ehh sanirim Hizbullah ta zaten yardim kurulusu. Hapisten cikarilip bir gecede sonra, dur yanliz yaptik diye yakalama emri cikaran , sonrada bulamiyoruz kaybolmuslar diyende zaten Amerika degilmi.
Ne topuk selami yaa, hangi Turkiyede yasiyorsunuz siz ?
Bu yalanlari insanlara baskalarina empoze ederekmi kandiriyorsunuz kendinizi.?
Ordu bu saaten sonra devrim yapip ne gececek eline, kominist rejimmi kuracak. Adamlar zaten koministlere ve teroristlere karsi savasiyor. Amaci bu olsa onlara yol verirdi. Ne diye onlarin mermisi ile sehit olsun? Dusunmeden bu kadar temelsiz konusulur.
Cok sevgili cematciliklariniz kanserli dusuncelerini Turkiye ye yaysin aksamlarida evlerinde rahat uyusun diye bu askerler gece nobet tuttu ve sehit edildi.
Isiniz bitti simdi sira geldi cematciliklere yarasir bicimdeki Tessekure. Tessekur toreni Silivride yapiliyor. Her gun yeni birileri katiliyor zaten sukur.
Sizin mantiginiza gore insanlar yesil atlet giymesin , topuk selam vermesin
ama
Cuppe giysin , sarik giyip bilmem kac tane karisini peceler ile arkasindan suruklesin , pazar gunleride coluk cocuk anitkabire taslamaya gitsinler degilmi?
32 alkışta benden:cat:
irticacımı? amerikancımı? hırsızmı? bölücümü? vs. vs. diye uzar bu liste, her soru için örnekler kanıtlar var zaten , minareyi çalan kılıfını hazırlıyor ve inanmak isteyenler bu kılıflara inanıyor.
önceki sayfada bir arkadaş bu yaşına kadar irticai bir olay görmediğini söylemiş, nekadar çabuk unutuyoruz herşeyi. hizbullah gibi yardım kuruluşlarına katılan bu yardımsever domuz bağcı gençler kimsenin kılına bile dokunmadı aslında ve bu sevimli cemaatçiklerden de çıkmıyorlar zaten.
AKPnin 10. yılında Genel görünüm
Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı, rejimin sağlıklı ve düzgün işlemesi için vazgeçilmezdir.
Yasama, yütme, yargı rejimi taşıyan ayaklardır.
En az bunlar kadar önemli olan ve dördüncü kuvvet olarak kabul edilen bir ayak da medyadır.
Bu ayakların birinin daha yokluğu rejimin çökmesine neden olabilir. Türkiyeye baktığımızda bu dört ayaktan sadece biri kalmıştır.
Yasama, yargı ve medya bağımsızlığını yitirmiş, yürütmenin denetimine girmiştir.
Bu durum, yürütmenin başı olan başbakanı Tek adam konumuna getirmiştir. Erdoğan bugün yasamayı, yargıyı ve medyayı kontrol etmektedir.
Ancak Erdoğan bunu bile yeterli bulmayıp başkanlık sistemine geçilmesini tartışmaya açmaktadır.
Kuvvetler ayrılığı dengesinin bozulduğu Türkiyede başkanlık sistemenin işlemesinin olanaksız olduğu ortadadır. Özellikle Amerikalı uzmanlar bunun son derece tehlikeler yaratacağını açıkca söylemektedirler.
Aynı uzmanlar kuvvetler ayrılığının sağlıklı bir şekilde işlemediği rejimlerde başkanlık sisteminin Tek adam sistemine dönmesinin kaçınılmaz olacağı değerlendirmesini de yapıyorlar.
Türkiyeyi bekleyen bu tehlikeyi yeterince anlatabilmek için konuyu ayrıntılarıyla irdelemek gerekir.
Başbakan Erdoğan, 2011 seçiminde yüzde 50 oy alarak kazandığı zaferden sonra artık karşı konamaz bir kişi konumuna gelmiştir. Başbakan kendisine karşı olan kişi ve kurumları hizaya getirmek için bu gücü gözünü kırpmadan kullanmış, demokrasiyi istediği gibi biçimlendirmiştir.
Bugün yasama işlevini yerine getirememekte, muhalefet iktidarı denetleyememektedir. Mecliste başbakanın her dediği milletvekilleri tarafından tartışmasız yerine getirilmektedir.
Bakanların inisyatif kullandığı yoktur. Onlar Başbakanın memurları gibi hareket etmekte, verilen talimatları yerine getirmektedirler.
***
Yargıya gelince
Yargının durumu vahimdir. Erdoğanın yargıyı denetimi altına almak için yaptırdığı anayasa değişikliğine solcu aydınlar bile Evet oyu vererek desteklemişlerdir.
Uygulamada görülmüştür ki, yargı bu değişiklerle bağımsızlığını tamamen yitirmiş, hükümete bağımlı hale getirilmiştir.
Söz konusu anayasa değişikliği ile savcı, yargıç atamalarını yapan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı değiştirilmiş, bütün atamalar hükümetin isteklerine uygun şekilde yapılmıştır.
Atamaların etkisi yargılarda net olarak görülmektedir.
Bu yargı artık muhalifleri susturmak, medyayı denetim altında tutmak için kullanılmaktadır.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri ileri demokrasiye geçiş gerekçesiyle kaldırılmış, ama yerine onların besbeteri olan Özel Yetkili Mahkemeler kurulmuştur.
Bugün, Özel Yetkili Mahkemeler iktidarın denetimi ve yönlendirmesiyle karşıt sesleri susturma işlevini yerine getirmektedir.
Üstelik bu antidemokratik uygulama çağdaş hukuk kuralları çiğnenerek yapılmaktadır.
Özel Yetkili Mahkemelerin yürüttüğü davalar hukuk dışılığın tartışmasız kanıtıdır.
Aynı anayasa değişikliğiyle yüksek mahkemelerin de yapısı değiştirilmiş, bunlar da iktidarın güdümüne girmiştir.
Böylece yargıyı iktidara bağlama stratejisi tamamlanmışt, Türkiyede hukuk devleti ciddi şekilde yara almıştır.
***
Gelelim medyaya
Burada durum daha da içler acısıdır. Yazılı ve görsel medyanın bugün tümüne yakını iktidarın güdümündedir.
Medyanın sesi halkın beynini iktidarın istediği şekilde yıkayacak çizgidedir. Çıkan bir kaç karşıt ses ise halka ulaşamamaktadır.
Daha vahim durum da şudur: Medyanın büyük bölümü hükümet organı gibi yayın yapmaktadır.
Bu tip gazete ve televizyonlar haberleri iktidardan aldıkları direktifler doğrultusunda oluşturup yayınlamaktadırlar. Dezenformasyon savaş dönemlerini bile geride bırakacak boyutlara varmıştır.
İktidarın imha planı kapsamındaki kişi ve kurumlar akıl almaz iftira ve suçlamalara hedef olmaktadırlar.
Polis ve savcılar tarafından üretilen düzmece deliller medyaya sızdırılmakta, yaratılan bu demokrasi dışı ortam için insanlar cezaevlerine kapatılmakta ve ömürboyu hapis cezaları istemleriyle yargılanmaktadırlar.
Neyle suçlandıklarını bilmeyen bu insanların tutukluluk durumları çağdaş hukuk normlarına aykırı olarak yıllarca uzatılmaktadır. Bu konuda iş o kadar çığrından çıkmıştır ki, milletvekili seçilen kişilerin bile tahliyeleri engellenmektedir.
Türk toplumu bütün bu antidemokratik baskılar sonucunda konuşmaya, demokratik haklarını kullanmaya ve özgür bireyler olarak yaşamaya korkar hale getirilmiştir.
AKP iktidarı sahip olduğu biat kültürü sonucu demokrat değil, otokrat bir lider yarattı ve Türkiyeyi bir korku toplumuna dönüştürdü.
AKPnin 10. yılında Türkiyenin genel görünümü budur.
kaynak:
http://www.tufanturenc.com/akpnin-10-yilinda-genel-gorunum.html