- Katılım
- 21 Mar 2009
- Mesajlar
- 5,554
- Konu Yazar
- #1
24 Kasım '09 - Atatürk Arboretum'u Gezi Fotoları / Bahçeköy - Osbourne & The Dude
Bir boş günümüzü değerlendirme faaliyetiyle daha birlikteyiz efendim..
Bu seferki gezimiz İstanbul'un burnunun dibinde yer alan ve benim de The Dude vasıtasıyla öğrendiğim bir güzellik: Atatürk Arboretum'u..
İsterseniz öncelikle Arboretum nedir ona bakalım ve Atatürk Arboretum'u hakkında bilgi edinelim;
Arboretum'a haftaiçi giriş 10 kişiye kadar ücretsiz, 10 kişiden sonrası grup statüsüne girdiği için ücretliymiş ama posta posta içeri girerseniz sorun olmaz sanırım..hehe..Bu arada içeriye motorlu taşıt giremiyor..
Aklıma gelmişken, mekanda mangal yapmak yasak hemen söyleyeyim..Sonradan fotolarda ateş,duman,kanat,sucuk neden yok diye sormayınız :mrgreen: Gerçi ben bir ağaç dibinde mantar buldum hatta bir an bir şekilde yesek mi bunu diye de düşündüm
(Bkz.Fotolar)
Fotoğraf çekimi tripod kullanılmazsa ücretsiz, tripod kullanırsanız ücretliymiş..(Mantığı bende anlayamadım)
Havanın puslu olması ve ara sıra güneşin kendini göstermesi, cep telefonumun vizörüne inanılmaz güzellikte kareleri sığdırmama neden oldu..
Ben cep telefonuyla bunları çekerken sevgili dude'um The Dude, harikulade olduğunu düşündüğüm pozları yakaladı..Birazdan o da ekleyecektir..
Aslında gezi manasında yazılacak pek bir şey olmasa da gene fotoğraflar kendini anlatıyor diyebilirim..Haa giderken kahvaltı için Sarıyer Börekçisi'ne uğradık, dönüşte de Ortaköy'de, midye tava ve kumpir yidik, bak o geziyi tamamlayan bir unsur oldu, söylemeden geçemeyeceğim :mrgreen:
En azından kendi çektiğim fotoğrafların yayın hakkı herkesindir istediğiniz gibi wallpaper vs. yapıp kullanabilirsiniz :mrgreen:
Buyursunlar;


































































Bir boş günümüzü değerlendirme faaliyetiyle daha birlikteyiz efendim..
Bu seferki gezimiz İstanbul'un burnunun dibinde yer alan ve benim de The Dude vasıtasıyla öğrendiğim bir güzellik: Atatürk Arboretum'u..
İsterseniz öncelikle Arboretum nedir ona bakalım ve Atatürk Arboretum'u hakkında bilgi edinelim;
Arboretum, esasen ağaçların ve diğer odunsu bitkilerin yetiştirilmesine adanmış botanik bahçesidir. Böyle bahçeler, kısmen bilimsel araştırmalar için de kullanılmakla birlikte, çeşitli canlı ağaç türlerinin bir derlemini (koleksiyon) oluştururlar.Hatta burada 2000 değişik bitki türü yetişiyormuş.
Atatürk Arboretumu 1949 , Sarıyer ilçesinde bulunan floristik zenginliğiyle birçok yerli ve yabancı botanikçinin ilgisini çekmiş bulunan ünlü Belgrad Ormanı'nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuştur. Sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Kirazlıbent ile 1916 yılında Neşet Hoca tarafından kurulan Türkiye'nin ilk fidanlığını barındıran Atatürk Arboretumu yeryüzündeki diğer arboretum ve botanik bahçeleriyle tohum ve fidan temini konusunda işbirliği içerisindedir. Belgrad Ormanı içindeki İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'ne bağlı Atatürk Arboretumu bilimsel araştırmalara her yönü ile açık bir canlı laboratuar olarak hizmet vermektir.
Kaynak: Vikipedia
Arboretum'a haftaiçi giriş 10 kişiye kadar ücretsiz, 10 kişiden sonrası grup statüsüne girdiği için ücretliymiş ama posta posta içeri girerseniz sorun olmaz sanırım..hehe..Bu arada içeriye motorlu taşıt giremiyor..
Aklıma gelmişken, mekanda mangal yapmak yasak hemen söyleyeyim..Sonradan fotolarda ateş,duman,kanat,sucuk neden yok diye sormayınız :mrgreen: Gerçi ben bir ağaç dibinde mantar buldum hatta bir an bir şekilde yesek mi bunu diye de düşündüm
Fotoğraf çekimi tripod kullanılmazsa ücretsiz, tripod kullanırsanız ücretliymiş..(Mantığı bende anlayamadım)
Havanın puslu olması ve ara sıra güneşin kendini göstermesi, cep telefonumun vizörüne inanılmaz güzellikte kareleri sığdırmama neden oldu..
Ben cep telefonuyla bunları çekerken sevgili dude'um The Dude, harikulade olduğunu düşündüğüm pozları yakaladı..Birazdan o da ekleyecektir..
Aslında gezi manasında yazılacak pek bir şey olmasa da gene fotoğraflar kendini anlatıyor diyebilirim..Haa giderken kahvaltı için Sarıyer Börekçisi'ne uğradık, dönüşte de Ortaköy'de, midye tava ve kumpir yidik, bak o geziyi tamamlayan bir unsur oldu, söylemeden geçemeyeceğim :mrgreen:
En azından kendi çektiğim fotoğrafların yayın hakkı herkesindir istediğiniz gibi wallpaper vs. yapıp kullanabilirsiniz :mrgreen:
Buyursunlar;


































































Son düzenleme:




































