- Katılım
- 2 Tem 2012
- Mesajlar
- 4,753
- Motosikleti
- Hero X Pulse 200
- Konu Yazar
- #1
Evet malumunuz 23 martta ygs sınavı vardı, bende bu sınava girenlerdenim. Hiç sınav stresim yok çok rahatım erdek gezimi düşünüoyorum ama
1 gün öncesinden motoru temizledim zincirini yağladım pazar sınavdan sonra zaman kaybetmeden yola çıktım.. benim bursadan erdeğe gitmem 2.5 saati buluyor yavaş gitmeyi ve bol bol mola vermeyi seviyorum, erdekteki arkadaşım hayretler içinde 2.5 saatte erdeğemi gelinir diyor ama anlatamıyorum :mrgreen:
Aslında erdeğe çok fazla gidip geldim asıl amacım kapıdağ yarımadasını gezmek, motoru aldığımdan beri aklımda ama bir türlü gerçekleştirememiştim.. yavaş yavaş resimlere başlayalım...
Bursadan çıktım yol çok güzel şansıma rüzgarda çok fazla yok motor şerit değiştirmiyor en azından :sunny: bursadan 40 km uzaklaşınca her zaman durduğum yerde durdum çay içtim.. resimleri ipadle çektim kalitesi kötü kameram bozulduğu için mecbur kaldım
ale:
saat 3.30 falan 5 gibi erdekteyim yine durup fotoğraf çekiyorum
saat 5 civarlarında erdeğe giriş yaptım nazi kaskım ve maskeyle uzaylı muamelesi gördüğüm için direk çıkarttım kaskı
l: ama merak etmeyin çok kısa mesafe erdek küçücük yer zaten.. erdek çarşının içinde gözlemeci hatice ablam var direk oraya gittim arkadaşımıda aradım uyuyodu ben kendime gelince ararım seni dedi kapattık bekliyoruz bakalım..
benim klasiğim kıyma-kaşarlı gözleme eğer yolunuz düşerse erdekte uğramanız gereken yerlerden birisi burası, birde ögs tost var çarşının içinde on numara tost yapar:cat:
pazar gecesini arkadaşım yiğitle beraber geçiriyorum ygs sonrası alkol alıyoruz biraz ertesi sabah 8 de kalkıyorum, yiğit okula gitti 1.30 da gelicek kahvaltı yapıyorum zaman geçiriyorum sonunda geldi 2 gibi yola çıktık, ben ocaklardan başlayalım tatlısudan sonra ben bursaya kaçarım diyorum zaten akşam olucak hava soğuyacak tırsıyorum soğuktan :queen: tamam falan dedi ama çakal yiğit tatlısudan başlattı turu. Yola çıktık olum nereye gidiyoruz dedim tatlısudan gireriz falan dedi (ben daha tatlısu nerde bilmiyorum) he iyi dedim çok üstüne gitmedim, sonradan baktım bandırmaya doğru gidiyoruz ulan yiğit bana 20 km kitledim tebrik ediyorum seni dedim :mrgreen:
rotamız yaklaşık olarak bu
neyse çok konuştum ben, birazda fotoğraflar konuşsun. tatlısuya geldik. yollar güzel ben çok mutluyum. yarım saat sonra enduro yapacağımı bilmiyorum tabi
tatlısudan çıktık sonraki köye gelmeden sanırım mükemmel bir yeşillik ve bir tane inek
dedim çabuk çek sağa ben burda oturucam biraz :mrgreen: etraf tezek dolu yiğit efendi oturmadı ama ben zaten pislenmeye gitmişim direk çöktüm 
karşıyakaya geldik birer çay içtik kahvedeki amcalara yolu sorduk nerden geldin naptın nettin muhabbeti
karşıyakadan çıktıktan sonra toprak ve aşırı bozuk yollar başladı, ben hala çok mutluyum çünkü kısa sürücek sanıyorum meğer önümüzdeki 50 km boyunca yol bu şekildeymiş nasıl düşmedim ben o yollarda hala çözemedim
geçtiğimiz yaz babamlarla birlikte kapıdağı tam içinden lada nivayla geçmiştik, sonra denize karşı müthiş manzarası olan bir yerde mangal yapmıştık, tam ordan geçerken yiğite sesleniyorum gel gel duralım diye 2 tane vatandaş bira içiyordu çok rahat resim çekemedim
ballıpınara geldik, artık bıkmaya başladık ama şu asfalt başlasın artık diyorum yiğite..
yolda giderken bir ara denizden ayrıldık içeri doğru gitmeye başladık yanımızda çok güzel dere akıyor yiğite duralım şurda 2 dakka diyorum yok olmaz diyor çünkü saat olmuş 4.30 belki daha fazla
hava soğudu, sonra tam köprüden geçerken bizim yiğit üşüdü tamam ben sana hemen mont veriyorum kardeşim ayıpsın diyorum hemen çekiyoruz motorları
bende yedek mont bile var düşünün :queen:
yanlız tam çantaya anahtarı taktım kırıldı anahtar. biraz küfür ettim
sonra zorladım çantayı açıldı şansımıza.. yiğite montunu veriyorum.
karşıyakadan sonra resmen medeniyet bitti yollarda kimse yok, arada bir çobanlarla karşılaşıyoruz yolumuzu keçiler, koyunlar bol bol kesiyor :mrgreen: sonunda ormanlı köyüne geliyoruz biraz medeniyet görmeye başladık, ama yorgunluğum yüzümden belli oluyor :king:
yol yavaş yavaş asfalt toprak karışımı olmaya başladı, heh dedim turanlara yaklaştık kurtuluyoruz, planımız değişti kestirmeden ocaklara geçicez ben direk bursaya gidicem artık güneş batmak üzere. turanköye geldik, kestirmeye girmeden hem yol soralım hemde dinlenelim belim ağrıdı dedim. onayladı bir büfenin önünde durduk nasıl acıkmışız anlatamam, benim kafamda karacabeye gelmeden sacta kavurma yemek var ama boşver diyorum tostta gider
sobada varmış çok güzel yanıyor ısındık biraz iyi oldu..
turandan çıkıp kestirme dağ yolundan asfaltı bulmanın enerjisiyle 80-60 arası geldik ama hiç öyle gidilicek yollar değil barkın abi sağolsun taktikleri uyguluyorum hiç sıkıntı çıkmadan 5 dakikada geliyoruz ben ocakları görünce çok mutlu oluyorum
bundan sonra malesef resim yok hem hava karardı hemde acelem vardı saat 9 gibi eve geldim gecede çok soğuk değildi rüzgarda yoktu sorunsuz geldim. gecede baya keyif aldım yolculuktan..
toplam 370 km yol yaptım bahara güzel bir giriş yaptım
yazım hatalarım vardır mutlaka şimdiden özür dilerim anlatımıda düzgün yapmaya çalıştım ama elimden bu kadar geliyor :mrgreen:
Aslında erdeğe çok fazla gidip geldim asıl amacım kapıdağ yarımadasını gezmek, motoru aldığımdan beri aklımda ama bir türlü gerçekleştirememiştim.. yavaş yavaş resimlere başlayalım...
Bursadan çıktım yol çok güzel şansıma rüzgarda çok fazla yok motor şerit değiştirmiyor en azından :sunny: bursadan 40 km uzaklaşınca her zaman durduğum yerde durdum çay içtim.. resimleri ipadle çektim kalitesi kötü kameram bozulduğu için mecbur kaldım
saat 3.30 falan 5 gibi erdekteyim yine durup fotoğraf çekiyorum
saat 5 civarlarında erdeğe giriş yaptım nazi kaskım ve maskeyle uzaylı muamelesi gördüğüm için direk çıkarttım kaskı
benim klasiğim kıyma-kaşarlı gözleme eğer yolunuz düşerse erdekte uğramanız gereken yerlerden birisi burası, birde ögs tost var çarşının içinde on numara tost yapar:cat:
pazar gecesini arkadaşım yiğitle beraber geçiriyorum ygs sonrası alkol alıyoruz biraz ertesi sabah 8 de kalkıyorum, yiğit okula gitti 1.30 da gelicek kahvaltı yapıyorum zaman geçiriyorum sonunda geldi 2 gibi yola çıktık, ben ocaklardan başlayalım tatlısudan sonra ben bursaya kaçarım diyorum zaten akşam olucak hava soğuyacak tırsıyorum soğuktan :queen: tamam falan dedi ama çakal yiğit tatlısudan başlattı turu. Yola çıktık olum nereye gidiyoruz dedim tatlısudan gireriz falan dedi (ben daha tatlısu nerde bilmiyorum) he iyi dedim çok üstüne gitmedim, sonradan baktım bandırmaya doğru gidiyoruz ulan yiğit bana 20 km kitledim tebrik ediyorum seni dedim :mrgreen:
rotamız yaklaşık olarak bu
neyse çok konuştum ben, birazda fotoğraflar konuşsun. tatlısuya geldik. yollar güzel ben çok mutluyum. yarım saat sonra enduro yapacağımı bilmiyorum tabi
tatlısudan çıktık sonraki köye gelmeden sanırım mükemmel bir yeşillik ve bir tane inek
karşıyakaya geldik birer çay içtik kahvedeki amcalara yolu sorduk nerden geldin naptın nettin muhabbeti
karşıyakadan çıktıktan sonra toprak ve aşırı bozuk yollar başladı, ben hala çok mutluyum çünkü kısa sürücek sanıyorum meğer önümüzdeki 50 km boyunca yol bu şekildeymiş nasıl düşmedim ben o yollarda hala çözemedim
geçtiğimiz yaz babamlarla birlikte kapıdağı tam içinden lada nivayla geçmiştik, sonra denize karşı müthiş manzarası olan bir yerde mangal yapmıştık, tam ordan geçerken yiğite sesleniyorum gel gel duralım diye 2 tane vatandaş bira içiyordu çok rahat resim çekemedim
ballıpınara geldik, artık bıkmaya başladık ama şu asfalt başlasın artık diyorum yiğite..
yolda giderken bir ara denizden ayrıldık içeri doğru gitmeye başladık yanımızda çok güzel dere akıyor yiğite duralım şurda 2 dakka diyorum yok olmaz diyor çünkü saat olmuş 4.30 belki daha fazla
yanlız tam çantaya anahtarı taktım kırıldı anahtar. biraz küfür ettim
karşıyakadan sonra resmen medeniyet bitti yollarda kimse yok, arada bir çobanlarla karşılaşıyoruz yolumuzu keçiler, koyunlar bol bol kesiyor :mrgreen: sonunda ormanlı köyüne geliyoruz biraz medeniyet görmeye başladık, ama yorgunluğum yüzümden belli oluyor :king:
yol yavaş yavaş asfalt toprak karışımı olmaya başladı, heh dedim turanlara yaklaştık kurtuluyoruz, planımız değişti kestirmeden ocaklara geçicez ben direk bursaya gidicem artık güneş batmak üzere. turanköye geldik, kestirmeye girmeden hem yol soralım hemde dinlenelim belim ağrıdı dedim. onayladı bir büfenin önünde durduk nasıl acıkmışız anlatamam, benim kafamda karacabeye gelmeden sacta kavurma yemek var ama boşver diyorum tostta gider
sobada varmış çok güzel yanıyor ısındık biraz iyi oldu..
turandan çıkıp kestirme dağ yolundan asfaltı bulmanın enerjisiyle 80-60 arası geldik ama hiç öyle gidilicek yollar değil barkın abi sağolsun taktikleri uyguluyorum hiç sıkıntı çıkmadan 5 dakikada geliyoruz ben ocakları görünce çok mutlu oluyorum
bundan sonra malesef resim yok hem hava karardı hemde acelem vardı saat 9 gibi eve geldim gecede çok soğuk değildi rüzgarda yoktu sorunsuz geldim. gecede baya keyif aldım yolculuktan..
toplam 370 km yol yaptım bahara güzel bir giriş yaptım
yazım hatalarım vardır mutlaka şimdiden özür dilerim anlatımıda düzgün yapmaya çalıştım ama elimden bu kadar geliyor :mrgreen: