2012 Doğu Karadeniz gezimiz 3850 km

Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
Merhaba Arkadaşlar,
Bildiğiniz üzere bizim ufaklık dünyaya geldikten sonra hem eşimle uzun yollara artık çıkamayacağımdan hem de ekonomik koşullardan mavi kuş'u sevgili Bülent'e satmış akabinde 2011 model CBF150 ile Istanbul'da şehiriçi trafik karmaşasına karşı kendi krallığımı tesis etmek ile uğraşıyordum :)
Yaz geldi tatile nereye gitmek gerekir sorusuna cevap aradığım zamanlarda işyerinden arkadaşım Deniz , bir grup arkadaşın Doğu Karadeniz'e yapmayı planladıkları motor gezisinden bahsederek gideceğini söyledi. 2 senedir evlilikti, doğumdu bir türlü kısmet olamamış hep ertelediğim bir rotaydı bana Karadeniz... Eşim'de anlayışla karşılayınca şimdi olmazsa ne zaman olur diyerek hazırlıklara koyulduk.
Amacımız mümkün olduğunca yer keşfetmekti. Rotamızın Karadeniz olacağını biliyorduk ancak diğer arkadaşlara motor güçlerinin farklı olması nedeni ile diğer gruba kısmen eşlik edeceğimizide hesaba katmıştık.Çünkü bende CBF150 ,Deniz'de 250 'lik Regal Raptor vardı.
Rüzgar Batıdan esiyordu ve biz artık yola çıkmak için sabırsızlanıyorduk.

1. Gün. ISTANBUL-ANKARA
Akşam çanta ledlerini yapacağım diye geç yatmış olduğumdan yan çantalarımı bile hazırlayamadan yatmıştım.Sabah çantaları toplayıp hemen yola çıkıp,sabah 6:30 gibi Bostancı'daki Kaya abinin atölyesinde buluştuk. Kendisi değişik bir abimiz tüplü 650 lik motoru var:) Herneyse Deniz'de geldikten sonra biz diğer arkadaşları beklemeden yola çıktık. Küçük hacimli motorlarımızı fazla bekletmemek gerekir:))) Ancak,daha Bostancı köprüsüne gelmeden ilk su birikintisinde Deniz'in motorunun lastiği kaydırarak ilk uyarısını verdi.Bu daha sonraki rotamızı değiştirecek gruptan ayrılmamızı sağlayacak küçük aksiliklerin ilk habercisiydi.
Meteorolojide yaşanan sel felaketinin sonrası havanın yağışlı olacağını öngörüyorduk ancak daha Karadeniz'e varmadan bu kadar sağanak beklemiyorduk.Daha Düzce’de her ne kadar tulum yağmurlukta olsa botlar ve eldivenler sırılsıklam oldu. Ben mi abartıyorum diye düşündüm ancak biz yoldayken bir çok araç sağ şeritte dörtlülerini yakmış yağmurun dinmesini bekliyordu. Bizde birkaç kez mola verdik ancak bitecek gibi değildi. Evet gezi aksilikler ile başlamıştı ancak uzun bir yol bizi bekliyordu... Birkaç mola dan sonra tekrar yola devam ettik. Sağanakta şiddetini arttırarak devam ediyordu. Önden devam ettiğimiz için diğer arkadaşlarımızı hava ve yol şartları konusunda bilgilendirerek devam ediyorduk. Gerede'ye 10 -15 km kala yine yağmur yine lastikte tutuş sorunu ile kendisini gösterince ,otobanda hakimiyet kaybı ile Deniz ve motoru yerde senkronize sürüklenme gösterisine başladı. Neyseki ne Deniz'e ne de motora birşey olmadı. Biraz omuzu incindi.Mola yerinde diğer arkadaşları beklerken bir durum değerlendirmesinde bulunduk. Raptorumuz lastikleri özellikle ıslak havalarda bize ayak uydurmak istemiyordu. Hal böyle olunca grupla geziyi daha fazla riske sokmamak için rotamızı Ankara'ya Deniz’in akrabalarına çevirdik.Hava şartlarına göre hareket etmeyi planladık. Başkentte yağmur yağmıyordu ve lastiklerini değiştirmemiz ,motorlarımızın kontrollerini yaptırabilmemiz mümkündü. Başkent bize kucak açtı....
Bu arada maalesef ilk günün hiç bir anını fotoğraflayamadık. Heyecandan ve aksilikler yüzünden aklımıza gelmedi.

2. Gün.ANKARA –KIRŞEHİR-
Ankara’da lastik değişimi yapıldıktan ve hastanedeki kontrolden sonra yola devam edebileceğimizi anladık işte motorlarımız.

562766_10151016596492740_1092656216_n.jpg


Ancak buralarda kadar gelmişken Deniz'in memleketine uğramamakta olmazdı.İşlerimiz bitince yolumuzu Deniz’in memleketi olan Kırşehir’e Kaman’a çevirdik. Aşıklar şehrinde eski ipekyolu üzerinde bulunan bu şirin ilçeye biraz geçte olsa vardık. Gittiğimizde sağolsun ailesi güzel bir ziyafet hazırlamışlardı.Yemek sonrası bahçede biraz demlendikten sonra Deniz’in ailesine ait 80 senelik bir köy evinde kaldık.
526970_10151016617337740_310191671_n.jpg

Kalın duvarları ile bir köy evi ,bahçesinde meyva ağaçları ,köy havası harikaydı.

3. Gün KIRŞEHİR –ANKARA - MERZİFON
Kaman'da sabah bizi başka bir eve kahvaltıya davet ettiler. Hiç yanılmamıştım harika bir kahvaltı bizi bekliyordu. Herşey doğal ve tazeydi.
576022_10151016596667740_111498727_n.jpg



Sonrasında meyva ağaçlarına daldık Dut,Erik,Vişne,Kayısıyı dalından taze taze yemek bulunmaz bir nimet.
531595_10151016620907740_1180173456_n.jpg


524224_10151016597487740_1911221076_n.jpg


Ancak çok fazla kalamadan Kaman ‘dan ayrıldık.. Yol çok sıcak ve bunaltıcı idi. Arada bir durup ihtiyaç molası da verdik.
552481_10151016597637740_1484059593_n.jpg


Yol kenarındaki sığırlar bunlar olsa gerek:)
528998_10151016622917740_743866710_n.jpg


Tekrar Ankara Ulus’taki Honda servisine uğrayıp Karadeniz’de sorun olmaması için zincirimi Yiba çarşıdan aldığım O ringli bir zincir ile değiştirdim. Artık sıkıntımız kalmadığına göre kaldığımız yerden Karadeniz turumuza devam edebilirdik. Samsun’a doğru yola çıktık ancak gece oldukça soğuk olmaya başlayınca Merzifon’da durmamız gerektiğini anladık... O saatte açık olan çay bahçesinde harika gözlememizi yedikten hemen otele yerleşip dinlenmeye çekildik.
4. Gün Merzifon – Amasya – Ünye-Trabzon
Sabah kaldığımız otelde kahvaltımızı yapıp enerjimizi topladık. Bugün Karadeniz’i görecektik. Merzifona veda edip Amasya’ya yelken açtık.

382429_10151016621752740_1325872940_n.jpg


Şehir yeşikırmak kıyılarına kurulmuş eski bir şehir. Yeşilırmağın iki yakası köprüler ile birbirine bağlanıyor. Eski bir kalesi ve kral mezarlıkları olduğunu öğrendik. Tepe üzeri hakim bir konumdaki kral mezarlıklarını ziyaret ettik.

553405_10151016621882740_33627525_n.jpg


387124_10151016598152740_865321745_n.jpg


425062_10151016622727740_633104274_n.jpg


378172_10151025850712740_224186369_n.jpg


319300_10151016598747740_338295655_n.jpg


Ne yazık ki tarihe saygı konusunda çok eksiğimiz olan bir toplum olduğumuz gerçeği her gittiğimiz yerde bizi rahatsız etti. Yazı yazmasını çok seviyoruz anladım da git kitap yaz be adam ne vardı isimlerinizi heryere yazmanın. Yazık! Manzaranın tadını bir çay molasında çıkardık ve haritamızda Ünyeye giden Niksar yolu üzerinden dağların arasından bir yol olduğunu gördük. Ne duruyoruz Yola devammm...
Yoldaki polis kontrolünde de Ünye yolu üzerinde Çamiçi mevkisinde güzel iyi mangalbaşı restoranları olduğunu öğrnedik,ancak çok acıktığımız için yoldaki köfte ekmeğe dayanamadık.

484445_10151016599297740_1488522539_n.jpg


Yer yer yollar kırıcı olsa da yukarı çıktıkça Çamiçi yaylasının bulunduğu virajlı yollar gerçekten bu sıcakta bizi iyi serinletti. Manzaralar ise Karadeniz’e hoşgeldiniz der gibiydi.
Ve sonuçta denizi görüp Karadeniz yoluna Ünye’den dahil olduk. Burada Karadeniz yoluna değinmeden edemeyeceğim.Gerçekten de yollar oldukça güzel her viraj birbirinin aynısı tam gaz geçilebilecek açıdaydı. En azından benim motorumla :) Birkaç saat sonra Trabzon’a varmıştık. Uzungöl için biraz geç kaldığımızdan yemeğimizi yedik ve geceyi Trabzon’da bir otelde konakladık. Trabzon insanları gerçekten iyiliksever ancak biraz anlaşılması zor insanlar olarak gözlemledik. Sorduğun soru harici hertürlü cevabı alabileceğin filozofları var. Bir de herkese hayat hikayeni anlatmak zorunda kalabiliyorsun :) Fıkraları uydurma falan zannediyorduk ,kahramanlarını gerçek hayatta görünce anladık. Örneğin Trabzondayız şehirmerkezi ne tarafta diye soruyoruz Rize yolunda diyor :) İşin garibi Trabzonlu’lar da kanıksamış bu durumu. Onlarda Sinoplular Giresunlular daha iyidir diyorlar:)) Herneyse bir yorgunluk çökünce otele geri döndük... Yarın yaylaya çıkacaktık.

Devam edecek....
 
Katılım
4 Mar 2012
Mesajlar
2,100
güzel gezi olmuş..tebrikler..Kaman a hangi rotadan gittiniz acaba merak ettim :) çoook gezdim oralarda..iyi bilirim bozkırları..

gayet de açıklayıcı olmuç, paylaşımın için teşekkürler hocam..
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
5. Gün Trabzon-Rize Ayder yaylası
Sabah kahvaltımızı börekçide yaptıktan sonra Rize’ye doğru yola çıkıyoruz. Hava şartları son derece ideal.Yağışsız ve serin. Rize yolundan diğer gruptaki diğer arkadaşların Uzungöl’den Ayder’e yola çıktıklarını öğreniyoruz. Kamp alanına doğru yola devam ediyoruz.Akşam mangal sefası olacağından etimizi ,içkimizi alarak ekibe katılmak için devam ediyoruz.Sahilden Ayder’e çıkarken asfaltın ve manzaranın güzelliği bizi büyülüyor. Birkaç gün fotoğraf çekmediğimizide anımsayarak ,her güzel manzarada durup fotoğraf çekiyoruz. Söz Foto'da:)

564568_10151016623787740_2114468657_n.jpg


315370_10151016624207740_453546545_n.jpg


555153_10151016625117740_1227966524_n.jpg


319407_10151016626287740_425014774_n.jpg


318881_10151016627157740_1351992938_n.jpg


photo.php


Bu yolların sonunda Çamlıhemşin diye küçük bir yerleşim yerinden geçiyoruz ancak neden 5-6 katlı bina yapıyorlar bu canım yere anlayamıyorum. Karadeniz inşaat iş başında!

488021_10151025850917740_2010094219_n.jpg


Yola devam ediyoruz vee Ayder..
Eski zamanlarını bilemiyorum ancak burası turistik bir yer olduğu gözüme çarpıyor. Yinede yukarıda kaçkar eteklerinde doğayı korumaya özen gösterildiğini hissediyorum. Manzaralar harika yine...

548890_10151016627292740_612672762_n.jpg


480032_10151016627427740_1242535919_n.jpg


483199_10151016627737740_1971030496_n.jpg


Diğer arkadaşları beklerken küçük bir keşif gezisi yapmaya karar veriyoruz. Ayder'den devam edince Yukarı Kavrun yaylası varmış. Merak ediyoruz. Stabilize yoldan yukarı devam ediyoruz. Bir küçük su oluğunda bekleyen Rizeli gençleri görüyoruz. Geçerken davet ediyorlar ,bir duble rakı eşliğinde soğuk meyvelerden yiyerek yola devam ediyoruz.

205379_10151016628232740_691952660_n.jpg


Açıklık bir alana geliyoruz. Birkaç resim ve video burada çekiyoruz. Bir delikanlı geliyor yanımıza Rizeli. Sohbet ediyoruz. Temiz hava da yüzünden sağlık fışkırıyor...

539219_10151016628512740_585918478_n.jpg


560875_10151016628362740_929631314_n.jpg


559286_10151025851267740_655585797_n.jpg


539229_10151016629647740_401594250_n.jpg


484397_10151025851457740_2136257764_n.jpg


Yukarıda yol şartları Deniz’in motoru için zorlu olacağından onu Ayder'e kamp alanına geri gönderip Kaçkar eteklerinden yukarı devam ediyorum. Yol zorlaşıyor ancak yavru TA devam etmeye kararlı . Devam diyoruz... Hava soğuyor buzlar yolu kapatmış ancak yolu açmışlar devam ediyorum. Ayderden yukarısında telefon sadece Turkcell çekiyor:S

557978_10151025851742740_261135303_n.jpg


318779_10151016628672740_444283076_n.jpg


Yukarılara doğru çıktıkça yavaş yavaş bulutların üzerine yolculuık başlıyor. Sadece doğa ve siz varsınız.

599668_10151016628847740_81067788_n.jpg


Kendimide çekmeyi ihmal etmiyorum. Fotoyu çektiğim yer ile poza durduğum yer arasını 10 sn de gidiyorum:)))

295470_10151016628982740_1601813052_n.jpg


550980_10151016629237740_1582622046_n.jpg


562829_10151016629337740_1119319142_n.jpg


311667_10151016629432740_1822739095_n.jpg


561054_10151016629562740_1613826266_n.jpg


Yukarı Kavrun yaylası buralarda biryerde olmalı derken sonuçta açıklık bir alana geliyorum. Birkaç arazi taşıtı ve yayla evleri karşılıyor. Yol buraya kadar.

399433_10151025851857740_1885349618_n.jpg


313984_10151025852062740_1990799136_n.jpg


562904_10151025852432740_781902222_n.jpg


Bundan sonra devam etmek isterseniz yürüyüş yapılması gerekiyor. Yukarıda göl varmış ancak uzun yürüyüşler gerekebilirmiş. Sonuçta hayvanseveriz ancak Ayı konusunda biraz korku yok da deği :gözkırpma

Geriye kamp alanına dönüyorum sis bastırıyor

553636_10151016629777740_1195838673_n.jpg


Daha da aşağıya indikçe durup güzel manzaranın resmini çekiyorum akabinde motor olduğu yerde kendiliğinden yatışa geçiyor. İşte bu resim sonrası

487246_10151016629857740_1607065204_n.jpg


İyiki üzerinde değilim ancak direksiyonum biraz yamuluyor tabi,düzeltip kamp alanına devam ediyorum. Bu arada CBF'in de arazide güç faktörü hariç DL den daha iyi performans segilediğini belirtmek isterim... :alkıs Gezinin büyük kısmında ufak tefek şeyler hariç geçer not almıştı benden zaten... :alkıs

Diğer arkadaşlar kamp alanına gelmişler. Çadırlarımızı kurup mangalımıza başlıyoruz. Bizmi acıkmışız ne yumuluyoruz yemeklere. Diğer arkadaşlar mezeleri falanda yapınca keyif sürüyoruz.

564514_10151016630022740_360731549_n.jpg


396086_10151016630147740_1054224132_n.jpg


Gecenin ilerleyen saatlerinde aramızda üşüyenler de olabiliyor:)))

179166_10151016630277740_1432201338_n.jpg


Gece ayı baskınına karşın kamp alanında piknik tüpüne bir mekanizma yapmışlar düzenli olarak onu patlatıyorlar. Su sesi ile beraber bizde alışıyoruz. Eğlence ,muhabbet ,yemek derken çadırlarımızda dinlenmeye çekiliyoruz. Bakalım rüzgar yarın nereden esecek:))) Devam edecek...
 
Katılım
2 Eyl 2005
Mesajlar
133
Valla helal olsun, harika gezi şahane anlatım. Neymiş; böylesi uzun ve zorlu geziler için önemli olan yüksek cc değil kocaman bir yüreğin olması gerektiğiymiş..
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
Film gibi izliyorum 2 gündür :) Helal valla, mükemmel :)

güzel gezi olmuş..tebrikler..Kaman a hangi rotadan gittiniz acaba merak ettim :) çoook gezdim oralarda..iyi bilirim bozkırları..

gayet de açıklayıcı olmuç, paylaşımın için teşekkürler hocam..

Kaman'a giderken Kırıkkale yolu üzerinden gittik dönerken Bağla yolu üzerinden ... Yolumuz uzun olduğundan bir gün kaldık...


ne güzel yerler. Tekerinize kuvvet.
Sağol Adem...

Tokat'a gelmişken keşke çayımızı içseydiniz.
Başka bir zaman oraya da geliriz.

Valla helal olsun, harika gezi şahane anlatım. Neymiş; böylesi uzun ve zorlu geziler için önemli olan yüksek cc değil kocaman bir yüreğin olması gerektiğiymiş..
Çok sağolun...
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
Evet, nerede kalmıştık. En son Rize Ayder'deydik...

6.Gün Rize Ayder – Gürcistan Batumi
Sabah kalkıp çadırlarımızı toplayıp kahvaltımızı yapıyoruz. Diğer arkadaşlarda dün çıktığım rota da Kavrun yaylasına çıkmaya karar veriyorlar. Onlar ile vedalaşıp bizler yola çıkıyoruz. Bu sefer Ayder’den kendimizi aşağıya salıyoruz. Serin ve tatlı virajların tadını çıkartıyoruz.Çamlı Hemşinde duraklayıp yemek yiyor ve rotamızı Gürcistan Batum’a çeviriyoruz. Saç kavurmamızı yerken Batum hakkında bilgiler alıyoruz. Her ne kadar güvenilir olduğu söylensede geçenlerde gece geçiş yapan bir aracın önünü kesip haraç istemişler,vermeyince de adamı darp edip,aracına hasar vermişler. Geç saate kalmamızı öneriyorlar.Ayrıca araç ile geçecekler ruhsatın kendi üzerlerine olması gerekmekte olduğunu öğreniyoruz. Pasaport’a ihtiyaç olmadan nüfus cüzdanı ve 1 tl lik bir form ücreti karşılığında geçiş yapılabiliyor. Haydi cesaret diyerek Sarp Sınır kapısına varıyoruz. Araç kuyruğu bir hayli fazla ancak herzamanki gibi motosikletlilere öncelik tanıyabiliyorlar :D Aralardan sıyrılıp yarım saat gibi bir sürede kontrol noktalarını geçiyoruz. Bilmediğimiz bir yer olduğundan her zamankinden daha dikkatli birşekilde Batum şehirmerkezine doğru gidiyoruz. Trafik yine bildiğiniz Karadeniz diyeyim siz anlayın...Önümüze bir Gürcü aracı alıp peşine takılıp Batum şehirmerkezine yaklaşık 20 dakikalık bir sürüç gerçekleştiriyoruz. Tabelaları takip etmek neredeyse imkansız Kart alfabesi denilen Gürcü dilinde ,görünüm olarak arapça,kiril alfabesi karışımı bir şey görüyoruz. Ender bulunan Centrum gibi kelimeden girip şehirmerkezine varıyoruz.

563904_10151016605547740_158477534_n.jpg


551127_10151016606087740_956846837_n.jpg


205258_10151016605302740_1883308614_n.jpg


Çevredeki yollar evler köhne gözüküyor sonra anlıyoruz ki asıl faydası çekirdeğindeymiş.Şehir merkezine geldiğimizde ise sanki Londra’daki gibi geniş sokaklar,lüks araçlar ve her köşebaşında bir heykel ya da bir aktivite var. Kumarhaneleri meşhur,gezmek tozmak için iyi bir yer. Biz şehri turlarken hava kararıyor. Kendimizi limana atıp, nerede kalacağımızı planlıyoruz.Gerçekten şehirin dış tarafı ile iç tarafı birbirinden oldukça farklı. Yer yer köhne binalar ile modern yapılar aynı karede görüntüleyebiliyoruz.Bu arada diğer arkadaşlarda Ayder’den çıkıp peşimizden geliyorlar. Ancak bir farkla onlar motorlarını ruhsat problemleri yüzünden sokamıyorlar. Bu nedenle sınırı yürüyerek geçip taksi ile daha önceden kalacakları otele gidiyorlar.Sınırdan Batum şehir merkezi Gürcü parasıyla yaklaşık 20-25 Lari tutuyor.. 1 TL yaklaşık 0.9 GEL (Lari diye telaffuzu ediliyor)

526429_10151016600717740_197532981_n.jpg


Genelde Türkçe anlaşabiliyoruz. Taksiciler fena turiste fena sarmışlar. Bir yer soruyorsun “Gel götüreyim taksi var bende” diyorum motorumuz var olsun gel diyor.. La havle.... Bakıyorum ki Karadeniz’deyiz halen)) Biz taksiciler ile görüşürken babacan bir abi geliyor.Ufak bir bar işleten bir Türk abimiz adı da Mevlütmüş... Durumuzu anlatıyoruz sağolsun yardımcı oluyor bize şehirmerkezindeki bir Gürcü oteline götürüyor sezon olduğu için biraz pahalı imiş ancak pazarlık yapıp 70 Lariye kalıyoruz. Trabzondan sonra gayet lüks geliyor odamız... Motorlar içinde girişinde güvenli bir yeride olunca oh çekiyoruz.Yer ise merkezde Türk lokantalarının bulunduğu yerin arka sokağı. Diğer arkadaşlarımızda şehrin biraz dışında yer bulmuşlar.Bir duşalıp kendimizi dışarı atıyoruz.Dışarıda Türk lokantasında yemeğimizi yedikten sonra otele dönüyoruz. Halen birçok sektör için çok bakir bir yer olduğumuz gözümüze çarpıyor. İnşaatlar tüm hızı ile devam ediyor ancak bir farkla son derece düzenli yapılıyor. Anlaşılan cazibe merkezi haline getiriyorlar küçük Karadeniz kasabasını, dikkatimizi çekiyor. Sonrasında dinlenmeye çekiliyoruz...
7. Gün. Gürcistan Batumi
Sabah uyanıp acıkan kahvaltımızı yaptıktan sonra ,hemen denize gitmeye karar veriyoruz. Ver elini Karadeniz ... Uzunca bir çakıllı sahili var. Sahilde de çeşitli kafeler ,restoranlar,parklar... Sanıyorum doğru mevsimde gittiğimizden için denizi gayet güzel ve sakin buluyoruz.Sonunda Batum’da biraz tatilin tozlarını alıp ,dinleniyoruz.. Dİğer arkadaşlarımız bir gün kalıp dönüş yoluna giderken biz bir gün daha kalıp dinlenmek istiyoruz. Birkaç saat sonra hava biraz serinleyince etrafı dolaşıp bol bol fotoğraf çekiyoruz. İşte burada resimler...

561391_10151016600797740_970980036_n.jpg


531185_10151016601097740_2041294891_n.jpg


561254_10151016601547740_563639168_n.jpg


Bu da turistik haritası

488019_10151016601657740_899133711_n.jpg


sokaklar son derece temiz ve düzenli ,küçük bir şehir turu atabilmek için gezi aracı bile var.

580761_10151016601792740_1765381758_n.jpg


Polis aracı şu şekilde ,maalesef orada yaşlanıyor..Eskiden çok olay olurmuş ancak işi sıkı tutmuşlar,merkezde birçok yerde devriye araçlarını gördük.

557905_10151016601977740_1170282546_n.jpg


Şehir meydandan geçilmiyor:) Arkadaki bina da kültür binası ancak isimlerini sormayın.. Bir çok r ,3 ,g öyle birşey:)

544478_10151016602222740_766715131_n.jpg


487949_10151016602392740_309442553_n.jpg


Sanki Londra 'da dolaşır gibi hissediyoruz kendimizi.

479934_10151016602557740_435376429_n.jpg


562686_10151016603132740_775905822_n.jpg


Arkada Radisson Sas önde köhne binalar ,asılan çamaşırlar ancak yine de tüm binaların cepheleri rengarenk yapılarak hareket getirilmiş. Kaçmadı gözümüzden...

552362_10151016603317740_1975409227_n.jpg


Gördüklerimizden bazen denge kaybı yaşayabiliyoruz :)

378360_10151016602892740_1497509804_n.jpg


314780_10151016603032740_436245216_n.jpg


Yer yer eski araçlara rastlamak mümkün,arka taraftaki dönmedolapta London Eye'ı çağırıştırıyor:)

376917_10151016603502740_22119764_n.jpg


Yürüyüş yolları ,bisiklet -paten yolları herşey düşünülmüş. Her tarafta ilginç birşeyler görebilmek mümkün..

551097_10151016603722740_889726528_n.jpg


376309_10151016603902740_1334980406_n.jpg


319362_10151016604232740_1995193710_n.jpg


554933_10151016604992740_1439241754_n.jpg


Çakıl var dediysek ,plaj voleybolu oynanmayacak değil...

488029_10151016604577740_1528606052_n.jpg


Gezmekten yoruluyoruz ve biraz dinlenmeye kulesi olan restorana gidiyoruz. Buzun içerisinde bira-tekila ve patates söylüyoruz. Çok güzel geliyor :)) Beyrut nasıl doğunun Paris'i ise ,Batum'da Karadeniz'de bir inci. Özellikle şehircilik bakımından derken ,sağanak bir yağmur başlıyor.

488126_10151016605112740_1593227605_n.jpg


Garsonlar çok ilgililer birkaç koldan hemen terasın üzeri kapatılyor. Fiyatlarda Türkiyede sıradan bir restoran gibi ancak orada üst düzey hizmet var. Turiste ilgi büyük. Yağmur dinince otelimize geri dönüyoruz.Otelde bizim motorları dışarıdan görüp otele gelen ortayaşlı bir çift ile tanışıyoruz. Onlarda İşviçre'den çıkıp Azerbeycan'a gidiyorlarmış. Suzuki gsx 1400 naked motorla yola çıkmışlar, Ukrayna taraflarında bizim gibi çok kötü yağmura yakalanmışlar. Sohbet ediyoruz biraz,her yerde muhabbet edecek birşeyler bulabiliyoruz.:)))
Akşam yemeği ,havuz gösterileri ,eğlence ,club derken saati epey geç yapıyoruz ve otelimize geri dönüyoruz. O saatte oteli bulmak biraz sorun oluyor. Gök gürlemeleri dönüş yolunda bize eşlik ediyor ve yağmurdan kılpayı kurtularak dinlenmeye çekiliyoruz. Yarın dönüş günü... İki kafadan motorcu öncesinde hayal olan bir gezideki en uç noktasına gelmenin bilinci içerisinde yarının dönüş yolu olacağını bilerek dinlenmeye çekiliyor. Yarın rüzgar Türkiye tarafına doğru esecek ...
 
Katılım
1 Ağu 2009
Mesajlar
497
Güzel gezi olmuş tebrikler,bu geziye Kaya Abilerle beraber ben de katılacaktım ama kısmet olmadı.
 
Katılım
18 Tem 2008
Mesajlar
2,327
tebrik ederim,paylaşım için ayrıyeten teşekkür ederim..güzel gezi olmuş..yalnız ruhsat problemi yaşayan arkadaşlarınız nasıl bir problem yaşamış?normal bir ruhssat ile geçiş yapılmıyor mu?
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
Güzel gezi olmuş tebrikler,bu geziye Kaya Abilerle beraber ben de katılacaktım ama kısmet olmadı.
Bizde beraber niyetlendik ancak rotamız tutmadı bir türlü..

tebrik ederim,paylaşım için ayrıyeten teşekkür ederim..güzel gezi olmuş..yalnız ruhsat problemi yaşayan arkadaşlarınız nasıl bir problem yaşamış?normal bir ruhssat ile geçiş yapılmıyor mu?

Araç ile geçiş yapabilmek için aynı zamanda aracın ruhsat üzerindeki sahibi de sen olmalısın .Yoksa geçiş yok...

Helal olsun demekten başka bir söz gelmiyor aklıma.

"KAZASZ SÜRÜŞLER"

Teşekkür ederiz...

---------- Mesajlar birleştirildi - 07:38 ---------- bir önceki mesaj zamanı 07:33 ----------

8.Gün Batumi –Ovit yaylası- Bayburt-GümüşhaneBatum’a veda edip Sarp’tan Artvin’e geri dönüş yapıyoruz. O kadar aksilikten sonra iyiki Batum’a kadar gelmişiz diyoruz. Geri dönerken planımız bir gün dağa dağ havası alarak Çadır kurup kendi mangalımızı yapmak oluyor. Rize’de mola verip güzel bir Karadeniz pidesi yiyoruz. Pide de güzel ama ondan ziyade fırın sütlaç çok hoşumuza gidiyor. Deniz ile beraber hızlı bir sürüşten :gözkırpma sonra Ovit Dağı’na çıkıyoruz. Sağımızda sürekli bir dere akıp bizi güzellikleri ile büyülüyor.

557909_10151016606337740_276341158_n.jpg


486535_10151016606507740_1012453104_n.jpg


564663_10151016607037740_915593549_n.jpg


486638_10151016608222740_296871312_n.jpg


Yukarı çıktıkça hava gittikçe soğuyor. Biz çıkıyoruz hava soğuyor ,hava soğudukça biz çıkıyoruz. Yayla tarafına vardığımızda oldukça soğuk olduğundan kamp yapmaya cesaret etmiyoruz.

487719_10151016631292740_1927963605_n.jpg


561001_10151016631487740_1767019455_n.jpg


523988_10151016631677740_907757581_n.jpg


558333_10151016631797740_413433897_n.jpg


375613_10151016631997740_283113667_n.jpg


530032_10151016609532740_959247646_n.jpg



Deniz ile Erzurum ,Trabzon arasında ikilemde kalıp sonrasında gezimiz geri dönmek uzun süreceğinden Trabzon’a dönmeye karar veriyoruz. Haritaya bakıp Bayburt üzerinden Trabzon’a yol daha kısa gözükünce rotayı Bayburt’a çeviriyoruz. (Her ne kadar Erzurum’a 1 saatlik yolumuzda olsa da).Çok kötü bir karar verdiğimizi yaklaşık 70 km mıcırlı,virajlı Bayburt Yolundan gidince anlıyoruz. Yol bitmek bilmiyor. Üstelik çevrede ne köy ne kasaba ne tesis hiçbirşey yok.Dağ ,taş mıcırlı yollar.Sinekler ışığa geliyor. Benzinimizin yolu çıkartmaya yetemeyeceğini tahmin edip bulabildiğimiz bir köy bakkalından rica edip birilerinden benzin bulup yedek depolar ile Bayburt’a varıyoruz. Küçük ve de sevimsiz bir yer. Hiç sevmiyoruz.Burada kalacağımıza Trabzon’a ne kadar yaklaşırsak o kadar iyi diyerek yola devam ediyoruz. Soğuk bir yolculuktan sonra Gece Gümüşhanede konaklıyoruz. Sanıyorum Gezinin en saçma rotası burasıydı. Zorlayıcı bir rota oldu bizim için....

9.Gün Gümüşhane – Trabzon – Samsun.
Gümüşhane’de güzel bir kahvaltı sonrası yola çıkıp Zigana geçitinden geçip Sümela Manastırına gidiyoruz.. Özellikle Zigana geçidi sonrası virajlı yol gerçekten bir harikaydı. Manastır şehirin dışında M.S 3. YY da yapıldığı tahmin edilen ,kayalıklara oyulmuş bir ibadethane. 20. YY 'a kadar Yakın zamana kadar kullanılan bir yer.Her yerde tarihin canına okuduğumuzu bir kez daha görmek maalesef üzüyor. Bütün ikonaların üzeri kazınmış,her yerde yazılar var.

530110_10151016632097740_1075581054_n.jpg


Güzel insan Deniz :cool

484558_10151016632477740_940313837_n.jpg


488134_10151016632677740_515937277_n.jpg


524079_10151016611992740_1837548005_n.jpg


552599_10151016610437740_354765083_n.jpg


Benim beklentilerimin altında kalan bir yer oluyor. Biraz resim çekip Samsun’a yola çıkıyoruz.

Akçaabat’ta köfte yemeden gelirsek adamı döverler diye hemde karnımızda acıktığından dolayı mola vermeye karar veriyoruz. :alkıs Benzinlikte bir görevli ile konuşurken oranın en iyi köftecisinin şehirmerkezindeki Komanoğlu diye bir yer olduğunu öğreniyoruz. Yeri bulup motorları çekiyoruz. Dar bir sokakta aynı yere ait iki lokanta var. Lokanta kalabalık ancak biz üst kata geçip bir yer buluyoruz. Siparişlerimizi almaya bir genç geliyor.
-Menü alabilir miyiz?
-Menu yok abi.
-O zaman bize birer porsiyon Akçaabat köfte.
-Porsiyon yok abi.
-E nasıl satıyorsunuz?
-Kilo hesabı
-Ne kadar kilosu?
-Bilemiyorum.Genelde müşteri söyler biz getiririz.:) Fiyat aşağıda alınıyor?
-Tam arızaya bağlayacakken :sinir etraftakiler yetişiyor yardımımıza ,500 gr et,piyazı, ayranı falan 25 lira diye.
Neyse köftemizi yiyoruz. Gayet lezzetli,hesabı ödeme kısmında ise karşı dükkanı işaret ediyorlar Neyse karşı dükkana gidip hesabı ödüyoruz. Kasadaki arkadaşa köftenin sırrını sormak gafletinde bulunuyoruz.
Arkadaş konu mankeni olarak beni alıp üzerimde anlatmaya başlıyor. Hayvanı döşü, gerdanı,sırtı falan derken bir eliylede benim üzerinde göstererek anlatıyor. La havle :sinir
Neyse özelliği iyi hayvanların sadece belli başlı etlerinin karıştırılıp sadece sarımsak eklenmesi ile yapılıyormuş... Alıştığımızdan bu gibi şeylere gülüp geçiyoruz.:))) Yola devam ediyoruz.


Ordu tarafında bir ara benzin almaya girdiğimiz yerin arkasının plaj olduğunu görünce yol arası biraz Deniz’e girip serinliyoruz. Klasik Karadenizin düzgün yollarından gayet rahat birşekilde geçerek Samsun’a hava karardıktan sonra varıyoruz. Otele yerleşip şehri dolaşıyoruz. Atakum ‘da eğlence yerleri olduğunu öğrenince oraya gidiyoruz. Sahilde canlı müzik çalan birkaç mekan var. Birisinde biraz takıldıktan sonra istek üzerine Nargile içmeye gidiyoruz. Ancak bir süre sonra yorgunluktan olsa gerek ben oturduğum yerde uykuya dalıyorum.

602485_10151016612967740_79892489_n.jpg


Otele boşuna para vermeyelim diye geri dönüyoruz.:)

10.Gün Samsun –Sinop
Samsun’un manevi değerinin dışarısında sıradan bir büyükşehir gibi geliyor bize. Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra öğlene doğru Samsun’dan Sinop’a doğru yola çıkıyoruz. Yol yine beklediğimiz gibi rahat geçiyor. Sinop’a yaklaştıkça yollar ve manzaralar değişmeye ,güzelleşmeye başlıyor. Gerze’yi geçtikten sonra Sinop şehirmerkezine geliyoruz. Şehirmerkezinde küçük bir tur atıyoruz. Karnımız acıktığı için Sinop’ta meşhur mantıcı “Teyze’nin yeri”ne gidiyoruz.. Sahil yolu üzerinde küçük ve popüler bir yer. Sürekli müşterisi var. Mantı,Gözleme,Çiğbörek servisi yapıyorlar. Oldukça lezzetli mantısı var tavsiye olunur.
Mantı sonrası kendimizi denize atmak için sabırsızlanıyoruz ancak kalacak yer konusunda biraz sıkıntı yaşasakta sonrasında denize çok yakın ,bize çok uygun bir daire buluyoruz. Hava kararmadan denize atıyoruz kendimizi ancak deniz çok soğuk geliyor. Bozcaada Ayazma plajı gibi...

558201_10151016633662740_877272272_n.jpg


396872_10151016633577740_1356118956_n.jpg


Biraz otelde dinlendikten sonra şehir merkezine gidiyoruz. Limanda kurulan pazaryerini dolaşıp ,karnımızı doyurup nargile içmeye gidiyoruz. Nasıl içiliyordu bu meret:)

483289_10151016613892740_536483496_n.jpg


Yerli turistin çok olduğu, uygun fiyatlı,akşamları tekne ile gezilerin olduğu , liman da bir de kalenin bulunduğu güzel bir şehir. Yarın görülecek yerler ile ilgili esnaftan bilgi alıp dinlenmeye çekiliyoruz.

11. Gün Sinop – Bartın - Istanbul
Sabah uyanıp Deniz’e giriyoruz. Gerçekten buranın Karadeniz’e göre çok güzel bir denizi var.

528882_10151016614092740_1576694115_n.jpg


İnceburun’a gitmekten vazgeçip Akliman’a doğru geçmeyi planlıyoruz. Yalnız gitmeden önce teyze’ye bir daha uğrayıp mantı ve gözlemelelerin de tadına bakıyoruz.

531546_10151016633127740_1953033139_n.jpg


319402_10151016636022740_111820163_n.jpg


Sonrasında Teyze'nin karşısındaki sahilde küçük bir dondurmacıya gidiyoruz. 2 liraya kocaman dondurma veriyor. Oldukça lezzetli dondurma ,ayrıntı olarak külaha koyma şekli değişik sonuçta ortaya şöyle birşey çıkıyor.

217876_10151016636307740_187918658_n.jpg


406193_10151016636452740_445108513_n.jpg


Sonra Istanbul’u düşünüyorum. Bebekte tek topuna 3 lira alan dondurmacıları.... Herneyse yol bizi bekler.....
Hamsilos’a koyuna doğru yola çıkıyoruz. Manzaralar müthiş ,kendimi Datça’da gibi hissediyorum. Çamağaçları,yeşilin ve mavinin değişik tonları. Ancak burada maalesef yüzemiyoruz .Zaten yüzen kimse yok. Akıntılar tersmiş ve dibe çekiş yapıyormuş. Manzara ile yetiniyoruz.

283599_10151016633842740_561703481_n.jpg


531578_10151016633957740_634654263_n.jpg


562712_10151016634287740_1739545221_n.jpg


315377_10151016634567740_1184440023_n.jpg


182148_10151016634722740_2130656500_n.jpg


547839_10151016635302740_2078586036_n.jpg


Akliman’da güzel bir kampalanıda görüyoruz.Fotoğraf çekmeye devam ediyoruz. Yakışıklı kardeşim bir ara aynasını çatlatıyor..:)

599899_10151016635192740_2125921108_n.jpg


319460_10151016635482740_1097948649_n.jpg


486492_10151016635737740_800418337_n.jpg


Erfelek şelalerinede gitmemizi öneriyorlar ancak dönüş yolumuz uzun olduğundan başka zaman için pas geçiyoruz. Yola devam ediyoruz. Sinop’tan Küre dağlarına doğru çıktıkça sel felaketinin izlerini görebiliyoruz. Yollar sel ile akıp gitmiş, çok bozuk yollardan geçiyoruz. Dağlarda hava serinliyor.Virajlı ancak çok zevkli yollar. Mola veriyoruz..

602636_10151016637887740_2066143936_n.jpg


544460_10151016636677740_354409366_n.jpg


484035_10151016637002740_1034671021_n.jpg


Hatta bir süre yırtıcı bir kuş eşlik ediyor bize dağlarda ancak fotoğraflayamıyoruz.Dağları aştıktan sonra Taşköprü üzerinden Kastamonu ve Bartın’a ulaşıyoruz. Benzin ikmalinden sonra yemek yiyecek yer araştırıyoruz. Yakınlarda Kilcioğlu pideyi öneriyorlar.Karnımız çok acıkmış olduğundan 2 karışık bizi kesmez diyerek bir de safranbolu pidesi söylüyoruz ... Ancak pideler gelince boyut olarak Istanbuldakilerden oldukça farklı geliyor.:))) Ancak hepsini yuvarlayıp kendimize geliyoruz. Deniz bir ara kendini pizzacıda zannedip kenarlarını yemesede ben arkamda kimseyi ağlatmıyorum..
Malum yol uzun ve dönüş yolunda enerji gerekiyor. :)

555545_10151016614337740_829357184_n.jpg


555149_10151016614587740_1544373917_n.jpg


Bartın sonrası Gerede üzerinden otobana bağlanıyoruz. Soğuyan hava biri biraz etkilesede otoban sürüşü ile sabah 3 gibi İstanbul’a varıyoruz. Bizim ve motorlarımız için uzunca sayılabilecek bir geziyi sonunda sağ salim bitirmenin tatlı yorgunluğunu yaşıyoruz. Toplamda 3800 küsür kilometre ve şöylede bir rotamız olmuş... :süper

385393_10151023887912740_313404110_n.jpg


Sonuç olarak;şimdi düşündüğümüzde iyiki Karadeniz’e gitmişiz dediğimiz bir gezi oluyor. Bu ülkede o kadar çok gezilecek yer var ki...Bizim gezimiz sadece Karadeniz’den bir parça tad almaktı. Daha gezemediğimiz onlarca yer aklımızda kalmadı dersem yalan olur.Şüphesiz bu yolları daha geniş zamanda,tadına daha fazla vararak çıkarmak gerekiyor. Bizler imkanlarımız dahilinde inandığımız bir geziyi gerçekleştirdik.Darısı sizlerin başına diyorum.
Bitti...
 
Katılım
6 Eki 2007
Mesajlar
2,237
Harika bir rota. Resimler ve anlatım da öyle. Bu yaz yaptığım Akdeniz Ege turuna Batum hariç aynı rotayı da ekleyecektim. Fakat mesafenin uzunluğu nedeniyle sonradan iptal etmiştim. Gezi yazınızı okuyunca pişman oldum. Aynı rotayı Bayburt kısmı hariç 2013 yazında katetmeye karar verdim. Böyle uzun bir rotayı küçük motorla gezmek büyük bir beceri ve cesaret. Tebrikler...
 
Son düzenleme:
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
paylaşım için çok teşekkürler.gitmeyi düşündüğüm bir gezi olduğu için,gerekli notlarımı aldım.eğer sakıncası yoksa nerede,hangi otelde kaldınız ve memnuniyetinizi,fiyatlarını yazabilirseniz sevinirim.ADANA'dan selam olsun.
 
Katılım
13 Kas 2010
Mesajlar
1,401
eline saglık güzel yazmışın geziyi yeniden canlandırdın gözümde kısmetse bir dahakine daha tercübeli ve planlı olarak görmediğimiz yaylarara gideriz
 
Katılım
15 Ağu 2012
Mesajlar
1,246
BU KARADENİZE HEP GİTMEK İSTEMİŞİMDİR MOTORLA AMA BENLE GELECEK BİR ARKADAŞ BULAMADIM...TEK GEZMEKDE BENİ SARMIYOR NEDENSE...BİR DE YAĞMUR KORKUSU VAR TABİ...AMA SİZİN GEZİ MÜKEMMEL OLMUŞ..TEBRİKLER
 
Katılım
13 Haz 2005
Mesajlar
345
paylaşım için çok teşekkürler.gitmeyi düşündüğüm bir gezi olduğu için,gerekli notlarımı aldım.eğer sakıncası yoksa nerede,hangi otelde kaldınız ve memnuniyetinizi,fiyatlarını yazabilirseniz sevinirim.ADANA'dan selam olsun.

Otellerde maalesef isim falan almadık ,genelde çok geç saatlerde uğradığımız için.

---------- Mesajlar birleştirildi - 07:48 ---------- bir önceki mesaj zamanı 07:46 ----------

Ne demek Kaya ani ne zaman isterseniz.:)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst