola çıkalım...



Yoldan fotograflar...

















Zurnanın zırt dediği nokta. Daha doğrusu fotograf makinemin bu son pozu çektikten sonra zırtladığı yer.
Yakıt için durmuştuk.
Sağlık olsun deyip cep telefonlarına sarıldık. Bu kısımdan sonra maalesef yol fotografı yok. Mecburen durağan hallerde fotograf çekebildik.



Ceyhan üzerinden kıvrılıp Kozan'ı geçtik ve 10 km. ilerideki tesislerde soluklanmak üzere durduk. (Her geçişte duruyoruz. Güzel yer.)



Buyurun beyler buyurun...







Yücel...Çok ayıp.



Neyse, korktuğum gibi değilmiş.





Bem...









Şimdi Feke'deyiz. (Depolar küçük olunca...)



Bu istasyon da uğrak yerlerimizden biridir.



Benzinli pastaya gel.
Yücel bu konuda titizdir. Öyle her olur olmaz yerden benzin almamak için yedek benzin taşır. Bir iki damla pastaya damlamış. Çok ta sorun değil. (Kurtları döker.)



İstsyonun çardağı. Dinleniyoruz azıcık.





Burası başka bir istasyon. Develi'den hemen önceydi galiba.



Neyse, ara ara ufak tefek karışıklıklar olabilir. Şimdiden özür...
Yücel'den alıntılar.

































Erciyes tüm ihtişamıyla göründü.





Develi'den önce Erciyes yol ayrımı.
Elbette ki Erciyes fonlu fotograf alacağız.

















Develi'deyiz.



Develi'deki kısa moladan sonra bir çırpıda konuşlanacağımız Yahyalı'ya atıyoruz kendimizi.
Ahmet Kayseri'den gelip bizi Yahyalı'da bekliyordu. Memlekete hasret kalmış. Bizi görünce seviniyor.





Bu akşam kalacağımız Öğretmenevi'ni bize Mehmet Amca ayarlamıştı.
Bizlere verdiği lojistik destek için Mehmet Amca'ya çok teşekkür ediyoruz.(Kamp alanımıza ateş için odun bile ayarlayıp çıkarmış.)



iyi acıkmışız. Yine yemek fotoları yok.





Bari kelle paça fotosu koyayım.





Lokantadan kalkıp Öğretmenevi'nin yolunu tutuyoruz.



Hımmm...Fuat ve Sertaç gelmişler. (Fuat, tava ve ızgara olmadan kamp yapmaz.)



Biraz yorgunuz. Ertesi gün de yorulacağımızı öngörerek çok oyalanmadan dinlenmeye çekildik.
Ertesi sabah...
Bozulan makinemi denemek için çıkarıyorum ve şaşılacak şey. Soğuktan aklı yerine gelmiş. Çalıştı.



Makinemin bozulamsına çok sinirlendiğimi bilen arkadaşlar benim adıma seviniyor.



Yücel de şaşırıyor.
-Çalıştı mı abi ?





Bir atımlık çalışmış. Namussuz bundan sonra yine mıçtı.
Neyse, bari yorum yapayım.
Öğretmenevi'nde işimiz bitti. Yükümüzü denkleyip çarşı içine ineceğiz.











Çorbacıyla da kanka olduk. Üç yıldır aynı çorbacıya geçiyoruz. Kısa bir hoşbeşten sonra çorbalarımızı istiyoruz.









Karnımızı doyurduktan sonra,



Markete dalıyoruz.
Bu market te her yıl uğradığımız bir yer. Bizi tanıyor ve gördüğüne seviniyor. (Neredeyse marketi alıyoruz çünkü.)









Sanıyorum hazırız. Artık çıkışa başlayacağız.







Yola çıkmadan önceki Yahyalı Hatırası.

 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Çıkıyoruuuzzz...



Ama hiç te beklediğimiz gibi değil maalesef. Pikniğe gidiyor gibiyiz bu sefer.

























Çok kısa sürdü. Bir çırpıda Sığınma Evi'nin önündeydik.









Önceki yıllara göre kar az.





Arkadaşlarımız tek tek geliyor.











Yücel karda vücut izini oluşturacak.





Yücel bunu bilerek yaptı. Hani ayı neyin gelecek olursa bu izi görüp kamp alanımıza yaklaşmayacaktır.







Sığınma Evi'nin önüne geçiyoruz.











Çevremiz...





İlk işimiz çadırlarımızı kurmak.Davranıyoruz.









Çevremiz biraz kirli. Temizleme işine girişiyoruz.







Aman Ahmet'im, üşütme.



Hatıra...



İşim bitti gibi. Ivır zıvırla uğraşıyorum.





Karın üzerindeyiz ama nedense sıcak hissediyoruz. Güneş kardan yansıyor. Dolayısıyla yakıyor.



Yücel'in klasik pozlarından.
Genelde tek gezdiği için fotograf işini kendini çekerek hallediyor.







Bu arada ziyaretçilerimiz var. Yörede oturan avcı bir grup 4x4'le sığınma evinde bizi ziyaret ediyor.



Avcı arkadaş yöre hakkında bilgiler veriyor.



Bu fotograflar da avcı arkadaşımızdan. Geçen hafta gelseymişiz dağ keçilerini çok rahat aynı bölgede görebilirmişiz.













Yunus bu sefer önlemini almış. Pompa getirmiş.
-Motosiklet egzostuyla da hallederdik Yunus'um.





Kaplumbağa misali. Sertaç evini sırtına almış.





Arkadaşlar biraz daha extrem yerler görebilmek için 3.000 mt.lere çıkacaklar.
Hazırlanıyorlar.



Ben mi ? Kısa süre önce geçirdiğim rahatsızlık henüz tam geçmediği ve ufaktan nüksetmeye başladığı için kampta Aykut'la birlikte bekçilik yapmayı tercih ettim.



-Geç kalmayın...



Joker Mithat KTM ile gelmedi ama yine de rahat duramıyor.



Yukarıdan Yücel'in fotografları.



Yukarıda iyi kar varmış.

















































Ahmet'in fotografları.













 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Ömer'den kareler.



















Arkadaşlarımız döndüler.



Az biraz çamurlanmış olarak döndüler.



Joker Mithat'ın kaderi bu. Kimin neyi bozulsa Mithat Usta el atıp hallediyor sağolsun.
Aykut'un kaskında bozulan mekanizmayı hallediyor.









Fuat icraata başlamış.
Helal sana Fuat. Sen varsan kamplarda ac kalmak yok.





Bu arada avcı arkadaşlar gidiş hazırlığı yapıyor ama saplanmışlar.



Arkadaşlar yardımcı olmaya çalışıyor.



Yaklaşık bir saatlik bir uğraşla 4x4 kar ve çamurdan kurtarılıyor.



Rahat rahat oturabiliriz artık.







Tavuklar pişmiş. Yumulalım.
Ellerine sağlık Fuat'ım.









Daha hızlı olsun diye sığınma evinin imkanlarını da kullanıyoruz.



Yeme işi tamam. İçeride mis gibi bir çay demlenmiş.
Akşam saatine doğru kesen bir soğuk vardı. Arkadaşlar sobayı da yakmışlar.



Yavaştan sohbet moduna giriyoruz.



Yücel geçen yıl Mete'ye ilaçlı masaj uygulamıştı.
Bu yıl önce Aykut'un beline,



Sonra Mithat'ın beline ilaçlı masaj uyguluyor.
Da, uyguladığı ilaç ilginç.



Hava kararmaya başladı.



Telefon için aşağılara giden Sertaç dönüyor.



Biraz yorgunluk çökmüş gibi.





Evet evet, yorulmuşlar.







Baklava. komşulardan geldi.



Ve kampların olmazsa olmazı koparan hikayeler...









Saat iyice ilerledi. Sobalı odadan dışarı çıkmak zor olsa da,



Bir çırpıda çadıra geçip uyumayı tercih ediyorum.
Bu ortamda 5 mevsim Flame çadırım ve -30 Anapurna uyku tulumum tam not aldı.



Ertesi sabah...



Günaydın arkadaşlar.



Herkes toparlanma telaşında. Erken çıkmaya çalışıyoruz. İki yıldır yapamadığımız Kapuzbaşı Şelaleleri ziyaretini gerçekleştirdikten sonra 70 km.lik bir orman yolu geçip, Aladağ ilçesi'ne çıkmayı planlıyoruz.



Herkes hazır.



Hemen bir video röportaj yapalım.

https://vimeo.com/90253938

Sevgili Sertaç son kalan çöplerle uğraşınca röportajı kaçırdı.



Önümüzde yaklaşık 140 km.lik bir yol var ve bu yolda benzin istasyonu yok. Yahyalı'ya doğru inip yakıtlarımızı tamamlıyoruz.
Sevgili Ahmet okuluna, Kayseri'ye dönecek. Burada vedalaşıyoruz.







Yakıtlar tamam. Yukarıda bizi bekleyen Yücel ve Aykut'un yanına çıkıyoruz.











Hepimiz tamamız. O halde ''bekle bizi Kapuzbaşı'' diyelim ve yola koyulalım.



Kapuzbaşı'ndayız.
O muhteşem şelaleleri keyifle izliyoruz.

























Kapuzbaşı ziyaretimiz burada sonlanıyor.
Şimdi önümüzde oldukça keyif aldığımız 70 km.lik orman yolu var.



Bu kesimde kameramın da şarjı bittiğinden sadece durağan hallerde fotograf alabiliyorum.
Ormanın içlerinde gerideki arkadaşları beklemek için duruyoruz.







TT gerçekten takdir edilecek bir motosikletmiş. 600 cc. tek silindir bir motosiklette hiç vibrasyon olmaz mı yahu..!
Tork deseniz felaket zaten. Gücünü söylemiyorum bile.
Kısaca bu yaşlı katır takdirimi kazandı.



Biraz daha yol alıp bir su başında duruyoruz.







Enfes bir su. Kana kana içiyoruz.



70 km.lik orman yolunu bitirdik. Aladağ İlçesi girişinde arkadaşlarımızı bekliyoruz.





Geciktiler. Telefonla ulaşmaya çalışıyoruz ama nafile. Bulundukları yerde çekmiyor.



Ve nihayet görünüyorlar.



Mithat'ın motosikleti arızalanmış. Fuat ta bağlayıp çekmiş ve getirmiş.



Mithat bu durumlarda hep bizlere yardımcı olmuştur. Biz de elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağız.





Elektrik gelmiyor.



O yan mı, bu yan mı derken, motosiklet iskelet haline geldi.



Yarım saatlik bir uğraştan sonra Mithat Usta arızayı bulup motosikleti onarmayı başarıyor.



Hareketlenip Aladağ İlçesi'nde bişeyler yemek istiyoruz ama nafile. İkindi vakti lokantada bişey kalmamış.



İlçe çıkışında karşımıza br kasap çıkıyor. Hemen parkediyoruz.



Hımmm...Ocağı var. Kapıda sucuk ta var.





Öf öf öf... Enfes görünüyor gözümüze.



Biraz beklesek mi arkadaşlar. Evet, iyice acıktık ama, çiğ yerseniz midenize dokunabilir.



Biraz bekledik ve enfes sucuklar masamıza teşrif etti.
Kasap sucuğu da bi başka oluyo valla.





İyi yedik. (Doyduk mu ne ?)



Evet, doymuşuz. İstikamet İmamoğlu İlçesi.
Yolda bir köy kahvesi gördük. Çay içmemiştik yemekten sonra. Fırsatı kaçırmıyoruz. Üstelik köy kahvelerindeki sohbetin tadına doyum olmaz.







Güzel bir sohbet eşliğinde çaylarımızı yudumladık ve,



İmamoğlu İlçesi'ne ulaştık.



Ceyhan'dan kıvrılıp Hatay'a doğru yöneldik.



Sevgili arkadaşımız Yunus'la Dörtyol'da vedalaştık.









Daha sonra İskenderun girişinde Yücel, Sertaç ve Aykut'la vedalaşmak üzere durduk.



Telefon numarası alış verişi...





Topboğazı'ndayız. Fuat Reyhanlı'ya dönecek. Antakya'ya 30 km. kaldı.



Geriye kalan arkadaşlar olarak Fuat, Ömer, Mithat ve ben bu noktada vedalaşıp evlerimizin yolunu tutuyoruz.



Evdeyim. İhtiyar katırın yükünü boşaltıp, ahırına dinlenmeye bırakmamla 3. Aladağlar Kış Kampı 2014 programımıza noktayı koyuyorum.



İşte tüm gezinin özetinin işlendiği bir videomuz...(Videolar için Mehmet Aslan'a teşekkürler.)

https://vimeo.com/90250653

Aladağlar Kış Kampı her ne kadar extrem kış kamplarımız kategorisinde yer almasına rağmen beklentilerimizin altında kalsa da, arkadaşlarla olmak güzel ve keyifliydi.:thumleft:

Bu organizasyonda yer alan tüm arkadaşlarıma uyumları ve yardımsever yaklaşımları için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.:cat:

Sevgiyle...:king:
 
Son düzenleme:
Katılım
22 Ağu 2008
Mesajlar
770
Fotoğraflar için Teşekkür ederim . Fotoğraflara bakınca insana enduru aşkı aşılıyorsunuz.
 
Katılım
2 Tem 2012
Mesajlar
4,753
Motosikleti
Hero X Pulse 200
çok güzel gezi olmuş.. kışın kamp yapmak nasıl bişey bende yaşamak istiyorum :)
 
Katılım
29 May 2007
Mesajlar
1,000
Sıtkı abi tekerinize sağlık. Her gezinizi süper raporlayıp bizle paylaştığınız için çok teşekkürler. Diğerleri gibi bu raporunuzu da büyük keyifle okuduk.
 
Katılım
4 Nis 2011
Mesajlar
1,752
Abi yine çok keyifli bir anlatım ve harika resimler.Paylaşım için teşekkürler:rendeer:
 
Katılım
23 Tem 2010
Mesajlar
607
Çok güzel bir kamp olmuş abi,elinize sağlık.Gelmiş kadar olduk,kazasız belasız nice kamplar yapmanızı dilerim.Saygılar..
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
4,435
Elinize sağlık, bu raporlar sayesinde, gelemesek'te orada imiş gibi hiss ediyoruz, nispeten:cat:

Kısmet olmadı bu sene, gelecek seneye diyelim:salut:
 
Son düzenleme:
Katılım
19 Tem 2013
Mesajlar
2,014
Yine güzel bir gezi, Yine güzel detaylı bir rapor..

Elinize sağlık..
 
Katılım
8 Mar 2009
Mesajlar
722
Yüreğinize sağlık çok güzel bir anı yaşamışsınız, paylaşmanızda ayrıııı bir güzel
 
Katılım
14 Ara 2012
Mesajlar
1,522
Yine güzel bir gezi gerçekleştirmişsiniz,Diğer krosunuzu değiştirdiniz herhalde
Yoksa yanılıyormuyum:)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst