- Katılım
- 15 May 2010
- Mesajlar
- 2,118
- Konu Yazar
- #1
herkese selamlar. daha önce uzun yol psikolojisi konu basligi ( http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/78168-uzun-yol-psikolojisi-2.html ) ile yapmayı planladığım bu seyahat hakkinda fikirlerinizi almistim. iş güç yüzünden fotoğrafları ancak düzenleyebildim. fotoğraf makinami evde unuttuğumdan seyahat boyunca fazla fotoğraf çekemedim. bunlarda cep telefonuyla çekilenler, kalitesi düşük olabilir nete yuklemek için çözünürlüğü düşürdüm.
seyahate çıkmadan 2 hafta önce abimle beraber pegasso'ya bakım yapıyoruz. bende motoru yeni yıkamışım ve yeni lastiklerimin rodajının bitmesi için motorla turluyorum. sizi yanıltması karede görülen kişi abim
10 temmuz sabahı saat 05.30'da çıktık yollara..
önceki akşam sabah 3'e kadar yağan yağmur ve motorumun devrilip kafa grenajının komple hasar görmesi seyahat planımızı etkilemiyor.
kırılan grenajdan başka bir görüntü
boyadan anlasilacaği üzere hasara neden olan bizim komsunun motorundaki ısı kalkanı. hain scooter! :queen:
sabah gerekli önlemleri alarak eskihisar'daki feribota ulaşıyoruz ve sıra beklemeden gemideyiz.
kuyruk çantasının su geçirmezliğini sağlayan torba görünümlü yağmurluğu, arka stopun görünürlüğünü etkilemiyor. ıslak yollar yüzünden motorlarımız çamur deryası oluyor..
pegasso yan ayakta olmasina rağmen çok dik duruyor. abim ile eşi çay almaya giderken bende dalgalar yüzünden sallanan gemide pegassonun devirlmemesi için nöbet tutuyorum.
susurluk ulusoy tesislerinde mola veriyoruz. burda edremit'teki evimize giden babam ile tesadüfen karşılaştık bizim için hoşbir sürpriz oldu. kasklarin altındaki gülen surata dikkat! unutmadan, nzi marka güneş vizörlü kaskı kimseye tavsiye etmiyorum.
yol boyunca başka fotoğraf çekmedim. zira yol çalışmaları yüzünden oluşan kuyruklarda pegassonun yan çantaları yüzünden sıkışıp kaldık. sıcak bizi çok yordu ve seyahatimiz yavaş yavaş eziyete dönüşmeye başladı ve bazı sebepler yüzünden bundan sonra yalnız seyahat etmeye karar verdim.
Turgutreis, akyarlar ve kemer civarından kareler:
evim evim güzel evim!
balkondan bir manzara. gün batımları burdan çok guzel gorunuyor. denize biraz uzak ama böylesi daha iyi, daha sessiz
turgutreis'i çeviren tepeler ve yüzümü kara çıkarmayan bebeğim. bu fotoğraftan belli olmuyor ama arkadaki tepelerde üç tane eski yel değirmeni var. tabi artık tarihi eser olmuşlar, oraya giden bir yol olmadiğindan motor ile ulaşamıyoruz.
son 8 yildir bodruma her yaz gidip geliyorum bu yuzden fazla fotograf çekme geregi duymadım. asagidaki kareler sadece turgutreis ve akyarlar'da cekilen fotoğraflardır, seyahatimiz boyunca gümüşlük, gündoğan, bodrum merkez, türkbükü ve mazı (bodrum yarımadasında gökova tarafına bakan bir yer)'ya da gittik fakat bu yazıda sizleri oralara götüremiyorum maalesef
kemer mevkii'nden bir kare.
bir tarafta denizin masmavi rengi açık bir gök yüzü, diğer yanda ise sıcaktan sararmış otlar ve maalesef duran arabaların bıraktığı çöpler yol kenarında.
akyarlar yakınlarındaki koylardan biri.
gözlerden uzak ücretsiz bir plaj. gözlerden uzak ama benden kaçmaz! :queen:
fotoğraf turuna çıkıp akyarlar'a gelirken 11044km'yi deviriyorum. istanbul'dan yola çıkarken 10270km'deydim.
bu fotoğrafı tam olarak nerde çektiğimi hatırlamıyorum. sanırım akyarlardan sonra idi.
yıllardır merak ediyordum arkadaki kule neyin nesidir diye.. bu sefer kafaya koydum gidip görcem!
sonunda muradıma eriyorum.. kulenin boş oluşu beni hayal kırıklığına uğratmıyor değil tabi..
kule güvenliğinde yeller esiyor
aynamdaki deniz manzarasıyla yollardayım.
turgutreis marinası'nın yakınından kaçamak bir fotoğraf çekip eve dönmek için yola koyuluyorum.
klasik bir kare.
dönüş yolculuğu öncesi dağılmak üzere olan kafa grenajını bir arada tutmak için alınan önlemler. çelik teller ve bagaj lastiği işe yarıyor. tırnakların neredeyse tamamı içerden kırıldığı için grenaj ve far seyir halinde sürekli sallanıyorlar..
sonunda motorum dönüş yolculuğuna hazır. :salut: yola yalnız çıkacağımdan olsa gerek gergin bir gece geçirdim ve doğru düzgün uyuyamadım. heyecan yok, sadece bekleyiş var
serviste onarılmadan önce, yapmak için akşamları bir ay boyunca uğraştığım motorumun fardaki kaşlar ve grenajlardaki siyah boyalı sürmeleriyle son fotoğrafı.
ale:
15dakika ile yalova - pendik arasındaki hızlı feribotu kaçırınca maltepedeki evime ulaşmak için mecburen topçulardan feribota biniyorum. karede davetsiz bir misafir! ::ranntign
denize bakmak için kafayı uzatır uzatmaz ufuktaki dumanlar dikkatimi çekiyor. topçulardan farkedilebilen bu dumanların nedeni gebzede yanmakta olan bir sunta fabrikasıymış. sahibine ve çalışanlarına geçmiş olsun..
ale:
eve geliyorum, kaskımı temizlemeden önce ölü böceklerin bir fotoğrafını çekiyorum. :queen: sabah 06:45'te çıktığım yolcluğum akşam 19:15'te sona eriyor. :cat:
ve ben; bulut birdinç.
kask yüzünden saçlar iyice yapışmış :mrgreen:
toplam gidilen mesafe 1656km, alınan benzin tutarı 184.98TL. kilometre başına 0.11TL.
Toplamda 50.05lt, 100kilometrede ise 3.02lt yakmışım.
uzun yolda motor cbr 125'in performansıyla ilgili olarak ise edindiğim tecrübeyi aktarmak isterim;
sollamalarda ve rampalarda 1.4motor hacimli bir araç performansı sergiliyor. doğru vites ve devir aralığında sollama yaparsanız yada rampa çıkarsanız çok tatminkar olduğunu söyleyebilirim. sollamalarda hiç sıkıntı çekmedim ama şunuda söylemeliyimki iyi hesap yapmak gerekiyor. rampalarda da aynı şekilde tatminkar. arkamızda bizden hızlı arabalar tabiki oldu ama rampadaki kamyonları 80 - 90 km aralığında sollama yaparak geçiyorduk ki bence bu iyi bir hız. abimin pegasso 650'sinden yol boyunca daha seri olduğumu söyleyebilirim gerçi o 2 kişiydi ve toplamda 110lt'lik çanta kapasitesi ile seyahat ediyordu. viraj performansı ve frenlemesi ise son derece güvenli fakat sert rüzgarlarda uçurtma gibi.
seyahate çıkmadan 2 hafta önce abimle beraber pegasso'ya bakım yapıyoruz. bende motoru yeni yıkamışım ve yeni lastiklerimin rodajının bitmesi için motorla turluyorum. sizi yanıltması karede görülen kişi abim
10 temmuz sabahı saat 05.30'da çıktık yollara..
önceki akşam sabah 3'e kadar yağan yağmur ve motorumun devrilip kafa grenajının komple hasar görmesi seyahat planımızı etkilemiyor.
kırılan grenajdan başka bir görüntü
boyadan anlasilacaği üzere hasara neden olan bizim komsunun motorundaki ısı kalkanı. hain scooter! :queen:
sabah gerekli önlemleri alarak eskihisar'daki feribota ulaşıyoruz ve sıra beklemeden gemideyiz.
kuyruk çantasının su geçirmezliğini sağlayan torba görünümlü yağmurluğu, arka stopun görünürlüğünü etkilemiyor. ıslak yollar yüzünden motorlarımız çamur deryası oluyor..
pegasso yan ayakta olmasina rağmen çok dik duruyor. abim ile eşi çay almaya giderken bende dalgalar yüzünden sallanan gemide pegassonun devirlmemesi için nöbet tutuyorum.
susurluk ulusoy tesislerinde mola veriyoruz. burda edremit'teki evimize giden babam ile tesadüfen karşılaştık bizim için hoşbir sürpriz oldu. kasklarin altındaki gülen surata dikkat! unutmadan, nzi marka güneş vizörlü kaskı kimseye tavsiye etmiyorum.
yol boyunca başka fotoğraf çekmedim. zira yol çalışmaları yüzünden oluşan kuyruklarda pegassonun yan çantaları yüzünden sıkışıp kaldık. sıcak bizi çok yordu ve seyahatimiz yavaş yavaş eziyete dönüşmeye başladı ve bazı sebepler yüzünden bundan sonra yalnız seyahat etmeye karar verdim.
Turgutreis, akyarlar ve kemer civarından kareler:
evim evim güzel evim!
balkondan bir manzara. gün batımları burdan çok guzel gorunuyor. denize biraz uzak ama böylesi daha iyi, daha sessiz
turgutreis'i çeviren tepeler ve yüzümü kara çıkarmayan bebeğim. bu fotoğraftan belli olmuyor ama arkadaki tepelerde üç tane eski yel değirmeni var. tabi artık tarihi eser olmuşlar, oraya giden bir yol olmadiğindan motor ile ulaşamıyoruz.
son 8 yildir bodruma her yaz gidip geliyorum bu yuzden fazla fotograf çekme geregi duymadım. asagidaki kareler sadece turgutreis ve akyarlar'da cekilen fotoğraflardır, seyahatimiz boyunca gümüşlük, gündoğan, bodrum merkez, türkbükü ve mazı (bodrum yarımadasında gökova tarafına bakan bir yer)'ya da gittik fakat bu yazıda sizleri oralara götüremiyorum maalesef
kemer mevkii'nden bir kare.
bir tarafta denizin masmavi rengi açık bir gök yüzü, diğer yanda ise sıcaktan sararmış otlar ve maalesef duran arabaların bıraktığı çöpler yol kenarında.
akyarlar yakınlarındaki koylardan biri.
gözlerden uzak ücretsiz bir plaj. gözlerden uzak ama benden kaçmaz! :queen:
fotoğraf turuna çıkıp akyarlar'a gelirken 11044km'yi deviriyorum. istanbul'dan yola çıkarken 10270km'deydim.
bu fotoğrafı tam olarak nerde çektiğimi hatırlamıyorum. sanırım akyarlardan sonra idi.
yıllardır merak ediyordum arkadaki kule neyin nesidir diye.. bu sefer kafaya koydum gidip görcem!
sonunda muradıma eriyorum.. kulenin boş oluşu beni hayal kırıklığına uğratmıyor değil tabi..
kule güvenliğinde yeller esiyor
aynamdaki deniz manzarasıyla yollardayım.
turgutreis marinası'nın yakınından kaçamak bir fotoğraf çekip eve dönmek için yola koyuluyorum.
klasik bir kare.
dönüş yolculuğu öncesi dağılmak üzere olan kafa grenajını bir arada tutmak için alınan önlemler. çelik teller ve bagaj lastiği işe yarıyor. tırnakların neredeyse tamamı içerden kırıldığı için grenaj ve far seyir halinde sürekli sallanıyorlar..
sonunda motorum dönüş yolculuğuna hazır. :salut: yola yalnız çıkacağımdan olsa gerek gergin bir gece geçirdim ve doğru düzgün uyuyamadım. heyecan yok, sadece bekleyiş var
serviste onarılmadan önce, yapmak için akşamları bir ay boyunca uğraştığım motorumun fardaki kaşlar ve grenajlardaki siyah boyalı sürmeleriyle son fotoğrafı.
15dakika ile yalova - pendik arasındaki hızlı feribotu kaçırınca maltepedeki evime ulaşmak için mecburen topçulardan feribota biniyorum. karede davetsiz bir misafir! ::ranntign
denize bakmak için kafayı uzatır uzatmaz ufuktaki dumanlar dikkatimi çekiyor. topçulardan farkedilebilen bu dumanların nedeni gebzede yanmakta olan bir sunta fabrikasıymış. sahibine ve çalışanlarına geçmiş olsun..
eve geliyorum, kaskımı temizlemeden önce ölü böceklerin bir fotoğrafını çekiyorum. :queen: sabah 06:45'te çıktığım yolcluğum akşam 19:15'te sona eriyor. :cat:
ve ben; bulut birdinç.
toplam gidilen mesafe 1656km, alınan benzin tutarı 184.98TL. kilometre başına 0.11TL.
Toplamda 50.05lt, 100kilometrede ise 3.02lt yakmışım.
uzun yolda motor cbr 125'in performansıyla ilgili olarak ise edindiğim tecrübeyi aktarmak isterim;
sollamalarda ve rampalarda 1.4motor hacimli bir araç performansı sergiliyor. doğru vites ve devir aralığında sollama yaparsanız yada rampa çıkarsanız çok tatminkar olduğunu söyleyebilirim. sollamalarda hiç sıkıntı çekmedim ama şunuda söylemeliyimki iyi hesap yapmak gerekiyor. rampalarda da aynı şekilde tatminkar. arkamızda bizden hızlı arabalar tabiki oldu ama rampadaki kamyonları 80 - 90 km aralığında sollama yaparak geçiyorduk ki bence bu iyi bir hız. abimin pegasso 650'sinden yol boyunca daha seri olduğumu söyleyebilirim gerçi o 2 kişiydi ve toplamda 110lt'lik çanta kapasitesi ile seyahat ediyordu. viraj performansı ve frenlemesi ise son derece güvenli fakat sert rüzgarlarda uçurtma gibi.